F. Saklı hükümler
Madde 55 - Kamu tüzel kişileri ile ti caret şirketleri hakkındaki kanun hükümleri saklıdır. İKİNCİ BÖLÜM DERNEKLER A. Kuruluşu I. Tanımı
F. Saklı hükümler
Madde 55 - Kamu tüzel kişileri ile ti caret şirketleri hakkındaki kanun hükümleri saklıdır. İKİNCİ BÖLÜM DERNEKLER A. Kuruluşu I. Tanımı
Akademik Değerlendirme
Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci kısmın "Genel Hükümler" bölümünün son maddesi olan 55. madde, "Saklı hükümler" alt başlığını taşımaktadır. Hükmün ratio legis'i (amacı) TMK'nın tüzel kişilere ilişkin genel kurallarının, kuruluşları ve işleyişleri itibarıyla farklı nitelikler taşıyan kamu tüzel kişileri ile kazanç paylaşma amacı güden ticaret şirketleri hakkındaki özel kanunlara üstün gelmeyeceğini vurgulamak ve "özel kanunun önceliği" hiyerarşisini kurmaktır. Madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 59. maddesine tekabül etmektedir.
2.1 Saklı hükümler kuralı: Belirli tüzel kişi türleri için kendi kuruluşlarına ve işleyişlerine dair özel yasalardaki kuralların öncelikli olarak uygulanacağını, TMK'nın genel hükümlerinin ancak boşluk hâlinde devreye gireceğini ifade eden istisna (rezerv) kuralıdır. 2.2 Kamu tüzel kişileri: Anayasa m. 123 uyarınca ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulan, üstün kamu gücü ayrıcalıklarına sahip Devlet, il özel idaresi, belediye, üniversiteler ve diğer idari kurumlardır. 2.3 Ticaret şirketleri: Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 124'te tahdidi olarak sayılan anonim, limited, kollektif ve komandit şirketler ile kooperatiflerdir. Dernek ve vakıfların aksine üyelerine iktisadi yarar sağlamak ve kazanç paylaştırmak amacıyla kurulurlar. 2.4 Norm hiyerarşisi: Somut uyuşmazlıkta uygulanacak kuralın belirlenmesinde özel kanun ile TMK genel hükümleri arasındaki öncelik-sonralık ilişkisini düzenleyen sıralamadır. 2.5 Lex specialis derogat legi generali ilkesi: Yasaların çatışması durumunda özel kanun hükmünün genel kanun hükmünden önce geleceğini ve onu bertaraf edeceğini belirten temel hukuk prensibidir.
"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"
TMK m. 55 ile kanun metnine derç edilen "saklı hükümler" ilkesi, hukuk sistemindeki tüzel kişilik yelpazesinin çeşitliliğini ve işlevselliğini korumak adına son derece isabetlidir. Ancak doktrinde Dural/Öğüz ve Özsunay (Tüzel Kişiler) tarafından sıkça işaret edildiği üzere, medeni hukukun benimsediği "tüzel kişilik" kavramının tekliği ilkesi ile lex specialis kuralının istikrarlı uygulanması arasında dogmatik çatışmalar yaşanmaktadır. Özellikle Tekinalp'in ticaret hukuku perspektifinden ele aldığı üzere, ticaret şirketlerinin tüzel kişilik perdesinin aralanması veya ehliyetin sınırları (ultra vires'in kalıntıları) gibi temel kuramsal konularda, TTK'daki düzenlemelerin yetersiz kaldığı anlarda TMK genel hükümlerine hangi sınırda müracaat edileceği yargı kararlarında dalgalanmalara neden olmaktadır. Akyol'un sistematiği ekseninde düşünüldüğünde ise, modern sivil ve ticari hayatta beliren Kamu-Özel Ortaklığı (PPP) projeleri, Türkiye Varlık Fonu gibi yapısal hibrit (melez) tüzel kişilerde, bunların klasik bir kamu tüzel kişisi mi yoksa bir özel hukuk (ticaret) şirketi mi olduklarının tespiti büyük bir belirsizlik yaratmaktadır. Bu yapılar için hangi kanunun "özel kanun" sıfatıyla mutlak öncelikli uygulanacağının saptanmasındaki güçlük, TMK m. 55'in ötesine geçen bir yapısal krize işaret etmektedir. Benzer şekilde, Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) veya Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) gibi yeni nesil bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoritelerin sui generis kamu tüzel kişiliği statüleri, TMK m. 55'in klasik dikotomisini (kamu tüzel kişisi - ticaret şirketi ayrımını) esnetmekte ve modern regülasyon hukukunun dinamiklerine uygun yeni yorum metotlarına ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 55. madde metnine dayanır.
Görüş: Hibrit tüzel kişiler (kamu-özel ortaklığı, sosyal teşebbüs, vakıf üniversitesi) ve düzenleyici kurum tüzel kişileri için lex specialis kuralının uygulanmasında öncelik sıralamasının yargı içtihadıyla netleştirilmesi yerinde olur.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.