1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6325 sayılı Kanun’un 3. maddesi, arabuluculuğun iki temel ilkesini — iradi olma ve eşitlik — normatif dilde sabitler. Birinci fıkra, tarafların sürece giriş, devam, sonuçlandırma ve vazgeçme serbestisini kurar; 7155 sayılı Kanun’la eklenen cümle, dava şartı arabuluculuğu (m. 18/A) bu serbestiye istisna olarak saklı tutar. İkinci fıkra, süreç boyunca eşit hakları güvence altına alır. Böylece madde, hem klasik gönüllü arabuluculuğun ruhunu korur hem de zorunlu başvuru rejimine sistematik yer açar.
Ratio legis, arabuluculuğu yargılamadan ayıran özü korumaktır: çözüm dayatma ile değil, iradi kabul ile doğar. Yargılamada hâkim hüküm kurar; arabuluculukta taraflar kendi çözümlerini üretir veya üretmez. İradi olma ilkesi bu farkın anayasal ve usulî ifadesidir. Eşitlik ilkesi ise müzakere masasındaki güç dengesizliğini olabildiğince dengelemek, bir tarafın süreci domine etmesini engellemek içindir. İki ilke birlikte okunmadan arabuluculuk “güçlünün dayattığı uzlaşma”ya dönüşme riski taşır.
Sistematik konum açısından madde, tanım (m. 2) ile gizlilik (m. 4) arasındadır. Tanım, yöntemi ve arabulucuyu belirler; 3. madde tarafların süreç üzerindeki hâkimiyetini ve karşılıklı konumunu çizer; gizlilik ise bu iradi sürecin güven ortamını sağlar. Dava şartı arabuluculuğun eklenmesiyle madde, “saf gönüllülük” modelinden “başvurusu zorunlu, anlaşması gönüllü” hibrit modele evrilmiştir. Bu evrim, lafzî gerilim yaratır ama işlevsel olarak yönetilebilir: zorunluluk kapıya, iradilik masaya aittir.
Uygulamada 3. madde, şu sorularda devreye girer: taraf arabuluculuk oturumuna gelmek zorunda mıdır; gelmezse ne olur; süreçten çekilebilir mi; avukat zorunlu mudur; zayıf tarafın eşitliği nasıl sağlanır; dava şartında “serbestlik” ne kadar kalır? Bu soruların cevabı, fıkra fıkra ve m. 18/A ile birlikte verilmelidir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Başvuruda serbestlik
Birinci fıkra, arabulucuya başvurmayı kural olarak serbest bırakır. İradi arabuluculukta hiç kimse karşı tarafı masaya oturtmaya mahkûm edemez; davet reddedilebilir. Bu serbestlik, dava şartı öngörülen uyuşmazlıklarda m. 18/A ile sınırlanır: dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur. Zorunluluk, esasa girip anlaşma zorunluluğu demek değildir; usulî bir ön şarttır.
2.2. Süreci devam ettirme ve sonuçlandırma serbestisi
Taraflar süreci sürdürüp sürdürmemekte serbesttir. Oturum sayısını, müzakere temposunu ve sonuçlandırma biçimini iradeleri belirler. Arabulucu süreci yönetir ama tarafları masada tutmaya zorlayamaz. Sonuçlandırma; anlaşma, kısmi anlaşma veya anlaşamama tutanağıyla olur. “Sonuçlandırmak” ibaresi, yalnızca olumlu anlaşmayı değil, sürecin usulüne uygun kapanmasını da kapsar.
2.3. Vazgeçme serbestisi
Süreçten vazgeçme, iradi olmanın en sert testidir. Taraf, haklı bir gerekçe göstermek zorunda olmaksızın vazgeçebilir. Vazgeçme, kötüniyetli engelleme aracı olarak kullanılmamalıdır; özellikle dava şartında geçerli bir başvuru ve usulüne uygun son tutanak, dava yolunu açmak için gerekir. Salt “istemiyorum” demek, dava şartındaki usul yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz; fakat anlaşmaya zorlanamaz.
2.4. m. 18/A saklı tutanı
7155 ile eklenen cümle, dava şartı arabuluculuğu iradi olma ilkesinin istisnası olarak işaret eder. Saklı tutan, ilkeyi yok etmez; başvuru zorunluluğu yönünden sınırlar. Dava şartı alanlarında taraf, arabulucuya başvurmadan (kural olarak) dava açamaz; ancak masada teklif kabul etmek zorunda değildir. Bu ayrım yapılmazsa ya zorunluluk abartılır (“anlaşmak zorundasın”) ya da iradilik abartılır (“hiç gelmem”).
2.5. Eşit haklar (fıkra 2)
İkinci fıkra, başvuru anından sürecin sonuna kadar eşitliği emreder. Eşitlik, matematiksel aynı söz süresi değil; silahların eşitliği ve fırsat eşitliğidir. Her taraf iddiasını açıklayabilmeli, bilgi sunabilmeli, teklif yapabilmeli, ayrı görüşme imkânından adil yararlanabilmelidir. Arabulucu bir tarafa özel danışman gibi davranamaz. Dil engeli, engellilik, ekonomik güçsüzlük gibi fiilî eşitsizlikler, makul düzenlemelerle (tercüman, erişilebilir ortam, tempo) giderilmeye çalışılmalıdır.
2.6. Eşitliğin avukat ve temsil boyutu
Bir taraf avukatlı, diğeri avukatsız olabilir. Bu, otomatik eşitsizlik yaratır ama süreci imkânsız kılmaz. Arabulucu, avukatsız tarafın anlayabileceği dil kullanmalı; hukuki jargonla baskı kurulmasına izin vermemelidir. Temsilcinin yetkisi, eşit müzakerenin ön koşuludur; yetkisiz temsilciyle “anlaşma” eşitlik ve geçerlilik sorunudur.
2.7. Güç dengesizliği ve iradiliğin sınırı
İşçi–işveren, tüketici–şirket, kiracı–büyük malik ilişkilerinde fiilî güç dengesizliği yaygındır. İradi olma, zayıf tarafın “evet” demesini kutsamaz; iradenin özgürlüğünü arar. Aşırı baskı, yanıltma, zaman baskısı veya “imzalamazsan işini kaybedersin” tarzı tehditler, iradiliği zedeler. 1. maddedeki aile içi şiddet yasağı, bu korumanın en sert ifadesidir; benzer duyarlılık diğer güç dengesizliklerinde de arabulucunun özen borcuna yansır.
2.8. Arabulucunun rolü: yönetici, dayatıcı değil
İradi olma, arabulucunun pasif kalması demek değildir. Süreç yönetimi, ajanda belirleme, caucus, gerçeklik testi meşrudur. Sınır, çözümün dayatılması ve bir tarafın lehine yönlendirme yapmaktır. Çözüm önerisi (m. 2) bile tarafların kabul serbestisini kaldırmaz.
2.9. “Tüm süreç boyunca” ibaresi
Eşitlik yalnızca ilk oturumda değil; ön görüşme, arabulucu seçimi, belge inceleme, son tutanak imzası aşamalarında da geçerlidir. Son anda bir tarafa kapalı ek protokol dayatılması eşitlik ihlalidir. Süreç boyunca şeffaflık, eşitliğin prosedürel güvencesidir.
2.10. Serbestlik–dürüstlük ilişkisi
İradi olma, kötüniyetli oyalama ruhsatı değildir. Dava şartında usulî yükümlülükler, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağıyla birlikte okunur. Gelmeme, eksik belge, sürekli erteleme gibi davranışlar, serbestlik kılıfıyla dava yolunu sabote etmeye dönüşmemelidir.
3. Sistematik İlişkiler
-
m. 1: Elverişlilik; iradi süreç ancak elverişli uyuşmazlıkta anlam taşır.
-
m. 2: İhtiyarî yöntem tanımı, 3. maddedeki serbestlikle örtüşür.
-
m. 4–5: Gizlilik ve delil yasağı, iradi müzakerenin güvenliğini sağlar.
-
m. 18/A: Dava şartı istisnasının kaynağı; 3/1’deki saklı tutanın muhatabı.
-
HMK: Dava şartı yokluğunun sonuçları, usul ekonomisi ve hak arama özgürlüğü.
-
İş ve tüketici mevzuatı: Zayıf tarafın korunması, eşitlik ilkesinin sektörel görünümleri.
-
TBK m. 2 (dürüstlük): Vazgeçme ve müzakere davranışının sınırını çizer.
-
Anayasa — hak arama hürriyeti: Zorunlu arabuluculuğun ölçülülük denetiminde iradi çözüm özü korunmalıdır.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin künyesi doğrulanabilir güncel emsal karar bu çalışmada tespit edilememiştir; karar uydurulmamıştır. Pratikte mahkemeler, dava şartı arabuluculuk belgesinin varlığını ve usulüne uygunluğu incelerken dolaylı olarak iradi olma–zorunluluk dengesini uygular. Anlaşmaya varılmamış olması dava açmaya engel değildir; engel, geçerli başvuru ve son tutanak eksikliğidir. Eşitlik ihlali iddiaları ise çoğu zaman anlaşmanın iptali, irade sakatlığı veya arabulucu şikâyeti zemininde dolaylı tartışılır. Doğrulanmış karar temininde bölüm güncellenecektir.
Öğretide genel kabul, dava şartının başvuru zorunluluğu getirdiği, anlaşma zorunluluğu getirmediği; eşitliğin ise arabulucunun süreç yönetiminde aktif özen borcu doğurduğu yönündedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): Ticari dava şartı arabuluculuğa tabi bir alacak dosyasında (B), oturuma gelmiş ancak tüm teklifleri reddederek “anlaşmayacağım, tutanağı bitirelim” demiştir. (A), “dava şartı var, anlaşmak zorundasın” iddiasındadır.
Hukuki analiz: m. 18/A başvuru zorunluluğu getirir; m. 3 ise anlaşmaya zorlamayı engeller. (B)’nin anlaşmama iradesi meşrudur. Arabulucu son tutanağı anlaşamama yönünde düzenler; (A) dava yoluna gidebilir. “Anlaşmak zorundasın” iddiası hukuka aykırıdır. Serbestlik, masadaki çözüm içindir; başvuru usulü ayrıca tamamlanmış olmalıdır.
Olay 2 (kurmaca senaryo): İşçi (C) ile işveren (D) arasındaki arabuluculukta (D)’nin avukatı uzun ve teknik konuşmalar yapmakta, (C) ise avukatsız ve süreci anlamadığını belirtmektedir. Arabulucu tempo ve dili değiştirmemekte, (C)’ye “imzala bitsin” baskısı oluşmaktadır.
Hukuki analiz: m. 3/2 eşit hakları emreder. Arabulucu, anlaşılır dil kullanmalı, (C)’nin soru sormasına ve gerekirse süre istemesine imkân vermelidir. Anlamadan imzalatma, iradi olma ve eşitliği zedeler; anlaşma irade sakatlığı riski taşır. Gerekirse oturum ertelenmeli, (C)’nin hukuki yardım alması teşvik edilmelidir. Güç dengesizliği, iradiliğin şeklen var, özde yok olmasına yol açmamalıdır.
6. Pratik Uygulama Notları
-
Zorunluluk/anlaşma ayrımını oturum başında hatırlatın.-
Vazgeçme beyanını tutanağa net geçirin; gerekçe dayatmayın.-
Eşit söz ve bilgi erişimi sağlayın; caucus’u tek taraflı avantaj aracına çevirmeyin.-
Avukatsız taraf için sade dil ve özet teyit kullanın.-
Baskı, tehdit, aşırı zaman dayatması görürseniz süreci durdurun.-
Dava şartında gelmeme/katılmama sonuçlarını usul kurallarına göre uygulayın; bunu “anlaşmaya zorlama”ya dönüştürmeyin.-
Kısmi anlaşma, tam anlaşmazlıktan iyidir; iradi kısmi sonuç meşrudur.-
Son tutanak imzasında her iki tarafa okuma ve düzeltme fırsatı verin.-
Temsil yetkisini eşitliğin ön koşulu sayın.-
Online oturumlarda teknik eşitsizliği (bağlantı, gizlilik ortamı) dengeleyin.-
Zayıf tarafın suskunluğunu rıza sanmayın; aktif teyit alın.-
İradi çekilme ile usulî oyalama ayrımını dürüstlük kuralıyla yapın.7. Eleştirel Değerlendirme
3. madde, arabuluculuğun meşruiyet omurgasıdır. İradi olma olmadan arabuluculuk yargılamanın kötü bir kopyasıdır; eşitlik olmadan ise güçlünün aracıdır. Dava şartı saklı tutanı, yargı yüküyle baş etmek için zorunlu başvuruyu sisteme yerleştirirken ilkenin özünü — anlaşma özgürlüğünü — koruma iddiasındadır. Bu iddianın fiilen tutulması, arabulucuların ve mahkemelerin ölçülülüğüne bağlıdır.
Eleştiri noktası, fiilî güç dengesizliklerinde eşitliğin lafta kalmasıdır. Özellikle iş ve tüketici dosyalarında “imza ve çık” kültürü, 3. maddenin ruhuna aykırıdır. İhtiyacımız olan, daha güçlü süreç standartları, zayıf taraf için anlaşılır bilgilendirme formları ve irade sakatlığı denetiminde duyarlı yargı pratiğidir. Madde doğru yazılmıştır; sınav uygulamadadır.
---
Metodolojik Not
Bu yorum,
Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Arabuluculuk ilkeleri ve medeni usule dair genel öğreti (yazar adı metinde yok).
- Yargı kararları: Doğrulanmış emsal tespit edilemedi; uydurma yok.
- Tarihsel arka plan: 6325 ve 7155 sayılı Kanun değişiklikleri.
Yorumun kapsamı: m. 3 resmî metnine dayanır.
Güncellik: 20.07.2026 itibariyle günceldir.