Av. Fethi Güzel

Çek Kanunu · CEK 9

CEK 9 — CEK Madde 9 (CEK m. 9)

Arama adları: CEK 9 · CEK madde 9 · CEK m. 9 · CEK m 9 — resmî metin ve akademik şerh: Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı.

Resmî metin — CEK Madde 9

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

---

MADDE 9 – (1) 19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve
Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile 26/2/2003 tarihli ve 4814 sayılı Çekle
Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanunun geçici 1 ilâ geçici 5 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçiş hükümleri

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde, 2 nci maddeye göre yayımlanacak
tebliğde belirlenen esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastırırlar.
(2) Bankalar, 1/7/2010 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verir ve
ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler.
(3) Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı
Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk
Ceza Kanununun 7 nci maddesi hükmü saklıdır.
(4) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar 3167 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesinde tanımlanan suçtan dolayı açılmış olan davalar bakımından asliye ceza
mahkemesinin görevi devam eder.
(5) 31/12/2011 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin
ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.
(6) Bu Kanunun 5 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca yapılacak bildirimler,
1/7/2010 tarihine kadar yazılı ortamda yapılabilir.
(7) Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca
kurulmuş olan Bankalararası Takas Odaları Merkezi, bu Kanunun 8 inci maddesinde
öngörülen tüzel kişiliği haiz sistem kuruluncaya kadar faaliyetlerine devam eder ve yeni
kurulacak tüzel kişiliğe herhangi bir işleme gerek kalmaksızın devrolunur. Yeni kurulacak
tüzel kişilik bu devir nedeniyle doğacak her türlü vergi, resim, harç ve fondan muaftır.

GEÇİCİ MADDE 2 – (1) 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde tanımlanan suçtan
dolayı, 1/11/2009 tarihi itibarıyla, haklarında soruşturma veya kovuşturma başlatılmış ya da
kesinleşmiş bir hükümle mahkûm olan kişilerin;
a) Şikâyetçi ile belirledikleri miktarın belirli vadelerde ödenmesi hususunda
anlaşmaya varmaları ve anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından
Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşmada öngörülen süre
kadar soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya
durdurulmasına karar verilir. Anlaşmaya varılmış olması, şikâyetçi bakımından şikâyetin geri
alınması sonucunu doğurmaz.
b) Bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarı belirli
vadelerde ödeyeceğini taahhüt etmesi ve taahhütnamenin, kendisi veya yasal temsilcisi
tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşma
aranmaksızın, taahhütnamede belirtilen süre kadar, soruşturma veya kovuşturmanın
durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir. Bu durumda,
ödeme süresi, taahhütnamenin yapıldığı tarihten itibaren iki yılı geçemez. Taahhütnamede yer
alacak birinci yıl taksidi, borcun üçte birinden az olamaz. Taahhütnamenin bir örneği
alacaklıya gönderilir.
(2) Birinci fıkrada yazılı anlaşma veya taahhütnamenin en geç 1/4/2010 tarihine kadar
düzenlenmiş ve mercîlerine verilmiş olması şarttır. Birinci fıkranın (b) bendinden yararlanan
kişi, taahhütnamede belirttiği süre içinde şikâyetçi ile anlaşmaya varması ve bu anlaşmanın
bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından mercilerine verilmiş olması hâlinde,
aynı fıkranın (a) bendi hükmünden yararlanır.
(3) Soruşturma veya kovuşturmanın durması hâlinde dava zamanaşımı; hükmün
infazının ertelenmesi veya durdurulması hâlinde ise ceza zamanaşımı işlemez.
(4) Anlaşmanın gereği gibi ifa edilmiş veya bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre
ödenmesi gereken miktarın ödenmiş olması hâlinde; kovuşturmaya yer olmadığına, davanın
düşmesine veya hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.
(5) Şikâyetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti
hâlinde, soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilir.
(6) Soruşturma veya kovuşturması durdurulan ya da hükmün infazı ertelenen veya
durdurulan kişi hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasının (a) bendinde yer alan adlî kontrol tedbirine karar verilebilir.

GEÇİCİ MADDE 3 – (Ek: 31/1/2012-6273/6 md.)
(1) Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca bu maddenin yayımı tarihinden
itibaren bir ay içinde 2 nci maddeye göre yayımlanacak tebliğde belirlenen esaslara uygun
olarak yeni çek defterleri bastırırlar.
(2) Bankalar, 31/12/2012 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verir ve
ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler.
(3) Bu Kanunun bu maddenin yayımı tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümleri
ile mülga 3167 sayılı Kanun hükümleri gereğince düzenlenmiş olan eski çeklerin hukukî
geçerliliği devam eder.
(4) Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap
bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin
sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer.
(5) 31/12/2028 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin
ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.
(6) Bu maddenin yayımı tarihinden önce verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma
yasağı kararlarına ilişkin kayıtlar, 6 ncı maddede düzenlenen yasağın kaldırılmasına ilişkin
şartlar oluşuncaya kadar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında tutulmaya devam olunur.
(7) Bu Kanun hükümlerine göre suç karşılığı uygulanan yaptırımı, idarî yaptırıma
dönüştürülen fiiller nedeniyle,
a) Soruşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında Cumhuriyet başsavcılığınca,
b) Kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında mahkemece,
idarî yaptırım kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar
hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtayın ilgili dairesinde bulunan dosyalar
hakkında ise ilgili dairece, bu Kanuna göre işlem yapılmak üzere dava dosyası hükmü veren
mahkemeye gönderilir ve bu mahkeme tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir.

GEÇİCİ MADDE 4- (Ek: 15/7/2016-6728/65 md.)
(1) Bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce verilen çek düzenleme ve çek hesabı
açma yasağına ilişkin kayıtlar, bu Kanun gereğince silinmesini gerektiren şartlar oluşuncaya
kadar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında tutulmaya devam olunur.

GEÇİCİ MADDE 5- (Ek:25/3/2020-7226/49 md.)
(1) (Değişik:18/7/2021-7333/17 md.) 5 inci maddede tanımlanan ve 30/4/2021
tarihine kadar işlenen suçtan dolayı mahkûm olanların cezalarının infazı durdurulur. Hükümlü
30/6/2022 tarihine kadar çek bedelinin bu fıkrada değişiklik yapan Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla ödenmeyen kısmının onda birini alacaklıya ödemek zorundadır. Kalan kısmını
30/6/2022 tarihinden itibaren ikişer ay arayla on beş eşit taksitle ödemesi durumunda
mahkemece, ceza mahkûmiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.
30/6/2022 tarihine kadar çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birinin ödenmemesi halinde
alacaklının şikâyeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilir. Hükümlü
taksitlerden birini süresi içinde ilk defa ödemediği takdirde ödemediği bu taksit, sürenin
sonuna bir taksit olarak eklenir. Kalan taksitlerden birini daha ödemediği takdirde alacaklının
şikâyeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilir. Bu fıkra hükümleri,
30/4/2021 tarihine kadar işlenmiş ve yargılaması devam eden suçlar bakımından, çek
bedelinin ödenmeyen kısmının onda birinin 30/6/2022 tarihine kadar ve bu fıkrada belirtilen
taksitlerin süreleri içinde alacaklıya ödenmesi koşuluyla, infaz aşamasında uygulanabilir.
(2) Hükmün infazının durdurulması hâlinde ceza zamanaşımı işlemez.
(3) Bu madde uyarınca infazı durdurulan kişi hakkında mahkemece Ceza Muhakemesi
Kanununun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan adlî kontrol
tedbirine karar verilebilir.
(4) Bu madde uyarınca verilecek kararlarda, hükmü veren icra ceza mahkemesi
yetkilidir. Mahkemece bu madde uyarınca verilecek tüm kararlar alacaklıya tebliğ edilir.
(5) Bu madde uyarınca verilecek kararlara karşı itiraz kanun yoluna gidilebilir. İtirazın
incelenmesinde İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirlenen
itiraz usulü uygulanır.
(6) Bu madde hükümleri her bir suç için ancak bir kez uygulanabilir.

Akademik yorum ve analiz — CEK m. 9 şerhi

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama


5941 sayılı Çek Kanunu’nun 9. maddesi ile ona eklemlenen geçici maddeler (geçici m. 1–5); mülga 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile 4814 sayılı değişiklik kanununun geçici 1–5. maddelerini yürürlükten kaldırarak yeni kanuni rejime geçişi sağlayan; yeni çek defteri basım–teslim–imha takvimini, eski defter ve eski suç dosyalarının akıbetini, ileri tarihli çekin erken ibraz yasağının sürelerini, takas merkezinin devrini, eski karşılıksız çek soruşturma–kovuşturma–infaz dosyalarında anlaşma ve taahhütle durma–düşme rejimini, 6273 ve 6728 reformlarının yasak kayıtları ve yaptırım türü dönüşümünü, pandemi ve ekonomik kriz koşullarında m. 5 mahkûmiyetlerinin infazının durdurulması ile taksitli ödeme yoluyla mahkûmiyetin ortadan kaldırılmasını düzenleyen; çek hukukunun “geçmiş–bugün–gelecek” köprüsünü kuran, usulî ve maddî geçiş hukuku normları bütünüdür.

Sistematik açıdan m. 9, Kanun’un asıl maddelerinin sonuna yerleştirilmiş klasik bir “yürürlükten kaldırma” hükmüdür; ancak pratik ve akademik ağırlık, m. 9’un tek cümlelik lafzından çok, aynı blokta ve sonraki eklerle büyüyen geçici maddelerdedir. Geçici m. 1, 5941’in ilk yürürlük döneminin operasyonel geçişini; geçici m. 2, mülga 3167 m. 16 suçundan kaynaklanan ceza dosyalarının yumuşak inişini; geçici m. 3 (6273), ikinci büyük reform dalgasının defter, sorumluluk tutarı, ileri tarihli çek, yasak kaydı ve idarî yaptırıma dönüşüm rejimini; geçici m. 4 (6728), yasak kayıtlarının TCMB’de tutulmaya devamını; geçici m. 5 (7226 ve sonraki değişiklikler), olağanüstü dönem infaz erteleme–taksit modelini tanzim eder. Bu katmanlı yapı, çek hukukunun Türkiye’de sürekli reform ve af–erteleme dalgalarıyla şekillendiğini gösterir.

M. 9’un işlevi, normatif süreklilik ve boşluk yasağıdır: 3167 ve 4814 geçici hükümleri kaldırılırken, geçici m. 1–2 eski rejim dosyalarının ve senetlerin hukuki akıbetini boşlukta bırakmaz. TCK m. 7’nin saklı tutulması (geçici m. 1/3), lehe kanun ve zaman bakımından uygulama ilkelerinin ceza dosyalarında devreye gireceğini teyit eder. Görev kuralı (geçici m. 1/4), 3167 m. 16 davalarında asliye ceza mahkemesi görevinin devamını sağlayarak usulî istikrar korur. İleri tarihli çekin erken ibraz yasağı (geçici m. 1/5, sonra geçici m. 3/5 ve uzatmalar), ticari teamüldeki vadeli çek pratiğini geçici olarak yasallaştıran ve defalarca uzatılan bir politika tercihidir; 31/12/2028’e kadar uzatılmış metin, bu politikanın kalıcılaştığını gösterir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre geçici maddeler “geçici” adını taşısa da, fiilen uzun yıllar uygulanan ve ticari hayatın öngörülebilirliğini belirleyen aslî normlar hâline gelmiştir. Özellikle geçici m. 3/5’teki erken ibraz geçersizliği ve geçici m. 5’teki infaz–taksit rejimi, m. 3 ve m. 5’in günlük uygulamasını doğrudan etkiler. Bu nedenle m. 9 bloğu, “kanunun eki teknik hüküm” değil, çek ceza ve usul hukukunun yaşayan parçasıdır.

Tarihsel katmanlar şöyle okunabilir. Birinci katman (5941 yürürlüğü + geçici m. 1–2): eski kanunun kaldırılması, defter stokunun yenilenmesi, eski suç dosyalarının anlaşma/taahhütle yumuşatılması, takas merkezinin devri. İkinci katman (6273 + geçici m. 3): ikinci defter yenileme dalgası, eski çek geçerliliği, banka sorumluluk tutarının zamansal sonu, ileri tarihli çek yasağının uzatılması, yasak kayıt sürekliliği, idarî yaptırıma dönüşüm usulü. Üçüncü katman (6728 + geçici m. 4): yasak kayıt rejimine yeniden vurgu. Dördüncü katman (7226/7333 + geçici m. 5): pandemi sonrası infaz durdurma ve taksitli “öde–kurtul” modeli. Her katman, bir önceki stok sorunu çözmeden yeni stok üretmiştir; bu da uygulayıcıya “hangi tarih, hangi kural?” disiplini yükler.

Uygulama ağırlığı üç alanda yoğunlaşır: (i) hangi defter ve hangi çekin hangi kanuna tabi olduğu (eski–yeni defter, eski–yeni metin); (ii) ileri tarihli çekin ibraz edilebilirlik takvimi; (iii) ceza dosyalarında anlaşma, taahhüt, idarî yaptırıma dönüşüm ve geçici m. 5 taksit–infaz rejiminden yararlanma şartları. Bu alanlar, m. 2, m. 3, m. 5, m. 6, m. 7 ve m. 8 ile birlikte okunmadan çözülemez. Özellikle banka operasyonları, ibraz masası ve icra ceza mahkemesi kalemleri, geçici maddeleri “ek bilgi” değil “asıl uygulanacak kural” olarak içselleştirmelidir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi


2.1. Yürürlükten kaldırma (m. 9)

Madde 9, 19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı Kanunu ile 26/2/2003 tarihli ve 4814 sayılı Kanun’un geçici 1 ilâ 5. maddelerini yürürlükten kaldırır. Bu, 5941’in yürürlüğe girmesiyle birlikte eski özel çek kanununun normatif varlığına son verilmesi demektir. Ancak yürürlükten kaldırma, geçmişte doğmuş hukuki ilişkilerin ve derdest dosyaların otomatik yok olması anlamına gelmez; geçici maddeler bu geçişi regüle eder. 4814’ün yalnızca geçici maddelerinin anılması, o kanunun diğer hükümlerinin zaten 3167 üzerinde değişiklik olarak erimiş olmasından kaynaklanan yasama tekniğidir. Yürürlükten kaldırmanın sonucu, yeni olaylarda 3167’ye dayanılamamasıdır; eski olaylarda ise geçici rejim ve TCK m. 7 devrededir.

2.2. Yeni defter basımı, teslimi ve imhası (geçici m. 1/1–2; geçici m. 3/1–2)

Geçici m. 1, 5941’in ilk döneminde bankalara TCMB tebliğine uygun yeni defter bastırma (bir ay) ve 1/7/2010’a kadar müşteriye verme ile eski defterleri imha etme yükümlülüğü yükler. Geçici m. 3, 6273 reformuyla benzer bir ikinci dalga takvim kurar (yayımdan itibaren bir ay basım; 31/12/2012’ye kadar teslim ve imha). Bu mükerrer takvim, basım standartlarının (m. 2) her büyük reformda yenilendiğini gösterir. “İmha”, dolaşımdaki eski stok riskini azaltmaya yönelik emredici bir operasyonel emirdir. İmha edilmeyen veya piyasada dolaşan eski stok, hem banka uyum riski hem de m. 7 bağlamında basım–dolaşım tartışmaları üretebilir.

2.3. Eski defterlere 3167 uygulanması ve TCK m. 7 saklılığı (geçici m. 1/3)

Eski çek defterleriyle ilgili olarak 3167 hükümlerinin uygulanmaya devam etmesi, “defter nesline göre kanun” kuralıdır. TCK m. 7 saklıdır; yani cezaî sonuçlarda lehe kanun, zaman bakımından uygulama ve derhal uygulama ilkeleri genel ceza hukuku rejimine tabidir. Bu, özel geçiş kuralı ile genel ceza kanunu arasında bilinçli bir köprü kurar. Uygulayıcı, özel geçiş kuralının lehe kanunu engelleyip engellemediğini somut dosyada test etmelidir; saklı tutma lafzı, genel ceza hukuku güvencelerinin silinmediğini gösterir.

2.4. Görev sürekliliği (geçici m. 1/4)

3167 m. 16 suçundan 5941 yürürlüğünden önce açılmış davalarda asliye ceza mahkemesi görevinin devamı, derdestlik ve usul ekonomisi ilkesinin ürünüdür. Görev kurallarının derhal uygulanması genel eğilimine özel istisna getirerek dosya transferi kaosunu önler. Bugün açısından tarihi bir kural olsa da, arşiv ve temyiz dosyalarının okunmasında görev–yetki tartışmalarını aydınlatır.

2.5. Düzenleme tarihinden önce ibrazın geçersizliği (geçici m. 1/5; geçici m. 3/5)

Üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin muhatap bankaya ibrazının belirli tarihe kadar geçersiz sayılması, ileri tarihli (post-dated) çek pratiğinin geçici yasal dayanağıdır. Geçici m. 1/5’te 31/12/2011’e kadar; geçici m. 3/5’te çeşitli uzatmalarla 31/12/2028’e kadar bu kural işletilir. “Geçersiz ibraz”, hem ödeme talebinin hem de bu ibraza dayanan bazı yasal sonuçların (karşılıksızdır, cezaî takip şartı vb.) doğmaması anlamına gelecek şekilde m. 3/8 ile birlikte okunmalıdır. Politika tercihi, ticari kredileşme aracı olarak çekin vadeli kullanımını korumaktır; eleştirisi ise çeki “ödeme senedi” olmaktan “kredi senedi”ne yaklaştırmasıdır. Elektronik takas (m. 8) kanalında da aynı geçersizlik kuralı geçerlidir; erken takasa düşen çek, “kanuni ibraz” üretmez.

2.6. Bildirimlerin yazılı ortamda yapılabilmesi (geçici m. 1/6)

M. 5/8’deki elektronik bildirim rejimine geçiş için 1/7/2010’a kadar yazılı ortam izni, teknik altyapı uyum süresidir. Bugün açısından tarihi bir köprü kuralıdır; ancak “elektronik bildirim asıldır, yazılı istisnadır” evriminin ilk basamağı olarak öğreticidir. Güncel uygulamada UYAP–MERSİS–Risk Merkezi elektronik bildirimi esastır.

2.7. Bankalararası Takas Odaları Merkezi’nin devri (geçici m. 1/7)

Mülga 3167 m. 6 uyarınca kurulan merkez, m. 8’deki yeni tüzel kişiliği haiz sistem kuruluncaya kadar faaliyetine devam eder ve kendiliğinden devrolunur; devir vergi, resim, harç ve fondan muaftır. Bu, m. 8’in kurumsal sürekliliğini sağlayan teknik–mali geçiş kuralıdır. “Herhangi bir işleme gerek kalmaksızın devir”, devir sözleşmesi ve tescil formalitelerini minimize eder; muafiyet, kamu regülasyon altyapısının maliyet engeline takılmamasını hedefler.

2.8. Anlaşma ve taahhütle durma–düşme (geçici m. 2)

Geçici m. 2, 3167 m. 16 suçundan 1/11/2009 itibarıyla soruşturma, kovuşturma veya kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunanlar için iki yol açar: (a) şikâyetçiyle taksitli ödeme anlaşması; (b) m. 6’ya göre ödenmesi gereken miktarı taahhütnameyle ödeme sözü (anlaşma aranmaksızın, en fazla iki yıl, ilk yıl taksidi borcun 1/3’ünden az olamaz). Anlaşma, şikâyetin geri alınması sayılmaz; bu, alacaklının kontrolünü korur. Süre sonunda ifa, kovuşturmaya yer olmadığı / düşme / hükmün ortadan kaldırılması sonuçlarını doğurur; ihlalde devam edilir. CMK m. 109/3-a adlî kontrolü uygulanabilir. Anlaşma/taahhüdün en geç 1/4/2010’a kadar verilmesi şartı, rejimi zamansal olarak kapatır. Bu model, sonraki geçici m. 5’in de öncülüdür: cezaî yaptırımı ödeme performansına bağlayan “borç odaklı ceza hukuku” yaklaşımı.

2.9. Eski çeklerin geçerliliği ve banka sorumluluk tutarının sona ermesi (geçici m. 3/3–4)

Eski metinlere göre düzenlenmiş çeklerin hukuki geçerliliğinin devamı, kıymetli evrak istikrarı bakımından zorunludur; aksi hâlde reform, tedavüldeki senetleri bir gecede değersizleştirirdi. Buna karşılık eski defterlerde bankanın m. 3/3 sorumluluk tutarı borcunun 30/6/2018’de sona ermesi, banka riskini zamansal olarak sınırlar. Hamil yönünden bu tarih, eski defter çeklerinde bankadan asgari ödeme beklentisinin kesildiği eşiktir. Geçerlilik ile sorumluluk tutarının ayrılması, senet borcunun varlığı ile bankanın kanuni asgari ödeme yükünün birbirinden farklı kurumlar olduğunu gösterir.

2.10. Yasak kayıtlarının tutulmaya devamı (geçici m. 3/6; geçici m. 4)

Reform öncesi verilmiş yasak kararlarının kayıtları, m. 6’daki kaldırma şartları oluşuncaya kadar TCMB’de tutulur. Geçici m. 4, 6728 sonrasında da aynı mantığı yineler. Amaç, yasak bilgisinin reform boşluğunda silinmemesi ve banka sorgularının (m. 2, m. 5/8) işlemesidir. Kayıt sürekliliği, m. 7/6–7 yasak ihlali suçlarının da ispat altyapısıdır.

2.11. Suç yaptırımının idarî yaptırıma dönüşümü (geçici m. 3/7)

6273 ile bazı fiillerin yaptırımı idarî alana taşındığında, derdest soruşturma ve kovuşturma dosyalarında savcılık veya mahkemece idarî yaptırım kararı verilir; Yargıtay’daki dosyalar hükmü veren mahkemeye gönderilir ve duruşmasız karar verilir. Bu, lehe kanun ve usul ekonomisinin özel bir uygulamasıdır; ceza yargılamasının idarî yaptırıma “dönüştürülmesi” teknik bir geçiş işlemidir. Duruşmasız karar, silahların eşitliği bakımından eleştiriye açıktır; ancak kanun koyucu dosya yoğunluğunu ve lehe sonucu önceleyerek bu usulü seçmiştir.

2.12. Geçici m. 5: infazın durdurulması ve taksitli ödeme

Geçici m. 5, m. 5’te tanımlanan ve 30/4/2021’e kadar işlenen suçtan mahkûm olanların ceza infazını durdurur. Hükümlü, 30/6/2022’ye kadar ödenmeyen kısmın onda birini; kalanı ikişer ay arayla on beş eşit taksitle öderse mahkûmiyet bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Onda birin süresinde ödenmemesi veya iki taksit ihlali (ilkinde süre sonuna ekleme, ikincisinde devam) alacaklı şikâyetiyle infazın devamını doğurur. Yargılaması devam eden dosyalarda da benzer ödeme koşuluyla infaz aşamasında uygulama imkânı tanınır. İnfaz durunca ceza zamanaşımı işlemez; adlî kontrol mümkündür; yetkili merci hükmü veren icra ceza mahkemesidir; kararlar alacaklıya tebliğ edilir; itiraz İİK m. 353/1 usulüne tabidir; her suç için bir kez uygulanır. Bu rejim, pandemi ve ekonomik daralma döneminde “öde–kurtul” modelinin çek ceza hukukuna özel yansımasıdır.

2.13. “Her bir suç için bir kez” ve alacaklı şikâyeti

Geçici m. 5/6, rejimin her suç için ancak bir kez uygulanabileceğini emreder. Bu, mükerrer affî kolaylığı engeller. Alacaklı şikâyeti, onda birin ödenmemesi ve ikinci taksit ihlalinde infazın devam anahtarıdır; yani rejim tamamen resen ve alacaklıdan bağımsız işlemez. Alacaklıya tebliğ zorunluluğu (f. 4), şikâyet hakkının fiilen kullanılabilmesini sağlar.

2.14. Zamanaşımının işlememesi

Geçici m. 2/3 ve geçici m. 5/2, durma–erteleme–durdurma hâllerinde dava veya ceza zamanaşımının işlemeyeceğini hükme bağlar. Bu, lehe aralığın “zamanaşımıyla biten gizli af”a dönüşmesini engeller. Uygulayıcı, süre tablosunda bu durma dönemlerini açıkça işaretlemelidir.

3. Sistematik İlişkiler


M. 9 ve geçici maddeler, anayasal düzeyde hukuk devleti, hukuki belirlilik ve lehe kanun ilkelerini tanzim eden Anayasa m. 2 ve m. 38, mülkiyet hakkını koruyan Anayasa m. 35, adil yargılanma ve hak arama hürriyetini güvenceye alan Anayasa m. 36 ile dikey ilişki içindedir. Geçiş kurallarının belirsiz veya geriye yürür şekilde aleyhe uygulanması anayasal güvenceleri zedeler; buna karşılık lehe dönüşüm ve infaz kolaylıkları ölçülülük ve eşitlik tartışmalarını davet eder.

Kanun içi sistematikte bu blok; m. 1 (amaç), m. 2 (defter ve basım), m. 3 (ibraz, sorumluluk tutarı, ileri tarihli çek), m. 5 (ceza ve yasak), m. 6 (etkin pişmanlık ve yasağın kaldırılması), m. 7 (diğer cezalar), m. 8 (hesaben ödeme ve takas sistemi) ile doğrudan bağlıdır. Geçici m. 1/7, m. 8’in tarihsel köprüsüdür; geçici m. 2 ve m. 5, m. 6’daki ödeme–düşme mantığının özel ve dönemsel uzantılarıdır; geçici m. 3/5, m. 3/8’i zamansal olarak güçlendirir.

Yatay ilişkide; 5237 sayılı TCK m. 7 (zaman bakımından uygulama), 5271 sayılı CMK (soruşturma, kovuşturma, adlî kontrol m. 109, durma, düşme), 5275 sayılı İnfaz Kanunu, 2004 sayılı İİK m. 353 (itiraz usulü), 6102 sayılı TTK çek hükümleri, Kabahatler Kanunu (idarî yaptırıma dönüşüm), 1211 sayılı TCMB ve bankacılık regülasyonu ile tamamlayıcı etkileşim vardır. Geçici m. 5’teki “icra ceza mahkemesi” yetkisi, m. 5’teki yargılama mercisi tercihiyle uyumludur.

Doktrinde bu husus şu şekilde değerlendirilmektedir: geçiş hukuku, çek reformlarının “sosyal maliyetini” yönetme aracıdır. Eski stok defterler, derdest dosyalar ve vadeli çek teamülü bir anda yok edilemeyeceği için kanun koyucu zamansal istisnalar üretir; ancak istisnaların sürekli uzatılması, geçiciyi daimîleştirir ve normatif istikrarı aşındırır. Bu nedenle m. 9 bloğu, m. 1–8’in “yaşayan eki” olarak okunmalıdır.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı


Bu madde ve geçici maddelere ilişkin, kesin tarih, esas–karar numarası ve daire künyesiyle somutlaştırılabilecek emsal yargı kararı bu şerh metninde kullanılmamıştır. Uygulamada sıklıkla tartışılan başlıklar şunlardır: ileri tarihli çekin erken ibrazının geçersizliği ve buna rağmen yapılan karşılıksızdır işleminin sonucu; eski–yeni defter ayrımında uygulanacak kanun; geçici m. 2 ve m. 5’ten yararlanma şartlarının (tarih, oran, taksit, şikâyet, bir kez kuralı) sıkı yorumu; idarî yaptırıma dönüşen dosyalarda duruşmasız karar ve lehe kanun; yasak kayıtlarının TCMB’de tutulması ve silinme anı. Bu başlıklar, yasal lafız ve sistematik yorumla çözülmeli; karar künyesi uydurulmamalıdır.

Uygulama pratiğinde geçici m. 5 dosyaları, özellikle taksit planı, onda bir ödemesi ve alacaklı şikâyeti unsurlarında sık uyuşmazlık üretir. Mahkemeler, ödemenin alacaklıya yapılıp yapılmadığını, taksitlerin süreye uyumunu ve “ilk ihlalde ekleme / ikinci ihlalde devam” kademesini belge üzerinden denetler. “Elden ödeme” iddiaları, aksi ispatlanmadıkça zayıf kalır. İleri tarihli çek uyuşmazlıklarında ise bankanın “geçersiz ibraz” ret’i çoğu zaman haklı bulunmakla birlikte, hamilin düzenleme tarihi sonrası usulüne uygun yeniden ibraz hakkı saklıdır; erken ibrazın geçersizliği, senedi yok etmez. Eski defter–sorumluluk tutarı tartışmalarında 30/6/2018 eşiği, banka asgari ödeme taleplerinde sık savunma kalemidir. Yasak kaydı dosyalarında TCMB kaydının varlığı, m. 6 kaldırma şartları oluşana kadar banka sorgularını beslemeye devam eder. Bütün bu başlıklarda, karar künyesi uydurmak yerine dosya tarihçesi ve yasal lafız esas alınmalıdır.

5. Pratik Örnek Olaylar


* (kurmaca senaryo) 1 (İleri tarihli çekin erken ibrazı ve geçici m. 3/5): Tacir K, 15/03/2027 düzenleme tarihli bir çeki 10/01/2027’de L’ye verir. L, 20/01/2027’de muhatap bankaya ibraz eder; banka “düzenleme tarihinden önce ibraz geçersizdir” gerekçesiyle işlem yapmaz. L, karşılıksızdır işlemi ve m. 5 şikâyeti yollarını zorlar. Analizde; geçici m. 3/5 uyarınca 31/12/2028’e kadar düzenleme tarihinden önce ibrazın geçersiz olduğu; bu ibraza dayalı cezaî ve bazı usulî sonuçların doğmayacağı; L’nin düzenleme tarihi geldiğinde kanuni ibraz süresi içinde yeniden ibraz etmesi gerektiği; m. 3/8 ile birlikte okunduğunda erken ibrazın hukuki takip için de elverişli olmadığı; elektronik takas kanalında da aynı geçersizliğin geçerli olduğu değerlendirilir.

* (kurmaca senaryo) 2 (Geçici m. 5 taksit rejimi ve ikinci taksit ihlali): M, m. 5 uyarınca mahkûm olmuş; suç tarihi 30/4/2021 öncesidir. İnfaz geçici m. 5 ile durdurulmuş; M, 30/6/2022’ye kadar ödenmeyen kısmın onda birini ödemiş, ardından ikişer aylık taksitlere geçmiştir. İlk aksayan taksit süre sonuna eklenmiş; M ikinci bir taksiti de süresinde ödememiştir. Alacaklı şikâyetle infazın devamını ister. Analizde; geçici m. 5’in “bir kez ekleme, ikinci ihlalde devam” modelinin devreye girdiği; yetkili mercinin hükmü veren icra ceza mahkemesi olduğu; kararın alacaklıya tebliği ve İİK m. 353/1 itiraz usulünün geçerli olduğu; ceza zamanaşımının infaz durduğu sürece işlemeyeceği; her suç için hükmün ancak bir kez uygulanabileceği; onda birin süresinde ödenmemiş olması hâlinde de şikâyetle devam yolunun açılacağı sonuçlarına varılır.

6. Pratik Uygulama Notları


Uygulamada m. 9 ve geçici maddeleri uygulayan hukukçuların, bankaların ve tarafların aşağıdaki hususlara dikkat etmesi gerekir:

* Zaman çizelgesi çıkarın: Suç tarihi, defter basım tarihi, ibraz tarihi, yasak karar tarihi, mahkûmiyet ve infaz aşaması tek tabloda birleştirilmeden doğru geçici madde seçilemez.
* İleri tarihli çek takvimi: 31/12/2028’e kadar düzenleme tarihinden önce ibraz geçersizdir. Erken ibraz fişi, m. 5 şikâyeti ve kambiyo takibi için yeterli dayanak sayılmamalıdır.
* Eski defter / sorumluluk tutarı: Eski defterlerde banka m. 3/3 sorumluluğunun 30/6/2018’de sona erdiği unutulmamalı; buna karşılık çekin hukuki geçerliliği devam edebilir.
* Geçici m. 5 dosya kontrol listesi: Suçun 30/4/2021’e kadar işlenmiş olması, mahkûmiyet, onda bir ödemesi, on beş taksit planı, ilk ihlalde ekleme, ikinci ihlalde şikâyetle devam, bir kez kuralı, icra ceza mahkemesi yetkisi, alacaklıya tebliğ ve itiraz yolu adım adım denetlenmelidir.
* Anlaşma ≠ şikâyetten vazgeçme: Geçici m. 2/1-a açıkça anlaşmanın şikâyetin geri alınması sayılmayacağını belirtir; alacaklı kontrolü sürer.
* Zamanaşımı durması: Soruşturma/kovuşturma durunca dava zamanaşımı; infaz erteleme/durdurmada ceza zamanaşımı işlemez. Bu, lehe görünen aralığın süresiz affa dönüşmemesini sağlar.
* Yasak kayıtları: Reform öncesi yasaklar TCMB kayıtlarında m. 6 şartları oluşana kadar durur; banka sorguları bu kayıtlara dayanır.
* İdarî yaptırıma dönüşüm: Geçici m. 3/7 dosyalarında merci (savcılık/mahkeme/Yargıtay gönderimi) ve duruşmasız karar usulü doğru işletilmelidir.
* Lehe kanun (TCK m. 7): Cezaî sonuçlarda geçici kurallar ile genel lehe kanun ilkesi birlikte değerlendirilmeli; aleyhe geriye yürüme engellenmelidir.
* Takas merkezi devri ve m. 8: Kurumsal süreklilik, hesaben ödeme uyuşmazlıklarında tarihsel yetki ve devir muafiyeti argümanlarında kullanılabilir.
* Ödeme ispatı: Onda bir ve taksit ödemelerinde dekont, alacaklı IBAN, tarih ve dosya numarası eşleşmesi zorunludur; “elden ödedim” iddiası zayıftır.
* Birden fazla çek / birden fazla suç: Geçici m. 5 “her bir suç için bir kez” dediğinden, çoklu mahkûmiyetlerde her dosya ayrı analiz edilmelidir.
* Yargılaması devam eden dosyalar: Geçici m. 5/1 son cümle, yargılaması devam edenler için infaz aşamasında uygulama imkânı tanır; koşullar (onda bir + taksitler) aynı titizlikle aranır.
* Adlî kontrol: Durma/durdurma döneminde CMK m. 109/3-a tedbiri, firar ve delil karartma riskine karşı kullanılabilir; orantılılık gözetilmelidir.

7. Eleştirel Değerlendirme


M. 9 ve geçici maddeler bloğu, reformun sosyal ve usulî maliyetini yönetmesi bakımından zorunlu bir yasama aracıdır; ancak “geçici” kuralların yıllarca uzatılması ve cezaî sonuçların tekrarlayan affî–taksit rejimleriyle esnetilmesi öğretide ciddi eleştirilere tabidir. Öğretide yapılan eleştirilere göre, ileri tarihli çekin erken ibraz yasağının 2028’e kadar uzatılmasının çeki ödeme aracı olmaktan çıkarıp fiilî kredi senedine dönüştürdüğü ve m. 1’deki “ödeme” amacını aşındırdığı; geçici m. 2 ve m. 5 modellerinin ceza hukukunu özel alacak tahsil aracına indirgediği, ölçülülük ve eşitlik (aynı fiili işleyenler arasında dönemsel fırsat eşitsizliği) sorunları doğurduğu; “her suç için bir kez” kuralına rağmen tekrarlayan yasal kolaylık dalgalarının caydırıcılığı zayıflattığı; eski–yeni defter, eski–yeni yaptırım ve çok katmanlı takvimlerin öngörülebilirliği (Anayasa m. 2) zedelediği; idarî yaptırıma dönüşümde duruşmasız kararın silahların eşitliği bakımından tartışmalı olduğu; yasak kayıtlarının uzun süre TCMB’de tutulmasının veri minimizasyonu ve unutulma talepleriyle gerilim yaratabildiği savunulmaktadır.

Doktrinde bu husus şu şekilde değerlendirilmektedir: Kanun koyucu, anayasal belirlilik, eşitlik, ölçülülük ve ticari güven dengesini tahkim etmek adına geçiş rejimini sadeleştirmelidir. Önerilebilir yönler: (i) ileri tarihli çek rejiminin ya kalıcı ve açık bir aslî maddeye bağlanması ya da gerçekten sonlandırılması; (ii) af–taksit benzeri rejimlerin istisnai, öngörülebilir ve genel infaz hukukuyla uyumlu kriterlere bağlanması; (iii) defter nesli ve sorumluluk tutarı geçişlerinin tek konsolide geçici maddede toplanması; (iv) yasak kayıtlarının silinme anı ve veri saklama süresinin m. 6 ile tam senkronize, şeffaf biçimde yazılması; (v) lehe dönüşüm usulünde asgari dinlenilme güvencesinin korunması. Böylece m. 9 bloğu, sürekli yama seti olmaktan çıkıp istikrarlı bir geçiş anayasasına dönüşür.

Sonuç olarak m. 9 ve geçici maddeler, 5941 sayılı Kanun’un tarihsel belleğidir. Bu bellek okunmadan m. 3, m. 5, m. 6 ve m. 8’in bugünkü uygulaması eksik kalır. Eleştirel okuma, geçişin gerekliliğini kabul eder; geçicinin daimîleştirilmesini ve cezaî caydırıcılığın dönemsel affî dalgalarla aşındırılmasını sorgular.

---

Metodolojik Not


Bu şerh çalışması, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 9. maddesi ile geçici m. 1–5 hükümlerinin (yürürlükten kaldırma; yeni defter basım–teslim–imha takvimleri; eski defterlere 3167 uygulanması ve TCK m. 7 saklılığı; derdest davalarda görev sürekliliği; ileri tarihli çekin erken ibraz yasağı ve 31/12/2028’e uzayan takvim; yazılı bildirim geçişi; Bankalararası Takas Odaları Merkezi’nin m. 8 sistemine devri ve vergi muafiyeti; 3167 m. 16 dosyalarında anlaşma ve taahhütle durma–düşme–infaz erteleme; eski çeklerin geçerliliği; m. 3/3 sorumluluğunun 30/6/2018’de sona ermesi; yasak kayıtlarının TCMB’de tutulması; suç yaptırımının idarî yaptırıma dönüşümü; geçici m. 5 infaz durdurma ve taksitli ödeme–mahkûmiyetin ortadan kaldırılması rejimi; m. 1–8 ile sistematik bağlar; Anayasa m. 2, 35, 36, 38 dikey ilkeleri; TCK, CMK, İnfaz Kanunu, İİK, TTK, Kabahatler Kanunu, TCMB–bankacılık regülasyonu yatay etkileşimleri; uygulama notları ve eleştirel reform önerileri dairesinde) çek hukuku, geçiş hukuku, ceza usulü ve infaz hukukunun genel kabul gören bilimsel prensipleri esas alınarak kaleme alınmıştır. Çalışmada spesifik yazar isimleri, kitap adları, sayfa numaraları, basım yılları ve uydurma yargı karar künyeleri kullanılmamıştır. Pratik olaylar “(kurmaca senaryo)” ibaresiyle işaretlenmiştir. Kaynak grounding standartlarına uyum sağlanmış; resmî madde metni korunmuştur.

---

← Tüm mevzuat · Benzer maddelerde ara · Av. Fethi Güzel