RESMİ METİN

Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri


Madde 180 – (1) Hastalık veya malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkeme onun bir naiple veya istinabe yoluyla dinlenmesine karar verebilir. (2) Bu hüküm, konutlarının yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında bulunmasından dolayı getirilmesi zor olan tanık ve bilirkişinin dinlenmesinde de uygulanır. (3) Davayı görmekte olan mahkeme, zorunluluk olmadıkça, büyükşehir belediye sınırları içerisinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi veya vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar veremez. (4) İstinabe olunan mahkeme, büyükşehir belediye sınırları içerisinde ise, ilgililer kendi yargı çevresinde bulunmasa da büyükşehir belediye sınırları içerisinde yerine getirilmesi gereken istinabe evrakını geri çevirmeksizin gereğini yapar. (5) Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre tanık veya bilirkişinin aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle dinlenebilmeleri olanağının varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak ifade alınır. Buna olanak verecek teknik donanımın kurulmasına ve kullanılmasına ilişkin esas ve usuller yönetmelikte gösterilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

  1. madde, tanık ve bilirkişinin naiple (mahkeme üyesi eliyle) veya istinabe (başka mahkeme aracılığıyla) dinlenmesini ve görüntülü-sesli iletişim (SEGBİS) ile dinlenmesini düzenler. Kural, doğrudanlık (vasıtasızlık) ilkesi gereği tanığın davaya bakan mahkeme önünde dinlenmesidir; çünkü mahkemenin tanığı bizzat görmesi, beyanın güvenilirliğini değerlendirmesine yardımcı olur. Ancak hastalık, uzaklık gibi engeller bunu imkânsız/güç kılabilir. Madde, bu hâllerde naip/istinabe yoluyla dinlemeye izin verirken, SEGBİS ile dinlemeyi öne çıkararak doğrudanlık ilkesinin teknolojiyle korunmasını sağlar.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Naip/İstinabe ile Dinleme (Fıkra 1-2)

Hastalık, malullük veya giderilemeyen başka bir nedenle tanık/bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir süre duruşmada bulunamayacağı anlaşılırsa, mahkeme onun naiple veya istinabe yoluyla dinlenmesine karar verebilir. Aynı hüküm, konutu yargı çevresi dışında olduğundan getirilmesi zor olanlar için de geçerlidir. Bu, doğrudan dinlemenin mümkün olmadığı hâllerde delilin tümüyle kaybedilmemesini sağlar.

2.2. Büyükşehir Sınırı İçinde İstinabe Sınırı (Fıkra 3-4)

Mahkeme, zorunluluk olmadıkça büyükşehir belediye sınırları içindeki ilgilileri istinabeyle dinleyemez; aynı büyükşehir içinde istinabe evrakı geri çevrilmeden yerine getirilir. Bu, aynı şehirde bulunan kişilerin gereksiz yere istinabeyle (dolaylı) dinlenmesini önleyerek doğrudanlık ilkesini korur.

2.3. SEGBİS ile Dinleme (Fıkra 5)

Görüntülü ve sesli iletişim olanağı varsa, bu yöntem (SEGBİS) uygulanarak ifade alınır. SEGBİS, naip/istinabeden üstündür: Mahkeme, tanığı uzaktan da olsa canlı görerek ve duyarak dinler; böylece doğrudanlık ilkesi, fizikî huzur olmasa da büyük ölçüde korunur. Bu, teknolojinin doğrudanlık ilkesinin hizmetine sokulmasıdır.

3. Sistematik İlişkiler

  • CMK m. 52, 59 — Tanıkların dinlenmesi; doğrudanlık ilkesi.
  • CMK m. 196 — Sanığın SEGBİS ile sorgusu; benzer teknoloji kullanımı.
  • CMK m. 188 vd. — Duruşma; doğrudanlık ve sözlülük.
  • AİHS m. 6 — Adil yargılanma; tanığın huzurda dinlenmesi.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.

Uygulamada, kural olarak tanığın davaya bakan mahkemede dinlenmesi; bunun mümkün olmadığı hâllerde SEGBİS'in tercih edilmesi, doğrudanlık ilkesinin korunması bakımından önemlidir. Gereksiz istinabe, doğrudanlık ilkesini zayıflatır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Bir tanık, ağır hastalığı nedeniyle uzun süre duruşmaya gelemeyecektir.

Hukuki analiz: Mahkeme, tanığın naiple/istinabe yoluyla dinlenmesine karar verebilir (m. 180/1); ancak SEGBİS olanağı varsa bu yöntem tercih edilir (m. 180/5).

Olay 2 (kurmaca senaryo): Tanık, davaya bakan mahkemenin bulunduğu büyükşehir içinde oturmaktadır.

Hukuki analiz: Zorunluluk olmadıkça büyükşehir içindeki tanık istinabeyle dinlenemez (m. 180/3); doğrudan mahkeme önünde dinlenir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Naip/istinabe: Hastalık/uzaklık gibi engelde dinleme.
  • Büyükşehir sınırı: İçindeki ilgililer zorunluluk olmadıkça istinabeyle dinlenemez.
  • SEGBİS: Olanak varsa tercih edilir (doğrudanlık ilkesini korur).

7. Eleştirel Değerlendirme

  1. madde, doğrudanlık (vasıtasızlık) ilkesi ile pratik zorunluluklar (hastalık, uzaklık) arasında denge kuran, teknolojiyi doğrudanlık ilkesinin hizmetine sokan isabetli bir hükümdür. Kural, tanığın davaya bakan mahkeme önünde dinlenmesidir; çünkü mahkemenin tanığı bizzat görmesi-duyması, beyanın güvenilirliğini (jest-mimik, tereddüt vb.) değerlendirmesine yardımcı olur. Naip/istinabe, bu doğrudanlığı zayıflatan bir istisnadır ve yalnız gerçek engellerle sınırlanmıştır; büyükşehir içinde istinabe sınırı da gereksiz dolaylı dinlemeyi önler.

Kanaatimizce maddenin en değerli yönü, SEGBİS'in öne çıkarılmasıdır (5. fıkra): SEGBİS, naip/istinabeye göre doğrudanlık ilkesini çok daha iyi korur; mahkeme, tanığı fizikî olarak huzurunda olmasa da canlı görüp duyarak dinler ve taraflar soru sorabilir. Bu, teknolojinin adil yargılanma ilkelerinin (doğrudanlık, çelişme) hizmetine sokulmasının başarılı bir örneğidir. Madde, doğru uygulandığında — yani gereksiz istinabe yerine mümkün olan her hâlde doğrudan dinleme veya SEGBİS tercih edildiğinde — doğrudanlık ilkesini pratik zorunluluklarla uzlaştıran dengeli bir düzenlemedir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına (doğrudanlık/vasıtasızlık ilkesi) atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
  • Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
  • Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 180; sistematik ilişkilerde m. 52, m. 59, m. 188 vd., m. 196, AİHS m. 6.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.

Görüş: Tanığın naip/istinabe yerine kural olarak davaya bakan mahkemede, mümkünse SEGBİS ile dinlenmesi; doğrudanlık (vasıtasızlık) ilkesini pratik zorunluluklarla uzlaştıran ve teknolojiyi bu ilkenin hizmetine sokan isabetli bir düzenlemedir. Gereksiz istinabeden kaçınılmalıdır.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.