RESMİ METİN

Güvence


Madde 113 – (1) Şüpheli veya sanık tarafından gösterilecek güvence, aşağıda yazılı hususların yerine getirilmesini sağlar: a) Şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır bulunması. b) Aşağıda gösterilen sıraya göre ödemelerin yapılması:

  1. Katılanın yaptığı masraflar, suçun neden olduğu zararların giderilmesi ve eski hâle getirme; şüpheli veya sanık nafaka borçlarını ödememeleri nedeniyle kovuşturuluyorlarsa nafaka borçları.
  2. Kamusal giderler.
  3. Para cezaları. (2) Şüpheli veya sanığı güvence göstermeye zorunlu kılan kararda, güvencenin karşıladığı kısımlar ayrı ayrı gösterilir.
AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

  1. madde, adlî kontrol yükümlülüklerinden biri olan güvence (kefalet) kurumunun neyi karşıladığını düzenler. Güvence, şüpheli/sanığın muhakemeye katılımını ve doğabilecek malî yükümlülüklerini teminat altına alan bir adlî kontrol tedbiridir (m. 109/3-f). Bu güvence, salt kaçmanın önlenmesine değil, aynı zamanda mağdurun zararının, kamusal giderlerin ve para cezalarının ödenmesine de hizmet eder. Madde, güvencenin kapsamını ve ödeme sırasını belirleyerek, bu malî teminatın hangi amaçlara ne sırayla tahsis edileceğini netleştirir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Güvencenin İki İşlevi (Fıkra 1)

Güvence iki şeyi sağlar: (a) Şüpheli/sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında ve diğer yükümlülüklerinde hazır bulunması (katılım teminatı); (b) belirli ödemelerin yapılması (malî teminat). Böylece güvence, hem kişinin yargılamadan kaçmamasını hem doğabilecek malî sorumlulukların karşılanmasını güvence altına alır.

2.2. Ödeme Sırası (Fıkra 1-b)

Ödemeler belirli bir öncelik sırasına göre yapılır: (1) önce katılanın masrafları, suç zararlarının giderilmesi, eski hâle getirme ve nafaka borçları; (2) sonra kamusal giderler; (3) en son para cezaları. Bu sıralama anlamlıdır: Mağdurun zararının giderilmesi en öncelikli tutulmuştur; devletin alacakları (kamusal gider, para cezası) ise mağdurdan sonra gelir. Bu, mağdur haklarının korunmasına verilen önceliği yansıtır.

2.3. Kararda Ayrıştırma (Fıkra 2)

Güvence göstermeye zorunlu kılan kararda, güvencenin karşıladığı kısımlar ayrı ayrı gösterilir; böylece hangi tutarın hangi amaca (katılım teminatı / mağdur zararı / kamusal gider / para cezası) tahsis edildiği belirli ve denetlenebilir olur.

3. Sistematik İlişkiler

  • CMK m. 109/3-f, h — Güvence ve mağdur haklarının güvenceye bağlanması; 113. madde içeriğini düzenler.
  • CMK m. 114-115 — Güvenceden önceden ödetme ve geri verme.
  • TCK / TBK — Suç zararının giderilmesi ve nafaka borçları; güvencenin tahsis amaçları.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.

Uygulamada, güvencenin mağdur zararını ve kamusal yükümlülükleri öncelik sırasına göre karşılaması; kararda karşıladığı kısımların ayrı ayrı gösterilmesi gözetilir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Sanık adlî kontrol kapsamında güvence yatırır; sonradan mahkûm olur ve mağdurun zararı, kamusal gider ve para cezası söz konusudur.

Hukuki analiz: Güvenceden önce katılanın masrafları/mağdur zararı/nafaka, sonra kamusal giderler, en son para cezaları karşılanır (m. 113/1-b sırası).

6. Pratik Uygulama Notları

  • İki işlev: Katılım teminatı + malî yükümlülüklerin karşılanması.
  • Sıra: Mağdur zararı/nafaka → kamusal giderler → para cezaları.
  • Ayrıştırma: Kararda güvencenin karşıladığı kısımlar ayrı gösterilir.

7. Eleştirel Değerlendirme

  1. madde, güvence kurumunu yalnız kaçmanın önlenmesine değil, mağdur zararının giderilmesine de hizmet edecek biçimde yapılandıran, isabetli bir hükümdür. Ödeme sırasında mağdur haklarının kamusal alacaklardan önce gelmesi, mağdurun korunmasına verilen önceliği yansıtan, restoratif adalet anlayışıyla uyumlu bir tercihtir. Kararda güvencenin karşıladığı kısımların ayrı ayrı gösterilmesi ise belirlilik ve denetlenebilirlik sağlar. Kanaatimizce madde, güvenceyi hem yargılamaya katılımın teminatı hem mağdur haklarının korunmasının aracı kılan, çift işlevli ve dengeli bir düzenlemedir.

Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
  • Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
  • Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 113; sistematik ilişkilerde m. 109/3-f,h, m. 114-115.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.

Görüş: Güvencenin hem katılım teminatı hem malî yükümlülüklerin karşılanması işlevi görmesi ve ödeme sırasında mağdur haklarının kamusal alacaklardan önce gelmesi; mağdurun korunmasına öncelik veren, restoratif adaletle uyumlu isabetli bir düzenlemedir.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.