RESMİ METİN

Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller


Madde 125 – (Değişik: 12/5/1982 - 2670/31 md.) Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: A - Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak. B - Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, b) Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek, c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, e) Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, f) Devlete ait resmî belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek, g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak, ı) Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak, j) Verilen emirlere itiraz etmek, k) Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak, l) Kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak. m) (Ek:17/9/2004 - 5234/1 md.)Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek. C - Aylıktan kesme : Memurun, brüt aylığından 1/30 - 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak, b) Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek, c) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak, d) Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak, e) Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek, f) Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, g) (Mülga: 13/2/2011 - 6111/111 md.) h) (Mülga: 13/2/2011 - 6111/111 md.) ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, j) (Mülga: 13/2/2011 - 6111/111 md.) D - Kademe ilerlemesinin durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 - 3 yıl durdurulmasıdır. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek, b) Özürsüz ve kesintisiz 3 - 9 gün göreve gelmemek, c) Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak, d) Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak, e) Görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak, f) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek, g) (Mülga:17/9/2004 - 5234/33 md.) h) Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak, ı) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak, j) Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak, k) Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak, l) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek, m) Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep gösterkmeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla Devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek, n) Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak, o) Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak. E - Devlet memurluğundan çıkarma : Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır. Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak, b) Yasaklenmiş her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek, c) Siyasi partiye girmek, d) Özürsüz olarak (...) bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek, e) Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak, f) (Değişik: 13/2/2011 - 6111/111 md.) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak, g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak, h) Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak, ı) Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek, j) Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak, k) 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek. l) (Ek: 3/10/2016 – KHK-676/75 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/61 md.) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak. Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir. Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir. Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir. Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının ¼’ü – ½’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir. Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır. Yukarıda yazılı disiplin kovuşturmasının yapılmış olması, fiilin genel hükümler kapsamına girmesi halinde, sanık hakkında ayrıca ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil etmez.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi, kamu personel rejiminin "disiplin ceza hukuku" alanındaki temel normudur. Kamu hizmetlerinin verimli, düzenli ve tarafsız bir şekilde yürütülebilmesi, memurların kamu hizmetinin gerektirdiği ödev ve sorumluluklara uygun hareket etmesiyle mümkündür. Devlet, egemenlik hakkına dayanarak, bu ödev ve sorumlulukları ihlal eden memurlara disiplin cezası verme yetkisine sahiptir. Bu yetki tek taraflıdır ve idari işlem niteliğindedir.

Disiplin hukuku, doğası gereği genel ceza hukukuna çok yakın kurallara tabidir. Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi disiplin rejiminde de geçerlidir. Ancak disiplin rejiminin doğasından kaynaklanan bir istisna mevcuttur: Kanun koyucu disiplin cezası verilecek tüm fiilleri tek tek sayamaz. Bu nedenle Madde 125'in 4. fıkrasında yer alan "nitelik ve ağırlıkça benzerlik (kıyas)" hükmüyle, maddede sayılmayan ancak benzer ağırlıktaki fiillere de aynı cezaların verilebilmesi imkanı tanınmıştır. Doktrinde Kemal Gözler, bu kıyas yetkisinin idare tarafından keyfi olarak kullanılmaması gerektiğini, aksi takdirde kanunilik ilkesinin tamamen ortadan kalkacağını önemle belirtmektedir. Disiplin cezaları, kanunda sayılanlarla sınırlıdır (numerus clausus); idare kendi kendine yeni bir ceza türü icat edemez.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Uyarma: En hafif disiplin cezası olup, memurun görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Usuli güvence olarak idari davaya konudur.
  • Kınama: Memura görevinde veya davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Uyarma ve kınama cezaları sicile işlenir ve 5 yıl sonra silinmesi talep edilebilir.
  • Aylıktan Kesme: Memurun brüt aylığından 1/30 ile 1/8 oranları arasında kesinti yapılmasıdır. Parasal nitelikte tek disiplin cezasıdır ve memurun mülkiyet hakkına doğrudan müdahaledir.
  • Kademe İlerlemesinin Durdurulması: Memurun derece içindeki kademesinin 1 ila 3 yıl süreyle durdurulmasıdır. Eğer memur öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği derecenin son kademesinde ise, ceza brüt aylığının 1/4'ü ile 1/2'sinin kesilmesi şeklinde uygulanır.
  • Devlet Memurluğundan Çıkarma: Memurluk statüsünü nihai olarak sonlandıran, memurun devletle olan bağını koparan en ağır yaptırımdır. Bu ceza ancak Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilebilir.
  • Tekerrür: Disiplin cezasının kesinleşmesinden sonra, cezanın özlük dosyasından silinmesi süresi (uyarma, kınama, aylıktan kesmede 5 yıl; kademe durdurmada 10 yıl) içinde aynı fiilin tekrar işlenmesi halinde bir derece ağır ceza uygulanmasıdır.
  • Alt Derece Ceza Uygulaması (Takdiri İndirim): Memurun geçmiş hizmetlerindeki başarılı çalışmaları, aldığı ödüller veya başarı belgeleri gözetilerek verilecek cezanın bir derece hafifinin uygulanması hususunda idareye tanınmış takdir yetkisidir. Danıştay, idarenin bu konuda "cevap hakkını/takdir gerekçesini" kararında tartışmasını zorunlu tutmaktadır.

3. Sistematik İlişkiler

  • Anayasal Güvence (Savunma Hakkı): Anayasa m. 129/3 uyarınca, "Memurlar ve diğer kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez." DMK m. 130 gereği memura savunmasını yapması için en az 7 gün süre verilmesi zorunludur. Bu süreye ve usule uyulmadan verilen her türlü ceza Anayasa'ya aykırılık sebebiyle yargı önünde doğrudan iptal sebebidir.
  • Ceza Hukuku ile Bağımsızlık İlkesi: DMK m. 125'in son fıkrası uyarınca, memur hakkında disiplin kovuşturması yapılması ve ceza verilmesi, aynı fiilden dolayı ceza mahkemesinde yargılanmasına veya ceza almasına engel teşkil etmez. Disiplin hukuku ile ceza hukuku bağımsızdır. Ancak ceza mahkemesinin "fiilin hiç işlenmediği" veya "sanık tarafından işlenmediği" yönündeki maddi tespit kararları disiplin hukukunu bağlar.
  • İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) ile İlişkisi: Disiplin cezalarının tamamına karşı doğrudan İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir. (Geçmişte uyarma ve kınama cezaları dava dışı bırakılmıştı ancak Anayasa değişikliği ile bu kısıtlama kaldırılmıştır).

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

  • Anayasa Mahkemesi Kararı (AYM, E.2020/22, K.2021/42): AYM, savunma hakkının memur açısından vazgeçilemez anayasal bir hak olduğunu, disiplin soruşturması açılmadan, iddia edilen fiilin detayları bildirilerek en az 7 günlük yazılı savunma süresi verilmeden doğrudan savunma alınmasının veya "soruşturma esnasında alınan ifadelerin" savunma yerine ikame edilmesinin hak ihlali olduğunu karara bağlamıştır.
  • Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK, E.2018/142, K.2019/332): Danıştay, disiplin cezalarında **"Ölçülülük İlkesi"**ne vurgu yapmaktadır. İDDK kararında; "Memurun fiili ile verilen disiplin cezası arasında adil bir denge bulunmalıdır. Geçmiş hizmetleri çok başarılı olan ve ilk defa hata yapan bir memura alt derece ceza uygulanmaması durumunda, idarenin bu takdir yetkisini neden olumsuz kullandığını somut gerekçelerle açıklaması zorunludur; aksi halde ceza ölçülülük yönünden iptal edilir."
  • Danıştay 12. Dairesi Kararı (E.2021/1125, K.2022/412): Danıştay, kıyas yoluyla ceza verilirken, fiil ile kanundaki madde arasındaki "nitelik ve ağırlık benzerliğinin" teknik olarak ispat edilmesi gerektiğini, idarenin hoşuna gitmeyen her davranışı "vakara yakışmayan tutum" (m. 125/A-e) diyerek cezalandıramayacağını vurgulamıştır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Kurmaca Senaryo: Tapu Müdürlüğünde memur olarak çalışan (A), mesai arkadaşı (B) ile yaşadığı hararetli tartışma sırasında "Sen bu işi yapmayı beceremiyorsun, git başka yerde çalış" demiştir. Şube müdürü, (A)'nın bu sözleri üzerine derhal bir tutanak tutmuş ve (A)'ya "Hizmet içinde memurun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışta bulunmak" (DMK m. 125/C-ı) gerekçesiyle brüt aylığından 1/15 oranında "Aylıktan Kesme" cezası vermiştir. Soruşturma aşamasında (A)'nın sadece ifadesi alınmış, resmi bir disiplin soruşturmacısı (muhakkik) atanmamış ve nihai savunma süresi tanınmamıştır.

Akademik Analiz: Tesis edilen bu disiplin cezası üç yönden hukuka aykırıdır ve iptal edilmelidir:

  1. Usul Yönünden (Soruşturmacı Atanmaması): Disiplin hukukunda disiplin amiri doğrudan soruşturmacı olamaz. Bağımsız bir muhakkik atanarak tanıkların dinlenmesi ve rapor hazırlanması zorunludur.
  2. Anayasal Güvence (Savunma Hakkı İhlali): İfade almak, nihai savunma almak demek değildir. Soruşturma raporu tamamlandıktan sonra isnat edilen suç açıkça yazılarak memura en az 7 gün süreli savunma hakkı tanınmalıdır.
  3. Ölçülülük ve Maddi Hata: Memurun söylediği söz en fazla "arkadaşına sataşma" (kınama gerektirir) kapsamında değerlendirilebilirken, idarenin bunu doğrudan aylıktan kesme gerektiren "itibar ve güven sarsıcı davranış" olarak nitelemesi cezada maddi hata oluşturur ve ölçülülük ilkesine aykırıdır.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Süreç ve Zamanaşımı (DMK m. 127): Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe durdurulmasında 1 ay içinde, memurluktan çıkarmada 6 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmalıdır. Aksi halde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde ceza verilmezse ceza verme yetkisi tamamen düşer.
  • Dava Açma Süresi: Disiplin cezasının tebliğ edildiği veya itiraz edilmişse itirazın reddinin tebliğinden itibaren 60 gün içinde yetkili İdare Mahkemesinde dava açılmalıdır.
  • İtiraz Usulü (DMK m. 135): Disiplin cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Disiplin Kuruluna itiraz edilebilir. İtiraz edilmesi halinde dava açma süresi durur. İtirazın reddi halinde 60 günlük süreden kalan kısım işlemeye başlar.

7. Eleştirel Değerlendirme

Prof. Dr. Metin Günday, DMK m. 125'teki kıyas uygulamasının (nitelikçe benzer fiiller) idareye aşırı geniş bir cezalandırma alanı yarattığını, bunun da memurlar üzerinde bir "demoklesin kılıcı" gibi kullanıldığını savunmaktadır. Özellikle "siyasi parti yararına faaliyette bulunmak" veya "ideolojik eylemler" gibi soyut kavramların iktidarlar tarafından muhalif memurları tasfiye etmek amacıyla kötüye kullanılabildiği görülmüştür. Disiplin rejiminin demokratikleştirilmesi adına, kıyas yetkisinin kaldırılması, tüm disiplin fiillerinin kanunda açıkça yazılması ve disiplin kurullarının memur sendikalarının da eşit katılımıyla tamamen bağımsız kurullara dönüştürülmesi akademik çevrelerin ortak talebidir.


Metodolojik Not

Bu şerh çalışması, genel ceza hukuku ilkelerinin disiplin hukukuna yansımaları ve Danıştay'ın en güncel içtihat kriterleri (muhakkik atanması, 7 günlük savunma hakkı güvencesi) referans alınarak Av. Fethi Güzel tarafından titizlikle kaleme alınmıştır.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.