RESMİ METİN

Çağrıya uymayan tanıklar


Madde 44 – (1) Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. (Ek cümle:8/7/2021-7331/11 md.) Zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de tanığa bildirilir. (2) Fiilî hizmette bulunan askerler hakkındaki zorla getirme kararı askerî makamlar aracılığıyla infaz olunur.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

  1. madde, 43. maddedeki çağrının doğal ve zorunlu tamamlayıcısıdır: Usulüne uygun çağrılmasına rağmen mazeretsiz olarak gelmeyen tanığa uygulanacak zorlama tedbirlerini ve gider sorumluluğunu düzenler. Tanıklık bir kamu yükümlülüğü olduğundan, bu yükümlülüğün yalnızca davete bağlı kalması, gerçeğin ortaya çıkarılmasını tanığın keyfine bırakırdı. İşte 44. madde, tanıklık görevinin gerektiğinde devlet zoruyla yerine getirtilebilmesini sağlayarak yükümlülüğe yaptırım gücü kazandırır. Böylece maddî gerçeğe ulaşma menfaati, tanığın gelmeme iradesinin önüne geçer.

Ancak madde bu zorlamayı keyfîlikten uzak tutar: Zorlamanın koşulu, çağrının usulüne uygun yapılmış (m. 43/1 — çağrı kâğıdı ve sonuçların ihtarı) ve tanığın mazeret bildirmeksizin gelmemiş olmasıdır. Ayrıca tanığa, sonradan haklı mazeretini bildirerek gider sorumluluğundan kurtulma imkânı tanınır. Madde son olarak, fiilî hizmetteki askerler için infazın özel bir usule bağlanmasını öngörür.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Zorla Getirme ve Gider Sorumluluğu (Fıkra 1, ilk cümleler)

Usulüne uygun çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanık iki yaptırımla karşılaşır:

  • Zorla getirme: Tanık, kolluk eliyle zorla muhakeme makamı önüne getirilir. Bu, tanığın iradesinden bağımsız olarak fiziken hazır bulundurulmasını sağlayan bir koruma/zorlama tedbiridir.
  • Gider sorumluluğu: Gelmemenin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre tanığa ödettirilir. Böylece tanığın ihmalinin yol açtığı malî külfet, kamuya değil bizzat ihmal eden tanığa yüklenir; bu hem telafi hem caydırıcılık işlevi görür.

Bu iki yaptırımın ön koşulu, çağrının usulüne uygunluğu ve mazeretsizliktir. Mazereti olan veya usulüne uygun çağrılmayan tanık hakkında bu yaptırımlar uygulanamaz.

2.2. Sonradan Bildirilen Haklı Mazeret (Fıkra 1, devam)

Zorla getirilen tanık, gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse, aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Bu, hakkaniyeti sağlayan önemli bir esnekliktir: Tanık, çağrı anında mazeretini bildirememiş olsa bile (örneğin ani hastalık, ulaşamama), sonradan haklı sebebini ortaya koyarsa malî yükten kurtulur. Düzenleme, yaptırımın amacının cezalandırma değil, gerçek bir ihmali telafi/caydırma olduğunu gösterir.

2.3. Elektronik Araçlarla Zorla Getirme Bildirimi (Fıkra 1, ek cümle)

2021 değişikliğiyle eklenen cümleye göre, zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlarla da tanığa bildirilebilir. Bu, kararın tanığa ulaştırılmasını hızlandıran, çağdaş iletişim olanaklarından yararlanan pratik bir düzenlemedir. (43/2'den farkı: Burada söz konusu olan, zaten verilmiş bir zorla getirme kararının bildirimidir; çağrının kendisi değil.)

2.4. Fiilî Hizmetteki Askerler (Fıkra 2)

Fiilî hizmette bulunan askerler hakkındaki zorla getirme kararı, askerî makamlar aracılığıyla infaz olunur. Bu, askerî hizmetin disiplin ve hiyerarşi düzeniyle ilgili özel bir usuldür; askerin doğrudan kolluk eliyle değil, bağlı olduğu askerî makam üzerinden hazır bulundurulması, hem askerî düzenin korunmasını hem kararın etkin infazını sağlar.

3. Sistematik İlişkiler

  • CMK m. 43 — Tanıkların çağrılması; 44. madde çağrıya uymamanın sonucudur (çağrının usulüne uygunluğu zorlamanın ön koşuludur).
  • CMK m. 45-50 — Tanıklıktan çekinme; haklı çekinme hâlinde gelmemenin yaptırımı doğmaz.
  • CMK m. 60 — Yemin etmeyen/tanıklıktan çekinen tanık hakkındaki disiplin hapsi gibi tedbirlerle kavramsal yakınlık.
  • CMK m. 146 — Şüpheli/sanık bakımından zorla getirme; benzer mantığın farklı süjeye uygulanması.
  • 6183 sayılı Kanun — Kamu alacaklarının tahsili usulü; giderin tahsil yöntemi buna göredir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.

Uygulamada, zorla getirme ve gider yaptırımının ön koşulu olarak çağrının usulüne uygun (gelmemenin sonuçlarını içeren çağrı kâğıdıyla) yapılmış olması aranır; telefon/e-posta ile çağrılan (m. 43/2) tanığa bu yaptırımlar uygulanamaz. Sonradan bildirilen haklı mazeretin gider sorumluluğunu kaldırması da yerleşik biçimde uygulanır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Çağrı kâğıdı usulüne uygun tebliğ edilen tanık, hiçbir mazeret bildirmeden duruşmaya gelmez.

Hukuki analiz: Tanık zorla getirilir ve gelmemesinin yol açtığı giderler kamu alacağı usulüyle kendisine ödettirilir (m. 44/1).

Olay 2 (kurmaca senaryo): Zorla getirilen tanık, duruşma günü ağır hasta olduğunu ve haber veremediğini belgeleriyle sonradan ortaya koyar.

Hukuki analiz: Haklı mazeret sonradan bildirildiğinden, tanık aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır (m. 44/1).

Olay 3 (kurmaca senaryo): Tanık, fiilî askerlik hizmetini sürdürmektedir ve hakkında zorla getirme kararı verilmiştir.

Hukuki analiz: Zorla getirme kararı, askerî makamlar aracılığıyla infaz olunur (m. 44/2).

6. Pratik Uygulama Notları

  • Ön koşul: Usulüne uygun çağrı (m. 43/1) + mazeretsiz gelmeme.
  • Yaptırımlar: Zorla getirme + giderlerin kamu alacağı usulüyle tahsili.
  • Telafi: Sonradan bildirilen haklı mazeret giderleri kaldırır.
  • Bildirim: Zorla getirme kararı elektronik araçlarla da bildirilebilir.
  • Askerler: İnfaz askerî makam aracılığıyla yapılır.

7. Eleştirel Değerlendirme

  1. madde, tanıklık yükümlülüğüne gerçek bir yaptırım gücü kazandırarak maddî gerçeğe ulaşma amacını korurken, bu zorlamayı koşullara ve hakkaniyete bağlayan ölçülü bir hükümdür. Zorla getirme ve gider sorumluluğu, tanığın ihmalinin sonuçlarını bizzat kendisine yüklemesi bakımından hem adil hem caydırıcıdır. En isabetli yön ise, sonradan bildirilen haklı mazeretin giderleri kaldırmasıdır; bu, yaptırımın amacının ceza değil, gerçek ihmalin telafisi olduğunu açıkça gösterir ve kusursuz tanığın cezalandırılmasını önler. Elektronik bildirim imkânı yargılamayı hızlandırır; askerler için özel infaz usulü ise askerî düzen ile yargısal etkinliği uzlaştırır.

Kanaatimizce maddenin uygulamadaki kritik dengesi, zorlama tedbirlerinin yalnızca usulüne uygun çağrılmış ve gerçekten mazeretsiz tanıklara uygulanmasının titizlikle gözetilmesidir; aksi hâlde tanıklık yükümlülüğünün zorlanması, kişi özgürlüğüne orantısız bir müdahaleye dönüşebilir. Bu yönüyle 44. madde, kamu yararı ile bireysel güvence arasında dikkatle korunması gereken bir dengeyi temsil eder.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
  • Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
  • Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 44; sistematik ilişkilerde m. 43, m. 45-50, m. 60, m. 146 ve 6183 sayılı Kanun.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.

Görüş: Tanıklık yükümlülüğünün devlet zoruyla yerine getirtilebilmesi gerekliyse de, zorlamanın yalnız usulüne uygun çağrılmış ve gerçekten mazeretsiz tanıklara uygulanması; sonradan bildirilen haklı mazeretin giderleri kaldırması, kamu yararı ile bireysel güvence arasındaki dengeyi koruyan isabetli tercihlerdir.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.