RESMİ METİN

Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması8


Madde 76 – (Değişik: 25/5/2005 – 5353/3 md.) (1) Bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla, mağdurun vücudu üzerinde dış veya iç Bu madde başlığı “Diğer kişilerin beden muayenesi “ iken, 25/5/2005 tarihli ve 5353 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 8

beden muayenesi yapılabilmesine veya vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; sağlığını tehlikeye düşürmemek ve cerrahî bir müdahalede bulunmamak koşuluyla; Cumhuriyet savcısının istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz. (2) Mağdurun rızasının varlığı halinde, bu işlemlerin yapılabilmesi için birinci fıkra hükmüne göre karar alınmasına gerek yoktur. (3) Çocuğun soy bağının araştırılmasına gerek duyulması halinde; bu araştırmanın yapılabilmesi için birinci fıkra hükmüne göre karar alınması gerekir. (4) Tanıklıktan çekinme sebepleri ile muayeneden veya vücuttan örnek alınmasından kaçınılabilir. Çocuk ve akıl hastasının çekinmesi konusunda kanunî temsilcisi karar verir. Çocuk veya akıl hastasının, tanıklığın hukukî anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olması hâlinde, görüşü de alınır. Kanunî temsilci de şüpheli veya sanık ise bu konuda hâkim tarafından karar verilir. Ancak, bu hâlde elde edilen deliller davanın ileri aşamalarında şüpheli veya sanık olmayan kanunî temsilcinin izni olmadıkça kullanılamaz. (5) Bu madde gereğince verilen hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz edilebilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

  1. madde, şüpheli/sanık dışındaki kişilerin — özellikle mağdurun ve üçüncü kişilerin — beden muayenesi ve vücudundan örnek alınmasını düzenler. 75. madde fail (şüpheli/sanık) bakımından, 76. madde ise diğer kişiler bakımından paralel bir rejim kurar. Ancak iki önemli fark vardır: Birincisi, diğer kişilerde cerrahî müdahale yapılamaz (sağlığı tehlikeye düşürmeme koşulunun yanında); ikincisi ve daha temelde, bu kişiler suç şüphelisi olmadıklarından, rızalarının bulunması hâlinde karar alınmasına gerek kalmaz. Bu farklar, fail olmayan kişilerin bedensel bütünlüğüne müdahalenin daha hassas ve rıza-odaklı ele alınması gerektiğini yansıtır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Karar Mercii, Cerrahî Yasağı ve Hâkim Onayı (Fıkra 1)

Mağdurun vücudunda dış/iç beden muayenesi veya kan/biyolojik örnek alınmasına; sağlığını tehlikeye düşürmemek ve cerrahî müdahalede bulunmamak koşuluyla, savcının istemiyle ya da re'sen hâkim/mahkeme; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı karar verir. Savcının kararı 24 saatte hâkim onayına sunulur; onaylanmazsa hükümsüz kalır ve delil kullanılamaz. "Cerrahî müdahale yasağı", fail olmayan kişinin bedenine müdahalenin sınırını daha da daraltır.

2.2. Rızanın Etkisi (Fıkra 2)

Mağdurun rızası varsa, bu işlemler için karar alınmasına gerek yoktur. Bu, 76. maddeyi 75. maddeden ayıran temel noktadır: Mağdur, suç şüphelisi olmadığından ve kendi yararına da olabileceğinden (örneğin cinsel saldırı mağdurunun delil için muayenesi), rıza gösterirse bedensel müdahale serbestçe yapılabilir; yargısal karara gerek kalmaz. Bu, mağdurun iradesine saygı gösteren, pratik ve isabetli bir kuraldır.

2.3. Soybağı Araştırması (Fıkra 3)

Çocuğun soybağının araştırılmasına gerek duyulursa, bu araştırma için birinci fıkraya göre karar alınması gerekir. Soybağı tespiti (DNA) hassas bir konu olduğundan, çocuğun korunması adına yargısal karar şartı getirilmiştir.

2.4. Çekinme Hakkı ve Kanunî Temsilci (Fıkra 4)

Tanıklıktan çekinme sebepleri ile muayeneden/örnek almadan kaçınılabilir. Çocuk ve akıl hastasının çekinmesine kanunî temsilci karar verir; çocuk/akıl hastası tanıklığın anlam ve sonuçlarını algılayabiliyorsa görüşü de alınır. Kanunî temsilci de şüpheli/sanık ise bu konuda hâkim karar verir; ancak bu hâlde elde edilen deliller, ileri aşamalarda şüpheli/sanık olmayan kanunî temsilcinin izni olmadıkça kullanılamaz. Bu, 45/2'deki menfaat çatışması mantığının bedensel müdahaleye yansımasıdır: Temsilcinin (sanık olarak) menfaati ile temsil edilenin menfaati çatıştığında, çocuğun/kısıtlının korunması güvence altına alınır.

2.5. İtiraz (Fıkra 5)

Verilen kararlara itiraz edilebilir.

3. Sistematik İlişkiler

  • CMK m. 75 — Şüpheli/sanığın beden muayenesi; 76. madde diğer kişiler için paralel rejim.
  • CMK m. 45 — Tanıklıktan çekinme; 76/4'ün dayanağı.
  • CMK m. 78 — Moleküler genetik inceleme; örneklerin analizi.
  • CMK m. 236 — Mağdurun korunması ve dinlenmesi; mağdur muayenesiyle bağlantılı.
  • Anayasa m. 17 — Kişinin maddî-manevî varlığını koruma hakkı.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.

Uygulamada, mağdurun rızasıyla yapılan muayenede karara gerek olmadığı; rıza yoksa hâkim kararının (veya savcı kararının onayının) gerektiği; kanunî temsilci sanıksa elde edilen delilin kullanımının sınırlı olduğu esastır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Cinsel saldırı mağduru, delil tespiti için muayene olmayı kabul eder.

Hukuki analiz: Mağdurun rızası bulunduğundan, muayene için ayrıca karar alınmasına gerek yoktur (m. 76/2).

Olay 2 (kurmaca senaryo): Bir çocuğun soybağının DNA ile araştırılması gerekmektedir; çocuğun kanunî temsilcisi aynı zamanda davanın sanığıdır.

Hukuki analiz: Soybağı araştırması için karar gerekir (m. 76/3); kanunî temsilci sanık olduğundan çekinme konusunda hâkim karar verir ve elde edilen delil, sanık olmayan kanunî temsilcinin izni olmadıkça ileride kullanılamaz (m. 76/4).

6. Pratik Uygulama Notları

  • Karar: Kural olarak hâkim; acil hâlde savcı, 24 saatte onay. Cerrahî müdahale yasak.
  • Rıza: Mağdur rıza gösterirse karara gerek yok.
  • Soybağı: Karar alınması gerekir.
  • Çekinme: Tanıklıktan çekinme sebepleriyle kaçınılabilir; temsilci sanıksa hâkim karar verir, delil kullanımı sınırlı.

7. Eleştirel Değerlendirme

  1. madde, fail olmayan kişilerin — özellikle mağdurun — bedensel bütünlüğünü, 75. maddeden daha da hassas biçimde koruyan isabetli bir hükümdür. Cerrahî müdahale yasağı ve sağlık güvencesi, masum üçüncü kişiye müdahalenin sınırını daraltır. En yerinde düzenleme, kanaatimizce, rızanın karar şartını kaldırmasıdır: Mağdur kendi yararına muayene olmak istediğinde, gereksiz bir yargısal sürece tabi tutulmaz; bu, mağdurun iradesine saygı gösterir ve delil tespitini kolaylaştırır. Çocuk/akıl hastasının görüşünün alınması ve kanunî temsilci sanıksa hâkim güvencesi ile delil kullanım sınırı, menfaat çatışmasında korunmasız kişiyi (çocuğu/kısıtlıyı) gözeten özenli bir çözümdür. Madde, bedensel bütünlük hakkı, mağdurun iradesi ve delil elde etme menfaatini, fail olmayan kişinin konumuna uygun biçimde dengeleyen, hak temelli bir düzenlemedir.

Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
  • Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
  • Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 76 (2005/5353 değişikliği); sistematik ilişkilerde m. 45, m. 75, m. 78, m. 236 ve Anayasa m. 17.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.

Görüş: Fail olmayan kişilere müdahalede cerrahî yasağı ve rızanın karar şartını kaldırması; mağdurun iradesine saygı gösteren, korunmasız kişiyi (çocuk/kısıtlı) menfaat çatışmasında koruyan, hak temelli ve isabetli düzenlemelerdir.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.