III. Yabancıların dernek kurma hakkı
Madde 93 - Türkiye'de yerleşme hakkına sahip olan yabancı gerçe k kişiler, (...) 11 dernek kurabilirler veya kurulmuş derneklere üye olabilirler. Onursal üyelik için bu koşul aranmaz.
III. Yabancıların dernek kurma hakkı
Madde 93 - Türkiye'de yerleşme hakkına sahip olan yabancı gerçe k kişiler, (...) 11 dernek kurabilirler veya kurulmuş derneklere üye olabilirler. Onursal üyelik için bu koşul aranmaz.
Akademik Değerlendirme
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci
kısmın "Dernekler" bölümünde, "Derneklerin faaliyetleri" üst başlığı altında
"Yabancıların dernek kurma hakkı" kenar başlığıyla yer alan 93. madde, yabancı
gerçek kişilerin örgütlenme özgürlüğünü düzenlemektedir . Hükmün amacı (*ratio legis*) anayasal bir hak olan dernek kurma ve derneğe üye olma özgürlüğünün evrenselliği ilkesi gereği yabancıları da bu güvence kapsamına almak; ancak devletin egemenlik hakları ve kamu düzeni mülahazalarıyla bu özgürlüğü yalnızca Türkiye'de hukuken ve fiilen "yerleşme hakkına" sahip olan yabancılarla sınırlandırmaktır . Yasa koyucu, dernek vasıtasıyla ülkenin
sivil ve sosyal hayatına müdahil olacak yabancıların, ülkeyle asgari bir hukuki
ve coğrafi bağ (yerleşim yeri) kurmuş olmalarını şart koşmuştur ``.
Hükmün tarihsel sistematiğinde en önemli kırılma noktası, Avrupa Birliği'ne
uyum süreci çerçevesinde 5253 sayılı Kanun ile yapılan reformdur. TMK m. 93'ün
ilk metninde yer alan "karşılıklı olmak koşuluyla" ibaresi, 2004 yılında
yürürlüğe giren bu kanunla madde metninden bütünüyle çıkarılmıştır . Bu reform sayesinde, yabancıların Türkiye'de sivil toplum faaliyetlerine katılımı, vatandaşı oldukları ülkenin Türklere aynı hakkı tanıyıp tanımadığına bakılmaksızın tek taraflı bir temel insan hakkı olarak kabul edilmiş ve uluslararası insan hakları hukuku normlarıyla tam uyum sağlanmıştır .
Türkiye'de yerleşme hakkı: Yabancı bir gerçek kişinin, mülga mevzuattan günümüze devreden oturma izni, çalışma izni veya uzun dönem ikamet izni gibi idari onaylarla Türkiye sınırları içerisinde hukuka uygun olarak ve sürekli kalma niyetiyle yaşama hakkını elde etmiş olmasını ifade eden temel ön koşuldur ``.
Dernek kurma hakkı: Kanunun aradığı yerleşme hakkı şartını sağlayan ve
kendi milli hukukuna göre fiil ehliyetini haiz olan bir yabancının (MÖHUK m.
9) tıpkı Türk vatandaşları gibi en az yedi kurucu iradeden biri olarak dernek
kuruluş bildirimini imzalayabilmesi ve kurucu üye statüsü kazanabilmesidir
, .
Derneğe üye olma hakkı: Türkiye'de yerleşme hakkına sahip olan yabancı gerçek kişilerin, yalnızca yeni bir dernek kurmakla sınırlı kalmayıp, halihazırda Türk hukukuna göre kurulmuş ve tüzel kişilik kazanmış mevcut derneklere de olağan üye sıfatıyla (seçme ve seçilme hakkını haiz olarak) serbestçe katılabilmesidir ``.
Onursal üyelik istisnası: Derneğe maddi veya manevi büyük katkıları olan kişilere verilen ve dernek organlarında oy kullanma hakkı (TMK m. 69) bahşetmeyen fahri üyelik statüsü olup; kanun koyucunun yabancı gerçek kişiler için yerleşme hakkı koşulunu aramadığı tek ve mutlak yasal istisnadır ``.
Karşılıklılık şartının kaldırılması: Yabancı bir kişinin Türkiye'de dernek
kurabilmesi için o kişinin vatandaşı olduğu devletin de Türk vatandaşlarına
dernek kurma hakkı tanıması gerektiği yönündeki eski diplomatik şartın
(mütekabiliyet) 5253 sayılı Kanun (m. 38) reformuyla TMK m. 93 metninden kesin
olarak silinmesidir , .
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
Olay 1: Türkiye'de beş yıldır kesintisiz çalışarak uzun dönem ikamet izni
(yerleşme hakkı) elde etmiş Suriye uyruklu bir mühendis, mesleki dayanışma
amacıyla Türkiye'de bir dernek kurmak üzere kurucular kurulunda yer almıştır.
Hukuki Analiz: TMK m. 93 uyarınca Türkiye'de yerleşme hakkına sahip olan
yabancı gerçek kişiler dernek kurma hakkını tam olarak haizdir . Uzun dönem ikamet iznine sahip olan Suriyeli şahıs, kanunun aradığı yerleşme ve sürekli kalma şartını hukuken karşılamaktadır . Bu kişinin dernek
kurabilmesi için aranan fiil ehliyeti, MÖHUK m. 9 uyarınca kendi milli hukukuna
göre tespit edilecektir . Ayrıca 2004 reformu ile karşılıklılık şartı kaldırıldığından, Suriye mevzuatında Türklere bu hak verilmese dahi, Türkiye'de dernek kurucu üyesi olması hukuken tamamen geçerlidir , ``.
Olay 2: Türkiye'ye sadece iki aylık turistik vize ile gelen ve bir
üniversitenin düzenlediği sempozyuma katılan Alman vatandaşı akademisyen,
sempozyum sonrası kurulan çevre koruma derneğine asli (oy hakkı olan) kurucu
üye olarak kaydedilmek istenmiştir.
Hukuki Analiz: TMK m. 93 hükmü, yabancıların dernek kurucusu veya asli üyesi
olabilmesini mutlak surette Türkiye'de hukuken tanınmış bir "yerleşme hakkına"
sahip olmaları ön koşuluna bağlamıştır . Turistik vize ile kısa süreliğine ülkede bulunan bir yabancı, yasanın aradığı sürekli kalma niyetini ve yerleşme (ikamet) statüsünü taşımamaktadır . Bu nedenle, söz konusu turistin kurucu
üye sıfatıyla dernek kuruluş bildirimini imzalaması veya olağan üye olarak
derneğe kaydedilmesi kanunen mümkün değildir . Bununla birlikte, kanunun aradığı yerleşme hakkı şartından açıkça muaf tutulan "onursal üyelik" statüsü, dernek tüzüğünde öngörülmek kaydıyla bu yabancı akademisyene serbestçe verilebilir .
TMK m. 93 hükmü, Dural/Öğüz (Cilt II) sistematiği çerçevesinde ele alındığında, "yerleşme hakkı" ön koşulunun modern göç sosyolojisi karşısında dışlayıcı bir bariyer yarattığı açıkça görülmektedir. Kanun koyucu, dernek özgürlüğünü ülkeyle "sürekli hukuki bağ" kuran yabancılara özgüleyerek milli güvenlik refleksini öncelemiştir. Ancak günümüzde milyonlarca kişiyi kapsayan "geçici koruma" statüsündeki sığınmacıların veya şartlı mültecilerin yıllarca Türkiye'de fiilen yaşayıp hukuken "yerleşme hakkı" elde edememeleri, bu devasa kitlenin kendi aralarında yasal bir sivil toplum dayanışması kurmalarını (dernekleşmelerini) engellemektedir. Temel insani ihtiyaçlarını karşılamak üzere yasal dernek kuramayan bu kitleler, merdiven altı ve denetimsiz inisiyatiflere itilmekte; bu durum paradoksal biçimde korunmak istenen kamu düzenini daha fazla tehdit etmektedir.
Akyol'un hakkın kullanılması ve insan hakları hukuku perspektifinden bakıldığında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesi dernek kurma özgürlüğünü vatandaş veya yerleşik yabancı ayrımı yapmaksızın "herkese" tanımaktadır. AİHM içtihatları, sivil toplum özgürlüğünün ancak çok istisnai ve zorunlu hallerde kısıtlanabileceğini vurgularken, TMK m. 93'ün yabancıların örgütlenme hakkını baştan ve kategorik olarak "ikamet izni" şartına bağlaması orantılılık ilkesiyle çelişmektedir. Demokratik bir toplumda, ülkeye yasal yollarla girmiş ancak henüz yerleşme hakkı almamış bir öğrencinin veya yabancı bir araştırmacının salt ikamet süresi dolmadığı için derneklere asli üye dahi olamaması, çağdaş insan hakları standartlarının gerisinde kalan şekli bir kısıtlamadır.
Son olarak, Özsunay (Tüzel Kişiler) doktrinindeki yapısal yaklaşımlar ışığında; sivil toplumun dijitalleştiği, blokzincir ve internet tabanlı ulus-aşırı derneklerin (DAO'lar vb.) faaliyet gösterdiği 21. yüzyılda, yabancıların dernek üyeliğini "Türkiye'de yerleşme (fiziki ikamet)" şartına bağlamak anakronik bir devlet aklıdır. Çevrimiçi platformlarda faaliyet gösteren, toplantılarını sanal ağlarda yapan bir teknoloji derneğine Japonya'da yaşayan bir yazılımcının asli üye olabilmesi için Türkiye'de oturma izni almasını şart koşmak, yasanın maddi gerçeklikle bağının koptuğu noktadır. De lege ferenda (olması gereken hukuk) olarak, en azından sanal sivil toplum inisiyatifleri veya salt bilimsel/kültürel dernekler için yabancılarda aranan "yerleşme hakkı" şartının tamamen esnetilmesi ve yasanın dijital çağın sınır tanımaz örgütlenme modeline uyarlanması şarttır.
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 93. madde metnine dayanır.
Görüş: Yerleşme hakkı şartının mülteci ve geçici koruma altındakileri dışlayan etkisinin YUKK kapsamındaki oturma statüleriyle koordineli yorumlanması; yabancıların dernek özgürlüğünün AİHM m. 11 standartlarıyla uyumlu biçimde genişletilmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.