RESMİ METİN

Kararların açıklanması ve tebliği


Madde 35 – (1) İlgili tarafın yüzüne karşı verilen karar kendisine açıklanır ve isterse kararın bir örneği de verilir. (2) Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.2 (3) İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

  1. madde, kararların ilgililere açıklanması ve tebliğini düzenler. Bir karar, ancak ilgilisinin ondan haberdar olmasıyla hukukî sonuç doğurabilir; özellikle kanun yolu süreleri, kararın öğrenilmesi/tebliği anına bağlıdır. Madde, ilgilinin hazır olup olmamasına göre farklı bildirim usulleri öngörür ve özgürlüğü kısıtlı kişiler için ek güvence (okuyup anlatma) getirerek kararların gerçekten anlaşılmasını sağlar.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Yüze Karşı Verilen Karar: Açıklama (Fıkra 1)

İlgilinin yüzüne karşı verilen karar kendisine açıklanır; isterse bir örneği de verilir. İlgili hazır olduğundan, karar sözlü açıklanmakla öğrenilmiş sayılır; örnek verilmesi ise talebe bağlıdır.

2.2. Hazır Bulunmayana Tebliğ (Fıkra 2)

Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek kararlar, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur. Böylece hazır olmayan taraf, kanun yolu hakkını kullanabilmek için karardan resmen haberdar edilir. Koruma tedbiri kararlarının istisna tutulması, bunların aciliyet ve özgül rejimiyle ilgilidir.

2.3. Özgürlüğü Kısıtlı Kişiye Okuma/Anlatma (Fıkra 3)

İlgili serbest olmayan (örneğin gözaltında) veya tutuklu ise, tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır. Bu, hukukî bilgiye erişimi sınırlı olabilecek kişilerin kararı gerçekten anlamasını ve haklarını kullanabilmesini sağlayan önemli bir güvencedir.

3. Sistematik İlişkiler

  • CMK m. 34 — Kararda kanun yolunun gösterilmesi; 35. madde kararın bildirimini düzenler.
  • CMK m. 36-38 — Tebligat ve yazışma usulü; bildirimin nasıl yapılacağı.
  • CMK m. 39-40 — Süreler ve eski hâle getirme; tebliğ anı sürelerin başlangıcıdır.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.

Uygulamada, hazır bulunmayan ilgiliye tebliğ yapılmadan kanun yolu süresinin işletilmesi veya tutuklu/serbest olmayan kişiye kararın okunup anlatılmaması, kanun yolu hakkının ihlali olarak değerlendirilebilir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Sanık, hükmün açıklandığı duruşmada hazır bulunmamıştır.

Hukuki analiz: Aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek karar, hazır bulunamayan sanığa tebliğ edilir (m. 35/2); kanun yolu süresi tebliğden işler.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Tutuklu sanığa karar tebliğ edilir.

Hukuki analiz: Tebliğ edilen karar tutuklu sanığa okunup anlatılır (m. 35/3); böylece kararı anlaması ve hakkını kullanması güvence altına alınır.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Yüze karşı: Karar açıklanır; örnek talebe bağlı.
  • Hazır değilse: Kanun yoluna açık kararlar tebliğ edilir (koruma tedbirleri hariç).
  • Tutuklu/serbest değil: Karar okunup anlatılır.

7. Eleştirel Değerlendirme

  1. madde, kararların hukukî sonuç doğurabilmesi için ilgilinin gerçekten haberdar olmasını sağlayan, kanun yolu hakkının kullanımına zemin hazırlayan isabetli bir hükümdür. Hazır bulunmayana tebliğ zorunluluğu hak kaybını önler; tutuklu ve serbest olmayan kişilere kararın okunup anlatılması ise, dezavantajlı durumdaki kişilerin de kararı anlamasını güvence altına alarak silahların eşitliğini destekler. Kanaatimizce madde, kararın yalnız verilmesini değil, anlaşılmasını ve kullanılabilmesini de gözeten, hak temelli bir bildirim rejimi kurar.

Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
  • Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
  • Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 35; sistematik ilişkilerde m. 34, m. 36-38, m. 39-40.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.

Görüş: Hazır bulunmayana tebliğ ve tutuklu/serbest olmayan kişiye okuma/anlatma, kararın yalnız verilmesini değil anlaşılmasını ve kullanılabilmesini de gözeten hak temelli güvencelerdir.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.