1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
- madde, bilirkişinin (ve taraf uzmanının) duruşmada sözlü olarak dinlenmesini düzenler. Bilirkişi raporu yazılı bir belgedir; ancak yazılı raporun yetersiz, belirsiz veya tartışmalı kaldığı hâllerde, bilirkişinin duruşmada sözlü açıklama yapması ve tarafların ona soru sorabilmesi gerekir. Bu, doğrudanlık (vasıtasızlık) ve çelişme (sözlü tartışma) ilkelerinin bilirkişi delili bakımından hayata geçmesini sağlar. Madde, mahkemeye ve taraflara bilirkişiyi duruşmaya çağırma imkânı tanıyarak, raporun yalnız kâğıt üzerinde kalmamasını, gerektiğinde sözlü olarak sınanmasını mümkün kılar.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Bilirkişinin Duruşmaya Çağrılması (Fıkra 1)
Mahkeme, her zaman bilirkişinin duruşmada dinlenmesine karar verebileceği gibi, ilgililerden birinin istemesi hâlinde de açıklama yapmak üzere bilirkişiyi duruşmaya çağırabilir. Böylece hem mahkeme re'sen, hem taraflar talebiyle bilirkişinin sözlü açıklamasını sağlayabilir; rapordaki belirsizlikler giderilir, çelişkiler sorgulanır.
2.2. Bilirkişilerin Duruşmada Kalması (Fıkra 2)
Açıklamalardan sonra, mahkeme başkanı/hâkim izin vermedikçe bilirkişiler salonda kalır; ancak tanıklardan farklı olarak (m. 52), bilirkişilerin teker teker alınıp ayrı ayrı dinlenmesi zorunlu değildir. Bu fark anlamlıdır: Tanık olayı algılayan ve birbirinden etkilenmemesi gereken kişidir; bilirkişi ise uzmanlık değerlendirmesi yapan, görüşlerini açıkça tartışabilen kişidir. Bilirkişilerin birlikte dinlenmesi, hatta görüşlerini karşılaştırması bilimsel tartışmaya zarar vermez, aksine yararlı olabilir.
2.3. Uzman Mütalaası Sahibinin Dinlenmesi (Fıkra 3)
Tarafların aldığı bilimsel mütalaayı hazırlayan uzmanın (özel bilirkişinin) duruşmada dinlenmesinde de aynı hükümler uygulanır. Bu, 67/6'daki uzman mütalaası hakkının duruşma boyutudur: Taraf, kendi uzmanını da duruşmada dinletebilir; böylece resmî bilirkişi ile taraf uzmanı, sözlü olarak karşı karşıya gelip görüşlerini tartışabilir. Bu, silahların eşitliğini ve çelişmeli bilirkişiliği güçlendirir.
3. Sistematik İlişkiler
- CMK m. 67 — Bilirkişi raporu ve uzman mütalaası; 68. madde bunların sözlü dinlenmesini düzenler.
- CMK m. 52 — Tanıkların ayrı ayrı dinlenmesi; 68/2 bilirkişide bu zorunluluğun bulunmadığını belirtir (fark).
- CMK m. 201 — Doğrudan soru yöneltme; bilirkişiye soru sorma hakkı.
- CMK m. 217 — Delillerin serbest değerlendirilmesi; sözlü açıklama da değerlendirmeye katkı sağlar.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.
Uygulamada, rapordaki belirsizlik/çelişki hâlinde bilirkişinin duruşmada dinlenmesi ve tarafların ona soru sorabilmesi, çelişme hakkı bakımından önemlidir; taraf uzmanının da dinlenebilmesi silahların eşitliğini destekler.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Bilirkişi raporundaki bir sonuç belirsizdir; sanık müdafii bilirkişiye soru sormak ister.
Hukuki analiz: İlgilinin istemiyle bilirkişi duruşmaya çağrılıp dinlenebilir (m. 68/1); belirsizlik sözlü açıklamayla giderilir.
Olay 2 (kurmaca senaryo): Sanık, kendi uzmanından aldığı mütalaayı hazırlayan kişinin duruşmada dinlenmesini ister.
Hukuki analiz: Uzman mütalaası sahibinin dinlenmesinde de aynı hükümler uygulanır (m. 68/3); taraf uzmanı duruşmada dinlenebilir.
6. Pratik Uygulama Notları
- Çağırma: Mahkeme re'sen veya ilgilinin istemiyle bilirkişiyi dinleyebilir.
- Salonda kalma: İzin verilmedikçe kalır; ayrı ayrı dinleme zorunlu değil.
- Taraf uzmanı: Uzman mütalaası sahibi de aynı usulle dinlenebilir.
7. Eleştirel Değerlendirme
- madde, bilirkişi delilini yalnız yazılı bir belge olmaktan çıkarıp, duruşmada sözlü olarak sınanabilir kılan, doğrudanlık ve çelişme ilkelerine hizmet eden isabetli bir hükümdür. Bilirkişinin sözlü dinlenmesi, rapordaki belirsizliklerin giderilmesini ve tarafların bilirkişiye soru sorarak görüşünü sorgulamasını sağlar. En değerli yön, 3. fıkrayla taraf uzmanının da dinlenebilmesidir: Bu, resmî bilirkişi ile taraf uzmanının duruşmada karşı karşıya gelip görüşlerini tartışmasına imkân tanıyarak, bilirkişiliği tek sesli olmaktan çıkarır ve silahların eşitliğini güçlendirir. Bilirkişilerin tanıklardan farklı olarak ayrı ayrı dinlenme zorunluluğunun bulunmaması da, bilirkişi ile tanığın işlevsel farkını doğru biçimde yansıtır. Kanaatimizce madde, bilirkişi delilinin sözlü ve çelişmeli biçimde denetlenmesini sağlayarak adil yargılanmaya katkı sunan, yerinde bir düzenlemedir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
- Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
- Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 68; sistematik ilişkilerde m. 52, m. 67, m. 201, m. 217.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.
Görüş: Bilirkişinin ve taraf uzmanının duruşmada sözlü dinlenebilmesi, doğrudanlık ve çelişme ilkelerini hayata geçiren, silahların eşitliğini güçlendiren isabetli bir düzenlemedir.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Bilirkişinin Duruşmaya Çağrılması (Fıkra 1)
Mahkeme, her zaman bilirkişinin duruşmada dinlenmesine karar verebileceği gibi, ilgililerden birinin istemesi hâlinde de açıklama yapmak üzere bilirkişiyi duruşmaya çağırabilir. Böylece hem mahkeme re'sen, hem taraflar talebiyle bilirkişinin sözlü açıklamasını sağlayabilir; rapordaki belirsizlikler giderilir, çelişkiler sorgulanır.
2.2. Bilirkişilerin Duruşmada Kalması (Fıkra 2)
Açıklamalardan sonra, mahkeme başkanı/hâkim izin vermedikçe bilirkişiler salonda kalır; ancak tanıklardan farklı olarak (m. 52), bilirkişilerin teker teker alınıp ayrı ayrı dinlenmesi zorunlu değildir. Bu fark anlamlıdır: Tanık olayı algılayan ve birbirinden etkilenmemesi gereken kişidir; bilirkişi ise uzmanlık değerlendirmesi yapan, görüşlerini açıkça tartışabilen kişidir. Bilirkişilerin birlikte dinlenmesi, hatta görüşlerini karşılaştırması bilimsel tartışmaya zarar vermez, aksine yararlı olabilir.
2.3. Uzman Mütalaası Sahibinin Dinlenmesi (Fıkra 3)
Tarafların aldığı bilimsel mütalaayı hazırlayan uzmanın (özel bilirkişinin) duruşmada dinlenmesinde de aynı hükümler uygulanır. Bu, 67/6'daki uzman mütalaası hakkının duruşma boyutudur: Taraf, kendi uzmanını da duruşmada dinletebilir; böylece resmî bilirkişi ile taraf uzmanı, sözlü olarak karşı karşıya gelip görüşlerini tartışabilir. Bu, silahların eşitliğini ve çelişmeli bilirkişiliği güçlendirir.
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.
Uygulamada, rapordaki belirsizlik/çelişki hâlinde bilirkişinin duruşmada dinlenmesi ve tarafların ona soru sorabilmesi, çelişme hakkı bakımından önemlidir; taraf uzmanının da dinlenebilmesi silahların eşitliğini destekler.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Bilirkişi raporundaki bir sonuç belirsizdir; sanık müdafii bilirkişiye soru sormak ister.
Hukuki analiz: İlgilinin istemiyle bilirkişi duruşmaya çağrılıp dinlenebilir (m. 68/1); belirsizlik sözlü açıklamayla giderilir.
Olay 2 (kurmaca senaryo): Sanık, kendi uzmanından aldığı mütalaayı hazırlayan kişinin duruşmada dinlenmesini ister.
Hukuki analiz: Uzman mütalaası sahibinin dinlenmesinde de aynı hükümler uygulanır (m. 68/3); taraf uzmanı duruşmada dinlenebilir.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.
Görüş: Bilirkişinin ve taraf uzmanının duruşmada sözlü dinlenebilmesi, doğrudanlık ve çelişme ilkelerini hayata geçiren, silahların eşitliğini güçlendiren isabetli bir düzenlemedir.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.