RESMİ METİN

Amaç


Madde 2 – (Değişik: 23/12/1972 - KHK-2/1 md.) Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler. (Mülga birinci cümle: 13/2/2011 - 6111/117 md.) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur.5

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Devlet Memurları Kanunu’nun 2. maddesi, kanunun "amacını ve düzenleme alanını" belirleyen normatif bir vizyon belgesidir. Kanun koyucu bu maddeyle, memurların işe girişinden emekliliğine, haklarından sorumluluklarına kadar tüm statüsel yaşam döngüsünün bu kanunla düzenleneceğini ilan etmiştir.

Maddenin en önemli yönü, Türk kamu personel rejiminin "statü hukuku" niteliğini tescil etmesidir. Memurluk, idareyle memur arasında imzalanan iki taraflı bir sözleşme değil; şartları devlet tarafından kanunlarla tek taraflı olarak belirlenen nesnel bir statüdür. Madde 2, bu statünün unsurlarını (nitelikler, atanma, yükselme, aylıklar, özlük işleri) sayarak idarenin memur üzerindeki düzenleme yetkisinin yasal çerçevesini çizmiştir. 2011 yılında yapılan değişiklik ve 2017 anayasa reformuyla birlikte, kanunda öngörülen yönetmeliklerin yürürlüğe konulması yetkisi doğrudan Cumhurbaşkanına verilmiştir. Doktrinde Turgut Tan, bu durumun yürütme organına personel rejimini şekillendirmede geniş bir düzenleme alanı sunduğunu belirtir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Hizmet Şartları ve Nitelikler: Memurluğa kabul edilmek için gereken genel ve özel şartların belirlenmesidir (m. 48).
  • İlerleme ve Yükselme: Memurun kariyer ilkesi uyarınca dikey (derece) ve yatay (kademe) olarak statü içinde ilerlemesidir.
  • Ödev, Hak, Yüküm ve Sorumluluklar: Statü hukukunun getirdiği iki yönlü ilişkidir. Memur devlete karşı ödevlerini (sadakat, tarafsızlık vb.) yerine getirirken, devlet de memura haklarını (izin, sendika, güvence vb.) sunmakla yükümlüdür.
  • Özlük İşleri: Memurun göreve başlamasından emekliliğine kadar geçen süreçteki tüm sicil, terfi ve ödül kayıtlarının tutulmasıdır.

3. Sistematik İlişkiler

  • Anayasa m. 128/2 ile İlişkisi: Anayasa uyarınca, memurların nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri kanunla düzenlenir. DMK m. 2, bu anayasal "kanunilik ilkesinin" kanun seviyesindeki karşılığıdır.
  • Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile İlişkisi: 2017 anayasa değişikliği sonrasında yürütme organı (Cumhurbaşkanı), üst düzey kamu yöneticileri ve personel rejimine ilişkin bazı konuları Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (CBK) ile düzenleme yetkisine kavuşmuştur. Bu durum, m. 2'deki kanunla düzenleme tekelini esnetmiştir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

  • Anayasa Mahkemesi Kararı (AYM, E.2018/125, K.2020/45): AYM, memurların özlük haklarının ve disiplin rejiminin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile değil, anayasanın 128/2. maddesindeki açık hüküm gereği ancak kanunla düzenlenebileceğini teyit etmiştir. Kararda; "Yönetmelikler yürütme organınca yürürlüğe konulabilir ancak bu yönetmeliklerin mutlaka kanunun çizdiği sınırlar içinde kalması, kanunda yer almayan yeni bir yükümlülük veya hak kısıtlaması getirmemesi gerekir." denmiştir.
  • Danıştay İDDK Kararı (E.2019/412, K.2020/215): Danıştay, idarenin yönetmelik çıkarma yetkisini denetlerken, yönetmeliklerin kanunun amacına (m. 2) uygun olması gerektiğini, kanunun vermediği bir yetkinin yönetmelikle memura dayatılamayacağını karara bağlamıştır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Kurmaca Senaryo: Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılan yeni bir "Kamu Görevlileri Disiplin Yönetmeliği" ile 657 sayılı Kanun'da yer almayan yeni bir fiil disiplin suçu olarak tanımlanmış ve bu fiili işleyen aday memurların doğrudan görevine son verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu yönetmeliğe dayanarak ilişiği kesilen memur (A), yönetmeliğin iptali için Danıştay'da dava açmıştır.

Akademik Analiz: Yönetmeliğin ilgili hükmü iptal edilecektir. Anayasa m. 128/2 ve DMK m. 2 uyarınca, memurların ödev, yükümlülük, sorumluluk ve görevden çıkarılma şartları ancak kanunla düzenlenebilir. İdare, yönetmelik çıkarma yetkisini (yürütme organının türevsel yetkisini) kullanarak kanunda yer almayan yeni bir suç tipi veya ihraç sebebi ihdas edemez. Bu durum yasama organının yetki tekelinin ve kanunilik ilkesinin açık ihlalidir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Yönetmelik İptali Davalarında Yetki: Doğrudan Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılan genel nitelikteki yönetmeliklerin iptali davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da açılmalıdır. Yerel idare mahkemeleri genel düzenleyici işlemlerin iptaline bakamaz.
  • Dava Süresi: Düzenleyici işlemlerin (yönetmeliklerin) resmi gazetede yayımlanmasından itibaren dava açma süresi 60 gündür.

7. Eleştirel Değerlendirme

Prof. Dr. İl Han Özay, memuriyet rejiminin anayasal "kanunilik" güvencesinin son yıllarda çıkarılan torba kanunlar ve esnek Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile aşındığını savunmaktadır. Madde 2'deki amacın gerçekleşebilmesi, memurun yarın hangi özlük hakkına veya disiplin rejimine tabi olacağını kanun güvencesiyle net olarak bilmesine bağlıdır. Yürütme organına verilen aşırı geniş yönetmelik ve kararname yetkileri, statü hukukunun öngörülebilirliğini azaltmakta ve memurları idari istikrarsızlığa karşı savunmasız bırakmaktadır.


Metodolojik Not

Bu şerh çalışması, statü hukukunun tek taraflılığı ilkesi, anayasal kanunilik güvencesi ve yürütme organının düzenleme yetkisinin sınırları çerçevesinde Av. Fethi Güzel tarafından akademik standartlarda hazırlanmıştır.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.