RESMİ METİN

Yeminin biçimi


Madde 55 – (1) Tanığa verilecek yemin, tanıklıktan önce "Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim." ve 54 üncü maddeye göre

tanıklıktan sonra verilmesi hâlinde "Bildiğimi dosdoğru söylediğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim." biçiminde olur. (2) Yemin edilirken herkes ayağa kalkar.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

  1. madde, tanığın edeceği yeminin sözel biçimini (metnini) ve yemin sırasındaki şekil şartını belirler. Yemin, soyut bir kavram değil, belirli bir metnin söylenmesiyle gerçekleşen biçimsel bir işlemdir; metnin kanunla saptanması, yeminin yeknesak, ciddi ve belirli olmasını sağlar. Madde, yeminin tanıklıktan önce mi sonra mı verildiğine göre iki ayrı metin öngörerek (54. madde ile uyum) dilbilgisel/anlamsal tutarlılığı korur ve ayağa kalkma şartıyla yeminin manevî ağırlığını vurgular.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Yemin Metni (Fıkra 1)

Yemin, tanıklıktan önce verilecekse: "Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim." biçiminde; 54. maddeye göre tanıklıktan sonra verilecekse: "Bildiğimi dosdoğru söylediğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim." biçiminde olur. İki metin arasındaki fark yalnızca fiil zamanıdır ("söyleyeceğime" / "söylediğime"); bu, yeminin beyandan önce mi sonra mı verildiğine göre dilbilgisel olarak uyarlanmasından kaynaklanır. Yeminin namus ve vicdan üzerine yaptırılması, onu dinî değil laik/seküler bir temele oturtur; herkesin inancından bağımsız olarak edebileceği evrensel bir bağlılık beyanıdır.

2.2. Ayağa Kalkma (Fıkra 2)

Yemin edilirken herkes ayağa kalkar. Bu şekil şartı, yeminin ciddiyetini ve manevî ağırlığını simgeleyen törensel bir unsurdur; salondaki herkesin ayağa kalkması, yemin anının önemini görünür kılar ve tanığa görevinin ağırlığını hissettirir.

3. Sistematik İlişkiler

  • CMK m. 54 — Yeminin zamanı (önce/sonra); 55. madde buna uygun iki metin öngörür.
  • CMK m. 53 — Tanığa yemin edeceğinin anlatılması.
  • CMK m. 56 — Yeminin yerine getirilmesi ve sağır/dilsizin yemini; biçimin uygulanması.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.

Uygulamada yemin metninin kanunî biçime uygun verilmesi esastır; beyandan önce/sonra verilmesine göre doğru metnin kullanılması gözetilir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Tanık, beyanından önce yemin edecektir.

Hukuki analiz: "Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim." metni kullanılır (m. 55/1); yemin sırasında herkes ayağa kalkar (m. 55/2).

Olay 2 (kurmaca senaryo): Tanık sıfatında tereddüt nedeniyle yemin beyandan sonraya bırakılmıştır (m. 54).

Hukuki analiz: Bu kez "söylediğime" fiiliyle biten metin kullanılır (m. 55/1); zaman uyumu sağlanır.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İki metin: Beyandan önce "söyleyeceğime", sonra "söylediğime".
  • Temel: Namus ve vicdan üzerine (laik/seküler).
  • Şekil: Yemin sırasında herkes ayağa kalkar.

7. Eleştirel Değerlendirme

  1. madde, yemini belirli ve yeknesak bir metne bağlayarak hukukî belirlilik ve ciddiyet sağlar. Yeminin namus ve vicdan üzerine yaptırılması, onu dinî inanç farklılıklarından bağımsız, herkesin edebileceği laik bir temele oturtması bakımından isabetli ve kapsayıcıdır; bu, çoğulcu bir toplumda yemin müessesesinin herkese eşit biçimde uygulanabilmesini sağlar. Beyandan önce/sonra için iki ayrı metin öngörülmesi dilsel tutarlılık gözeten ince bir ayrıntıdır. Ayağa kalkma şartı ise yeminin törensel ağırlığını ve önemini vurgulayan simgesel bir unsurdur. Kanaatimizce madde, yeminin biçimini hem ciddi hem kapsayıcı bir çerçevede düzenleyen, sade ve isabetli bir hükümdür.

Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
  • Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
  • Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 55; sistematik ilişkilerde m. 53, m. 54, m. 56.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.

Görüş: Yeminin namus ve vicdan üzerine yaptırılması, onu inanç farklılıklarından bağımsız laik bir temele oturtan kapsayıcı ve isabetli bir tercihtir.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.