RESMİ METİN

Salıverilenin yükümlülükleri


Madde 106 – (1) Salıverilmeden önce şüpheli veya sanık, yetkili yargı merciine veya tutukevinin müdürüne adresini ve varsa telefon numarasını bildirmekle yükümlüdür. (2) Şüpheli veya sanığa soruşturmanın veya kovuşturmanın sona erdirileceği tarihe kadar, yeniden beyanda bulunmak suretiyle veya iadeli taahhütlü mektupla önceden verdiği adreslerdeki her türlü değişiklikleri bildirmesi ihtar olunur; ayrıca, ihtara uygun hareket etmediğinde, önceden bildirdiği adrese tebligatın yapılacağı bildirilir. Bu ihtarların yapıldığını belirten ve yeni adresleri içeren tutanak veya tutukevi müdürünün düzenleyeceği belgenin aslı veya örneği yargı merciine gönderilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

  1. madde, tutukluluktan salıverilen şüpheli/sanığın, muhakemenin sağlıklı yürümesi için üstlendiği adres bildirme yükümlülüğünü düzenler. Tutukluluk sona erse de, kişi yargılamanın bir süjesi olarak kalır ve kendisine tebligat yapılabilmesi, çağrılabilmesi gerekir. Salıverilen kişinin ulaşılabilir olmaması, yargılamayı aksatır ve fiilen kaçma sonucu doğurabilir. Madde, bu nedenle salıverilenin adresini bildirmesini ve adres değişikliklerini takip ettirmesini yükümlülük hâline getirir; böylece tutukluluğun sona ermesiyle yargılamanın devamı arasında bir köprü kurar.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. İlk Adres Bildirme Yükümlülüğü (Fıkra 1)

Salıverilmeden önce, şüpheli/sanık, yetkili yargı merciine veya tutukevi müdürüne adresini ve varsa telefon numarasını bildirmekle yükümlüdür. Böylece salıverilen kişiye nasıl ulaşılacağı baştan belirlenir.

2.2. Adres Değişikliğini Bildirme ve İhtar (Fıkra 2)

Kişiye, soruşturma/kovuşturma sona erene kadar adres değişikliklerini (yeniden beyan veya iadeli taahhütlü mektupla) bildirmesi ihtar olunur; ayrıca ihtara uymazsa önceden bildirdiği adrese tebligat yapılacağı bildirilir. Bu, önemli bir tebligat hukuku güvencesidir: Kişi adres değişikliğini bildirmezse, eski adrese yapılan tebligat geçerli sayılır. Bu ihtarların yapıldığını ve yeni adresleri içeren tutanak/belge yargı merciine gönderilir.

3. Sistematik İlişkiler

  • CMK m. 103-105 — Salıverilme; 106. madde salıverilenin yükümlülüğünü düzenler.
  • CMK m. 35-37 — Tebligat; adres bildirme tebligatın geçerliliğiyle bağlantılı.
  • CMK m. 98 — Çağrıya gelmeyen şüpheli; adres bilinmezse yakalama emri gündeme gelebilir.
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu — Adrese tebligat rejimi.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin, doğrulanmış güncel bir Yargıtay (CGK / ilgili Ceza Dairesi) kararı künyesi bu çalışmada temin edilememiştir. Mevcut otomatik tarama altyapısı yalnızca hukuk dairelerini sorgulayabildiğinden ceza dairesi kararlarına erişilememiş; kullanıcı tarafından sağlanan ek karar da bulunmamaktadır. Künye uydurmaktan kaçınmak akademik dürüstlüğün gereğidir.

Uygulamada, salıverilene adres değişikliğini bildirme ihtarının usulüne uygun yapılması; ihtara rağmen bildirmeyen kişiye eski adrese yapılan tebligatın geçerli sayılması esastır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Salıverilen sanık, sonradan taşınır ve yeni adresini bildirmez.

Hukuki analiz: Adres değişikliğini bildirmesi ihtar edilmişti; bildirmediğinden, önceden bildirdiği adrese yapılan tebligat geçerli sayılır (m. 106/2).

Olay 2 (kurmaca senaryo): Şüpheli salıverilirken adresini bildirmez.

Hukuki analiz: Salıverilmeden önce adres bildirme yükümlülüğü vardır (m. 106/1); bu, yargılamanın devamı için gereklidir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Yükümlülük: Salıverilmeden önce adres (ve varsa telefon) bildirme.
  • Değişiklik: Adres değişikliği bildirilmeli; ihtar yapılır.
  • Sonuç: Bildirmezse eski adrese tebligat geçerli sayılır.

7. Eleştirel Değerlendirme

  1. madde, tutukluluğun sona ermesiyle yargılamanın devamı arasındaki bağı koruyan, pratik ve gerekli bir hükümdür. Salıverilenin adres bildirme yükümlülüğü, kişiye ulaşılabilmesini ve yargılamanın aksamamasını sağlar; adres değişikliğini bildirmeyen kişiye eski adrese tebligat yapılabilmesi ise, kişinin kendi ihmaliyle yargılamayı sürüncemede bırakmasını önler. Bu, salıvermenin "kaçma sonucu" doğurmasını engelleyen, makul bir tedbirdir. Kanaatimizce maddenin uygulamadaki dengesi, ihtarın gerçekten ve anlaşılır biçimde yapılmış olmasının gözetilmesidir; ihtar usulüne uygun yapılmışsa, eski adrese tebligatın geçerli sayılması adildir, çünkü sonuç kişinin kendi ihmalinden doğar. Madde, salıverme ile yargılama etkinliği arasında dengeli bir çözüm sunar.

Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Ceza muhakemesi hukuku öğretisinin genel kabul görmüş yaklaşımlarına atıfsız genel ifadelerle başvurulmuştur; bu kanun için onaylı yazar listesi bulunmadığından spesifik yazar/eser/sayfa atfı yapılmamıştır.
  • Yargıtay kararları: Maddeye özgü doğrulanmış güncel karar temin edilememiştir (bkz. § 4); mevcut tarama altyapısı ceza dairelerini kapsamamaktadır.
  • Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 106; sistematik ilişkilerde m. 35-37, m. 98, m. 103-105 ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanır.

Görüş: Salıverilenin adres bildirme yükümlülüğü ve adres değişikliğini bildirmeyene eski adrese tebligat yapılabilmesi; salıvermenin yargılamayı aksatmasını önleyen, kişinin ihmalini kendisine yükleyen dengeli ve isabetli bir düzenlemedir.

Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir. Yeni Yargıtay İBK/CGK kararları veya kanun değişiklikleri sonrası revize edilebilir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.