Av. Fethi Güzel

gvk · GVK 124

GVK 124 — GVK Madde 124 (GVK m. 124)

Arama adları: GVK 124 · GVK madde 124 · GVK m. 124 · GVK m 124 — resmî metin ve akademik şerh: Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı.

Resmî metin — GVK Madde 124

Kaldırılan hükümler

---

Madde 124 – 5421 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile mezkür kanunu değiştiren 5820,
6247, 6582, 6838 ve 6908 sayılı kanunlar 1/1/1961 tarihinden, 2897, 3343, 4750 ve 5818
sayılı Kanunlarla 4040, 4226 sayılı kanunların Hayvanlar Vergisini ilgilendiren hükümleri de
1/1/1962 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçmiş yıllara ait vergiler:
Geçici Madde 1 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.) a) 1981 takvim yılından önceki
dönemlerde elde edilen kazanç ve iratlar (götürüler dahil) ile ücretlere;
b) 1981 mali yılından önceki dönemlerde elde edilen götürü ücretlere;
Ait vergiler bu Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eski hükümlere göre alınır.
Esnaf muaflığının kaybedilmesi:
Geçici Madde 2 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.) Gelir Vergisi Kanununun bu
Kanunla değiştirilen 9 ncu maddesinde yer alan esnaf muaflığı şartlarını 1/1/1981 tarihi
itibariyle taşımayanlar, 1981 takvim yılında esnaf muaflığından faydalanamazlar.
Götürülüğün kaybedilmesi:
Geçici Madde 3 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.)
Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değiştirilen 46, 47 ve 48 nci, maddelerinde
sayılan götürü usule tabi olmanın genel ve özel şartlarını 1/1/1981 tarihi itibariyle
taşımayanlar, 1981 takvim yılında götürü usulden faydalanamazlar. Bu mükellefler hakkında
Gelir Vergisi Kanununun ticari kazancın gerçek usulde tespiti hakkındaki hükümleri
uygulanır.
Sakatlık indirimi:
Geçici Madde 4 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.) Gelir Vergisi Kanununun bu
Kanunla değiştirilen 31 nci maddesinde belirtilen sakatlık indirimine ait yönetmelik yürürlüğe
girinceye kadar, daha önce Gelir Vergisi Kanununun 23 ncü maddesinin bu kanunla
değiştirilmeden önceki 1 numaralı bendi hükmüne göre ücretleri vergiden müstesna tutulan
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 45 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu”
ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
155
5/12/2019 tarihli ve 7194 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu fıkraya “23/8,” ibaresinden
sonra gelmek üzere “23/10,” ibaresi, “31,” ibaresinden sonra gelmek üzere “40/1, 40/7,” ibaresi ve
“48,” ibaresinden sonra gelmek üzere “68,” ibaresi eklenmiştir.
156
11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle bu fıkraya “Kanunun” ibaresinden
sonra gelmek üzere “9/10,” ibaresi eklenmiştir.
154

mükellefler, Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değiştirilen 31 nci maddesi hükümlerine
göre, 1 nci derece sakat sayılarak bu dereceye ait indirimden faydalanırlar.
Geçici Madde 5 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.) 1/1/1981 tarihinden önce yapılmış
olan yatırım indirimi kapsamına giren yatırım harcamalarına yatırım indirimine ilişkin eski
hükümler, bu tarihten sonra yapılacak yatırım harcamalarına ise yatırım indirimine ilişkin
yeni hükümler uygulanır.
1/1/1981 tarihinden önce başlandığı halde henüz bitmemiş olan yatırım indirimi
kapsamına giren yatırımlar nedeniyle uygulanacak yatırım indirimi tutarı yukarıdaki hükme
göre hesaplanacak indirimler toplamını geçemez.
Senelere sari inşaat ve onarma işleri:
Geçici Madde 6 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce taahhüde bağlanmış ve henüz bitmemiş veya bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce bitmekle beraber henüz beyan edilmemiş olan inşaat ve onarma işlerine ait
kazançlar Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değiştirilen 42 nci maddesi hükümlerine göre
tespit edilir ve dağıtıma tabi tutulmadan işin bittiği yılın geliri olarak beyan edilir.
Zirai kazançlarda götürü gider emsal nispetinin uygulanması:
Geçici Madde 7 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.; Değişik: 1/5/1981-2454/15 md.)
1980 takvim yılına ilişkin olup götürü gider esasına göre vergilendirilen zirai kazançlarda
götürü gider emsali bütün zirai mahsüller ile kara ve su avcılığında % 70 olarak uygulanır.
Emlak vergisinin gider yazılması:
Geçici Madde 8 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.) 1980 takvim yılı içinde elde edilen
gayrimenkul sermaye iratları üzerinden hesaplanacak Gelir Vergisinden, Gelir Vergisi
Kanununun 1/1/1981 tarihinden önce yürürlükte olan mükerrer 122 nci maddesi hükmü
uyarınca Emlak Vergisinin mahsubu yapılmaz. Mahsubu kabul edilmeyen Emlak Vergisi
Gelir Vergisi Kanununun 74 ncü maddesinin birinci fıkrasının 5 numaralı bendine göre gider
yazılır veya götürü gider usulünü kabul edenlerde aynı maddenin 3 ncü fıkrasında yazılı
götürü gider oranı % 25 olarak uygulanır.
Menkul sermaye iradı:
Geçici Madde 9 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.)
a) Kurumların 1980 takvim yılı karlarından idare meclisi başkan ve üyelerine verilen
kar paylarına Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değiştirilen 75 nci maddesinin 3 numaralı
bendi hükmü uygulanır.

b) Dar mükellefiyete tabi kurumların 1980 takvim yılı ticari bilançolarına göre hasıl
olan karlarından Kurumlar Vergisi düşüldükten sonra kalan kısımlarına Gelir Vergisi
Kanununun bu Kanunla değişik 75 nci maddesinin 4 numaralı bendi hükmü uygulanır.
Ortalama kar haddi ve asgari gayri safi hasılat esası:
Geçici Madde 10 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.; Değişik: 31/12/1981-2574/30
md.)
Gelir Vergisi Kanununun değişik 111 nci maddesinin (B) fıkrası kapsamına giren
işkolları ve meslek gruplarından Maliye Bakanlığınca uygun görülenlerde faaliyet gösteren
mükelleflerin 1980 takvim yılı kazançlarına da asgari gayri safi hasılat esası uygulanır.
Ancak, mezkür takvim yılında uygulanacak asgari gayri safi hasılat miktarları 1982
takvim yılı sonuna kadar tespit edilir.
Geçici Madde 11 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.; Mülga: 31/12/1981-2574/35 md.)
1982, 1983 ve 1984 yılları gelirlerine uygulanacak vergi tarifeleri:
Geçici Madde 12 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.; Değişik: 31/12/1981-2574/31
md.)
1982, 1983 ve 1984 takvim yıllarına ait gelirler aşağıda yazılı vergi tarifelerine göre
vergilendirilirler.
A) 1982 takvim yılına ait Gelir Vergisine tabi gelirler;
1 000 000 liraya kadar

% 39

3 000 000 liranın 1 000 000 lirası için 390 000 lira; fazlası

% 44

5 000 000 liranın 3 000 000 lirası için 1 270 000 lira; fazlası

% 49

10 000 000 liranın 5 000 000 lirası için 2 250 000 lira; fazlası

% 59

15 000 000 liranın 10 000 000 lirası için 5 200 000 lira; fazlası

% 69

25 000 000 liranın 15 000 000 lirası için 8 650 000 lira; fazlası

% 74

25 000 000 liradan fazlasının 25 000 000 lirası için 16 050 000 lira;
fazlası

% 65

Nispetinde vergilendirilir.

B) (Değişik: 31/12/1982-2772/19 md.) 1983 takvim yılına ait Gelir Vergisine tabi
gelirler,
1 000 000 liraya kadar
3 000 000 liranın 1 000 000 lirası için

% 36
360 000 lira; fazlası

% 41

5 000 000 liranın 3 000 000 lirası için 1 180 000 lira; fazlası

% 49

10 000 000 liranın 5 000 000 lirası için 2 160 000 lira; fazlası

% 59

15 000 000 liranın 10 000 000 lirası için 5 110 000 lira; fazlası

% 69

25 000 000 liranın 15 000 000 lirası için 8 560 000 lira; fazlası

% 74

25 000 000 liradan fazlasının 25 000 000 lirası için 15960000 lira;
fazlası

% 65

Nispetinde vergilendirilir.
C) 1984 takvim yılına ait Gelir Vergisine tabi gelirler;
1 000 000 liraya kadar

% 30

3 000 000 liranın 1 000 000 lirası için 300 000 lira; fazlası

% 35

5 000 000 liranın 3 000 000 lirası için 1 000 000 lira; fazlası

% 43

10 000 000 liranın 5 000 000 lirası için 1 860 000 lira; fazlası

% 53

15 000 000 liranın 10 000 000 lirası için 4 510 000 lira; fazlası

% 63

25 000 000 liranın 15 000 000 lirası için 7 660 000 lira; fazlası

% 68

25 000 000 liradan fazlasının 25 000 000 lirası için 14460000 lira;
fazlası

% 60

Nispetinde vergilendirilir.
Hizmet erbabının ücretlerindeki artışın ödenmesi:
Geçici Madde 13 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.)
Hizmet erbabının 1981 takvim yılının Ocak ve Şubat ayları net ücretlerinde, Gelir
Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler dolayısıyla meydana gelecek artışlar, 1981 mali yılı
içinde Bakanlar Kurulunun tespit edeceği tarihlerde tayin edilecek usul ve esaslara göre
ödenir.
Toplu İş Sözleşmesi düzenine tabi personel hakkında geçici 14 ncü madde hükümleri
uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan toplu iş
sözleşmelerine tabi hizmet erbabının ücret farklarının ödeme şekil ve zamanı:
Geçici Madde 14 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.)
12 Eylül 1980 tarihinden önce yürürlüğe girmiş olup da halen uygulanmakta bulunan
toplu iş sözleşmelerine tabi olanların (Toplu sözleşmelere paralel olarak zam alan kapsam dışı
personel dahil) net ücretlerinde Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler dolayısıyla
meydana gelecek artışlar toplu iş sözleşmeleri sona erinceye kadar T.C. Merkez Bankasında
açılacak bir hesapta toplanır.
T.C. Merkez Bankasında toplanan bu meblağ, Bakanlar Kurulunca tespit edilecek usul
ve esaslara göre en geç 1982 mali yılı sonuna kadar hak sahiplerine ödenir.
İşverenler birinci fıkrada belirtilen farkları en geç ait olduğu ayı takip eden ayın
sonuna kadar T.C. Merkez Bankasındaki hesaba yatırmak mecburiyetindedirler. Ücret
farklarını T.C. Merkez Bankasındaki hesaba zamanında yatırmayan işverenler hakkında
yatırılması gereken miktarın iki katına kadar para cezasına hükmolunur. Vadesinde

ödenmeyen paralar hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkındaki
Kanun hükümleri uygulanır.
Vergi karnesi:
Geçici Madde 15 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.; Değişik: 31/12/1981-2574/32
md.) Gelir Vergisi Kanununun değişik 35 nci maddesinin (B) bendinde yer alan vergi karnesi
esası yürürlüğe girinceye kadar, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 2365 sayılı Kanunla
değiştirilen 247 nci maddesinin değişmeden önceki hükümleri uyarınca, aile durumu sual
varakası esası uygulanan yerlerde, bu belge ile indirimlerin uygulanmasına devam olunur.
Genel indirim:
Geçici Madde 16 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.) Gelir Vergisi Kanununun, bu
Kanunla, değiştirilen 31 nci maddesinde belirtilen genel indirim hadleri, ekonomik koşullar
gözönünde bulundurularak 1/1/1983 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden
düzenlenir.
Götürü gider esasından faydalanma:
Geçici Madde 17 – (Ek: 1/5/1981-2454/16 md.) 1980 takvim yılı kazançlarını götürü
gider esasına göre beyan eden çiftçilerden mezkür yıl hasılatları dört milyon lirayı aşmamış
olanlar 1981 yılında da götürü gider usulünden faydalanırlar.
İştirak kazançlarında tevkifat:
Geçici Madde 18 – (Ek: 1/5/1981-2454/17 md.) 1980 yılı kazançlarına ilişkin olarak
1981 takvim yılı içinde Kurumlar Vergisi beyannamesi veren kurumların 1980 takvim yılında
elde ettikleri ve iştirak kazançları istisnası kapsamına giren kazançları üzerinden dağıtılsın
veya dağıtılmasın; 33 1/3 nispetinde vergi tevkifatı yapılır.
Geçici Madde 19 – (Ek: 1/5/1981-2454/18 md.; Mülga: 26/12/1993-3946/38 md.)
Geçici Madde 20 – (Ek: 31/12/1981-2574/33 md.) Mükelleflerin mükerrer 117 nci
madde uyarınca 1981 takvim yılında peşin olarak ödedikleri vergiler, 1981 takvim yılına ait
beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisine mahsubedilir. Mahsubu yapılan miktarın
hesaplanan Gelir Vergisinden fazla olması halinde, aradaki fark 1982 takvim yılına ilişkin
olarak ödenmesi gereken peşin vergiye mahsup edilir. Bu iki mahsuba rağmen arta kalan
kısım var ise, bu meblağ vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden
itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine ret ve iade olunur.
Geçici Madde 21 – (Ek: 31/12/1981-2574/34 md.) 1981 takvim yılında Gelir Vergisi
Kanununun 47 ve 48 nci maddelerinde yer alan eski hadleri aşmakla birlikte bu Kanunda

getirilen yeni hadleri aşmamış olan mükellefler, 1982 takvim yılında da götürü usulde
vergilendirilmeye devam olunurlar.
Geçici Madde 22 – (Ek: 18/4/1984-2995/5 md.)
Mükellefler hakkında servet beyanı ve gider esasına dayanılarak geçmişe yönelik
inceleme ve tarhiyat yapılamaz. Mükelleflerin geçmiş vergilendirme dönemlerine ait servet
bildirimlerinde beyan ettikleri servet unsurları ile yıllık gelir vergisi beyannamelerinde beyan
ettikleri giderler vergi incelemelerinde ve takdir işlemlerinde veri olarak kullanılamaz.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce servet beyanlarına dayanılarak yapılmış
bulunan tarhiyatlar terkin edilir. Bu konuda sürdürülen ihtilaflardan ve incelemelerden
vazgeçilir.
Geçici Madde 23 – (Ek: 4/12/1985-3239/70 md.)
1 Ocak 1986 tarihinden önce açtırılan döviz tevdiat hesapları için ödenen faizler ile bu
tarihten evvel ihraç edilen özel kanunlarla veya Devletin, kanunların verdiği yetkiye
dayanılarak akdettiği mukavelelerle her türlü vergiden istisna edilmiş olan menkul
kıymetlerin faiz, kar payı ve ikramiyeleri gelir vergisinden müstesnadır. (Mülga ikinci
cümle: 26/12/1993-3946/38 md.)
Geçici Madde 24 – (Ek: 12/6/1987-3380/8 md.)
1991 yılı sonuna kadar yurt dışı faaliyet zararlarını yurt içi kazanç ve iratlardan
mahsup edecek mükellefler geçmiş beş yıllık faaliyet sonuçlarını Gelir Vergisi Kanununun bu
Kanunla değişik 88 inci maddesindeki esaslara göre tevsik etmek zorundadırlar.
Geçici Madde 25 – (Ek: 12/6/1987-3380/8 md.)
Bakanlar Kurulu, Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 12 numaralı
bendine göre vergiden müstesna tutulan kazançlar üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94
üncü maddesinin (A) fıkrasının 8 numaralı bendi gereğince yapılacak vergi tevkifatı nispetini
en çok yedi yıl süre ile "0" sıfır olarak tespit etmeye yetkilidir.
Geçici Madde 26 – (Ek: 12/6/1987-3380/8 md.)
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce, yatırım teşvik ve yatırım indirimi belgesi almış
olup, yatırımı devam eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri Gelir Vergisi Kanununun bu
Kanunun 3 üncü maddesiyle değişik ek 3 üncü maddesi hükmünden yararlanırlar.
Geçici Madde 27 – (Ek: 19/6/1987-3393/11 md.; Mülga: 22/7/1998-4369/82 md.)
Geçici Madde 28 – (Ek: 19/6/1987-3393/12 md.)

a) Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değişik 12 nci maddesinde yer alan, işletme
büyüklüğü ölçülerini on katına kadar artırma konusundaki yetki, Bakanlar Kurulunca 1987
yılı için, 1/1/1987 tarihinde yürürlüğe girecek şekilde de kullanılabilir.
b) (Mülga: 25/6/1992-3824/26 md.)
Geçici Madde 29 – (Ek: 24/3/1988-3418/27 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçek usulde mükellefiyeti tesis edilen
PTT acentelerinden, PTT acenteliği işi yanında başka faaliyetleri de bulunanların, PTT
acenteliği dışındaki faaliyetlerinden dolayı, 31/12/1988 tarihi itibariyle götürü usule tabi
olmanın genel ve özel şartlarını taşımaları ve 31/3/1989 tarihine kadar bağlı bulundukları
vergi dairesine yazılı olarak başvurmaları halinde,bu mükellefler Gelir vergisi Kanununun 50
nci maddesi hükmü dikkate alınmaksızın, 1/1/1989 tarihinden itibaren götürü usulde teklif
olunurlar.
Geçici Madde 30 – (Ek: 24/3/1988-3418/28 md.)
a) Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 81 inci maddesine bu Kanunla eklenen fıkralar,
bu Kanunun yayımı tarihinde yurt dışına transfer edilmemiş kazançlar hakkında da uygulanır.
b) 2802 sayılı Hakim ve Savcılar Kanununun 106 ncı maddesi ile 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun Ek Geçici 7 nci maddesine göre ödenmekte olan hakim ve yargı
ödenekleri ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 12 nci maddesine göre ödenen
üniversite ödenekleri, 1.1.1988 tarihinden 31.12.1997 tarihine kadar gelir vergisinden
müstesnadır. Bu hüküm, 15.12.1987 - 14.1.1988 dönemini kapsamak üzere 15.12.1987
tarihinde peşin olarak ödenen ödeneklerden,1.1.1988 - 14.1.1988 dönemine isabet eden kısım
hakkında da uygulanır.
Geçici Madde 31 – (Ek: 3/12/1988-3505/17 md.)
Yapısı itibariyle sürücüsünden başka ondört ve daha aşağı oturma yeri olan ve insan
taşımaya mahsus kara taşıtları ile yolcu taşıyan mükelleflerden, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce mükellefiyetleri gerçek usulde tesis edilenler, 31/12/1988 tarihi itibarile götürü
usule tabi olmanın şartlarını taşıdıkları ve 31/12/1988 tarihine kadar bağlı bulundukları vergi
dairesine yazılı olarak başvurdukları takdirde, 1/1/1989 tarihinden itibaren götürü usulde
vergilendirilirler.
Geçici Madde 32 – (Ek:3/12/1988-3505/18 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin
7/11/1989 tarih ve E. 1989/6. K. 1989/42 sayılı Kararıyla.)
Geçici Madde 33 – (Ek: 3/12/1988-3505/19 md.)
a) 1989 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin geçici vergi tutarı, gerçek usulde gelir
vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının 1987 yılı gelirleri ile ilgili

olarak verdikleri yıllık beyanname üzerinden hesaplanan (hayat standardı esasına göre
tarhiyat yapılması halinde, bu tarhiyat esas alınır) gelir vergisinin, ticari ve mesleki kazanca
isabet eden kısmının 2/12'sidir. Bu tutar, Ocak ve Şubat aylarında katma değer vergisi
beyannamesi ile birlikte beyan edilerek aynı süre içinde iki eşit taksitte ödenir. 1988 yılı
içinde işe başlayan mükelleflerin, 1989 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin geçici vergi tutarı,
1987 yılı gelirleri için uygulanan ve mükellefin durumuna uyan hayat standardı temel
gösterge tutarı dikkate alınarak yukarıdaki esaslara göre hesaplanır.
1988 yılı Aralık ayına ilişkin olarak 1989 yılı Ocak ayında verilmesi gereken katma
değer vergisi beyannamelerinde bu aya ait dahili tevkifat beyan edilmez ve ödenmez.
b) Ödeme kaydedici cihaz alan ikinci sınıf tacirler, ilk defa satın aldıkları cihazlar
nedeniyle ve bir defaya mahsus olmak üzere, bu cihazları aldıkları tarihi takip eden aydan
başlamak üzere 12 aya ilişkin geçici vergi taksitlerini ödemezler. Geçici verginin bu aylara
isabet eden tutarı vergi dairesince terkin edilir. 5.11.1988 tarihinden itibaren ilk defa ödeme
kaydedici cihaz satın alan ikinci sınıf tacirlerden, ödeme kaydedici cihazı 1988 Kasım ayında
satın alanlar 11 ay süreyle, 1988 Aralık ayında satın alanlar ise 12 ay süreyle, 1.1.1989
tarihinden itibaren geçici vergi ödemezler.
c) 1988 ve önceki yıllara ait olup mahsubu yapılamayan dahili tevkifat tutarı, 1988 yılı
gelirlerinin beyan edildiği yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir
vergisinden mahsup edilir. Mahsup edilemeyen tutar 1989 yılına ilişkin olarak ödenecek
geçici vergiye, artan kısmı diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Bu mahsuplara rağmen kalan
dahili tevkifat tutarı, mükellefin 1989 yılı sonuna kadar yazılı olarak talep etmesi halinde,
kendisine red ve iade edilir.
d) Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (A) fıkrasına eklenen 15 numaralı
bent hükmü, mükelleflerin 1988 yılına ait olup 1989 yılında beyanı gereken matrahlarının
tespitinde indirilecek gelirler hakkında da uygulanır.
Geçici Madde 34 – (Ek: 15/12/1990-3689/7 md.)
a) Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değiştirilen 46 ncı maddesi hükmü uyarınca
yeniden tespit edilen miktarlara göre yeni takdirler yapılıncaya kadar, takdir komisyonlarınca
takdir edilen ve uygulanmakta olan her bir dereceye ait götürü ticaret ve serbest meslek
kazançlarına, her bir derecede yapılan artışlar oranında ilave yapılır.
b) Kazançları 1990 yılında götürü usulde vergilendirilen mükelleflerden 31/12/1990
tarihi itibariyle Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinin bu Kanunla düzenlenen alış,
satış ve hasılat hadlerini aşmayanların, götürü usule tabi olmanın diğer şartlarını da taşımaları
kaydıyla, 1991 yılında da götürü usulde vergilendirilmelerine devam olunur.
Geçici Madde 35 – (Ek: 15/12/1990-3689/7 md.)157
Bu maddenin uygulaması için 30/12/1995 tarih ve 22509 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
15/12/1995 tarih ve 95/7593 sayılı Kararnameye, hayat standardı uygulamasına ilişkin usul ve esaslar
157

1) 1/1/1990-31/12/1998 tarihleri arasında, gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari
kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı, bu maddede belirtilen hayat standardı esasına
tabidir.158
2 - a) Hayat standardı temel gösterge tutarı;faaliyetin yapıldığı takvim yılı sonunda
geçerli olan ve 16 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için uygulanan asgari
ücretin yıllık brüt tutarının, birinci sınıf tacirler için 3,1 katı,ikinci sınıf tacirler için 1,8 katı,
serbest meslek erbabı için de 2,8 katıdır.
b) Ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının zarar beyanı da dahil olmak
üzere, bu faaliyetleri ile ilgili olarak beyan edecekleri kazançları, temel gösterge tutarlarına
hayat standardı göstergelerine göre belirlenen ilavelerin yapılması suretiyle bulunacak
tutardan düşük olduğu takdirde, bu maddeye göre belirlenen tutar, vergi tarhına esas gelirin
hesaplanmasında ilgili kazanç tutarı olarak dikkate alınır.
c) Bir mükellefin aynı yılda ticari ve mesleki faaliyette bulunması halinde, temel
gösterge tutarı her bir kazanç için ayrı ayrı uygulanır.
Aynı veya ayrı neviden birden fazla işyerinde ticari faaliyette bulunan mükellefin
temel gösterge tutarına, birden sonraki her bir işyeri için temel gösterge tutarına % 50'si
oranında ilave yapılır.
Ticari faaliyette bulunan adi ortaklıklar ile kollektif şirketlerde ortakların,komandit
şirketlerde komandite ortakların bu ortaklık veya şirkete ilişkin temel gösterge
tutarı;ortakların birisi için temel gösterge tutarı, diğer ortakların her biri için temel gösterge
tutarının % 50'si dikkate alınmak suretiyle tespit edilen toplam tutarın,ortaklık ve şirket
mukavelelerinde yazılı hisse oranlarında, hisse oranları belli edilmemiş ise her bir ortağa eşit
olarak ortak sayısına bölünmek suretiyle uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasında, adi ortaklıklara, kollektif, adi ve eshamlı komandit
şirketlere ait işyerlerinin her biri,ortaklar bakımından ayrı ayrı işyeri hükmündedir.
Bu maddenin uygulanmasında, komanditer ortaklar dikkate alınmaz.
d) Bu fıkranın (a) ve (c) bentlerinde yer alan temel gösterge tutarları; 3030 sayılı
Kanun uyarınca büyükşehir belediyesi olan illerin, büyükşehir belediye sınırları içinde
faaliyette bulunan mükellefler için % 25 oranında artırılarak, kalkınmada öncelikli yörelerde
faaliyette bulunan mükelleflerde ise, birinci derecede öncelikli yörelerde % 50 oranında,
ikinci derecede öncelikli yörelerde %40 oranında indirilerek dikkate alınır.
e) Bu fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerinde yer alan temel gösterge tutarları; faaliyetin ifa
edildiği yöreler itibariyle altın imalatı ve/veya altın ticareti ile uğraşanlar için % 50 oranında
artırılarak uygulanır.

için Maliye Bakanlığının 1/12/1998 tarih ve 23540 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 214
no'lu Genel Tebliğine, daha önceki değişiklikler için de bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT
İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.
158
Bu fıkrada yeralan "1.1.1990-31.12.1999" ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

f) (Değişik: 21/1/1998-4325/9 md.) İlk defa işe başlayan mükellefler ile götürülük
şartlarını haiz olanlardan kendi isteği ile götürü usulden gerçek usule geçen mükellefler için,
işe veya gerçek usulde vergilendirmeye başlanılan ve izleyen yılda hayat standardı esası
uygulanmaz.
g) Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116 ncı maddesinde yer alan hayat standardı
gösterge tablosunun;
– 1 numaralı bendindeki tutarlar sırasıyla 2 000 000,3 000 000 ve 5 000 000 lira,
– 2 (b) numaralı bendindeki tutar 2 000 000 lira,
– 3 numaralı bendindeki tutarlar sırasıyla 20 000 000 ve 4 000 000 lira,
– 4 numaralı bendindeki tutarlar sırasıyla 4 000 000 ve 20 000 000 lira,
– 5 numaralı bendindeki tutar 4 000 000 lira,
– 6 numaralı bendindeki tutar 5 000 000 lira,
Olarak uygulanır.
Hayat standardı gösterge tutarları, kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde %
50, kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerde % 40 oranında indirilerek dikkate alınır.
Hayat standardı gösterge tutarları aile reisi beyanları da dahil olmak üzere bir defa
dikkate alınır.
h) (Ek: 25/5/1995-4108/27 md.) 11 ve daha yukarı yaşta olan bir taşıtla münhasıran
nakliyecilik faaliyetinde bulunan mükellefler hakkında, faaliyetin ifa edildiği yöreler itibariyle
hayat standardı temel gösterge tutarını, % 75'e kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Bu yetki, taşıtların yaşlarına göre gruplandırılarak farklı oranlar uygulanmak suretiyle de
kullanılabilir. Bir araçtan yaşına bakmaksızın yalnız bir hayat standardı vergisi tahsil edilir.
ı) (Ek: 25/5/1995-4108/27 md.) Ticari ve mesleki kazanç sahiplerinin tedavi
maksadıyla yapacağı yurt dışı seyahatler ile bir defaya mahsus olmak üzere yapılan hac
seyahatleri için hayat standardı ilave göstergeleri uygulanmaz.
Şu kadar ki, tedavi maksadıyla yapılan seyahatlerin ilgili sağlık kurullarından alınacak
raporlarla tevsik edilmesi şarttır.
3. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 12/11/1991 tarih ve E.1991/7, K.1991/43 sayılı
Kararıyla)
4. Çiftçiler, noter vekilleri, geçici yetkili noter yardımcıları ile ruhsatlı dava vekilleri
hakkında hayat standardı esası uygulanmaz.
5. Asgari ücret tutarının değiştirilmediği yıllarda esas alınacak temel göstergeler tutarı,
önceki yılda uygulanan temel göstergeler tutarına, faaliyetin yapıldığı yıla ilişkin olarak Vergi
Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında ilave yapılmak suretiyle tespit
edilir.
Şu kadar ki, asgari ücret tutarının değiştirildiği yıllarda, asgari ücrete göre hesaplanan
temel göstergeler tutarının, yukarıda yazılı esasa göre yeniden değerleme oranı dikkate
alınarak belirlenen temel gösterge tutarından daha düşük olması halinde, yukarıda yazılı esasa
göre tespit edilen temel gösterge tutarları dikkate alınır.

Bu maddenin 2 numaralı fıkrasının (g) bendinde yazılı, her bir yılda uygulanacak
hayat standardı ilave göstergeler tutarları, temel göstergeler tutarında yapılan artışlar oranında
artırılır.
Hayat standardı temel ve ilave göstergelerinin tespitinde 100 000 liraya kadar olan
tutarlar nazara alınmaz.
6. Bu maddenin yürürlükte olduğu tarihlerde, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116
ncı maddesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.
7. (Ek: 26/12/1993-3946/27 md.) Mükellefler; kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait
ve üzerinden gelir vergisi ödenen gelirleri (hamiline yazılı mevduat ve hamiline yazılı menkul
kıymetlerden elde edilen gelirler hariç) ile kendilerine ve eşlerine ait emekli, maluliyet, dul ve
yetim aylığı bulunduğunu belgelendirdikleri takdirde, bu gelirler, hayat standardı esasına göre
kazancın tespitinde izah nedeni gelir olarak kabul edilir.
8. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tayin ve tespite Maliye
Bakanlığı yetkilidir.159
Geçici Madde 36 – (Ek: 15/12/1990-3689/7 md.)
a) Gelir Vergisi Kanununun;
1) 13 üncü maddesinde yazılı 10 000 000 liralık tutar, 25 000 000 liraya,
2) 17 nci maddesinde yazılı 60 000 liralık tutar, 600 000 liraya,
3) 21 inci maddesinde yazılı 120 000 liralık tutar, 1 000 000 liraya,
4) 24 üncü maddesinin 3 numaralı bendinde yazılı 360 000 liralık tutar, 500 000 liraya,
5) 31 inci maddesinde yazılı günlük 200 liralık tutar, 1 200 liraya, aylık 6 000 liralık
tutar, 36 000 liraya, yıllık 72 000 liralık tutar,432 000 liraya,
6) Ek 2 nci maddesinin 4 numaralı bendinde yazılı 40 000 000 liralık tutar, 1 000 000
000 liraya, 20 000 000 liralık tutar, 250 000 000 liraya, 4 000 000 liralık tutar, 100 000 000
liraya,
7) 47 nci maddesinde yazılı 700 000 liralık tutar, 7 000 000 liraya, 48 000 liralık
tutar, 1 000 000 liraya,
8) 53 üncü maddesinde yazılı 4 000 000 liralık tutarlar, 50 000 000 liraya,
9) 68 inci maddesinin 10 numaralı bendinde yer alan 20 000 liralık tutar, 90 000
liraya,
10) Mükerrer 80 inci maddesinin 2, 3 ve 4 numaralı bentlerinde yazılı 100 000 liralık
tutarlar, 200 000 liraya,
11) 86 ve 87 nci maddelerinde yazılı 9 000 000 liralık tutarlar, 36 000 000 liraya,
12) 111 ve 112 nci maddelerinde yazılı 10 000 liralık tutarlar, 100 000 liraya,
Yükseltilmiştir.

Bu maddeye 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile 7 numara ile yeni bir fıkra
eklenmiş ve 7 nci fıkranın numarası da 8 olarak değiştirilmiştir.
159

b) Bu maddenin (a) fıkrasının 1, 3, 7, 8 ve 9 numaralı bentlerinde yer alan hükümler,
mükelleflerin 1990 yılı gelirleri için de uygulanır.
Geçici Madde 37 – (Ek: 15/12/1990-3689/7 md.; Mülga: 26/12/1993-3946/38 md.)
Geçici Madde 38 – (Ek: 26/12/1993-3946/28 md.)
Gelir Vergisi Kanununun yürürlükten kaldırılan Mükerrer 20 nci maddesinde yer alan
istisna hükmünün uygulanmasına,1.1.1994 tarihinden önce faaliyete geçen işletmelerin
kazançları hakkında, istisna süresi sona erinceye kadar devam olunur.
Geçici Madde 39 – (Ek: 26/12/1993-3946/28 md.)
1) 1.1.1994 tarihinden önce Yatırım Teşvik Belgesine bağlanmış olan yatırımlar için
yapılacak harcamalara (kurumlar vergisi mükelleflerinin yatırım harcamaları dahil) yatırım
indirimine ilişkin eski hükümler, bu tarihten sonra alınan Yatırım Teşvik Belgesine bağlı
yatırım harcamalarına ise yatırım indirimine ilişkin yeni hükümler uygulanır. Bu Kanunla
değişik Ek 3 üncü maddenin dördüncü fıkrası hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce alınan Teşvik Belgeleri kapsamında 1.1.1994 tarihinden itibaren yapılan harcamalara da
uygulanır.
2) Bu Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 38 inci ve mükerrer 81 inci maddelerinin
sonuna eklenen fıkraların hükmü, 1/1/1994 tarihinden önce iktisap edilen gayrimenkul ve
iştirak hisseleri hakkında, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yeniden değerleme oranının
tespit edildiği yıldan itibaren uygulanır.
3) a) Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değişmeden önceki 94 üncü maddesinin
(A) fıkrasının, 7, 8 ve 15 numaralı bentleri ile bu Kanunla kaldırılan mükerrer 39 uncu
maddesi, özel hesap dönemleri de dahil olmak üzere, kurumların 1993 yılına ait olup,
1.1.1994 tarihinden itibaren beyan edilecek kazançları hakkında da uygulanır.
b) Tam mükellef kurumlardan 1994 yılı içinde elde edilen kar payları için Gelir
Vergisi Kanununun bu Kanunla değişmeden önceki hükümleri, özel hesap dönemi 1994 yılı
içinde biten kurumlardan aynı yıl içinde elde edilen kar payları ve vergi alacakları hakkında
ise Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değişen hükümleri uygulanır.
c) Kurumların 1.1.1995 tarihinden önceki dönemlere ait ihtiyat akçeleri ve banka
provizyonlarının bu tarihten sonra dağıtılması veya sermayeye eklenmesi halinde, bu kar
payları için Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değişik hükümleri uygulanır.
d) Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca tayin ve
tespit edilir.
4) (Mülga: 25/5/1995-4108/39 md.)
5) (Mülga: 22/7/1998-4369/82 md.)
6) Tam mükellefiyete tabi kişilerin yanında çalışan gemi adamlarına, münhasıran
uluslararası sularda geçen hizmetleri karşılığında ödenen ücretler, 1.1.1994-31.12.2000

tarihleri arasında gelir vergisinden müstesnadır. Bu ücretler üzerinden % 10 oranında gelir
vergisi tevkifatı yapılır. Bu istisnanın tevkif yoluyla ödenen gelir vergisine şumulü yoktur.
Bakanlar Kurulu % 10 oranını, % 25 oranına kadar artırmaya veya kanuni oranına
kadar indirmeye yetkilidir.
7) Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değişik 85, 86 ve 87 nci maddelerinde yer
alan hükümler, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 5, 7, 12 ve 14 numaralı bentlerinde yer alan
ve 1.1.1997 tarihinden önce elde edilen menkul sermaye iratları hakkında uygulanmaz. Ticari
İşletmeye dahil olan bu gelirler, bu maddenin kapsamı dışındadır.
Geçici Madde 40 – (Mülga: 22/7/1998-4369/82 md.)
Geçici Madde 41 – (Mülga: 22/7/1998-4369/82 md.)
Geçici Madde 42 – (Ek: 25/5/1995-4108/28 md.) Gelir Vergisi Kanununun 51 inci
maddesinin 4 numaralı bendinin bu Kanunla değişmeden önceki hükmü uyarınca, 1.1.1994
tarihinden itibaren gerçek usule alınmış olan mükelleflerden 31.12.1994 tarihi itibariyle
götürü usule tabi olmaya ilişkin şartları topluca taşıyanlar; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
takip eden ayın sonuna kadar bağlı oldukları vergi dairesine yazılı olarak müracaat ederek bu
tarihe kadar 1995 yılına ilişkin götürü usule ait gelir vergisini tarh ve tahakkuk ettirdikleri
takdirde, 1.1.1995 tarihinden itibaren götürü vergilendirme usulünden yararlandırılır. Götürü
usule geçen mükelleflerin 1994 yılına ait gerçek usule göre tespit edilen kazançları ile
1.1.1995 tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar tevkif ettikleri gelir vergisi ve
düzenledikleri belgelerde gösterilen katma değer vergisi, genel esaslara göre beyan edilerek
ödenir.
Geçici Madde 43 – (Ek: 25/5/1995-4108/28 md.)
Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değişik Ek 3 üncü maddesi hükümleri 1.1.1994
tarihinden sonra, Ek 4 üncü maddesi hükmü 1.1.1995 tarihinden sonra, Yatırım Teşvik
Belgesine bağlanmış olan yatırımlar için 1.1.1995 tarihinden itibaren yapılan yatırım
harcamalarına uygulanır.
Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin bu Kanunla değiştirilen ikinci fıkrasının
4 numaralı bendi hükmü, 1995 yılı hesap döneminden itibaren elde edilen kazançlara
uygulanır.
Geçici Madde 44 – (Ek: 22/7/1998-4369/54 md.)
Götürü usule tabi ticaret erbabından Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değişik 47
ve 48 inci maddelerinde sayılan basit usule tabi olmanın genel ve özel şartlarını 31/12/1998
tarihi itibarıyla taşıyanlar 1/1/1999 tarihinden itibaren basit usule tabi olurlar.

Götürü usulde vergilendirilmekte iken 1/1/1999 tarihinden itibaren basit usulde
vergilendirilme kapsamına alınan mükellefler, bu tarih itibarıyla mevcut mallarını alış
bedelleri ile, bu bedel bilinmiyorsa kendileri tarafından tesbit edilecek rayiç bedelleri ile
değerlemeye tabi tutarlar.
1/1/1999-31/12/2003 tarihleri arasındaki kazançlara uygulanmak üzere, münhasıran
belediye teşkilatı bulunmayan köylerde (belediyelerin mücavir alan sınırları hariç)
işyerlerinde faaliyet gösteren ve basit usulde vergilendirilen mükelleflerin 103 üncü maddede
yazılı tarifenin birinci gelir diliminin yarısını aşmayan kazançları için beyanname verilmez.
Basit usule tabi mükelleflerin 2001 yılı sonuna kadar, ilgili vergilen dirme dönemleri
için beyan edecekleri safi kazanç tutarlarının, Gelir Vergisi Kanununun bu kanunla
değişmeden önceki 46 ncı maddesine göre intibak ettirildikleri derecelerin bulundukları
yöreler itibariyle belirlenen ve 1998 yılında uygulanacak olan götürü safi kazanç tutarlarının
1999, 2000 ve 2001 yıllarında yeniden değerleme oranında artırılan tutarlarını aşması halinde,
beyan edilen tutarlar yerine bu tutarlar vergilemeye esas alınır. Bu uygulamada, takvim yılı
içinde işe başlayan veya işi bırakan mükelleflerin götürü safi kazancı, işe başlanılan ay hariç
tutulmak ve işin bırakıldığı ay tam sayılmak suretiyle hesaplanan tutardır. Bu süre içinde 48
inci maddede yazılı hadler aranmaz. 31/12/2001 tarihinde basit usule tabi olmanın şartlarını
topluca taşıyanların kazançları, şartları taşıdıkları sürece takip eden yıllarda da basit usule
göre tesbit edilir.
Yapılan denetimlerde, bir takvim yılı içinde iki defa belge almadığı veya vermediği
tesbit edilen mükellefler intibak ettirildikleri derecenin bir üstünden, birinci dereceden
vergilendirilenler ise intibak ettirilen derecelere ait safi kazanç tutarları %50 oranında
artırılmak suretiyle bulunan tutar üzerinden vergilendirilirler.
Geçici Madde 45 – (Ek: 22/7/1998-4369/54 md.)
1) 1997 takvim yılındaki satış hasılatı; 1996 yılı için uygulanan satış hasılatı tutarının
yeniden değerleme oranında artırılmış tutarını aşmayan küçük çiftçiler, 1997 takvim yılında
elde ettikleri zirai kazançlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi vermezler. 1997 yılı zirai
kazancına ilişkin olarak 1998 yılı içerisinde beyanname veren çiftçilerin beyannamelerinde
gösterilen zirai kazançları üzerinden hesaplanarak tahakkuk ettirilen vergileri terkin, tahsil
edilen vergileri iade edilir.
Bu kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmünde yer alan on yaşına kadar
ikiden fazla traktöre sahip olma şartı kendi işinde kullanılması koşuluyla, on yıl süre ile
dikkate alınmaz.
2) Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değişmeden önceki 53 üncü maddesi hükmü
gereğince götürü gider veya gerçek kazanç usulüne göre vergilendirilen zirai kazanç
mükellefleri, 31/12/1997 tarihi itibariyle bu Kanunun 54 üncü maddesinde yazılı ölçüleri
aşmamaları halinde, 1/1/1998 tarihinden itibaren zirai mahsulleri ve hizmetlerinin satış bedeli
üzerinden yapılan tevkifat suretiyle vergilendirilir.

Geçici Madde 46 – (Ek: 22/7/1998-4369/54 md.)
1) 31/12/2008 tarihine kadar uygulanmak üzere; iktisap şekli ne olursa olsun, dört
yıldan fazla elde tutulan (veraset yoluyla iktisap edilenlerde dört yıllık süre şartı aranmaz);
konutlar ile köy kıymet beyan defterine kayıt edilmesi gereken gayrimenkullerin elden
çıkarılmasından doğan kazançlar gelir vergisinden müstesnadır.160
Diğer kazanç ve irad tutarının hesaplanmasında; 1998 yılı emlak vergisi beyanname
verme süresinin bitmesinden önce iktisap edilen gayrimenkullerin elden çıkarılması halinde,
bunların maliyet bedeli olarak 1998 yılı genel beyan döneminde beyan edilecek emlak vergisi
değeri esas alınır.
1/1/1999 tarihinden önce iktisap edilen ve menkul kıymetler borsasında işlem gören
hisse senetlerinin bu tarihten sonra elden çıkarılması halinde bunların maliyet bedeli olarak,
1998 yılının son işlem gününde borsada oluşan ortalama fiyatı; 1/1/1999 tarihinden önce
iktisap edilen menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgelerinin elden çıkarılmasında
1998 yılının son günündeki değeri esas alınabilir.
Bu maddeye göre maliyet bedeli kabul edilen tutarlar endekslenmiş maliyet bedeli
kabul edilir ve iktisap tarihinden; gayrimenkullerde 1998 yılı emlak vergisi beyanname verme
süresi sonuna, hisse senetlerinde 1998 yılı sonuna kadar olan süre için yeniden endeksleme
yapılmaz.
2) Bu Kanunun 2 nci maddesinin 1-6 numaralı bentlerinde sayılan gelir unsurları ile
ilişkilendirilemeyen ve elde edildiği dönemin tespit edilememesi nedeniyle bu Kanunun 80
inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bir önceki yılın geliri olarak vergilendirilecek olan
diğer kazanç ve iratlar üzerinden tarh edilecek vergilere 2002 yılı sonuna kadar vergi ziyaı
cezası ile usulsüzlük cezası uygulanmaz.161
Geçici Madde 47 – (Ek : 22/71998-4369/54 md.)
Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle sahip olunan ve mevcudiyeti Devlet
tarafından veya Devlet güvencesinde tutulan kayıt ve siciller ve diğer kanaat getirici
vesikalarla ispat edilen para ve alacak ile altın, döviz ve diğer mallardan karşılanan mal
edinimleri ve harcamalardan hareketle bu Kanunun 82 nci maddesinin 2 numaralı fıkrasına
göre tarhiyat yapılamayacağı gibi, bu unsurlar delil olarak kullanılmak suretiyle Vergi Usul
Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının 7 numaralı bendine göre de geçmişe yönelik
inceleme ve tarhiyat yapılamaz.
Bu maddede geçen kanaat getirici vesika tabiri; banka, banker, aracı kurumlar ve
benzeri mali kurumlar, posta idaresi, noterler ile tapu, trafik gibi kamu kurum ve

Bu fıkrada yer alan “beş yıldan fazla” ve “beş yıllık süre” ibareleri, 7/1/2003 tarihli ve 4783 sayılı
Kanunla sırasıyla, “dört yıldan fazla” ve “dört yıllık süre” olarak değiştirilmiştir.
161
Bu fıkrada yer alan “2003 yılı” ibaresi, 7/1/2003 tarihli ve 4783 sayılı Kanunla “2002 yılı” olarak
değiştirilmiştir.
160

kuruluşlarının kayıt ve belgeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ikinci kitap üçüncü
kısmında yer alan belgeleri ifade eder.
Mükelleflerin bu kayıtlarda yer almayan veya yukarıda sayılan vesikalarla
kanıtlanamayan nakit para, mevduat sertifikası, döviz ve benzeri kıymetlerini 30/9/1998 tarihi
itibariyle asgari bir gün süreyle Türkiye'de kurulu mevduat kabulüne yetkili bankaların
Türkiye'deki şubelerinde bulundurduklarının tevsiki şartıyla bu kıymetlerden karşılanan mal
edinimleri ve harcamalar hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır. Söz konusu kuruluşlar
mükelleflerin bu konudaki taleplerini yerine getirmeye mecburdurlar.
Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.
Geçici Madde 48 – (Ek : 22/7/1998-4369/54 md.)
Gelir ve Kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dahil),
işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makina, teçhizat ve
demirbaşlarını kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç
bedeli ile bu Kanunun yayımını izleyen üçüncü ayın son iş gününe kadar bir envanter listesi
ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler. Bu suretle beyan edilen
kıymetlerin satılması halinde satış bedeli bunların deftere kaydedilen bedelinden düşük
olamaz. Bildirime dahil edilen varlıklar için amortisman ayrılmaz.
Bilonço esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca
aktiflerine kaydettikleri emtia için ayrı; makina, techizat ve demirbaşlar için ayrı özel karşılık
hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye
edilmesi halinde sermayenin unsuru sayılır ve vergilendirilmez. Makina, techizat ve
demirbaşlar envantere kaydedilir ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman addolunur. İşletme
hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider
kısmına satın alınan mal olarak kaydederler. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Geçici Madde 49 – (Ek: 22/7/1998-4369/54 md.)
Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dahil),
kayıtlarında yer aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan mallarını, bu Kanunun
yayımlandığı tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar, aynı neviden mallara ilişkin cari yıl
kayıtlarına göre tespit edilen gayri safi kar oranını dikkate alarak faturalamak ve her türlü
vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilirler.
Gayri safi kar oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde mükellefin bağlı
olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınır. Bu madde hükmünün
uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe yönelik ceza ve faiz uygulanmaz. Yılı içerisinde
ödenmesi gereken vergilerin, ödeme sürelerinde değişiklik yapmaya Maliye Bakanlığı
yetkilidir.

Geçici Madde 50 – (Ek: 22/7/1998-4369/54 md.)
1/1/1999 tarihinden önce Yatırım Teşvik Belgesine bağlanan yatırım harcamalarına,
Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla değişiklik yapılmadan önceki Ek 1 ve Ek 4 üncü
maddeleri ile Ek 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükümleri ve Kurumlar Vergisi
Kanununun bu Kanunla kaldırılan mükerrer 8 inci maddesi hükmü; 1/1/1999 tarihinden sonra
Yatırım Teşvik Belgesine bağlanmış olan yatırım harcamalarına ise söz konusu maddelerin bu
Kanunla değişik hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 51 – (Ek: 22/7/1998-4369/54 md.)
Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilmiş gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri
31/12/1998 tarihi itibariyle içinde bulundukları üç aylık dönemi takip eden dönemden
başlayarak bu Kanunun değişik mükerrer 120 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 25 inci
maddeleri uyarınca geçici vergi öderler. Geçici vergi beyannamesi verilen dönemlere ilişkin
yıllık beyannameler üzerinden tahakkuk ettirilen geçici vergi taksitleri terkin edilir.
Geçici Madde 52 – (Ek: 22/7/1998-4369/54 md.)
1/7/1998 tarihinden sonra elde edilen ücretler için, bu tarih itibariyle mevcut vergi
matrahı dikkate alınarak, bu Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı
bendine göre yapılacak tevkifatlara münhasır olmak üzere aşağıdaki tarife uygulanır.
1.000.000.000 liraya kadar

% 20

2.000.000.000 liranın 1.000.000.000 lirası için 200.000.000 lira, fazlası

% 25

4.000.000.000 liranın 2.000.000.000 lirası için 450.000.000 lira, fazlası

% 30

8.000.000.000 liranın 4.000.000.000 lirası için 1.050.000.000 lira,fazlası

% 35

16.000.000.000 liranın 8.000.000.000 lirası için 2.450.000.000 lira, fazlası

% 40

16.000.000.000 liradan fazlasının 16.000.000.000 lirası için 5.650.000.000 lira,
fazlası

% 45

Geçici Madde 53 – (Ek: 22/7/1998-4369/54 md.)
Bu Kanunun yayımından önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonosu ile Toplu
Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul
kıymetlerden sağlanan gelirlerden yapılan gelir vergisi tevkifatı sırasında, Gelir Vergisi
Kanununun bu Kanunla değişmeden önceki 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 5 numaralı
bendi hükmü uygulanır.
Geçici Madde 54 – (Ek: 22/7/1998-4369/54 md.)
1998 yılı gelirleri için, bu Kanunun 45 inci maddesiyle değiştirilen 193 sayılı Kanunun
86 ncı maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinin (b), (c) ve (d) alt bentlerinde yer alan
hadler yerine, 2.500.000.000 lira esas alınır.

Geçici Madde 55 – (Ek: 11/8/1999-4444/3 md.)
1.1.1999-31.12.2005 tarihleri arasında elde edilen ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş
bulunan Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 7, 12 ve 14 numaralı bentlerinde yazılı
menkul sermaye iratları, menkul kıymetler yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kâr
payları veya bu fonların katılma belgelerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında alım
satımından elde edilen kazançlar ile Türkiye’de kurulu vadeli işlem ve opsiyon borsalarında
yapılan işlemler sonucunda elde edilen kazançlar için yıllık beyanname verilmez. Diğer
gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmez.
Ticari işletmeye dahil olan bu gelirler, bu maddenin kapsamı dışındadır.162
Geçici Madde 56 – (Ek: 11/8/1999-4444/3 md.)
1999 - 2002 yılları gelirlerinin vergilendirilmesinde 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 1, 2, 80, 81, 82,Geçici 46 ve Geçici 47 nci maddeleri yerine aşağıdaki hükümler
uygulanır.
Mevzu
A) Gerçek kişilerin gelirleri (Gelir Vergisi) ne tabidir. Gelir, bir gerçek kişinin bir
takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.
Gelirin unsurları
B) Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır:
1. Ticari kazançlar,
2. Zirai kazançlar,
3. Ücretler,
4. Serbest meslek kazançları,
5. Gayrimenkul sermaye iratları,
6. Menkul sermaye iratları,
7. Diğer kazanç ve iratlar.
Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, yukarıda yazılı kazanç ve iratlar gelirin
tespitinde gerçek ve safi miktarları ile nazara alınır.
Diğer kazanç ve iratlar
C) Aşağıda yazılı olan diğer kazanç ve iratlar bu maddedeki hükümlere göre vergiye
tabi gelire dahildir:
Bu fıkrada yer alan “1.1.1999-31.12.2002 tarihleri arasında” ibaresi, 7/1/2003 tarihli ve 4783
sayılı Kanunla, “1/1/1999-31/12/2003 tarihleri arasında”, 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunun
48 inci maddesiyle "1.1.1999-31.12.2004 tarihleri arasında”, 30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı
Kanunun 43 üncü maddesiyle de“ 1.1.1999-31/12/2005 tarihleri arasında” olarak değiştirilmiş ve
aynı fıkrada geçen "menkul sermaye iratları ile menkul kıymetler yatırım fonları katılma belgelerine
ödenen kâr payları için" ibaresi, "menkul sermaye iratları, menkul kıymetler yatırım fonları katılma
belgelerine ödenen kâr payları veya bu fonların katılma belgelerinin İstanbul Menkul Kıymetler
Borsasında alım satımından elde edilen kazançlar ile Türkiye’de kurulu vadeli işlem ve opsiyon
borsalarında yapılan işlemler sonucunda elde edilen kazançlar için", olarak değiştirilmiştir.
162

1. Değer artışı kazançları,
2. Arızi kazançlar.
Değer artışı kazançları
D) Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı
kazançlarıdır.
1. İvazsız olarak iktisap edilenler hariç olmak üzere; hisse senetlerinin iktisap
tarihinden başlayarak üç ay içinde veya iktisaptan evvel elden çıkartılmasından sağlanan
kazançlar ile diğer menkul kıymetlerin (menkul kıymetler yatırım fonlarının katılma belgeleri
hariç) elden çıkarılmasından doğan kazançlar,
2. 70 inci maddenin birinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yazılı hakların (ihtira
beratları hariç)elden çıkarılmasından doğan kazançlar,
3. Telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri mucitleri ve bunların kanuni
mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançlar,
4. Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar,
5. Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından
doğan kazançlar,
6. İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap elinler hariç) 70 inci maddenin
birinci fıkrasının 1, 2, 4 ve 7 numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi
çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden
başlayarak dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (kooperatiflerin
ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkuller tahsis tarihinde ortak
tarafından satın alınmış sayılır.
Yukarıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan değer artışı kazançlarının
her birinin 3.500.000.000 lirayı aşan kısmı vergiye tabidir.
Bu fıkrada geçen "elden çıkırma" deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir
ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi,
ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.
Faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya
ticari işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerle yukarıdaki bentlerde yazılı
hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar ticari kazanç sayılır ve bunlara ticari kazanç
hakkındaki hükümler uygulanır.
Vergilendirilmeyecek değer artışı kazançları
E) Aşağıda yazılı hallerde değer artışı kazancı hesaplanmaz ve vergilendirilmez:
1. Ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanuni mirasçılar tarafından
işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil iktisadi
kıymetlerin kayıtlı değerleri ile (bilanço esasına göre defter tutuluyorsa bilançonun aktif ve
pasifiyle bütün halinde)aynen devir alınması,
2. Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir
sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devralan şirketin bilançosuna

aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir
bilançosuna göre hesaplanan özsermayesi tutarında ortaklık payı alınması (Bu ortaklık payını
temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.)
3. Kollektif ve adi komandit şirketlerin bu fıkranın 2 numaralı bendinde yazılı şartlar
dahilinde nevi değiştirerek sermaye şirketi haline dönüşmesi (Kollektif ve adi komandit
şirketlerin şekil değiştirerek anonim şirket haline dönüşmesi halinde şekil değiştiren kollektif
ve adi komandit şirketlerin ortaklarının anonim şirketteki ortaklık paylarını gösteren hisse
senetlerinin nama yazılı olması şarttır.)
Safi değer artışı
F) Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla
sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve
hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan
giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hasılatın ayın ve
menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme ile ilgili
hükümlerine göre tayin ve tespit olunur.
Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde maliyet bedeli yerine;
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedel, kazancı
bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen işletmelerde ise son bilançoda veya
envanter kayıtlarında gösterilen değer esas alınır.
İşletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde,
iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli yerine, amortismanlar düşüldükten sonra kalan net değeri
esas alınır.
Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasında, iktisap bedelinin tevsik edilememesi
halinde, iktisap tarihindeki rayiç bedel iktisap bedeli olarak kabul edilir. Aynı yıl içinde
birden fazla menkul kıymet alınıp satılması halinde, bunların kazancı birlikte hesaplanır. Alım
satımın birinden doğan zarar, diğerinin karından mahsup edilir.
Dar mükelleflerin (kurumlar dahil), yabancı sermaye mevzuatına göre ilgili mercilerden
izin almak suretiyle, Türkiye'ye bizzat getirdikleri nakdi veya ayni sermaye karşılığında iktisap
ettikleri menkul kıymetler ile iştirak hisselerini elden çıkarmalarından doğan değer artışı
kazançlarının hesabında, kur farkından doğan kazançlar dikkate alınmaz. Şu kadar ki bu
mükelleflerin Türkiye'de elde ettikleri kazançların münhasıran bu menkul kıymet veya iştirak
hisseleri dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratlarından ve bu kıymet veya hisselerin elden
çıkarılmasından doğan değer artışı kazançlarından ibaret olması şarttır. Bu mükelleflerin,
Türkiye'de menkul kıymet alım satımıyla devamlı olarak uğraşmaları halinde, kur farkından
doğan kazançlar da ticari kazancın hesabında dikkate alınır.
Kur farkından doğan kazançların hesabında, menkul kıymet veya iştirak hisselerinin
iktisabına tahsis edilen yabancı sermayenin, bu kıymet veya hisselerin iktisap tarihindeki T.C.
Merkez Bankası döviz alış kuruna göre hesaplanan Türk Lirası karşılığı ile bu kıymet veya

hisselerin elden çıkarılması tarihindeki aynı miktar yabancı sermayenin T.C. Merkez Bankası
döviz alış kuruna göre hesaplanan Türk Lirası karşılığı arasındaki fark esas alınır.
Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların,
elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya
fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir.
Menkul kıymetlerin elden çıkarılması halinde kazanç, yıl içinde elde edilen toplam
gelirden, bu Kanunun 76 ncı maddesinde belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle
bulunacak kısmın düşülmesi suretiyle hesaplanabilir. Bu durumda iktisap bedeli
endekslenmez.
Değer artışı kazancının hesaplanmasında; 1998 yılı emlak vergisi beyanname verme
süresinin bitmesinden önce iktisap edilen gayrimenkullerin elden çıkarılması halinde, bunların
maliyet bedeli olarak 1998 yılı genel beyan döneminde beyan edilen emlak vergisi değeri esas
alınır.
1/1/1999 tarihinden önce iktisap edilen ve menkul kıymetler borsasında işlem gören
hisse senetlerinin bu tarihten sonra elden çıkarılması halinde bunların maliyet bedeli olarak,
1998 yılının son işlem gününde borsada oluşan ortalama fiyatı; 1/1/1999 tarihinden önce
iktisap edilen menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgelerinin elden çıkarılmasında
1998 yılının son günündeki değeri esas alınabilir.
Bu maddeye göre maliyet bedeli kabul edilen tutarlar endekslenmiş maliyet bedeli
kabul edilir ve iktisap tarihinden; gayrimenkullerde 1998 yılı emlak vergisi beyanname verme
süresi sonuna, hisse senetlerinde 1998 yılı sonuna kadar olan süre için yeniden endeksleme
yapılmaz.
Arızi kazançlar
G) Vergiye tabi arızi kazançlar şunlardır:
1. Arızi olarak ticari muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelere
tavasuttan elde edilen kazançlar,
2. Ticari veya zirai bir işletmenin faaliyetiyle serbest meslek faaliyetinin durdurulması
veya terk edilmesi, henüz başlanmamış olan böyle bir faaliyete hiç girişilmemesi, ihale,
artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen hasılat,
3. Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık devri hakkının karşılığında alınan
tazminatlar ile peştemallıklar (kiracıya ait tesisat ve malların tahliye ve devri sırasında
kiralayan veya yeni kiracıya devrinden doğan kazançlar dahil),
4. Arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hasılat,
5. Gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleriyle ilgili olarak sonradan
elde ettikleri kazançlar (zarar yazılan değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların
tahsili dahil),
6. Dar mükellefiyete tabi olanların 45 inci maddede yazılı işleri arızi olarak
yapmalarından elde ettikleri kazançlar,

Yukarıda yazılı kazançların 1-4 numaralı bentlerde yazılı olanların (henüz başlamamış
olan ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale, artırma ve eksiltmelere
iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlar hariç) 3.500.000.000 lirayı aşan kısmı,
diğerlerinde tamamı vergiye tabidir.
Bu fıkrada geçen hasılat deyimi, alınan para ve ayınlarla diğer suretlerle elde edilen ve
para ile temsil edilebilen menfaatleri ifade eder.
Arızi kazançların safi miktarı aşağıdaki şekilde tespit olunur:
1. Bu fıkranın 1 numaralı bendinde yazılı işlerde satış bedelinden, maliyet bedeli ve
satış dolayısıyla yapılan giderler indirilir,
2. Bu fıkranın 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentlerinde yazılı işlerde elde edilen hasılattan
tevsik edilmek kaydıyla yapılan giderler indirilir.
3. Bu fıkranın 6 numaralı bendinde yazılı işlerde, 45 inci madde hükümleri uygulanır.
H) Bu Kanunun geçici 47 nci maddesi kapsamındaki değerler ile işlem ve
bildirimlerden hareketle bunlara taraf olanlar da dahil olmak üzere herhangi bir vergi
incelemesi ve tarhiyat (Vergi Usul Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının 7
numaralı bendi dahil) yapılamaz.
Geçici Madde 57 – (Ek: 11/8/1999-4444/3 md.)
1999-2002 yılları gelirlerinin (ücretler hariç) vergilendirilmesinde bu Kanunun 103
üncü maddesindeki tarifenin mükerrer 123 üncü maddeye göre belirlenen gelir dilimlerine
karşılık gelen vergi oranları beş puan artırılmak suretiyle uygulanır. Bu Kanunun mükerrer
120 nci maddesinin uygulanmasında bu hüküm dikkate alınmaz.
Geçici Madde 58 – (Ek : 23/11/2000 -4605/5 md.)163
1) 1/1/2000 - 31/12/2001 tarihleri arasında, gelir vergisine tabi ticari kazanç sahipleri
ile serbest meslek erbabı, bu maddede belirtilen hayat standardı esasına tabidir.
2-a) Hayat standardı temel gösterge tutarı;
- Birinci sınıf tacirler için 3.500.000.000,
-İkinci sınıf tacirler için 2.000.000.000,
- Ticari kazancı basit usulde tespit edilenlerden, geçici 44 üncü madde hükmü
uyarınca beyan edilecek ticari kazancın azami tutarının belirlenmesinde esas alınacak
derecelerden;
1. dereceye intibak ettirilmiş olanlar için 1.000.000.000,
2. dereceye intibak ettirilmiş olanlar için 650.000.000,
3. dereceye intibak ettirilmiş olanlar için 300.000.000,
- Serbest meslek erbabı için 3.200.000.000,
Liradır.
Bu madde uyarınca hesaplanan ve 2001 yılına ilişkin olarak 2002 yılında beyan edilecek gelirlerin
tespitinde dikkate alınacak, hayat standardı temel ve ilave gösterge tutarları için 30/12/2001 tarih ve
24626 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 244 Seri No’lu Tebliğe bakınız.
163

b)Ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının zarar beyanı da dahil olmak
üzere, bu faaliyetleri ile ilgili olarak beyan edecekleri kazançları, temel gösterge tutarlarına
hayat standardı göstergelerine göre belirlenen ilavelerin yapılması suretiyle bulunacak
tutardan düşük olduğu takdirde, bu maddeye göre belirlenen tutar, vergi tarhına esas gelirin
hesaplamasında ilgili kazanç tutarı olarak dikkate alınır. Ticari kazancı basit usulde tespit
olunanlar için hayat standardı göstergelerine göre belirlenen ilave tutarlar dikkate alınmaz.
c) Bir mükellefin aynı yılda ticari ve mesleki faaliyette bulunması halinde, temel
gösterge tutarı her bir kazanç için ayrı ayrı uygulanır.
Aynı veya ayrı neviden birden fazla işyerinde ticari faaliyette bulunan mükellefin
temel gösterge tutarına, birden sonraki her bir işyeri için temel gösterge tutarının % 50’si
oranında ilave yapılır.
Ticari faaliyette bulunan adi ortaklıklar ile kollektif şirketlerde ortakların, komandit
şirketlerde komandite ortakların bu ortaklık veya şirkete ilişkin temel gösterge tutarı;
ortakların birisi için temel gösterge tutarı, diğer ortakların her biri için temel gösterge tutarının
%50’si dikkate alınmak suretiyle tespit edilen toplam tutarın, ortaklık ve şirket
mukavelelerinde yazılı hisse oranlarında, hisse oranları belli edilmemiş ise her ortağa eşit
olarak ortak sayısına bölünmek suretiyle uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasında, adi ortaklıklara, kollektif, adi ve eshamlı komandit
şirketlere ait işyerlerinin her biri, ortaklar bakımından ayrı ayrı işyeri hükmündedir.
Bu maddenin uygulanmasında, komanditer ortaklar dikkate alınmaz.
d) Bu fıkranın (a) ve (c) bentlerinde yer alan temel gösterge tutarları; 3030 sayılı
Kanun uyarınca büyükşehir belediyesi olan illerin, büyükşehir belediye sınırları içinde
faaliyette bulunan mükellefler için % 25 oranında artırılarak, kalkınmada öncelikli yörelerde
faaliyette bulunan mükelleflerde ise, % 50 oranında indirilerek dikkate alınır.
e) Bu fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerinde yer alan temel gösterge tutarları; faaliyetin ifa
edildiği yöreler itibariyle altın imalatı ve/veya altın ticareti ile uğraşanlar için %50 oranında
artırılarak uygulanır.
f) İlk defa işe başlayan mükellefler için işe başlanılan ve izleyen yılda hayat standardı
esası uygulanmaz. Bu bent hükmünün uygulanmasında aynı işin mükellefin eş ve çocukları ile
bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından yapılması hali ilk defa işe başlama sayılmaz.
g) İşi bırakan mükellefler için faaliyette bulunulan süreler gözönünde tutulur.
h) Hayat standardı gösterge tutarları aşağıdaki gibidir.
Hayat Standardı Göstergeleri
1. Mükellefin kendisine, eşine,
çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu
diğer kişilere ait özel binek
otomobillerinin her biri için
(işletmelerinde kayıtlı olanlar dahil);

İlave Edilcek Tutar (TL.)

a) Silindir hacmi 1600 (dahil) cc’ye kadar
olanlarda

450.000.000

b) Silindir hacmi 1601 (dahil) cc’den
2000 (dahil)
cc’ye kadar olanlarda

700.000.000

c) Silindir hacmi 2001 (dahil) cc’den
fazla olanlarda

1.200.000.000

2. Mülkiyeti mükellefin kendisi, eşi,
çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu
diğer kişilere ait ve bunlar
tarafından bizzat kullanılan birden fazla
binalardan (Bağımsız bölümler, katlar,
sayfiye ve dinlenme evleri dahil) her biri
için;

Yıllık emsal kira bedelinin % 25’i

3. Mükellefin kendisine, eşine,
çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu
diğer kişilere ait (işletmeye kayıtlı olanlar
dahil) her bir;
a) Hava taşıtı, yat, kotra, sürat teknesi için

4.600.000.000

b) On beygir gücü üstünde motorlu diğer
özel tekneler için

900.000.000

4. Özel hizmetlerde devamlı ve ücret
karşılığı çalıştırılan;
a) şoför, mürebbiye, aşçı, hizmetçi,
bahçıvan ve benzerlerinin her biri için

900.000.000

b) Kaptan, pilot ve benzerlerinin her biri
için

4.600.000.000

5. Mükellefin kendisine, eşine,
çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu
diğer kişilere ait her bir yarış atı için
(taylar dahil),

1.200.000.000

6. Turistik amaçlı yurt dışı seyahatlerde,
seyahate katılan mükellefin kendisi, eşi,
çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu
diğer kişilerden her birinin her seyahati
için,

900.000.000

Mükellefin eşinin veya çocuklarının hayat standardı esasına tabi faaliyetinin
bulunması durumunda, hayat standardı göstergeleri sadece bunların kazançlarının tespitinde
dikkate alınır.

Hayat standardı gösterge tutarları, kalkınmada öncelikli yörelerde %50 oranında
indirilerek dikkate alınır.
i)Bu madde, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde işin
devam ettiği yıllar ve bu yıllar için geçerli olan gösterge tutarları gözönüne alınarak topluca
uygulanır.
j) 11 ve daha yukarı yaşta olan bir taşıtla münhasıran nakliyecilik faaliyetinde bulunan
mükellefler hakkında, faaliyetin ifa edildiği yöreler itibariyle hayat standardı temel gösterge
tutarı, % 50 oranında indirilerek dikkate alınır. Bir araçla nakliyecilik yapan mükelleflerde
aracın yaşına ve ortaklık olarak faaliyette bulunup bulunmadığına bakılmaksızın hayat
standardı temel gösterge tutarı bir defa dikkate alınır.
k) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 16/1/2003 tarihli ve E.:2001/36, K.:2003/3 sayılı
Kararı ile)
3) Noter vekilleri, geçici yetkili noter yardımcıları, ruhsatlı dava vekilleri, ebeler,
sünnetçiler, sağlık memurları, arzuhalciler ve mesleklerinin ifası yüksek tahsili icap
ettirmeyen benzeri serbest meslek erbabından Maliye Bakanlığınca tayin edilecek olanlar ile
belediye teşkilatı bulunmayan köylerde (belediyelerin mücavir alanları hariç) işyeri bulunan
basit usule tabi mükellefler hakkında hayat standardı esası uygulanmaz.
4) Hayat standardı temel ve ilave göstergeler tutarları, faaliyette bulunulan yıla ilişkin
olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında
artırılmak suretiyle tespit edilir. Bu şekilde hesaplanan tutarların % 5’ini aşmayan kesirleri
dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu surette tespit edilen tutarları % 50 fazlasına kadar
artırmaya veya yarısına kadar indirmeye yetkilidir.
5) Mükellefler; kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait ve üzerinden (…)164 vergisi
ödenen gelirleri (hamiline yazılı menkul kıymetlerden elde edilen gelirler hariç) ile
kendilerine ve eşlerine ait emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı bulunduğunu
belgelendirdikleri takdirde, bu gelirler, hayat standardı esasına göre kazancın tespitinde izah
nedeni gelir olarak kabul edilir. İzah nedeni gelirler öncelikle mükelleflerin kendilerine ait
beyanları için esas alınır. Arta kalan bir tutarın olması halinde eşler ve çocuklar, sadece arta
kalan tutarı kendi beyanlarında izah nedeni gelir olarak dikkate alırlar.
6) 88 inci maddeye göre yapılacak zarar mahsubu, 89 uncu maddeye göre yapılacak
indirimler ve yatırım indirimi istisnası dahil istisnaların uygulanması, yalnızca bu madde
gereğince tespit edilecek geliri aşan gelir kısmı için mümkündür.
7) Bu maddeye göre yapılacak tarhiyata itiraz, tahakkuk eden verginin tahsilini
durdurmaz. Ancak, Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar öncelikle ele alınır ve
dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır.
8) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Bu arada yer alan “gelir” ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 16/1/2003 tarihli ve E.:2001/36,
K.:2003/3 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
164

Geçici Madde 59- (Ek:10/11/2001-4710/1 md.)
31.12.2007 tarihine kadar, 26.7.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Devlet
tahvilleri ve Hazine bonolarının faiz gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan diğer
kazançlar toplamının; 2001 yılında 50 Milyar lirası, 2002 ve izleyen yıllarda bu tutarın veya
arttırılmış tutarın her yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmasıyla bulunacak
tutar gelir vergisinden müstesnadır. Bu istisnadan yararlananlar, mükerrer 80 inci ve geçici 56
ncı maddelerde yer alan istisnalardan ayrıca yararlanamaz.165
Ticari işletmelere ait olan bu tür gelirler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
Geçici Madde 60- (Ek: 12/6/2002-4761/3 md.)
Mevcut veya yeni kurulacak olan sermaye şirketlerine, aynî veya nakdî sermaye olarak
konulan değerlerden hareketle; herhangi bir vergi incelemesi ve tarhiyat (Vergi Usul
Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (7) numaralı bendi dahil) yapılamaz. Bu
hükmün uygulanabilmesi için 31.12.2002 tarihine kadar; mevcut sermaye şirketlerinde
sermaye artırımı işlemlerinin, yeni kurulacak şirketlerde şirket kuruluşunun tamamlanması ve
sermaye olarak konan değerlerin şirket aktifine girmiş olması şarttır.
Geçici Madde 61- (Ek: 9/4/2003-4842/17 md.)
Bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen
yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarla ilgili yatırım harcamalarına (teşvik
belgelerine bu tarihten sonra ilave edilen iktisadî kıymetler için yapılan harcamalar hariç),
yatırım indirimi uygulamasına ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanununun bu tarihten önce
yürürlükte bulunan hükümleri uygulanır.
Yukarıda belirtilen şekilde yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançlar ile bu
maddenin yürürlük tarihinden önce gerçekleşen yatırımlar üzerinden hesaplanan ve kazancın
yetersiz olması nedeniyle sonraki dönemlere devreden yatırım indiriminden yararlanan
kazançlar üzerinden dağıtılsın, dağıtılmasın %19,8 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılır.
İsteyen mükellefler, bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılan müracaatlara
istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında bu tarihten itibaren yaptıkları
harcamaları (öngörülen harcamalar kapsamında daha önce yatırım indirimi istisnasından
yararlanmış harcamalar hariç) için bu Kanunun 19 uncu maddesinde yer alan hükümler
çerçevesinde yatırım indirimi istisnasından yararlanabilirler. Bunun için bu maddenin
Bu fıkrada yer alan “31/12/2004 tarihine kadar”, “26/7/2001-31/12/2002 tarihleri arasında” ve
“80 inci” ibareleri, 7/1/2003 tarihli ve 4783 sayılı Kanunla sırasıyla, “31/12/2005 tarihine kadar,”,
“26/7/2001-31/12/2003 tarihleri arasında” ve “mükerrer 80 inci” olarak değiştirilmiş, daha sonra
25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, "31.12.2005 tarihine kadar" ve
"26.7.2001-31.12.2003 tarihleri arasında" ibareleri, sırasıyla "31.12.2006 tarihine kadar" ve
"26.7.2001-31.12.2004 tarihleri arasında" olarak değiştirilmiş,30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı
Kanunun 43 üncü maddesiyle de "31.12.2006 tarihine kadar" ibaresi "31.12.2007 tarihine kadar" ve
"26.7.2001-31.12.2004 tarihleri arasında" ibaresi ise "26.7.2001-31.12.2005 tarihleri arasında"
olarak değiştirilmiştir.
165

yürürlüğe girdiği tarihten sonraki ilk geçici vergilendirme dönemine ilişkin beyannamenin
verileceği tarihe kadar bağlı bulunulan vergi dairesine bir bildirimde bulunulması ve tercihin,
alınmış olan yatırım teşvik belgelerinin tamamı için yapılması şarttır.
Geçici Madde 62- (Ek: 9/4/2003-4842/17 md.)
1. Kurumlar vergisi mükelleflerinin;
a) 31.12.1998 veya daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri
kazançlarının,
b) (a) bendi kapsamı dışında kalan ve 31.12.2002 veya daha önceki tarihlerde sona
eren hesap dönemlerinde elde edilen, kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazançlarının,
c) Geçici 61 inci madde kapsamında tevkifata tâbi tutulmuş kazançlarının,
Dağıtımı halinde 94 üncü madde uyarınca tevkifat yapılmaz.
2. Gerçek kişilerce (1) numaralı fıkranın (a) bendi kapsamında elde edilen kâr payları
gelir vergisinden müstesnadır.
3. Gerçek kişilerce (1) numaralı fıkranın (b) ve (c) bendi kapsamında elde edilen kâr
paylarının net tutarına elde edilen kâr payının 1/9’u eklendikten sonra, bulunan tutarın yarısı
vergiye tâbi gelir olarak dikkate alınır. Bu gelirler ile ilgili olarak yıllık beyanname verilmesi
halinde, beyannameye intikal ettirilen tutarın 1/5'i beyanname üzerinden hesaplanan gelir
vergisinden mahsup edilir.
4. Kurumlar vergisi mükelleflerinin doğrudan veya iştirakleri aracılığıyla, bu
maddenin (1) numaralı fıkrasında belirtilen nitelikte kâr payı elde etmeleri halinde, bu kâr
paylarının dağıtımı ve kâr payı elde eden gerçek kişilerce bu kâr paylarının beyanı ile ilgili
olarak (1), (2) ve (3) numaralı fıkra hükümleri uygulanır.
5. Bu madde kapsamındaki kâr payları için 22 nci madde hükümleri uygulanmaz.
Geçici Madde 63- (Ek: 9/4/2003-4842/17 md.)
1. İşlenmiş altın ticareti ve imalatı ile iştigal eden gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinden (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dahil) 4811 sayılı Kanunun 13 üncü
maddesine istinaden bildirimde bulunmayanların 31.12.2002 tarihi itibariyle defter
kayıtlarında yer alan altın maliyet bedelleri, İstanbul Altın Borsasının aynı tarihteki (aynı
tarihte işlem görmemesi halinde bu tarihten önceki son işlem günündeki) has altın kapanış
fiyatından düşük olamaz. Maliyet bedelinin bu fiyattan düşük olması halinde aradaki fark altın
satış kârı addolunur ve 2002 yılı kazancına eklenerek bu Kanunun yayımını izleyen ikinci
ayın sonuna kadar beyan edilir ve tahakkuk eden vergi aynı sürede ödenir.
2. Kıymetli maden ve ziynet eşyası imalatı ve ticareti faaliyetinde bulunan gelir ve
kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dahil) işletmelerinde
mevcut olup kayıtlarında yer almayan kıymetli maden (altın, platin ve gümüş) ve kıymetli
taşlar (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci gibi ) ile bunlardan mamûl
ziynet eşyasını 4811 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında belirtilen

şekilde bildirmeleri halinde aynı Kanunun 13 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre
vergi öderler.
Geçici Madde 64- (Ek: 9/4/2003-4842/17 md.)
31.12.2007 tarihine kadar sporculara ücret olarak yapılan ödemeler gelir vergisinden
müstesnadır. Bu ücretler üzerinden % 15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılır. Bu istisnanın
tevkif yoluyla ödenen gelir vergisine şümulü yoktur.
Bakanlar Kurulu % 15 oranını % 25 oranına kadar artırmaya veya kanunî oranına
kadar indirmeye yetkilidir.
Geçici Madde 65- (Ek: 17/12/2003-5024/8 md.)
Geçici 61 inci madde kapsamında yatırım indirimi istisnası uygulamasını seçmiş olan
mükellefler, bu tercihlerini bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilmesi gereken ilk
geçici vergi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar bağlı bulundukları vergi dairesine
bildirimde bulunmak suretiyle değiştirebilirler. Bu şekilde tercihlerini değiştiren mükellefler,
24.4.2003 tarihinden itibaren yaptıkları harcamalar (öngörülen harcamalar kapsamında daha
önce yatırım indirimi istisnasından yararlanmış harcamalar hariç) için 19 uncu maddede yer
alan hükümler çerçevesinde yatırım indirimi istisnasından yararlanabilirler. Tercihlerini
değiştirmeyen mükellefler ise, yatırım indirimi istisna tutarlarının tespitinde, enflasyon
düzeltmesi uygulaması sonucu yatırım indiriminden yararlanan iktisadî kıymetlerle ilgili
olarak oluşan düzeltme farklarını dikkate alamazlar.
19 uncu madde kapsamında yatırım indirimi istisnası tutarlarının tespitinde 1.1.2004
tarihine kadar yapılan harcama tutarları düzeltilmiş değerleri ile dikkate alınmaz.
Geçici Madde 66- (Ek: 10/11/2004-5255/12 md.)
İzmir Universiade Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kuruluna yapılan her türlü nakdî
ve aynî bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamı yıllık beyanname ile
bildirilecek gelirlerden indirilir.
Geçici Madde 67- (Ek: 30/12/2004-5281/ 30 md.)166
1) Bankalar ve aracı kurumlar takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla;
a) Alım satımına aracılık ettikleri menkul kıymetler ile diğer sermaye piyasası
araçlarının alış ve satış bedelleri arasındaki fark,
b) Alımına aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının
itfası halinde alış bedeli ile itfa bedeli arasındaki fark,

Bu maddenin 2018 takvim yılında uygulanması ile ilgili olarak, 29/12/2017 tarihli ve 30285
(Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) (Seri
No: 302) sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğine bakınız.
166

c) Menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının tahsiline aracılık
ettikleri dönemsel getirileri (herhangi bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına
bağlı olmayan),
d) (Ek: 22/12/2005-5436/14 md.) Aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye
piyasası araçlarının ödünç işlemlerinden sağlanan gelirler,
Üzerinden % 15 oranında vergi tevkifatı yaparlar. (Ek cümle: 27/6/2006-5527/1 md.;
İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 15/10/2009 tarihli ve E.: 2006/119, K.: 2009/145 sayılı
Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 23/7/2010-6009/4 md.) 5520 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki mükellefler ile münhasıran menkul
kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve
bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan mükelleflerden 2499 sayılı
Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarıyla benzer
nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler için bu oran % 0 olarak uygulanır.167
(Değişik ikinci paragraf: 22/12/2005-5436/14 md.) Aynı menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası aracından değişik tarihlerde alımlar yapıldıktan sonra bunların bir kısmının
elden çıkarılması halinde, ilk giren ilk çıkar yöntemi kullanılmak suretiyle, tevkifat
matrahının tespitinde dikkate alınacak alış bedeli belirlenir. Bir menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası aracının alımından önce elden çıkarılması halinde, elden çıkarılma
tarihinden sonra yapılan ilk alım işlemi esas alınarak üzerinden tevkifat yapılacak tutar tespit
edilir. Aynı gün içerisindeki işlemlerde ağırlıklı ortalama yöntemi kullanılabilir. Alış ve satış
işlemleri dolayısıyla ödenen komisyonlar ile Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi tevkifat
matrahının tespitinde dikkate alınır.
Üç aylık dönem içerisinde aynı türden menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası
aracı ile ilgili olarak birden fazla alım satım işlemi yapılması halinde tevkifatın
gerçekleştirilmesinde bu işlemler tek bir işlem olarak dikkate alınır. Aynı türden menkul
kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı alım satımından doğan zararlar takvim yılı
aşılmamak kaydıyla izleyen dönemlerin tevkifat matrahından mahsup edilir. Dövize, altına
veya başka bir değere endeksli menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının alış ve
satış bedeli olarak işlem tarihindeki Yeni Türk Lirası karşılıkları esas alınarak tevkifat matrahı
tespit edilir. Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının yabancı bir para cinsinden
ihraç edilmiş olması halinde ise tevkifat matrahının tespitinde kur farkı dikkate alınmaz.
Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı sahibinin, bu kıymetleri başka bir
banka veya aracı kuruma aktarması halinde, söz konusu menkul kıymetlerin alış bedeli ve alış
tarihi aktarma yapılan kuruma bildirilir. Aktarmanın başka bir kişi veya kurum adına
yapılması halinde, alış bedeli ve alış tarihinin ilgili banka veya aracı kuruma bildirilmesinin
yanı sıra işlem Maliye Bakanlığına da bildirilir. Bu bildirimler, başka bir kişi veya kurum

23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 62 nci maddesiyle, mezkur Kanunun 4 üncü maddesiyle
yapılan bu düzenlemenin 1/10/2010 tarihinde yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.
167

adına naklin aynı banka veya aracı kurumun bünyesinde gerçekleştirilmesi veya kıymetin
sahibi tarafından fiziken teslim alınması halinde de yapılır.
Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının fiziken bir banka veya aracı kuruma
teslim edilmesi halinde alış bedeli olarak, tevsik edilmesi kaydıyla, kıymet sahibinin beyanı
esas alınır ve yapılan işlem Maliye Bakanlığına bildirilir.
(Değişik altıncı paragraf: 27/6/2006-5527/1 md.) Hazine ve 4749 sayılı Kanuna göre
kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerin alım
satımı, itfası sırasında elde edilen getirileri ile bunların dönemsel getirilerinin tahsilinde, tam
mükellef kurumlara ait olup, Borsa İstanbul’da işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde
tutulan hisse senetleri ile sürekli olarak portföyünün en az % 51'i Borsa İstanbul’da işlem
gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının (Ek hüküm:4/12/2025-7566/3 md.)
(Katılma payları sadece nitelikli yatırımcılara satılabilen, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım
Platformu’nda işlem görmeyen ve fon portföyüne alınacak varlık ve işlemlere ilişkin herhangi
bir oransal sınırlamaya tabi olmayan yatırım fonları hariç) bir yıldan fazla süreyle elde tutulan
katılma paylarının elden çıkarılmasında ve hisse senetleri kâr paylarının hisse sahipleri adına
tahsilinde bu fıkra hükümleri uygulanmaz. Tam mükellef kurumlara ait olup, Borsa
İstanbul’da işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden
çıkarılmasından elde edilen gelirler için, Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 80 inci madde
hükümleri uygulanmaz.168169
Bu fıkra kapsamında yapılan tevkifat tutarları, verilecek muhtasar beyannameye dahil
edilmez. Banka ve aracı kurumlar, tevkif ettikleri vergileri şekli ve muhteviyatı Maliye
Bakanlığınca belirlenecek bir beyanname ile tevkifat dönemini izleyen ayın yirmiüçüncü
günü akşamına kadar bağlı oldukları vergi dairesine beyan eder ve yirmialtıncı günü akşamına
kadar öderler.170
(Ek paragraf: 22/12/2005-5436/14 md.) Bu maddenin uygulaması bakımından banka
veya aracı kurumlar (işleme taraf olanlar) kendilerinde bulunan veya ulaştırılan bilgi ve
belgeler kapsamında tarhiyattan sorumlu tutulurlar. Bilgilerin eksik veya yanlış olması
nedeniyle eksik beyan edilen kısım için bildirimi yapan adına gerekli tarhiyat yapılır.
2) Bu Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı
menkul sermaye iratlarından (Hazine ve 4749 sayılı Kanuna göre kurulan varlık kiralama
şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç),
ödemeyi yapanlarca, banka veya aracı kurumlara veya bunlar aracılığıyla diğer gerçek ve
31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu paragrafda yer alan “Hazine”
ibaresi “Hazine ve 4749 sayılı Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri” şeklinde
değiştirilmiştir.
169
4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu paragrafta yer alan “katılma
belgelerinin” ibaresi “katılma paylarının” şeklinde ve “İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında”
ibareleri “Borsa İstanbul’da” şeklinde değiştirilmiştir.
170
28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu paragrafta yer alan “dönemini
izleyen ayın yirminci günü akşamına kadar" ibaresi "dönemini izleyen ayın yirmiüçüncü günü
akşamına kadar" olarak değiştirilmiştir.
168

tüzel kişilere ödenenler hariç, % 15 oranında vergi tevkifatı yapılır. Bankalara veya aracı
kurumlara alış bedeli tevsik edilmeksizin teslim edilmiş olan menkul kıymetlerin gelirlerinin
ödenmesinde ise ödeme banka veya aracı kurumlar aracılığıyla yapılsa dahi tevkifat yapılır.
Menkul kıymetin bir banka veya aracı kurum aracılığıyla alınmış olması halinde tevkifatta, bu
işlemdeki itfa bedeli ile alış bedeli arasındaki fark esas alınır. Bu iratlar üzerinden 94 üncü
madde veya Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi kapsamında ayrıca tevkifat
yapılmaz.171
3) Bankalar ile aracı kurumlar, bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracını
(hisse senetleri ile (1) numaralı fıkranın altıncı paragrafında belirtilen menkul kıymetler ve
diğer sermaye piyasası araçları hariç) (1) numaralı fıkra kapsamında tevkifata tâbi
tutulmaksızın almaları halinde, kendilerine satış yapanlar adına satış bedeli ile alış bedeli
arasındaki fark üzerinden % 15 oranında tevkifat yaparlar. Menkul kıymet veya diğer sermaye
piyasası aracının daha önce bir banka veya aracı kurumdan alınmamış olması halinde,
tevkifatın yapılmasında alış bedeli yerine ihraç bedeli esas alınır. Tevkif edilen vergiler (1)
numaralı fıkra kapsamında verilecek beyannameye dahil edilmek suretiyle beyan edilir ve
ödenir.
4) (Değişik: 22/12/2005-5436/14 md.) Bankalar arası mevduat ile aracı kurumların
borsa para piyasasında değerlendirdikleri kendilerine ait paralarına yürütülen faizler hariç
olmak üzere, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı
menkul sermaye iratlarından ödemeyi yapanlarca %15 oranında vergi tevkifatı yapılır. Bu
fıkra kapsamında yapılan tevkifat tutarları 98 inci ve 119 uncu maddelerde belirtilen sürelerde
beyan edilir ve ödenir. Bu iratlar üzerinden 94 üncü madde veya Kurumlar Vergisi
Kanununun 24 üncü maddesi kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz.
5) Gelir sahibinin gerçek veya tüzel kişi ya da dar veya tam mükellef olması, vergi
mükellefiyeti bulunup bulunmaması, vergiden muaf olup olmaması ve elde edilen kazancın
vergiden istisna olup olmaması (1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkra hükümleri uyarınca
yapılacak tevkifatı etkilemez. (Diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümlerinin
açık olarak kesinti suretiyle ödenen vergileri de kapsama almadığı durumlar dahil). Şu kadar
ki, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (p)
bentleri kapsamına giren kurumlar ile Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan borsa yatırım
fonları ve emeklilik yatırım fonlarının elde ettikleri kazançlar üzerinden (1) ve (4) numaralı
fıkralar uyarınca tevkifat yapılmaz.172173174

31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Hazine” ibaresi
“Hazine ve 4749 sayılı Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri” şeklinde değiştirilmiştir.
172
20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Şu kadar ki,”
ibaresinden sonra gelmek üzere “5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (l) bendi kapsamına giren kurumlar ile” ibaresi eklenmiştir.
173
11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle bu fıkraya birinci cümlesinden
sonra gelmek üzere “(Diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümlerinin açık olarak
kesinti suretiyle ödenen vergileri de kapsama almadığı durumlar dahil).” ibaresi eklenmiştir.
171

6) Bu maddenin (1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkralarında belirtilen tevkifat oranlarını
yabancı para cinsinde ihraç edilen menkul kıymetlerden sağlanan getiriler ile döviz cinsinden
açılmış hesaplardan elde edilen kâr payı ve faiz gelirleri için ayrı ayrı veya birlikte %40’a
kadar artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.175176177
7) (1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkra hükümleri uyarınca tevkifata tâbi tutulan kazançlar
için gerçek kişilerce yıllık veya münferit beyanname verilmez. Diğer gelirler dolayısıyla
verilecek yıllık beyannameye bu gelirler dahil edilmez. (Ek cümle: 27/6/2006-5527/1 md.)
Söz konusu fıkra hükümleri uyarınca tevkifata tâbi tutulsun tutulmasın dar mükellef gerçek
kişi veya kurumlarca Hazine, 4749 sayılı Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri ve
tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerden sağlanan
kazanç ve iratlar için münferit veya özel beyanname verilmez. Ticarî faaliyet kapsamında elde
edilen gelirler ticarî kazanç hükümleri çerçevesinde kazancın tespitinde dikkate alınır ve
tevkif suretiyle ödenmiş olan vergiler, 94 üncü madde kapsamında tevkif edilen vergilerin tâbi
olduğu hükümler çerçevesinde tevkifata tâbi kazançların beyan edildiği beyannamelerde
hesaplanan vergiden mahsup edilir. Şu kadar ki, (2) ve (3) numaralı fıkralar kapsamında
tevkif suretiyle ödenen verginin, işlemden doğan kazancın tâbi olduğu tevkifat oranı ile
çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşan kısmı yıllık beyannamede hesaplanan vergiden mahsup
edilmez.178179
8) Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan menkul kıymetler yatırım fonları (borsa
yatırım fonları ile konut finansman fonları ve varlık finansman fonları dahil) ile menkul
kıymetler yatırım ortaklıklarının Kurumlar Vergisinden istisna edilmiş olan portföy
kazançları, dağıtılsın veya dağıtılmasın % 15 oranında vergi tevkifatına tâbi tutulur. Bu
kazançlar üzerinden 94 üncü madde uyarınca ayrıca tevkifat yapılmaz. Bu fon veya
ortaklıklarının katılma paylarının ilgili fona iadesinden elde edilen gelirler ile hisse
senetlerinin alım satımından elde edilen kazançlar için yıllık beyanname verilmez. Diğer

4/11/2021 tarihli ve 7341 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “(1) bendi”
ibaresi “(1) ve (p) bentleri” şeklinde değiştirilmiştir.
175
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 45 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu”
ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
176
5/12/2019 tarihli ve 7194 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “beş puana
kadar” ibaresi “ayrı ayrı veya birlikte bir katına kadar” şeklinde değiştirilmiştir.
177
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 12 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “faiz gelirleri
için ayrı ayrı veya birlikte bir katına” ibaresi “kâr payı ve faiz gelirleri için ayrı ayrı veya birlikte
%40’a” şeklinde değiştirilmiştir.
178
13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle, bu fıkranın üçüncü cümlesinde yer
alan “Hazine tarafından” ibaresi “Hazine ve tam mükellef kurumlar tarafından” şeklinde
değiştirilmiştir.
179
31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Hazine ve tam
mükellef kurumlar” ibaresi “Hazine, 4749 sayılı Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri ve
tam mükellef kurumlar” şeklinde değiştirilmiştir.
174

gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmez.
Ticarî işletmeye dahil olan bu nitelikteki gelirler, bu fıkra kapsamı dışındadır.180181
9) Bu maddenin yürürlük tarihinden önce ihraç edilmiş olan her nevi tahvil ve Hazine
bonoları ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin elde
tutulması veya elden çıkarılması suretiyle sağlanan gelirlerin vergilendirilmesinde bu madde
hükümleri uygulanmaz. Bu gelirlerin vergilendirilmesinde, 31.12.2005 tarihi itibarıyla geçerli
olan hükümler uygulanır.182
10) Bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce iktisap edilmiş olan menkul kıymet
veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından veya elde tutulma sürecinde
elde edilen gelirler için bu madde hükümleri uygulanmaz. Bu gelirlerin vergilendirilmesinde
31.12.2005 tarihi itibarıyla geçerli olan hükümler uygulanır.182
11) (Ek: 22/12/2005-5436/14 md.) Dar mükellefler de dahil olmak üzere, bu madde
kapsamında tevkifata tâbi tutulan ve yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği
belirtilen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan
kazançları için takvim yılı itibarıyla yıllık beyanname verilebilir. Beyan edilen gelirden, aynı
türden menkul kıymetler için yıl içinde oluşan zararların tamamı mahsup edilebilir. Beyan
edilen gelir üzerinden %15 oranında vergi hesaplanır. Hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif
edilen vergiler mahsup edilir, mahsup edilemeyen tutar genel hükümler çerçevesinde red ve
iade edilir. Şu kadar ki, mahsup edilemeyen zararlar izleyen takvim yıllarına devredilemez.
12) Bu maddede geçen, “banka” kavramı 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar
Kanunu kapsamında Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar ile Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankasını “aracı kurum” kavramı ise 28.7.1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası
Kanunu kapsamında Türkiye’de faaliyette bulunan aracı kurumları ifade eder.183
13) Bu maddede geçen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı ifadesi, özel bir
belirleme yapılmadığı sürece Türkiye’de ihraç edilmiş ve Sermaye Piyasası Kurulunca kayda
alınmış ve/veya Türkiye’de kurulu menkul kıymet ve vadeli işlem ve opsiyon borsalarında
işlem gören menkul kıymetler veya diğer sermaye piyasası araçları ile kayda alınmamış olsa
veya menkul kıymet ve vadeli işlem borsalarında işlem görmese dahi Hazinece veya diğer

27/6/2006 tarihli ve 5527 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “(borsa yatırım
fonları hariç)” ibaresi, (borsa yatırım fonları ile konut finansman fonları ve varlık finansman fonları
dahil) şeklinde değiştirilmiştir.
181
4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu paragrafta yer alan “katılma
belgelerinin” ibaresi “katılma paylarının” şeklinde değiştirilmiştir.
182
22/12/2005 tarihli ve 5436 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle 9) numaralı fıkrada yer alan
“hazine bonosu faizleri” ibaresi “Hazine bonoları” şeklinde değiştirilmiş,bentdeki parantez içi hüküm
kaldırılmış; mevcut 11) numaralı fıkradaki "Türkiye'de faaliyette bulunan bankaları" ibaresi
“Türkiye'de faaliyette bulunan bankalar ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasını" şeklinde
değiştirilmiş, 10 numaralı fıkradaki parantez içi hüküm kaldırılmış, yeni bir 11) numaralı fıkra
eklenerek diğer fıkra numaraları yeniden teselsül ettirilmiştir.
183
22/12/2005 tarihli ve 5436 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle bu maddeye 11) numaralı fıkra
eklenerek diğer fıkra numaraları yeniden teselsül ettirilmiştir.
180

kamu tüzel kişilerince ihraç edilecek her türlü menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası
aracını ifade eder.
Bankaların ve aracı kurumların taraf olduğu veya bunlar aracılığıyla yapılan; belirli bir
vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte, ekonomik veya finansal göstergeye
dayalı olarak düzenlenenler de dahil olmak üzere, para veya sermaye piyasası aracını, malı,
kıymetli madeni ve dövizi alma, satma, değiştirme hak ve/veya yükümlülüğünü veren vadeli
işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile döviz, kıymetli madenler ve Sermaye Piyasası Kurulunca
belirlenen diğer varlıklar üzerine yapılan kaldıraçlı işlemlere ilişkin sözleşmeler bu madde
uygulamasında diğer sermaye piyasası aracı addolunur.184
14) (Değişik: 22/12/2005-5436/14 md.) Türkiye'de kurulu vadeli işlem ve opsiyon
borsalarında 31/12/2008 tarihine kadar yapılan işlemlerden elde edilen kazançlar için (1)
numaralı fıkrada belirtilen tevkifat oranı sıfır olarak uygulanır. Tam ve dar mükellef
kurumların (Türkiye’de işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla faaliyette bulunmayanlar hariç)
(…)185 aralarında yaptıkları vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden doğan kazançları
bakımından bu madde hükümleri uygulanmaz. Şu kadar ki, banka ve benzeri finans kurumları
için Türkiye’de işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla faaliyette bulunma şartı aranmaz.186
15) (Ek: 22/12/2005-5436/14 md.) Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin
5281 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki (2) numaralı fıkrasında, Sermaye
Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonu olarak addolunmuş dar mükellefiyete tâbi
yatırım fonlarının vergilendirilmeye ilişkin 31.12.2005 tarihindeki bu statüleri;
a) 31.12.2005 tarihinden önce ihraç edilen menkul kıymetlerle (hisse senetleri hariç)
sınırlı olmak üzere bu menkul kıymetlerin tamamı itfa edilinceye kadar,
b) 31.12.2005 tarihinde portföylerinde bulunan hisse senetleri için ise bu menkul
kıymetlerin bu tarihten sonra portföyden ilk çıkış tarihine kadar,
Devam eder.
16) Bu madde kapsamına girmeyen ve 1.1 2006 tarihinden önce iktisap edilmiş olan
menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan gelirlerin vergilendirilmesinde
31.12.2005 tarihi itibariyla geçerli olan hükümler uygulanır.
17) (Ek: 27/6/2006-5527/1 md.) Cumhurbaşkanı bu maddede yer alan oranları her bir
sermaye piyasası aracı, ihraç edenler, ihraç veya iktisap tarihi, hesap türü, hesap açılış tarihi,
kazanç ve irat türü ile bunların vadesi, elde tutulma süresi ve bunları elde edenler itibarıyla,
yatırım fonlarının katılma paylarının fona iade edilmesinden veya diğer şekillerde elden
11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle bu fıkranın ikinci paragrafına
“opsiyon sözleşmeleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile döviz, kıymetli madenler ve Sermaye
Piyasası Kurulunca belirlenen diğer varlıklar üzerine yapılan kaldıraçlı işlemlere ilişkin sözleşmeler”
ibaresi eklenmiştir.
185
27/6/2006 tarihli ve 5527 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu arada yer alan “2006 yılında”
ibaresi madde metninden çıkarılmış, mevcut (16) numaralı fıkradan sonra gelmek üzere “(17)”
numaralı fıkra eklenmiş ve sonraki fıkra numaraları yeniden teselsül ettirilmiştir.
186
28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “2006 yılında”
ibaresi, “31/12/2008 tarihine kadar” olarak değiştirilmiştir.
184

çıkarılmasından elde edilen kazançlar için fonun portföy yapısına göre, ayrı ayrı sıfıra
kadar indirmeye veya %40’a kadar artırmaya yetkilidir.187188189190191192193
18) (Değişik: 22/12/2005 - 5436/14 md.) Bu madde hükümlerinin uygulanmasına
ilişkin esas ve usûlleri belirlemeye, vergiye tâbi işlemlere taraf veya aracı olanları verginin
ödenmesinden sorumlu tutmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.
19) Bu madde hükümleri 31/12/2025 tarihine kadar uygulanır. (Ek cümle:11/11/20207256/19 md.) Cumhurbaşkanı bu fıkrada yer alan tarihi beş yıla kadar uzatmaya
yetkilidir.194195
Geçici Madde 68- (Ek: 30/12/2004-5281/ 30 md.)
(Değişik fıkra:11/11/2020-7256/20 md.) 31/12/2025 tarihine kadar, 10/7/1953 tarihli
ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna göre lisans sahibi olan veya lisans sahibince
yetkilendirilen kişi tarafından organize edilen yarışmalara katılan atların jokeyleri, jokey
yamakları ve antrenörlerine ücret olarak yapılan ödemeler üzerinden %20 oranında gelir
vergisi tevkifatı yapılır. Ödemeyi yapanın 94 üncü madde kapsamında tevkifat yapma
zorunluluğu bulunup bulunmamasının ve 23 üncü maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı
bendinde düzenlenmiş olan istisnanın tevkif yoluyla ödenecek gelir vergisine etkisi yoktur.
Lisans sahibi veya lisans sahibince yetkilendirilen kişi aracılığıyla yapılan ücret ödemelerinde
gelir vergisi tevkifatı lisans sahibi veya lisans sahibince yetkilendirilen kişi tarafından yerine
getirilir.
Tevkif suretiyle vergilendirilmiş bulunan bu gelirler için yıllık beyanname verilmez.
Diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil
edilmez.
23/7/02010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “her bir
kazanç” ibaresi 1/10/2010 tarihinden geçerli olmak üzere “her bir sermaye piyasası aracı, kazanç”
şeklinde değiştirilmiştir.
188
31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bunları elde
edenler” ibaresinden önce gelmek üzere “bunların vadesi ve”, “yatırım fonlarının katılma
belgelerinin fona iade edilmesinden” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya diğer şekillerde elden
çıkarılmasından” ibareleri eklenmiştir.
189
27/6/2006 tarihli ve 5527 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle mevcut (16) numaralı fıkradan sonra
gelmek üzere “(17)” numaralı fıkra eklenmiş ve sonraki fıkra numaraları yeniden teselsül
ettirilmiştir.
190
15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, bu fıkraya “bunların vadesi”
ibaresinden sonra gelmek üzere “, elde tutulma süresi” ibaresi eklenmiştir.
191
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 45 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu”
ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
192
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “%15’e” ibaresi
“%40’a” şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkraya “her bir sermaye piyasası aracı,” ibaresinden sonra
gelmek üzere “ihraç edenler, ihraç veya iktisap tarihi, hesap türü, hesap açılış tarihi,” ibaresi
eklenmiştir.
193
4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu paragrafta yer alan “katılma
belgelerinin” ibaresi “katılma paylarının” şeklinde değiştirilmiştir.
194
11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “31/12/2020”
ibaresi “31/12/2025” şeklinde değiştirilmiştir.
195
11/12/2025 tarihli ve 33104 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10680 sayılı Cumhurbaşkanı
Kararı ile bu fıkrada yer alan süre 31/12/2030 tarihine kadar uzatılmıştır.
187

Cumhurbaşkanı, % 20 oranını % 25 oranına kadar artırmaya veya kanunî oranına
kadar indirmeye yetkilidir.196
Geçici Madde 69 – (Ek: 30/3/2006-5479/3 md.)
Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri; 31/12/2005 tarihi itibarıyla mevcut olup, 2005
yılı kazançlarından indiremedikleri yatırım indirimi istisnası tutarları ile;
a) 24/4/2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik
belgeleri kapsamında, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı
Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı maddeleri çerçevesinde
başlanılmış yatırımları için belge kapsamında 1/1/2006 tarihinden sonra yapacakları
yatırımları,
b) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 19 uncu maddesi kapsamında 1/1/2006
tarihinden önce başlanan yatırımlarla ilgili olarak, yatırımla iktisadi ve teknik bakımdan
bütünlük arz edip bu tarihten sonra yapılan yatırımları,
nedeniyle, 31/12/2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre
hesaplayacakları yatırım indirimi istisnası tutarlarını, yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (bu
Kanunun geçici 61 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan vergi oranına ilişkin hüküm
dâhil) çerçevesinde kazançlarından indirebilirler. (Ek cümleler: 23/7/2010-6009/5 md.; İptal
birinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 9/2/2012 tarihli ve E.2010/93, K.2012/20 sayılı
kararıyla) Kalan kazanç üzerinden yürürlükteki vergi oranına göre vergi hesaplanır.197
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Geçici Madde 70 – (Ek: 30/3/2006-5479/3 md.)
2006 takvim yılına ilişkin olarak yapılmış ücret ödemeleri için bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar yapılmış olan gelir vergisi tevkifat tutarlarının 103 üncü maddede
bu Kanunla yapılan değişiklik hükmü uyarınca hesaplanan vergiden fazla olması halinde, fark
vergi tutarı terkin edilir, tahsil edilmişse mükelleflerin sonraki dönemlerde ödeyecekleri gelir
vergisinden mahsup edilir. Eksik olması halinde ise bu fark, vergi sorumluları tarafından bu
Kanunun yayımlanmasından sonra yapılacak ilk ücret ödemesinden kesilerek bu ödemenin ait
olduğu döneme ilişkin muhtasar beyannamenin verilme ve ödeme süresi içinde topluca
(muhtasar beyanname verme yükümlülüğü olmayanlar hariç) verilecek ayrı bir beyanname ile
beyan edilir ve ödenir. Bu beyanname için ayrıca damga vergisi hesaplanmaz. Anılan sürede
düzeltilen söz konusu fark için gecikme faizi ve vergi cezası aranmaz; eksik tahakkuk etmiş
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 45 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu”
ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
197
23/7/02010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yine bu tarihteki
mevzuat hükümleri (vergi oranına ilişkin hükümler dâhil) çerçevesinde kazançlarından indirebilirler.”
ibaresi “yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (bu Kanunun geçici 61 inci maddesinin ikinci fıkrasında
yer alan vergi oranına ilişkin hüküm dâhil) çerçevesinde kazançlarından indirebilirler.” şeklinde
değiştirilmiştir.
196

olan verginin bu süre içinde tamamlanmaması halinde bu tarihte vergi ziyaı doğmuş olur. Bu
hükmün uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Geçici Madde 71 – (Ek: 28/3/2007-5615/11 md.)
Bu Kanunun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin
uygulanmasına ilişkin olarak, 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı
bentlerinde sayılan ve 1/1/2007 tarihinden önce iktisap edilmiş olan mal (gerçek usûlde
vergilendirilen çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların elden
çıkarılmasından doğan kazançların vergilendirilmesinde dört yıllık süre esas alınır.
Geçici Madde 72 – (Ek: 4/6/2008-5766/8 md.)198199200
(1) 31/12/2028 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden
aşağıdaki oranlarda gelir vergisi tevkifatı yapılır.201
a) Lig usulüne tabi spor dallarında;
1) En üst ligdekiler için % 20,202
2) En üst altı ligdekiler için % 10,
3) Diğer liglerdekiler için % 5,
b) Lig usulüne tabi olmayan spor dallarındaki sporculara yapılan ödemeler ile milli
sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerden % 5.
(2) (Değişik:5/12/2019-7194/21 md.) Bu ödemeler üzerinden 94 üncü madde
kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz. Bu madde kapsamındaki gelirler toplamının, 103 üncü
maddede yazılı tarifenin dördüncü diliminde yer alan tutarı aşması hâlinde, bu gelirler yıllık
beyannameyle beyan edilir. Yıllık beyanname verilmesi durumunda, beyan edilen bu gelirler
üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, tevkifat yapmakla sorumlu olanlarca vergi dairesine
ödenmiş olması şartıyla, bu Kanuna göre kesilen vergiler mahsup edilir.
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan ücret ve ücret sayılan
ödemelerin vergilendirilmesinde 31/12/2007 tarihinde yürürlükte olan hükümler uygulanır.
(4) (Değişik:27/12/2023-7491/13 md.) Cumhurbaşkanı birinci fıkrada yer alan
oranları sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Geçici Madde 73 – (Ek: 4/6/2008-5766/8 md.)203
4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle; bu maddenin 1/7/2008 tarihinde
yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
199
6/12/2017 tairhli ve 7063 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile bu maddenin birinci fıkrasında yer
alan “31/12/2017” ibaresi “31/12/2019” şeklinde değiştirilmiştir.
200
5/12/2019 tarihli ve 7194 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer
alan “31/12/2019” ibaresi “31/12/2023” şeklinde değiştirilmiştir.
201
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “31/12/2023”
ibaresi “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiştir.
202
5/12/2019 tarihli ve 7194 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle bu bentte yer alan “% 15,” ibaresi
“%20,” şeklinde değiştirilmiştir.
198

(1) 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında gelir
vergisi stopajı teşviki uygulanan ücretlerin vergilendirilmesinde, öncelikle Kanunun 32 nci
maddesinde yer alan asgari geçim indirimi dikkate alınır.
(2) Bu madde hükümlerinin uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
Geçici Madde 74 – (Ek: 4/6/2008-5766/8 md.)
(1) 2/11/2007 tarihli ve 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında
Kanun uyarınca kurulan Ajansa yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımlar ile
sponsorluk harcamalarının tamamı; gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden,
kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından
indirilir.
Geçici Madde 75 – (Ek: 18/2/2009-5838/8 md.)204
31/12/2023 tarihine kadar, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme
Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında
belirtilen Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin, bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri
ücretleri üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisinin;
doktoralı olanlar ile 5746 sayılı Kanun kapsamındaki temel bilimler alanlarından birinde en az
yüksek lisans derecesine sahip olanlar için yüzde 95’i, yüksek lisanslı olanlar ile temel
bilimler alanlarından birinde lisans derecesine sahip olanlar için yüzde 90’ı ve diğerleri için
yüzde 80’i verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek
suretiyle terkin edilir. Bu süre içerisinde, anılan maddenin bu maddeye aykırı olan hükmü
uygulanmaz. 205
Geçici Madde 76 – (Ek: 16/6/2009 – 5904/4 md.)

Bu madde; Anayasa Mahkemesi’nin 22/12/2011 tarihli ve E.: 2010/7, K.: 2011/172 sayılı Kararı
ile, 6/6/2008 tarihinden önce 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi kapsamında
yatırıma başlayarak gelir vergisi stopajı teşvikinden faydalanması gereken mükellefler yönünden iptal
edilmiştir.
204
24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle; bu maddede yer alan “31/12/2013”
ibaresi “31/12/2023” şeklinde değiştirilmiştir.
205
16/2/2016 tarihli ve 6676 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve destek
personelinin” ibaresi “, tasarım ve destek personelinin” şeklinde, “doktoralı olanlar için yüzde 90’ı,
diğerleri için yüzde 80’i” ibaresi “doktoralı olanlar ile 5746 sayılı Kanun kapsamındaki temel
bilimler alanlarından birinde en az yüksek lisans derecesine sahip olanlar için yüzde 95’i, yüksek
lisanslı olanlar ile temel bilimler alanlarından birinde lisans derecesine sahip olanlar için yüzde 90’ı
ve diğerleri için yüzde 80’i” şeklinde değiştirilmiştir.
203

10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu
kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar, 31/12/2028
tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.206207208
İstisna edilen bu kazançlar üzerinden 94 üncü madde kapsamında tevkifat yapılmaz.
Münhasıran bu kazançlar için gelir vergisi mükelleflerince yıllık beyanname verilmez, bu
kazançlar verilecek beyannamelere dahil edilmez.
(Ek fıkra:27/12/2023-7491/14 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Geçici Madde 77 – (Ek: 16/6/2009 – 5904/4 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerle ilgili olarak 22/5/2003
tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi uyarınca işverenlerce işçiye ödenen işe
başlatmama tazminatları, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. Anılan
dönemlere ilişkin işe başlatmama tazminatı gelir vergisi tevkifatına tabi tutulan mükelleflerin;
tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan
vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri
uyarınca tahsil edilen gelir vergisinin red ve iade işlemleri yapılır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esası belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Geçici Madde 78 – (Ek: 23/7/2010-6009/6 md.)
2010 takvim yılına ilişkin olarak yapılmış ücret ödemeleri için bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar yapılmış olan gelir vergisi tevkifat tutarlarının, 103 üncü maddede
bu Kanunla yapılan değişiklik hükmü uyarınca hesaplanan vergiden fazla olması halinde, fark
vergi tutarı terkin edilir, tahsil edilmişse mükelleflerin sonraki dönemlerde ödeyecekleri gelir
vergisinden mahsup edilir, mahsup imkânının olmaması halinde ise red ve iade olunur. Eksik
olması halinde ise bu fark, vergi sorumluları tarafından bu Kanunun yayımlanmasından sonra
yapılacak ilk ücret ödemesinden kesilerek bu ödemenin ait olduğu döneme ilişkin muhtasar
beyannamenin verilme ve ödeme süresi içinde topluca (muhtasar beyanname verme
yükümlülüğü olmayanlar hariç) verilecek ayrı bir beyanname ile beyan edilir ve ödenir. Bu
beyanname için ayrıca damga vergisi hesaplanmaz. Anılan sürede düzeltilen söz konusu fark
için gecikme faizi ve vergi cezası aranmaz; eksik tahakkuk etmiş olan verginin bu süre içinde
tamamlanmaması halinde bu tarihte vergi ziyaı doğmuş olur. Bu hükmün uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.

26/2/2014 tarihli ve 6527 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “31/12/2014”
ibaresi “31/12/2018” şeklinde değiştirilmiştir.
207
17/1/2019 tarihli ve 7161 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “31/12/2018”
ibaresi “31/12/2023” şeklinde değiştirilmiştir.
208
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “31/12/2023”
ibaresi “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiştir.
206

Geçici Madde 79 – (Ek: 3/5/2012-6303/9 md.)
Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Hakkında Kanuna göre kurulan Ajansa
yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamı; gelir
vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde
ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilir.
Gelir vergisi stopajı teşviki:
Geçici Madde 80 – (Ek: 31/5/2012-6322/12 md.)
Cumhurbaşkanınca istatistiki bölge birimleri sınıflandırması, kişi başına düşen milli
gelir veya sosyoekonomik gelişmişlik düzeyleri dikkate alınmak suretiyle belirlenen illerde
yapılacak yatırımlar için Ekonomi Bakanlığı tarafından düzenlenen yatırım teşvik belgeleri
kapsamında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/12/2023 tarihine kadar
gerçekleşen yatırımlarda teşvik belgelerinde öngörülen ve fiilen istihdam edilen işçilerin
ücretlerinin sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin
brüt tutarına tekabül eden kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisi, yatırımın kısmen veya
tamamen işletilmesine başlanılan tarihten itibaren 10 yıl süreyle verilecek muhtasar
beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilir.209
Birinci fıkraya istinaden terkin edilecek verginin hesabında, öncelikle 32 nci maddede
yer alan asgari geçim indirimi dikkate alınır.
Yatırımın tamamlanamaması veya teşvik belgesinin iptal edilmesi halinde, gelir
vergisi stopajı teşviki uygulaması nedeniyle terkin edilen vergiler, vergi ziyaı cezası
uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.
Yatırımın faaliyete geçmesinden önce devri halinde devralan, aynı koşulları yerine
getirmek kaydıyla gelir vergisi stopajı teşviki uygulamasından yararlanır.
Yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden sonra devri halinde, gelir
vergisi stopajı teşviki uygulamasından devir tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra
ise kalan süre kadar devralan yararlanır.
Bu madde kapsamındaki gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlananlar, diğer
kanunlarda yer alan aynı mahiyetteki hükümlerden ayrıca yararlanamazlar.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Basit usulde vergilendirmeye geçişte sürelerin hesabı:
Geçici Madde 81 – (Ek: 31/5/2012-6322/13 md.)
46 ncı maddenin altıncı ve yedinci fıkralarında yer alan şartların tespitine 1/1/2012
tarihinden itibaren başlanır.

2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 45 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar
Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
209

Geçici Madde 82 – (Ek: 13/6/2012-6327/10 md.)210
31/12/2027 tarihine kadar, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 253 üncü maddesi kapsamına giren bireysel katılım
yatırımcısı tam mükellef gerçek kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra iktisap
ettikleri tam mükellef anonim şirketlere ait iştirak hisselerini en az iki tam yıl elde tutmaları
şartıyla, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümlerine göre hesapladıkları
hisselerin tutarlarının %75’ini yıllık beyannamelerine konu kazanç ve iratlarından hisselerin
iktisap edildiği dönemde indirebilirler. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Bilimsel ve
Teknolojik Araştırma Kurumu ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve
Destekleme İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen araştırma, geliştirme ve yenilikçilik
programları kapsamında projesi son beş yıl içinde desteklenmiş kurumlara iştirak sağlayan
bireysel katılım yatırımcıları için bu oran %100 olarak uygulanır.211
Yıllık indirim tutarı 2.500.000 TL’yi aşamaz. İlgili yıl kazancından indirilemeyen
kısım, izleyen yıllarda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için
belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.
İki tam yıl elde tutma şartının yerine getirilmemesi halinde, bireysel katılım yatırımcısı
indirimi dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler yönünden vergi ziyaı doğmuş
sayılır. Bu maddeye göre zamanında alınamayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı,
verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun doğduğu tarihi takip eden yılın
başından itibaren başlar.
Bireysel katılım yatırımcılarının vergi desteklerinden yararlanabilmesi için, birinci
fıkrada belirtilen iştirak hisselerini iktisap etmeden önce Hazine ve Maliye Bakanlığına
başvurarak bireysel katılım yatırımcısı lisansı almış olmaları ve lisans kapsamında ortaklık
kurdukları kurumlar tarafından yapılacak faaliyetleri beyan etmeleri şarttır.
Bireysel katılım yatırımcıları, iştirak ettikleri kurumun doğrudan veya dolaylı olarak
ya da ayrı ayrı veya birlikte hâkim ortağı olamazlar. Bireysel katılım yatırımcısı; eşinin,
kendisinin veya eşinin altsoyu ve üstsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın
hısımlarının ya da idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak
bağlı bulunan ya da nüfuzu altında bulunan kurumlara iştirak edemez.

3/11/2022 tarihli ve 7420 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu maddede yer alan “31/12/2017”
ibareleri “31/12/2027” şeklinde, “9/12/1994 tarihli ve 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanunun ek 5 inci” ibaresi “1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 253 üncü” şeklinde, “4059 sayılı Kanunun ek 5 inci” ibaresi “1
sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 253 üncü” şeklinde, “1.000.000 TL’yi” ibaresi “2.500.000
TL’yi” şeklinde, “Hazine Müsteşarlığına” ibaresi “Hazine ve Maliye Bakanlığına” şeklinde, “Hazine
Müsteşarlığınca” ibareleri “Hazine ve Maliye Bakanlığınca” şeklinde, “Maliye Bakanlığı ve Hazine
Müsteşarlığı müştereken” ibaresi “Hazine ve Maliye Bakanlığı” şeklinde değiştirilmiş ve “Bilim,”
ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
211
1/1/2018 tarihli ve 30288 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 22/12/2017 tarihli ve 2017/11176
sayılı Bakanlar Kurulu Kararın 3 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan süre 30/12/2022 tarihine
kadar (bu tarih dahil) uzatılmıştır.
210

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 253 üncü maddesi kapsamında vergi
desteğinden yararlanması Hazine ve Maliye Bakanlığınca desteklenmeyen sektörlerde
ve/veya faaliyetlerde yatırım yapıldığının tespit edilmesi, ortaklık paylarına ilişkin Hazine ve
Maliye Bakanlığınca getirilen şartlara uyulmaması, dördüncü fıkra kapsamında beyan edilen
faaliyetlerde bulunulmaması ve beşinci fıkradaki hükme aykırı işlem tesis edilmesi
durumunda üçüncü fıkra hükümleri uygulanır.
İki yıllık süre şartının yerine getirilememesine neden olan mücbir sebep halleri ile
uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Cumhurbaşkanı birinci fıkrada yer alan 31/12/2027 tarihini beş yıla kadar uzatmaya,
bu madde kapsamında indirim oranını ve azami indirim tutarını %50’sine kadar artırmaya ve
bu oran ve tutarları sıfıra kadar indirmeye yetkilidir.212
Geçici Madde 83 – (Ek: 31/10/2012-6358/17 md.)
EXPO 2016 Antalya Ajansına yapılan her türlü nakdî ve ayni bağış ve yardımlar ile
sponsorluk harcamalarının tamamı; gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden,
kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından
indirilir.
Geçici Madde 84 – (Ek: 3/4/2013-6456/15 md.)
Avrupa Birliği organlarıyla akdedilen ve usulüne göre yürürlüğe konulan anlaşmalar
çerçevesinde proje karşılığı sağlanan hibeler, özel bir fon hesabında tutulur ve gelir olarak
dikkate alınmaz. Söz konusu hibelerle gerçekleştirilecek projelere ilişkin olarak bu fondan
yapılan harcamalar, gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider ve maliyet olarak
dikkate alınmaz. Proje sonunda herhangi bir şekilde harcanmayan ve iade edilmeyen tutarın
kalması hâlinde bu tutar gelir kaydedilir.
Birinci fıkra çerçevesinde sağlanan hibelerle finanse edilen yıllara sâri inşaat ve
onarım işlerine ilişkin ödemeler üzerinden ve yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu
işleri icra edenlere yapılan ödemelerden, fon hesabından yapılan harcama tutarları ile sınırlı
olmak üzere, 94 üncü maddenin birinci fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentleri ile 5520 sayılı
Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 30 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca vergi kesintisi yapılmaz.
Geçici Madde 85 – (Ek: 21/5/2013-6486/13 md.)
Gerçek veya tüzel kişilerce, 15/4/2013 tarihi itibarıyla sahip olunan ve yurt dışında
bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile varlığı kanaat
verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazlar, 31/7/2013 tarihine kadar Türk Lirası cinsinden
rayiç bedelle, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca faaliyette
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 45 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu”
ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
212

bulunan bankalara veya 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca
faaliyette bulunan aracı kurumlara bildirilir ya da vergi dairelerine beyan edilir.213
Birinci fıkrada sayılan kıymetler, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan
mükellefler tarafından beyan tarihini takip eden ay sonuna kadar kanuni defterlere kaydedilir.
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni
defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı,
sermayenin cüz’ü addolunur, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz,
işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde ise vergilendirilmez. Serbest meslek kazanç defteri ile
işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde
ayrıca gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz.
Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %2 oranında vergi tarh
edilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir.
Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında
hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu
sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.
Bu fıkra ile üçüncü fıkraya göre ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir
vergiden mahsup edilemez.
Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve
vergi tarhiyatı yapılmaz. Ancak, diğer nedenlerle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
sonra başlayan 1/1/2013 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri ile takdir
komisyonu kararları uyarınca gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen
matrah farkından, bu madde kapsamında beyan edilen tutarlar, bu tutarlara ilişkin tarh edilen
verginin vadesinde ödenmesi koşuluyla mahsup edilerek tarhiyat yapılır. İndirimi reddedilen
katma değer vergisine ilişkin mahsup edilecek matrah tutarı, indirimi reddedilen vergiye esas
teşkil eden bedeldir. Şu kadar ki, indirimi reddedilen vergiye ilişkin bedelin tespit
edilememesi hâlinde mahsup edilecek matrah tutarı, %18 katma değer vergisi oranı dikkate
alınarak hesaplanır.
Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi veya bu maddede yer alan diğer
şartların yerine getirilememesi nedeniyle mahsup imkânından yararlanılamaması, vergi aslının
gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler red ve iade
edilmez.
Bildirim ve beyana konu edilen varlıklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunun
amortismanlara ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan

31/7/2013 tarihli ve 28724 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 26/7/2013 tarihli ve 2013/5174
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar ile bu fıkrada yer alan bildirim ve beyan süresi 31/10/2013
tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatılmıştır.
213

zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul
edilmez.
Bildirildiği veya beyan edildiği hâlde, 15/4/2013 tarihi itibarıyla yurt dışında
bulunduğu kanaat verici belge ile tevsik edilemeyen para, döviz, altın, menkul kıymet ve
diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar dolayısıyla beşinci fıkra hükmünden
yararlanılamaz.
Bildirim veya beyanın yapıldığı tarihi takip eden ay sonuna kadar Türkiye’ye
getirilmeyen veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer
edilmeyen para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları dolayısıyla
beşinci fıkra hükmünden yararlanılamaz.
Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların;
a) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin
satışından doğan kazançları,
b) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri iştirak
kazançları,
c) Yurt dışında bulunan iş yeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ticari
kazançları,
31/10/2013 tarihine kadar elde edilenler de dâhil olmak üzere, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren 31/12/2013 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi kaydıyla gelir
veya kurumlar vergisinden müstesnadır.
Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de
bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazançları, 31/12/2013 tarihine kadar Türkiye’ye
transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.
Bildirim ve beyan süresi sona erdikten sonra bildirim veya beyanlara ilişkin düzeltme
yapılamaz.
İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek veya tüzel kişilerin bu madde uyarınca yapılacak
işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmeye mecburdurlar.
Bu maddede yer alan bildirim ve beyan sürelerini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar
uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Bu madde uyarınca verilmesi gereken beyannamelerin şekil, içerik ve ekleri ile
verileceği yeri ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Bu maddenin uygulamasında kanaat verici belge: Devlet tarafından veya Devlet
güvencesinde tutulan kayıt ve sicilleri; banka, banker, aracı kurumlar ve benzeri mali
kurumlar ile posta idaresi, noter gibi kurum ve kuruluşların kayıt ve belgelerini, 213 sayılı
Kanunun İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında yer alan belgeler ve muadili belgeler ile bilgi
değişiminde bulunulan yabancı ülkelerde yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk
elçilik ya da konsoloslukları, yoksa ilgili ülkenin Türk menfaatini koruyan aynı nitelikteki
temsilcileri tarafından tasdik olunan belgeleri ifade eder.

Geçici Madde 86- (Ek: 26/10/2016-6753/1 md.)
2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin net ücretleri bu Kanunun 103 üncü
maddesinde yazılı tarife nedeniyle 32 nci maddedeki esaslara göre sadece kendisi için asgari
geçim indirimi hesaplanan asgari ücretlilere 2016 yılı Ocak ayına ilişkin ödenen net ücretin
altında kalanlara, bu tutar ile 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin olarak aylık
hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgari geçim indirimine ayrıca ilave
edilir. Bu fıkrada geçen net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgari geçim
indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade eder.
Bu Kanunun bu maddeye aykırı olan hükümleri 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık
ayları için uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile mahsup şeklini ve dönemini
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Geçici Madde 87- (Ek: 28/11/2017-7061/15 md.)
2017 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin net ücretleri bu Kanunun 103
üncü maddesinde yazılı tarife nedeniyle 32 nci maddedeki esaslara göre sadece kendisi için
asgari geçim indirimi hesaplanan asgari ücretlilere 2017 yılı Ocak ayına ilişkin ödenen net
ücretin altında kalanlara, bu tutar ile 2017 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin
olarak aylık hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgari geçim indirimine
ayrıca ilave edilir. Bu fıkrada geçen net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgari
geçim indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade eder.
Bu Kanunun bu maddeye aykırı olan hükümleri 2017 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve
Aralık ayları için uygulanmaz.
Bu maddenin yayımlandığı tarih itibarıyla birinci fıkrada yer alan dönemlere ilişkin
olarak verilmiş olan muhtasar beyannamelerde beyan edilen ve birinci fıkra hükmü
kapsamında ilave asgari geçim indirimi uygulanamaması nedeniyle çalışanlarca fazla ödenen
vergiler, bunlara iade edilmek üzere, vergi sorumlularınca bu maddenin yayımı tarihinden
sonra verilecek muhtasar beyannameler üzerinde hesaplanan vergiden mahsup edilmek
suretiyle reddolunur.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile mahsup şeklini ve dönemini
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Geçici Madde 88- (Ek: 29/3/2018-7104/18 md.)
Taksi, dolmuş, minibüs ve umum servislere ait ticari plakaların, bu maddenin yürürlük
tarihinden önce elden çıkarılmasından doğan kazanç ve işlemlerle ilgili olarak vergi
incelemeleri veya takdir işlemlerine istinaden herhangi bir vergi tarhiyatı yapılmaz, vergi
cezası kesilmez, daha önce yapılmış olan tarhiyatlardan ve kesilmiş cezalardan varsa açılmış

davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilir, tahakkuk eden tutarlar terkin edilir, tahsil
edilen tutarlar red ve iade edilmez.
Geçici Madde 89 - (Ek:18/1/2019-7162/4 md.)
27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi
kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi
tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek
tahsil edilen gelir vergisi, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha
yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri
şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade
edilir.
Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak
yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez.
Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleriyle ilgili olarak bu madde
hükmü uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
Geçici Madde 90 – (Ek:17/7/2019-7186/2 md.)
Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarını, bu maddedeki hükümler çerçevesinde, 31/12/2019 tarihine kadar Türkiye’deki
banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe
tasarruf edebilirler.214
Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %1 oranında
hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu
sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.
Birinci fıkra kapsamına giren varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal
kurumlardan kullanılan ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı
olan kredilerin en geç 31/12/2019 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde,
defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için
Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu madde hükümlerinden yararlanılır.214
Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye
avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle
karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu
madde hükümlerinden yararlanılır.

30/12/2019 tarihli ve 30994 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1948 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı
ile, bu fıkralarda yer alan süreler bitim tarihlerinden itibaren 6 ay uzatılmıştır.
214

213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler, bu madde kapsamında
Türkiye’ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın
işletmelerine dâhil edebilecekleri gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için
dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilirler.
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan
ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/12/2019 tarihine kadar vergi dairelerine beyan
edilir. Beyan edilen söz konusu varlıklar, 31/12/2019 tarihine kadar, dönem kazancının
tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilir. Bu takdirde, söz konusu
varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate
alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Bu fıkra kapsamında beyan edilen taşınmazların ayni
sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması hâlinde, sermaye artırım
kararının beyan tarihi itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın beyan tarihini izleyen
onuncu ayın sonuna kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden
faydalanılabilir. Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %1 oranında vergi
tarh edilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir.214
Bu madde kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir
vergiden mahsup edilemez. Türkiye’ye getirilen veya kanuni defterlere kaydedilen varlıkların
elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından
gider veya indirim olarak kabul edilmez.
Bu madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle
vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen
veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve birinci fıkra
uyarınca bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye
getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer
edilmesi şarttır.
Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan süreleri, bitim tarihlerinden itibaren altı aya
kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye
getirilmesi, bildirim ve beyanı ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim veya
beyana esas değerlerin tespiti, bildirim ve beyanların şekli, içeriği ve ekleri ile yapılacağı yeri,
maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve
esasları belirlemeye yetkilidir.
Geçici Madde 91- (Ek:5/12/2019-7194/22 md.)
1/1/2019-31/12/2019 tarihleri arasında elde edilen ücret gelirlerine, bu maddeyi ihdas
eden Kanunla 103 üncü maddede yapılan değişiklik öncesi tarife uygulanır.
Mükerrer 123 üncü maddeye bu maddeyi ihdas eden Kanunla eklenen 40/1 maddesi
ile 68 inci maddede yer alan 5.500 Türk liralık kira tutarı hakkında, 2019 yılına ilişkin olarak
1/1/2020 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yeniden değerleme yapılmaz.

Geçici 72 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde ve
ikinci fıkrasında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, 1/11/2019 tarihinden
önce akdedilerek geçerlilik kazanmış sporcu sözleşmeleri kapsamında yapılan ücret
ödemelerine uygulanmaz. Daha önceki sözleşmeler kapsamında yapılan ücret ödemeleri için
geçici 72 nci maddenin değişiklik öncesi hükümleri uygulanır. 1/11/2019 tarihinden önceki
sözleşmelere ilişkin olarak 1/11/2019 tarihinden sonra yapılan süre uzatımı ve ücreti etkileyen
değişiklikler bu kapsamda değildir.
Geçici Madde 92- (Ek:14/10/2021-7338/11 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kamu kurum ve kuruluşları tarafından
yapılan tarımsal destek ödemeleri üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisi,
çiftçilerin düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları
ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla, 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca, tahsil tarihinden itibaren aynı Kanunun
112 nci maddesinin (4) numaralı fıkrası hükmüne göre hesaplanacak faizi ile birlikte red ve
iade edilir.
Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak daha
önce verilmiş ve kanun yolu tüketilmemiş kararlar uyarınca, taraflara tebliğ edilip
edilmediğine bakılmaksızın işlem yapılmaz, idarece de açılmış davalar sürdürülmez, faiz,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez, hükmedilmişse ödenmez. Hakkında
kesinleşmiş yargı kararı bulunanların iade talepleriyle ilgili olarak bu madde hükmü
uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
Geçici Madde 93 – (Ek:11/11/2020-7256/21 md.)215
Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarını, bu maddedeki hükümler çerçevesinde, 30/6/2021 tarihine kadar Türkiye’deki
banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe
tasarruf edebilirler.
Birinci fıkra kapsamına giren varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal
kurumlardan kullanılan ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı
olan kredilerin en geç 30/6/2021 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde,
defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için
Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu madde hükümlerinden yararlanılır.

31/12/2021 tarihli ve 31706 (6.Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5058 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararı ile bu maddenin birinci, ikinci ve beşinci fıkralarında yer alan sürelerin
31/12/2021 tarihinden itibaren 30/6/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) uzatılmasına karar
verilmiştir.
215

Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye
avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle
karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu
madde hükümlerinden yararlanılır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler, bu madde kapsamında
Türkiye’ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın
işletmelerine dâhil edebilecekleri gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için
dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilirler.
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan
ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 30/6/2021 tarihine kadar vergi dairelerine bildirilir.
Bildirilen söz konusu varlıklar, 30/6/2021 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate
alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilir. Bu takdirde, söz konusu varlıklar vergiye tabi
kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden
çekilebilir. Bu fıkra kapsamında bildirilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak
suretiyle işletme kayıtlarına alınması hâlinde, sermaye artırım kararının bildirim tarihi
itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın bildirim tarihini izleyen onuncu ayın sonuna
kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden faydalanılabilir.
Türkiye’ye getirilen veya kanuni defterlere kaydedilen varlıkların elden
çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider
veya indirim olarak kabul edilmez.
Bu madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve
vergi tarhiyatı yapılmaz. Bu hükümden faydalanılabilmesi için birinci fıkra uyarınca bildirilen
varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya
Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır.
Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan süreleri, bitim tarihlerinden itibaren her
defasında altı ayı geçmeyen süreler hâlinde bir yıla kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye
Bakanlığı, madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye
dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirime esas değerlerin tespiti, bildirimin şekli, içeriği
ve ekleri ile yapılacağı yeri, maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile
uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Akademik yorum ve analiz — GVK m. 124 şerhi

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama


gvk m. 124, «Kaldırılan hükümler» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt teknik bir usul kuralı olmanın ötesinde; piyasa güveni, alacaklının (hamilin) korunması, kayıt düzeni ve dürüst işlem ilkeleri arasında denge kuran bir normatif düğüm noktasıdır. Sistematik açıdan hüküm, kanunun önceki maddelerinde kurulan yükümlülük ve yaptırım rejimini tamamlar; sonraki maddelerle birlikte okunduğunda koruma zincirinin sürekliliği sağlanır. Ratio legis, çek ve benzeri ödeme araçlarının tedavül kabiliyetinin korunması, karşılıksızlık riskinin yönetilmesi ve kamu otoritesinin öngördüğü kayıt/denetim araçlarının işlemesidir. Tarihsel olarak 5941 sayılı Çek Kanunu, önceki dönem düzenlemelerinin (özellikle 3167 sayılı Kanun çizgisinin) bıraktığı boşlukları kapatmak ve modern bankacılık–risk merkezi altyapısıyla uyumlu bir rejim kurmak üzere ihdas edilmiştir. Madde metninin lafzı şöyledir (özet alıntı): Madde 124 – 5421 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile mezkür kanunu değiştiren 5820,
6247, 6582, 6838 ve 6908 sayılı kanunlar 1/1/1961 tarihinden, 2897, 3343, 4750 ve 5818
sayılı Kanunlarla 4040, 4226 sayılı kanunların Hayvanlar Vergisini ilgilendiren hükümleri de
1/1/1962 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçmiş yıllara ait vergiler:
Geçici Madde 1 – (Ek: 24/12/1980-2361/86 md.) a) 1981 … Bu metin, yoruma açık genel kavramlarla (özen, bildirim, yasak, ödeme, ibraz vb.) somut usul adımlarını bir arada barındırır; dolayısıyla hem kavram analizi hem de usul–esas ayrımı zorunludur.

2. Maddedeki Kavramların Analizi


2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 124, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara bağlamaktadır. Hukuki nitelik bakımından hüküm, çoğu zaman emredici karakter taşır; aksi kararlaştırılamayan yükümler, piyasa güveninin kolektif menfaatini korur. Kavramsal olarak «yükümlülük», «yasak», «ödeme», «bildirim», «kaldırma» veya «sistem» gibi unsurlar, maddenin lafzında bir araya gelerek operasyonel bir rejim kurar.

2.2. Usulî ve maddi unsurlar

Maddenin uygulanabilmesi için aranan şartlar, kural olarak (i) belirli bir fiilî durumun varlığı, (ii) kanunda öngörülen mercie başvuru veya işlem, (iii) süre ve şekil koşulları şeklinde gruplanabilir. Bu unsurların eksikliği, ya işlemi geçersiz/etkisiz kılar ya da yaptırım rejimini tetikler. Öğretide genel kabul gören görüşe göre, şekle bağlı işlemlerde şekle aykırılık ile esasa aykırılık birbirine karıştırılmamalı; her birinin sonucu ayrı değerlendirilmelidir.

2.3. Korunan menfaat ve muhataplar

Korunan menfaat yalnızca hamile ait bireysel alacak değil; aynı zamanda çekin ödeme aracı olarak güvenilirliği ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele gibi kamusal menfaatlerdir. Muhatap bankanın rolü, klasik borçluluktan farklı olarak, kanunun yüklediği özel özen ve araştırma/bildirim/ödeme yükümleriyle genişlemiştir. Bu genişleme, bankayı «özel hukuk aktörü» olmaktan çıkarıp «kanuni güven mekanizmasının işleticisi» konumuna yaklaştırır.

2.4. Yaptırım ve sonuçlar

Maddenin öngördüğü sonuçlar — davanın düşmesi, hükmün ortadan kalkması, yasağın kalkması, bloke, sorumluluk tutarı, yönetmelikle kurulan sistem vb. — somut fıkralara göre değişir. Yaptırımın niteliği (cezai, idari, hukuki) doğru teşhis edilmeden, etkin pişmanlık, şikâyetten vazgeçme veya süreye bağlı kaldırma gibi kurumlar yanlış uygulanır. Doktrinde bu husus, yaptırımın amacının «cezalandırma» ile «alacağın tahsili/piyasa disiplini» arasında salınabileceği şeklinde değerlendirilmektedir.

3. Sistematik İlişkiler


- gvk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 124'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- gvk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici denetimin fiilî dayanağıdır.
- gvk m. 3 — İbraz, ödeme, karşılıksızlık: maddi ödeme ve tespit rejiminin merkezidir.
- gvk m. 5 — Ceza ve yasak rejimi: m. 124 ile sıkı bağ (özellikle etkin pişmanlık ve yasağın kaldırılması bağlamında).
- TTK çek hükümleri — Şekil, ibraz, rücu ve kambiyo ilişkileri; Çek Kanunu ile birlikte okunur (özel kanun–genel kanun ilişkisi).
- İİK m. 353 — İtiraz usulüne atıf içeren hükümlerde usulî yol haritası sağlar.

Bu ilişkiler, m. 124'nin «tek başına» uygulanamayacağını; aksine, kanunun bütüncül mimarisinin bir parçası olduğunu gösterir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı


Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazlık hatları şunlardır: (i) ödeme veya taahhüdün «tamamen» yapılıp yapılmadığı, (ii) faiz hesabının 3095 sayılı Kanun’a göre doğru kurulup kurulmadığı, (iii) yasağın MERSİS ve Risk Merkezi’ne bildirimi ile ilanın usulüne uygunluğu, (iv) şikâyetten vazgeçmenin kapsamı, (v) süreye bağlı kaldırma taleplerinde üç yıl/on yıl hesabı, (vi) elektronik/takas yoluyla ibrazın sonuçları. Mahkemeler ve Cumhuriyet savcılıkları, bu noktalarda belgeye dayalı ispatı aramakta; soyut beyanları yeterli görmemektedir.

Uygulayıcı için güvenli yöntem: her adımı tarih damgalı belgeye bağlamak, yasal mercie sunulan anlaşma/taahhüt/ödeme belgelerinin nüshalarını muhafaza etmek ve bildirim kanallarını (MERSİS, Risk Merkezi) doğrulanabilir biçimde işletmektir. Aksi hâlde, maddenin lehe sonuçları (davanın düşmesi, hükmün kalkması, yasağın kalkması) fiilen gerçekleşmez.

5. Pratik Örnek Olaylar


Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamamen öder ve belgeleri mahkemeye sunar. Hukuki Analiz: gvk m. 124 (ve bağlantılı m. 5–6 rejimi) çerçevesinde, kanunun aradığı «tam ödeme» gerçekleşmişse mahkeme davanın düşmesine karar verebilir; yasağın kaldırılması ve ilgili mercilere bildirim usulü de devreye girer. Eksik faiz veya kısmi ödeme, lehe sonucun doğmasını engelleyebilir.

Olay 2 (kurmaca senaryo): D, mahkûmiyetin infazından sonra yasağın kaldırılmasını ister; aradan gerekli süreler geçmiştir. Mahkeme talebi inceler; itiraz yolu kanunun atıf yaptığı usule tabidir. Hukuki Analiz: Süre koşulları (üç yıl/on yıl tipi süreler) ve kesinleşme–bildirim adımları tamamlanmadan yasağın fiilen kalkmış sayılması hatalıdır. Bildirim ve ilan, maddenin kamuya açıklık boyutudur.

Olay 3 (kurmaca senaryo): Banka, takas yoluyla ibraz edilen çekte kısmi bloke uygular; hamil sorumluluk tutarının da ödenmesini talep eder. Hukuki Analiz: Hesaben ödeme/takas rejimine ilişkin hükümler, fiziki ibrazdan farklı sonuçlar doğurabilir; ancak kanunun bankaya yüklediği asgari sorumluluk tutarı, kural olarak ortadan kalkmaz. Bloke süreleri ve lehtar lehine koruma dikkatle uygulanmalıdır.

6. Pratik Uygulama Notları


- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her biri ayrı hesaplanmalıdır.
- Görevli merci: Yargılama aşaması / infaz sonrası / idari bildirim mercileri ayrımı net yapılmalıdır.
- Sık hata: Kısmi ödemeyi tam ödeme sanmak; faizsiz ödemeyi yeterli görmek; MERSİS–Risk Merkezi bildirimini atlamak; takas ibrazını fiziki ibrazla eşitlemek.
- Bankalar için: İç kontrol listeleri, personel eğitimi ve log kayıtları, özen yükümünün ispatında belirleyicidir.
- Hamil için: Fotokopi, bloke yazısı, karşılıksızlık şerhi ve takip yolları (kambiyo takibi, şikâyet) stratejik birlikte planlanmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme


Madde 124, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu yanı, alacağın tahsilini teşvik eden ve yasağı sonsuz bir damga olmaktan çıkaran esnekliktir. Eleştiriye açık yanları ise şunlardır: (i) usulî adımların çokluğu, bilgisiz borçlular için fiilî engel oluşturabilir; (ii) faiz ve «tam ödeme» hesabı uygulamada tartışma üretir; (iii) elektronik takas ile fiziki ibraz arasındaki sonuç farkları, hamiller açısından öngörülebilirlik sorununa yol açabilir; (iv) bildirim rejimlerinin gecikmesi, yasağın fiilî etkisini belirsizleştirir. Reform perspektifinden, sadeleştirilmiş dijital bildirim, standart faiz hesap cetvelleri ve hamil bilgilendirme zorunlulukları, maddenin etkinliğini artırabilir. Yine de mevcut metin, doğru uygulandığında hem alacaklıyı hem de ödeme yapan dürüst borçluyu koruyan işlevsel bir araçtır.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

gvk m. 124, «Kaldırılan hükümler» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt teknik bir usul kuralı olm Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulayıcı makamların, somut olayın özelliklerini gözetmekle birlikte, emredici nitelikteki çekirdek yükümlülüklerden ödün vermemesi gerekir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 124, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, bu tür düzenlemeler hem özel hukuk ilişkilerinin güvenliğini hem de kamu düzenine ilişkin menfaatleri birlikte korur.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- gvk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 124'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- gvk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Doktrinde bu husus, sistematik yorum ve amaçsal yorum yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği yönünde değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulamada sık görülen hatalardan biri, hükmün istisnai veya dar yorumlanması gerektiği durumlarda genelleyici sonuçlara varılmasıdır; bu yaklaşım hukuki belirlilik ilkesine aykırı düşer.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, benzer koruma mekanizmalarının kıymetli evrak ve ödeme araçları hukukunda sıkça kullanıldığı, ancak her sistemin kendi usul ve yaptırım mimarisine sahip olduğu bilinmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu nedenle madde metnindeki her fıkra, birbiriyle bağlantılı bir koruma zincirinin halkası olarak okunmalı; tek bir fıkranın izole yorumu yetersiz kalabilir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 124, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu y Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

İspat hukuku bakımından, ilgililerin özen yükümüne uygun davrandıklarını belgeleyebilmeleri, ileride doğabilecek sorumluluk iddialarına karşı kritik önem taşır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

gvk m. 124, «Kaldırılan hükümler» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt teknik bir usul kuralı olm Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Süreler, bildirimler ve kayıt yükümlülükleri, maddenin fiilî etkinliğini sağlayan operasyonel araçlardır; bunlar ihmal edildiğinde maddenin koruyucu etkisi zayıflar.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 124, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Sonuç olarak, maddenin uygulanmasında hem hak sahiplerinin korunması hem de dürüst işlem yapanların meşru menfaatleri dengeli biçimde gözetilmelidir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- gvk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 124'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- gvk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Normun lafzı ile amacı çatışıyormuş gibi göründüğünde, korunan hukuki menfaat ve sistematik konum öncelikli yorum ölçütü olarak alınmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bankalar, idare ve yargı organları arasındaki görev paylaşımı netleştirilmeden maddenin fiilî etkisi zayıflar; bu nedenle yetki–görev haritası dosya bazında kurulmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Dijital kayıt, risk merkezi ve sicil altyapıları, maddenin modern uygulanmasının omurgasını oluşturur; eksik kayıt, maddi hakkı ispatta kırılgan hale getirir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Hamiller yönünden, hızlı ve belgelenebilir başvuru yolları; borçlular yönünden ise kanuni lehe imkânların (ödeme, süre, kaldırma) öngörülebilir işletilmesi esastır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 124, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu y Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Yorumda aşırı genişletme kadar aşırı daraltma da sakıncalıdır; her ikisi de hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

gvk m. 124, «Kaldırılan hükümler» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt teknik bir usul kuralı olm Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 124, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulayıcı makamların, somut olayın özelliklerini gözetmekle birlikte, emredici nitelikteki çekirdek yükümlülüklerden ödün vermemesi gerekir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- gvk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 124'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- gvk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, bu tür düzenlemeler hem özel hukuk ilişkilerinin güvenliğini hem de kamu düzenine ilişkin menfaatleri birlikte korur.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Doktrinde bu husus, sistematik yorum ve amaçsal yorum yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği yönünde değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulamada sık görülen hatalardan biri, hükmün istisnai veya dar yorumlanması gerektiği durumlarda genelleyici sonuçlara varılmasıdır; bu yaklaşım hukuki belirlilik ilkesine aykırı düşer.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, benzer koruma mekanizmalarının kıymetli evrak ve ödeme araçları hukukunda sıkça kullanıldığı, ancak her sistemin kendi usul ve yaptırım mimarisine sahip olduğu bilinmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 124, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu y Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu nedenle madde metnindeki her fıkra, birbiriyle bağlantılı bir koruma zincirinin halkası olarak okunmalı; tek bir fıkranın izole yorumu yetersiz kalabilir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

gvk m. 124, «Kaldırılan hükümler» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt teknik bir usul kuralı olm Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

İspat hukuku bakımından, ilgililerin özen yükümüne uygun davrandıklarını belgeleyebilmeleri, ileride doğabilecek sorumluluk iddialarına karşı kritik önem taşır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 124, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Süreler, bildirimler ve kayıt yükümlülükleri, maddenin fiilî etkinliğini sağlayan operasyonel araçlardır; bunlar ihmal edildiğinde maddenin koruyucu etkisi zayıflar.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- gvk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 124'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- gvk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Sonuç olarak, maddenin uygulanmasında hem hak sahiplerinin korunması hem de dürüst işlem yapanların meşru menfaatleri dengeli biçimde gözetilmelidir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Normun lafzı ile amacı çatışıyormuş gibi göründüğünde, korunan hukuki menfaat ve sistematik konum öncelikli yorum ölçütü olarak alınmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bankalar, idare ve yargı organları arasındaki görev paylaşımı netleştirilmeden maddenin fiilî etkisi zayıflar; bu nedenle yetki–görev haritası dosya bazında kurulmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Dijital kayıt, risk merkezi ve sicil altyapıları, maddenin modern uygulanmasının omurgasını oluşturur; eksik kayıt, maddi hakkı ispatta kırılgan hale getirir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 124, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu y Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Hamiller yönünden, hızlı ve belgelenebilir başvuru yolları; borçlular yönünden ise kanuni lehe imkânların (ödeme, süre, kaldırma) öngörülebilir işletilmesi esastır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

gvk m. 124, «Kaldırılan hükümler» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt teknik bir usul kuralı olm Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Yorumda aşırı genişletme kadar aşırı daraltma da sakıncalıdır; her ikisi de hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 124, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- gvk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 124'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- gvk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulayıcı makamların, somut olayın özelliklerini gözetmekle birlikte, emredici nitelikteki çekirdek yükümlülüklerden ödün vermemesi gerekir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, bu tür düzenlemeler hem özel hukuk ilişkilerinin güvenliğini hem de kamu düzenine ilişkin menfaatleri birlikte korur.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Doktrinde bu husus, sistematik yorum ve amaçsal yorum yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği yönünde değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulamada sık görülen hatalardan biri, hükmün istisnai veya dar yorumlanması gerektiği durumlarda genelleyici sonuçlara varılmasıdır; bu yaklaşım hukuki belirlilik ilkesine aykırı düşer.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 124, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu y Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, benzer koruma mekanizmalarının kıymetli evrak ve ödeme araçları hukukunda sıkça kullanıldığı, ancak her sistemin kendi usul ve yaptırım mimarisine sahip olduğu bilinmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

gvk m. 124, «Kaldırılan hükümler» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt teknik bir usul kuralı olm Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu nedenle madde metnindeki her fıkra, birbiriyle bağlantılı bir koruma zincirinin halkası olarak okunmalı; tek bir fıkranın izole yorumu yetersiz kalabilir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 124, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

İspat hukuku bakımından, ilgililerin özen yükümüne uygun davrandıklarını belgeleyebilmeleri, ileride doğabilecek sorumluluk iddialarına karşı kritik önem taşır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- gvk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 124'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- gvk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Süreler, bildirimler ve kayıt yükümlülükleri, maddenin fiilî etkinliğini sağlayan operasyonel araçlardır; bunlar ihmal edildiğinde maddenin koruyucu etkisi zayıflar.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Sonuç olarak, maddenin uygulanmasında hem hak sahiplerinin korunması hem de dürüst işlem yapanların meşru menfaatleri dengeli biçimde gözetilmelidir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Normun lafzı ile amacı çatışıyormuş gibi göründüğünde, korunan hukuki menfaat ve sistematik konum öncelikli yorum ölçütü olarak alınmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bankalar, idare ve yargı organları arasındaki görev paylaşımı netleştirilmeden maddenin fiilî etkisi zayıflar; bu nedenle yetki–görev haritası dosya bazında kurulmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 124, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu y Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Dijital kayıt, risk merkezi ve sicil altyapıları, maddenin modern uygulanmasının omurgasını oluşturur; eksik kayıt, maddi hakkı ispatta kırılgan hale getirir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

gvk m. 124, «Kaldırılan hükümler» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt teknik bir usul kuralı olm Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Hamiller yönünden, hızlı ve belgelenebilir başvuru yolları; borçlular yönünden ise kanuni lehe imkânların (ödeme, süre, kaldırma) öngörülebilir işletilmesi esastır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 124, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlar Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Yorumda aşırı genişletme kadar aşırı daraltma da sakıncalıdır; her ikisi de hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- gvk m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 124'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- gvk m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici deneti Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

---

Metodolojik Not


Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yargıtay/Danıştay/AYM karar künyeleri uydurulmamış; emsal tespit edilemediği açıkça belirtilmiştir. Doktrinde isim–eser–sayfa atfı yapılmamış; «öğretide genel kabul» tarzı atıfsız ifadelere yer verilmiştir. Pratik olaylar kurmaca senaryodur. Güncellik: 2026-07-20. Kaynak: gvk m. 124 resmi metni ve kanunun sistematiği.

← Tüm mevzuat · Benzer maddelerde ara · Av. Fethi Güzel