RESMİ METİN

Bilirkişiliği kabul yükümlülüğü


Madde 65 – (1) Aşağıda belirtilen kişi veya kurumlar, bilirkişilik görevini kabul etmekle yükümlüdürler: a) Resmî bilirkişilikle görevlendirilmiş olanlar ve 64 üncü maddede belirtilen listelerde yer almış bulunanlar. b) İncelemenin yapılması için bilinmesi gerekli fen ve sanatları meslek edinenler. c) İncelemenin yapılması için gerekli mesleği yapmaya resmen yetkili olanlar.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

  1. madde, bilirkişilik görevini kabul yükümlülüğünü düzenler. Tıpkı tanıklık gibi, bilirkişilik de belirli kişiler bakımından bir kamusal yükümlülüktür; uzmanlık bilgisi adaletin gerçekleşmesi için gerekliyse, bu bilgiye sahip kişiler görevden keyfî olarak kaçınamaz. Aksi hâlde, nadir uzmanlık gerektiren konularda yargılama, uzmanların gönülsüzlüğü yüzünden tıkanabilirdi. Madde, hangi kişi ve kurumların bu görevi reddedemeyeceğini belirleyerek, bilirkişi deliline erişimi güvence altına alır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Resmî ve Liste Bilirkişileri (a bendi)

Resmî bilirkişilikle görevlendirilmiş olanlar ve 64. maddedeki listelerde yer alanlar görevi kabul etmekle yükümlüdür. Bu kişiler, zaten bilirkişilik yapmayı kabul ederek listeye girmiş veya resmen görevlendirilmiş olduklarından, somut görevi reddedemezler; yükümlülükleri sistemsel olarak doğmuştur.

2.2. Fen ve Sanat Erbabı (b bendi)

İncelemenin yapılması için bilinmesi gerekli fen ve sanatları meslek edinenler de yükümlüdür. Yani gerekli uzmanlığı meslek olarak icra edenler, listede olmasalar bile bilirkişilik görevini kabul etmek zorundadır.

2.3. Mesleği Yapmaya Resmen Yetkili Olanlar (c bendi)

İncelemenin yapılması için gerekli mesleği yapmaya resmen yetkili olanlar da yükümlüdür. Bu, ilgili mesleği resmî izin/ruhsatla icra edenleri kapsar; uzmanlıkları resmen tanınmış olduğundan görevi reddedemezler.

3. Sistematik İlişkiler

  • CMK m. 63-64 — Bilirkişinin atanması ve atanabilecekler; 65. madde kabul yükümlülüğünü düzenler.
  • CMK m. 62 — Tanık hükümlerinin bilirkişiye uygulanması; tanıklığı kabul/çekinme rejimiyle paralellik.
  • CMK m. 66 — Atama kararı ve sürede rapor verilmemesinin yaptırımı; yükümlülüğün ihlaline bağlanan sonuçlar.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.

Uygulamada, yükümlü olduğu hâlde bilirkişilik görevini kabul etmeyen veya raporu vermeyen kişiye, 66. maddedeki yaptırımlar (ücret ödenmemesi, bölge kurulundan yaptırım istenmesi) uygulanabilir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Bölge kurulu listesinde kayıtlı bir adli tıp uzmanı, görevlendirildiği işi reddetmek ister.

Hukuki analiz: Listede yer alan bilirkişi görevi kabul etmekle yükümlüdür (m. 65/1-a); haklı bir mazeret/çekinme sebebi yoksa reddedemez.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Nadir bir teknik alanda, listede uzman yoktur; o mesleği icra eden bir kişi görevlendirilir.

Hukuki analiz: Gerekli fen/sanatı meslek edinen kişi de görevi kabul etmekle yükümlüdür (m. 65/1-b).

6. Pratik Uygulama Notları

  • Yükümlüler: Resmî/liste bilirkişileri, gerekli fen-sanat erbabı, mesleği yapmaya resmen yetkili olanlar.
  • Nitelik: Bilirkişilik bir kamusal yükümlülüktür; keyfî reddedilemez.
  • İhlal: 66. maddedeki yaptırımlar gündeme gelir.

7. Eleştirel Değerlendirme

  1. madde, bilirkişi deliline erişimi güvence altına alan, uzmanlık bilgisinin adalet için seferber edilmesini sağlayan isabetli bir hükümdür. Bilirkişiliğin kamusal bir yükümlülük olarak tanımlanması, özellikle nadir uzmanlık gerektiren konularda yargılamanın uzmanların gönülsüzlüğü nedeniyle tıkanmasını önler. Yükümlülüğün kapsamının resmî/liste bilirkişilerinin ötesine (fen-sanat erbabı, yetkili meslek mensupları) genişletilmesi, uzman havuzunu pratikte yeterli tutar. Kanaatimizce madde, tanıklık yükümlülüğüyle paralel bir mantıkla, bireysel uzmanlığın kamusal adalet hizmetine katkısını zorunlu kılan dengeli bir düzenlemedir; uygulamadaki adalet, bu yükümlülüğün haklı çekinme/mazeret hâlleriyle birlikte değerlendirilmesine bağlıdır.

Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
  • Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
  • Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 65; sistematik ilişkilerde m. 62, m. 63-64, m. 66.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.

Görüş: Bilirkişiliğin kamusal yükümlülük olarak tanımlanması ve kapsamının uzman havuzunu yeterli tutacak biçimde genişletilmesi, bilirkişi deliline erişimi güvence altına alan isabetli bir düzenlemedir.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.