1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
- madde, bilirkişinin reddini düzenler ve hâkimin reddine ilişkin güvenceleri bilirkişiye uyarlar. Bilirkişi, hâkim için belirleyici olabilecek teknik bir değerlendirme sunduğundan, tarafsızlığı en az hâkim kadar önemlidir. Tarafsızlığından kuşku duyulan bir bilirkişinin raporu, yargılamayı yanlış yöne sürükleyebilir. Bu nedenle madde, taraflara, tarafsızlığından şüphe ettikleri bilirkişiyi reddetme hakkı tanır ve bu hakkın etkin kullanılabilmesi için bilirkişinin kimliğinin önceden bildirilmesini zorunlu kılar.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Hâkimin Reddi Sebeplerinin Bilirkişiye Uygulanması (Fıkra 1)
Hâkimin reddini gerektiren sebepler (m. 22-24: yasaklılık ve tarafsızlığı şüpheye düşüren hâller) bilirkişi hakkında da geçerlidir. Böylece bilirkişinin taraflarla yakınlığı, davayla menfaat ilişkisi veya tarafsızlığını şüpheye düşüren diğer hâller, ret sebebi oluşturur. Bilirkişinin tarafsızlığı, hâkimle aynı ölçütlerle korunur.
2.2. Ret Hakkı Sahipleri ve Bilirkişi Adının Bildirilmesi (Fıkra 2)
Cumhuriyet savcısı, katılan/vekili, şüpheli/sanık, müdafi veya kanunî temsilci ret hakkını kullanabilir. Atanan bilirkişinin adı ve soyadı, engel sebepler olmadıkça ret hakkı sahiplerine bildirilir. Bu bildirim kritiktir: Taraf, bilirkişinin kim olduğunu bilmeden ret sebebi (örneğin akrabalık, husumet) bulunup bulunmadığını değerlendiremez. Bildirim, ret hakkını fiilen kullanılabilir kılar (m. 24/3'teki hâkim isimlerinin bildirilmesiyle paralel).
2.3. Ret İstemini İnceleyecek Merci ve Açıklama Yükümlülüğü (Fıkra 3)
Ret istemini davayı görmekte olan hâkim/mahkeme inceler. Soruşturma evresinde, savcının kabul etmediği ret istemini sulh ceza hâkimi inceler. Reddi isteyen, ret nedenini dayandığı olguları göstererek açıklamakla yükümlüdür; yani dayanaksız/soyut ret istemleri kabul görmez. Bu, ret hakkının kötüye kullanılmasını önler.
3. Sistematik İlişkiler
- CMK m. 22-24 — Hâkimin reddi sebepleri ve usulü; 69. madde bunları bilirkişiye uyarlar.
- CMK m. 62 — Tanık hükümlerinin bilirkişiye uygulanması; tarafsızlık güvencesinin bütünü.
- CMK m. 70 — Bilirkişilikten çekinme; reddin diğer yüzü (bilirkişinin kendisi).
- CMK m. 24/3 — Hâkim isimlerinin bildirilmesi; 69/2 ile paralel.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.
Uygulamada, tarafsızlığından kuşku duyulan bilirkişinin reddi mümkündür; bilirkişi adının bildirilmemesi ret hakkını zedeler. Ret istemi olgusal dayanaklarıyla açıklanmalıdır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Atanan bilirkişinin, davanın bir tarafıyla husumetli olduğu öğrenilir.
Hukuki analiz: Hâkimin reddini gerektiren tarafsızlığı şüpheye düşüren sebep bilirkişide de geçerlidir (m. 69/1); taraf, olgusal dayanağı göstererek bilirkişiyi reddedebilir (m. 69/3).
Olay 2 (kurmaca senaryo): Taraf, hangi bilirkişinin atandığını öğrenmek ister.
Hukuki analiz: Atanan bilirkişinin adı-soyadı, engel yoksa ret hakkı sahiplerine bildirilir (m. 69/2); böylece ret sebebi olup olmadığı değerlendirilebilir.
6. Pratik Uygulama Notları
- Ret sebepleri: Hâkimin reddi sebepleri bilirkişide de geçerli.
- Bildirim: Bilirkişinin adı-soyadı ret hakkı sahiplerine bildirilir.
- İnceleme: Davaya bakan mahkeme/hâkim; soruşturmada sulh ceza hâkimi.
- Açıklama: Ret, olgusal dayanağıyla açıklanmalı.
7. Eleştirel Değerlendirme
- madde, bilirkişinin tarafsızlığını hâkimle aynı ölçütlerde koruyarak, bilirkişi delilinin güvenilirliğini güvence altına alan isabetli bir hükümdür. Tarafsızlığından kuşku duyulan bilirkişinin reddedilebilmesi, raporun yansız bir uzmandan gelmesini sağlar. Bilirkişi adının bildirilmesi zorunluluğu, ret hakkını kâğıt üzerinde bırakmayan, fiilen kullanılabilir kılan kritik bir güvencedir (hâkimin reddinde m. 24/3 ile paralel). Ret isteminin olgusal dayanağıyla açıklanması şartı ise, hakkın kötüye kullanımını önler. Kanaatimizce madde, bilirkişi tarafsızlığını hem güçlü hem dengeli biçimde koruyarak, uzman değerlendirmesinin adil yargılanmaya hizmet etmesini sağlar.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
- Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
- Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 69; sistematik ilişkilerde m. 22-24, m. 62, m. 70.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.
Görüş: Bilirkişinin hâkimle aynı ölçütlerde reddedilebilmesi ve adının bildirilmesi zorunluluğu, bilirkişi tarafsızlığını fiilen kullanılabilir bir ret hakkıyla koruyan isabetli güvencelerdir.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Hâkimin Reddi Sebeplerinin Bilirkişiye Uygulanması (Fıkra 1)
Hâkimin reddini gerektiren sebepler (m. 22-24: yasaklılık ve tarafsızlığı şüpheye düşüren hâller) bilirkişi hakkında da geçerlidir. Böylece bilirkişinin taraflarla yakınlığı, davayla menfaat ilişkisi veya tarafsızlığını şüpheye düşüren diğer hâller, ret sebebi oluşturur. Bilirkişinin tarafsızlığı, hâkimle aynı ölçütlerle korunur.
2.2. Ret Hakkı Sahipleri ve Bilirkişi Adının Bildirilmesi (Fıkra 2)
Cumhuriyet savcısı, katılan/vekili, şüpheli/sanık, müdafi veya kanunî temsilci ret hakkını kullanabilir. Atanan bilirkişinin adı ve soyadı, engel sebepler olmadıkça ret hakkı sahiplerine bildirilir. Bu bildirim kritiktir: Taraf, bilirkişinin kim olduğunu bilmeden ret sebebi (örneğin akrabalık, husumet) bulunup bulunmadığını değerlendiremez. Bildirim, ret hakkını fiilen kullanılabilir kılar (m. 24/3'teki hâkim isimlerinin bildirilmesiyle paralel).
2.3. Ret İstemini İnceleyecek Merci ve Açıklama Yükümlülüğü (Fıkra 3)
Ret istemini davayı görmekte olan hâkim/mahkeme inceler. Soruşturma evresinde, savcının kabul etmediği ret istemini sulh ceza hâkimi inceler. Reddi isteyen, ret nedenini dayandığı olguları göstererek açıklamakla yükümlüdür; yani dayanaksız/soyut ret istemleri kabul görmez. Bu, ret hakkının kötüye kullanılmasını önler.
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.
Uygulamada, tarafsızlığından kuşku duyulan bilirkişinin reddi mümkündür; bilirkişi adının bildirilmemesi ret hakkını zedeler. Ret istemi olgusal dayanaklarıyla açıklanmalıdır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Atanan bilirkişinin, davanın bir tarafıyla husumetli olduğu öğrenilir.
Hukuki analiz: Hâkimin reddini gerektiren tarafsızlığı şüpheye düşüren sebep bilirkişide de geçerlidir (m. 69/1); taraf, olgusal dayanağı göstererek bilirkişiyi reddedebilir (m. 69/3).
Olay 2 (kurmaca senaryo): Taraf, hangi bilirkişinin atandığını öğrenmek ister.
Hukuki analiz: Atanan bilirkişinin adı-soyadı, engel yoksa ret hakkı sahiplerine bildirilir (m. 69/2); böylece ret sebebi olup olmadığı değerlendirilebilir.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.
Görüş: Bilirkişinin hâkimle aynı ölçütlerde reddedilebilmesi ve adının bildirilmesi zorunluluğu, bilirkişi tarafsızlığını fiilen kullanılabilir bir ret hakkıyla koruyan isabetli güvencelerdir.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.