RESMİ METİN

Engellilik indirimi:293031


Madde 31 – (Değişik:9/4/2003-4842/3 md.) Çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve aşağıda engelli dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir. Engellilik indirimi;

  • Birinci derece engelliler için 440.000.000 lira (12.000 TL),
  • İkinci derece engelliler için 220.000.000 lira (7.000 TL),
  • Üçüncü derece engelliler için 110.000.000 lira (3.000 TL) dır.

otoritesince sertifikalandırılmış personele; fiilen uçuş hizmeti, denizaltına dalış yapanlara fiilen dalış hizmetleri dolayısıyla yapılan aynı mahiyetteki ödemeler;" şeklinde değiştirilmiştir. 28 Yedinci Bölümün başlığı “En az geçim indirimi” iken,24/12/1980 tarihli ve 2361 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 29 Bu madde başlığı “İndirim hadleri:” iken 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 30 Bu maddede yer alan 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle getirilen sakatlık indirim tutarları aynen bırakılmış olup, 31/12/2025 tarihli ve 33124 (5. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) Seri No: 332 Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2026 takvim yılında uygulanmak üzere getirilen miktar metne parantez içinde siyah puntolarla işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için, Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız. 31 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddenin başlığında yer alan “Sakatlık” ibaresi “Engellilik”, birinci fıkrasında yer alan “sakat” ve “sakatlık” ibareleri sırasıyla “engelli” ve “engellilik”, ikinci fıkrasında yer alan “Sakatlık” ve “sakatlar” ibareleri sırasıyla “Engellilik” ve “engelliler”, üçüncü fıkrasında yer alan “Sakatlık” ibaresi “Engellilik” şeklinde değiştirilmiştir.

Engellilik derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile belirlenir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Gelir Vergisi Kanunu'nun (GVK) 31. maddesi, vergi sisteminde "Muaflık ve İstisnalar" bölümünün ardından gelen "İndirimler" müessesesinin en temel ve sosyal nitelikli kuralını oluşturan "Engellilik İndirimi"ni düzenlemektedir. Bu norm, vergi hukukunun yalnızca matematiksel bir tahsilat mekanizması olmadığını, aynı zamanda Anayasa'daki "sosyal devlet" ve "mali güce göre vergilendirme" ilkelerinin doğrudan bir yansıması olduğunu göstermektedir. Öncel/Kumrulu/Çağan, Vergi Hukuku eserinde, kanun koyucunun engelli bireylerin toplumsal hayata ve çalışma hayatına katılımını desteklemek, engellilikten doğan ekstra sağlık, protez ve yaşam maliyetlerini vergi matrahından arındırarak onların vergi yükünü hafifletmek amacıyla bu sübjektif indirimi ihdas ettiğini değerlendirmesine yer vermektedir [1]. İstisnalardan farklı olarak indirim müessesesi, gelirin tamamını vergi dışı bırakmaz; hesaplanacak vergi matrahından kanunla belirlenmiş maktu (sabit) tutarların düşülmesini sağlar.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Hizmet Erbabı: Ücret geliri elde eden çalışanları ifade eder. Madde lafzı doğrudan ücretlilere yönelik yazılmış olsa da, kanunun diğer maddeleri atfıyla kapsamı genişletilmiştir.
  • Çalışma Gücü Kayıp Oranları (Dereceler): Engellilik durumu tıbbi ve idari olarak üç kademeye ayrılmıştır:
    • Birinci Derece: Asgari %80 kayıp,
    • İkinci Derece: Asgari %60 kayıp,
    • Üçüncü Derece: Asgari %40 kayıp.
  • Engellilik İndirimi Tutarları: Kanun metninde yazılı olan ancak her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliğleri ile (yeniden değerleme oranında) güncellenen maktu aylık indirim tutarlarıdır. Bu tutarlar doğrudan vergiden değil, "vergi matrahından" (gelirden) indirilir.
  • Müşterek Yönetmelik: Engellilik derecelerinin tespitinin Maliye, Sağlık ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca ortaklaşa çıkarılacak bir yönetmeliğe bağlanması, vergi idaresinin tıbbi konularda uzman kuruluşların (hastanelerin) yetkisine tabi kılındığını gösterir.

3. Sistematik İlişkiler

GVK m. 31, sadece ücretlileri düzenliyor gibi görünse de, kanunun diğer maddeleriyle kurduğu ağ sayesinde Türk gelir vergisi sisteminin tamamına sirayet eden bir dogmatik merkeze dönüşmüştür. Başaran Yavaşlar, Vergi Usul Hukuku çalışmasında, bu maddenin salt ücretliler (GVK m. 61) için bir matrah indirimi sağlamakla kalmadığını; aynı zamanda GVK m. 89/3 atfı yoluyla serbest meslek erbabı, basit usule tabi tüccarlar ve bakmakla yükümlü olduğu engelli yakını bulunan mükellefler için de ana referans normu (matematiksel temel) olarak işlev gördüğünü belirterek normun sistematik yayılım gücüne dikkat çekmektedir [1]. Ayrıca, bu indirim rejiminin uygulanması, Vergi Usul Kanunu'nun ispat ve tevsik edici belge kurallarıyla ayrılmaz bir bütündür.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Özel bir bankada çalışan hizmet erbabı (A), geçirdiği bir kaza sonucu yürüme yetisini kısmen kaybetmiş ve tam teşekküllü bir devlet hastanesinden %65 oranında çalışma gücü kaybı (engellilik) raporu almıştır. Bu oran GVK m. 31 uyarınca onu "ikinci derece engelli" yapmaktadır. (A)'nın işvereni, ilgili vergi dairesinden onay yazısı geldikten sonra, her ay (A)'nın brüt maaşından (örneğin o yıl için belirlenen) 7.000 TL'lik kısmı vergi matrahından düşecek, kalan tutar üzerinden gelir vergisi (stopaj) hesaplayacaktır. Bu sayede (A), aynı brüt maaşı alan sağlıklı bir mesai arkadaşına göre daha az vergi ödeyeceği için, eline geçen net maaş bir miktar daha yüksek olacaktır.

(kurmaca senaryo) Doğuştan %45 görme engeli bulunan (üçüncü derece engelli) (B), bir tekstil fabrikasında işçi olarak asgari ücretle çalışmaktadır. GVK m. 31 kapsamında engellilik indiriminden yararlanma hakkı bulunmasına rağmen, (günümüzde asgari ücretin tamamı zaten vergiden istisna edildiğinden) (B)'nin maaşından kesilecek bir gelir vergisi matrahı oluşmamaktadır. Bu nedenle, (B)'nin faydalanabileceği engellilik indirimi kağıt üzerinde kalsa da, (B) ileride asgari ücretin üzerinde bir maaş aldığında bu indirimi bordrosunda aktif olarak kullanabilecektir.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık ve mali danışmanlık pratiğinde, engellilik indiriminin bordrolara yansıtılması sürecindeki katı bürokratik usuller mükellefler için en büyük tuzaktır. Tosuner/Demir, Vergi Usul Kanunu eserinde, meslek mensuplarının, salt hastaneden alınmış bir "Engelli Sağlık Kurulu Raporu"nun işverene verilmesinin indirimi başlatmak için yeterli olmadığını; bu raporun mutlak surette vergi dairesine (veya Defterdarlığa) sunularak Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulundan onaylanması ve vergi dairesinin işverene resmi bir "indirim uygulanabilir" yazısı göndermesi gerektiğini; bu resmi süreç tamamlanmadan bordroda yapılacak bir indirimin, işveren adına vergi ziyaı cezalı stopaj tarhiyatına yol açacağını pratik ve usuli bir kural olarak meslektaşlara hatırlatmaktadır [1].

7. Eleştirel Değerlendirme

GVK m. 31, sosyal devlet ilkesini vergi kanunlarına taşıyan insani bir norm olmakla birlikte, enflasyonist dönemlerde maktu (sabit) tutarlara dayalı sistemi nedeniyle ciddi anlamda işlevsizleşmektedir. Selim Kaneti, Vergi Hukuku eserinde, kanunda sayılan bu maktu indirim tutarlarının, engelli bir bireyin hayatını idame ettirebilmesi için katlandığı yüksek teknolojik alet, ilaç veya refakatçi masraflarının yanında son derece cüzi ve sembolik kaldığını, bu durumun verginin sosyal işlevini zayıflattığını vurgulamaktadır [1].

Dahası, bu hakkın kullanımı engelli bireyler için adeta bir idari eziyete dönüştürülmüştür. Yaltı Soydan, Vergi Yükümlüsünün Hakları çalışmasında, engelli vatandaşların ellerinde geçerli devlet hastanesi raporu bulunmasına rağmen, sırf vergi indirimi alabilmek için vergi daireleri ve Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu arasında aylarca süren bürokratik bir yazışma sarmalına sokulmalarının ve rapor oranlarının masa başında keyfi olarak düşürülmesinin, insan onuru ve anayasal hak arama hürriyetiyle açıkça çeliştiğini eleştirel bir dille ifade etmektedir [1].

Erginay, Vergi Hukuku çalışmasında da işaret edildiği üzere, engelli bireylere sağlanan vergi avantajı, kişinin sadece geliri varsa faydalanabileceği bir "matrah indirimi" olmaktan çıkarılmalıdır [1]. Çünkü geliri veya işi olmayan, ya da vergi ödemeyen asgari ücretli bir engelli bu sosyal destekten hiç pay alamamaktadır. Çağdaş bir vergi ve sosyal güvenlik entegrasyonunda çözüm, matrahtan indirim gibi dolaylı ve eşitsiz bir mekanizma yerine; doğrudan vergiden indirim (tax credit) veya çalışsın çalışmasın her engelli vatandaşa sunulan doğrudan nakit sosyal transferlerin (negatif gelir vergisi sisteminin) kanuna derç edilmesidir.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.