RESMİ METİN

Yemin verilmeyen tanıklar


Madde 50 – (1) Aşağıdaki kimseler yeminsiz dinlenir: a) Dinlenme sırasında onbeş yaşını doldurmamış olanlar.

b) Ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle yeminin niteliği ve önemini kavrayamayanlar. c) Soruşturma veya kovuşturma konusu suçlara iştirakten veya bu suçlar nedeniyle suçluyu kayırmaktan ya da suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmekten şüpheli, sanık veya hükümlü olanlar.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

  1. madde, tanık beyanının güvenilirliğini artırmaya hizmet eden yemin kurumunun istisnalarını belirler: Hangi tanıkların yeminsiz dinleneceğini sayar. Yemin, tanığı gerçeği söylemeye manen ve hukuken bağlayan, yalan beyanı yalan tanıklık suçuyla yaptırıma bağlayan ciddi bir müessesedir. Ancak yeminin anlamlı olabilmesi için, yemin edenin yeminin niteliğini ve önemini kavrayabilmesi ve yemin altına girmesinin adil ve beklenebilir olması gerekir. Bazı kişiler bakımından bu koşullar yoktur; işte 50. madde, bu kişileri yemin yükümlülüğünden muaf tutarak hem yeminin ciddiyetini korur hem hakkaniyeti gözetir. Yeminsiz dinlenmek, beyanın değersiz sayılması anlamına gelmez; yalnızca o beyanın yemin müeyyidesi olmaksızın alınmasıdır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Onbeş Yaşını Doldurmamış Olanlar (a bendi)

Dinlenme sırasında onbeş yaşını doldurmamış olanlar yeminsiz dinlenir. Çocukların gelişim düzeyi gereği yeminin manevî ve hukukî ağırlığını tam kavrayamayacakları, ayrıca onları yemin altına alıp yalan tanıklık tehdidiyle baş başa bırakmanın çocuğun yararına olmadığı kabul edilmiştir. Ölçüt nettir: Dinlenme anındaki yaş.

2.2. Ayırt Etme Gücüne Sahip Olmayanlar (b bendi)

Ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle yeminin niteliği ve önemini kavrayamayanlar yeminsiz dinlenir. Burada ölçüt yaş değil, kişinin yeminin anlamını idrak yeteneğidir. Akıl hastalığı, zihinsel yetersizlik gibi nedenlerle yeminin manevî/hukukî bağlayıcılığını anlayamayan kişiden yemin almak anlamsız olacağından, bu kişiler de yeminsiz dinlenir.

2.3. Suça Karışma Şüphesi Bulunanlar (c bendi)

Soruşturma/kovuşturma konusu suçlara iştirakten, bu suçlar nedeniyle suçluyu kayırmaktan ya da suç delillerini yok etme/gizleme/değiştirmekten şüpheli, sanık veya hükümlü olanlar yeminsiz dinlenir. Bu bent, kendini suçlamama ilkesiyle (m. 48) yakından bağlantılıdır: Olaya bizzat karışmış olabilecek kişiyi yemin altına almak, onu gerçeği söyleyip kendini ele vermek ile yalan söyleyip yalan tanıklık suçu işlemek arasında adaletsiz bir ikileme sokardı. Bu kişilerin beyanları alınabilir, ancak yemin yükümlülüğü ve onun yaptırımı yüklenmez.

3. Sistematik İlişkiler

  • CMK m. 48 — Kendini/yakınını suçlamama; (c) bendinin temelindeki mantıkla bağlantılı.
  • CMK m. 51 — Çekinebilecek tanığa yemin; yemin rejiminin diğer yönü.
  • CMK m. 54-55 — Tanığa yemin verilmesi ve biçimi; 50. madde bunun istisnasıdır.
  • CMK m. 236 — Mağdur çocukların dinlenmesi; çocuk tanık korumasının diğer yansıması.
  • TCK m. 272 — Yalan tanıklık; yeminsiz tanıkta bu yaptırımın işleyişi bakımından ilgili.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.

Uygulamada, 50. maddedeki kişilere yemin verdirilmesi usul hatası sayılır; özellikle suça karışma şüphesi bulunan kişinin yeminli dinlenmesi, hem yemin rejimine hem kendini suçlamama ilkesine aykırılık oluşturur. Yeminsiz dinlenmesi gereken tanığın yeminli dinlenmesi, beyanın değerlendirilmesinde sorun doğurabilir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Olayın görgü tanığı 13 yaşındaki bir çocuktur.

Hukuki analiz: Onbeş yaşını doldurmadığından çocuk yeminsiz dinlenir (m. 50/1-a); beyanı alınır ancak yemin verdirilmez.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Aynı suça iştirakten şüpheli olan bir kişi, başka bir sanık hakkında tanık olarak dinlenmek istenir.

Hukuki analiz: Suça iştirakten şüpheli olduğundan yeminsiz dinlenir (m. 50/1-c); yemin altına alınması, kendini suçlamama ilkesine de aykırı olurdu.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Yaş: Dinleme anında 15 yaşını doldurmamış olanlar yeminsiz.
  • İdrak: Yeminin önemini kavrayamayanlar yeminsiz.
  • Şüphe: Suça iştirak/kayırma/delil karartma şüphesi olanlar yeminsiz.
  • Sonuç: Beyan alınır, ancak yemin ve yaptırımı yüklenmez.

7. Eleştirel Değerlendirme

  1. madde, yemin kurumunun ciddiyetini ve hakkaniyeti birlikte koruyan, isabetli ve insanî bir düzenlemedir. Yeminin anlamını kavrayamayacak kişilerden (çocuklar, ayırt etme gücü olmayanlar) yemin almak hem anlamsız hem onların yararına aykırı olacağından, bu kişilerin muaf tutulması yerindedir. Suça karışma şüphesi bulunanların yeminsiz dinlenmesi ise, kendini suçlamama ilkesinin yemin rejimine yansıması olarak özellikle değerlidir; kişiyi gerçeği söyleyip kendini ele vermek ile yalan söyleyip suç işlemek ikilemine sokmamak, çağdaş ceza muhakemesinin temel bir gereğidir.

Kanaatimizce maddenin altı çizilmesi gereken yönü, yeminsiz dinlemenin beyanı değersizleştirmediğidir: Bu kişilerin beyanları delil olarak değerlendirilir, ancak yemin müeyyidesi olmaksızın. Bu, hem maddî gerçeğe ulaşma menfaatini hem korunan kişilerin durumunu gözeten dengeli bir çözümdür.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
  • Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
  • Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 50; sistematik ilişkilerde m. 48, m. 51, m. 54-55, m. 236 ve 5237 sayılı TCK m. 272.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.

Görüş: Yeminin anlamını kavrayamayanlar ile suça karışma şüphesi bulunanların yeminsiz dinlenmesi, yeminin ciddiyetini ve hakkaniyeti birlikte koruyan; kendini suçlamama ilkesini yemin rejimine yansıtan isabetli bir düzenlemedir.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.