RESMİ METİN

Hâkimin davaya bakamayacağı hâller


Madde 22 – (1) Hâkim; a) Suçtan kendisi zarar görmüşse, b) Sonradan kalksa bile şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi bulunmuşsa, c) Şüpheli, sanık veya mağdurun kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyundan biri ise, d) Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlât edinme bağlantısı varsa, e) Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında üçüncü derece dahil kan hısımlığı varsa, f) Evlilik sona ermiş olsa bile, şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında ikinci derece dahil kayın hısımlığı varsa, g) Aynı davada Cumhuriyet savcılığı, adlî kolluk görevi, şüpheli veya sanık müdafiliği veya mağdur vekilliği yapmışsa, h) Aynı davada tanık veya bilirkişi sıfatıyla dinlenmişse, Hâkimlik görevini yapamaz.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

  1. madde, hâkimin davaya bakamayacağı (yasaklılık) hâllerini sayar. Bu, hâkimin tarafsızlığını güvence altına alan temel hükümdür ve "Hâkimin Davaya Bakamaması ve Reddi" başlıklı bölümün kalbini oluşturur. Maddede sayılan hâller, hâkimin davayla kişisel/ailevî bağı veya o davadaki önceki rolü nedeniyle objektif tarafsızlığının şüpheye düşeceği durumlardır. Bu hâllerde hâkim kendiliğinden (re'sen) davaya bakamaz; ret istemine veya takdire bağlı değildir. Yasaklılık, ret (m. 24) ve çekinmeden (m. 30) ayrılır: Ret talebe bağlı ve takdiri içerirken, yasaklılık kanunen kesin ve mutlaktır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Suçtan Zarar Görme (a bendi)

Hâkim suçtan kendisi zarar görmüşse davaya bakamaz; çünkü davanın sonucunda kişisel menfaati vardır ve tarafsızlığı objektif olarak ortadan kalkar.

2.2. Aile ve Hısımlık İlişkileri (b-f bentleri)

Hâkim ile şüpheli, sanık veya mağdur arasında:

  • Evlilik, vesayet, kayyımlık ilişkisi (sonradan kalksa bile),
  • Üstsoy-altsoy kan/kayın hısımlığı,
  • Evlât edinme bağı,
  • Üçüncü derece dâhil kan hısımlığı,
  • İkinci derece dâhil kayın hısımlığı (evlilik sona ermiş olsa bile)

varsa hâkim davaya bakamaz. Bu bentler, ailevî yakınlığın tarafsızlığı zedeleyeceği karinesine dayanır; ilişkinin sonradan sona ermesi bile yasağı kaldırmaz (objektif güvence).

2.3. Aynı Davadaki Önceki Rol (g-h bentleri)

Hâkim, aynı davada savcılık, adlî kolluk, müdafilik veya mağdur vekilliği yapmışsa ya da tanık veya bilirkişi olarak dinlenmişse hâkimlik yapamaz. Bu, "kimse aynı davada hem taraf/yardımcı hem yargıç olamaz" ilkesinin ifadesidir; önceki rol, hâkimin önyargısız bakışını imkânsız kılar.

3. Sistematik İlişkiler

  • CMK m. 23 — Yargılamaya katılamayacak hâkim (aynı kararda iki kez, soruşturma-kovuşturma ayrımı); yasaklılığın usulî yönü.
  • CMK m. 24-26 — Hâkimin reddi; yasaklılık hâlleri aynı zamanda ret sebebidir.
  • CMK m. 30 — Hâkimin çekinmesi; yasaklılık hâlinde hâkim çekinmek zorundadır.
  • Anayasa m. 36-37 — Adil yargılanma ve tabiî hâkim; tarafsız mahkeme güvencesi.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.

Uygulamanın yerleşik yaklaşımı, 22. maddedeki hâllerin mutlak olduğu, hâkimin bu hâllerde verdiği kararların tarafsızlık ilkesi ihlali nedeniyle bozma sebebi sayıldığı yönündedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Davaya bakan hâkim, mağdurun amcasıdır (üçüncü derece kan hısımı).

Hukuki analiz: Hâkim, mağdurla üçüncü derece dâhil kan hısımlığı bulunduğundan davaya bakamaz (m. 22/1-e); kendiliğinden çekinmesi gerekir.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Hâkim, soruşturma aşamasında aynı dosyada Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmış, sonra hâkim olarak aynı davaya bakmaktadır.

Hukuki analiz: Aynı davada savcılık yapan kişi hâkimlik yapamaz (m. 22/1-g); bu hâl mutlak yasaklılıktır.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Mutlak nitelik: 22. maddedeki hâller takdire bağlı değildir; hâkim re'sen davaya bakamaz.
  • İlişkinin sona ermesi yasağı kaldırmaz: Evlilik/hısımlık sonradan bitse de yasak sürer.
  • Önceki rol: Aynı davada savcı/kolluk/müdafi/vekil/tanık/bilirkişi olan hâkimlik yapamaz.

7. Eleştirel Değerlendirme

  1. madde, hâkimin tarafsızlığını objektif ve kesin ölçütlerle güvence altına alan, adil yargılanma hakkının temel taşıdır. Hâlleri tek tek sayarak takdir alanını kaldırması, hukukî belirlilik ve öngörülebilirlik sağlar; ilişkinin sona ermesinin bile yasağı kaldırmaması, güvenceyi mümkün olan en yüksek düzeyde tutar. Kanaatimizce maddenin en isabetli yönü, tarafsızlığı yalnızca hâkimin sübjektif beyanına bırakmayıp, kişisel/ailevî bağ ve önceki rol gibi nesnel kıstaslara dayandırmasıdır; bu, hem hâkimi hem yargıya güveni korur.

Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
  • Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
  • Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 22; sistematik ilişkilerde m. 23, m. 24-26, m. 30 ve Anayasa m. 36-37.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.

Görüş: Yasaklılık hâllerinin mutlak ve objektif sayımı, tarafsızlığı sübjektif beyana bırakmayan, adil yargılanma hakkını koruyan en isabetli güvencedir.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.