RESMİ METİN

Kararların verilmesi usulü


Madde 33 – (1) Duruşmada verilecek kararlar, Cumhuriyet savcısı, duruşmada hazır bulunan müdafi, vekil ve diğer ilgililer dinlendikten; duruşma dışındaki kararlar, Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü görüşü alındıktan sonra verilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

  1. madde, "Kararlar, Açıklanması ve Tebliği" kısmının ilk maddesi olarak, mahkeme kararlarının verilmesinden önce kimlerin görüşünün alınacağını düzenler. Karar, yargılamanın temel ürünüdür; ancak adil ve dengeli bir kararın verilebilmesi için ilgililerin önceden dinlenmesi gerekir. Madde, duruşma içi ve duruşma dışı kararlar için farklı ama paralel bir dinleme/görüş alma usulü öngörerek, hukukî dinlenilme hakkını ve silahların eşitliği ilkesini somutlaştırır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Duruşmada Verilecek Kararlar

Duruşmada verilecek kararlar, Cumhuriyet savcısı, hazır bulunan müdafi, vekil ve diğer ilgililer dinlendikten sonra verilir. Böylece karardan etkilenecek tüm taraflar görüşlerini sözlü olarak sunar; mahkeme, karşılıklı görüşleri değerlendirerek karar verir. Bu, çelişmeli (itiraz edebilir) yargılamanın gereğidir.

2.2. Duruşma Dışındaki Kararlar

Duruşma dışındaki kararlar ise Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü görüşü alındıktan sonra verilir. Duruşma dışı işlerde her ilgilinin dinlenmesi pratik olmadığından, kamu adına hareket eden savcının görüşü esas alınır. Görüşün yazılı veya sözlü olabilmesi, usule esneklik kazandırır.

3. Sistematik İlişkiler

  • CMK m. 34 — Kararların gerekçeli olması; dinlenen görüşler gerekçede karşılık bulur.
  • CMK m. 216 — Duruşmada esas hakkındaki görüşlerin sırası; 33. madde karar öncesi dinlemenin genel kuralıdır.
  • CMK m. 260 vd. — Kanun yolları; görüşü alınmayan tarafın hakları bu çerçevede korunur.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.

Uygulamada, karar öncesi savcının görüşünün alınmaması veya hazır tarafların dinlenmemesi, savunma hakkı ve hukukî dinlenilme hakkının ihlali olarak değerlendirilebilmektedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Duruşmada tutukluluğun devamına karar verilecektir.

Hukuki analiz: Karar öncesi savcı, hazır müdafi ve diğer ilgililer dinlenir (m. 33); ancak ondan sonra karar verilebilir.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Mahkeme, duruşma dışında bir koruma tedbiri kararı verecektir.

Hukuki analiz: Önce Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü görüşü alınır, sonra karar verilir (m. 33).

6. Pratik Uygulama Notları

  • Duruşmada: Savcı + hazır müdafi/vekil/ilgililer dinlenir.
  • Duruşma dışında: Savcının yazılı/sözlü görüşü alınır.
  • Sıra: Görüş/dinleme karardan önce gelir.

7. Eleştirel Değerlendirme

  1. madde, kararların tek taraflı değil, ilgililerin görüşü alınarak verilmesini güvence altına alan, çelişmeli yargılama ve hukukî dinlenilme hakkının temel ifadesidir. Duruşma içi ve dışı kararlar için ölçülü biçimde farklılaşan usul, hem hakların korunmasını hem yargılamanın pratik işleyişini gözetir. Kanaatimizce madde, kararın meşruiyetini taraf katılımına dayandırması bakımından isabetlidir; uygulamada savcı görüşünün alınmasının sembolik bir formaliteye indirgenmemesi, hükmün ruhuna uygun olur.

Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
  • Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
  • Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 33; sistematik ilişkilerde m. 34, m. 216, m. 260 vd.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.

Görüş: Kararların ilgililerin görüşü alınarak verilmesi, çelişmeli yargılama ve hukukî dinlenilme hakkının temel gereğidir; savcı görüşü alınması sembolik formaliteye indirgenmemelidir.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.