Türk Medeni Kanunu (TMK)

TMK Madde 113

Kişiler Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

II. Amacın ve malların değiştirilmesi


Madde 113 - Durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakı f senedinde yazılı amaca bağlı kalınması vakfed enin arzusuna açıkça uymayacak hâle gelmiş ise m ahkem e, vakfın yönetim organı veya denetim makamının başvurusu üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra 13 Anayasa Mahkemesi’nin 27/11/20 07 tarihli ve E.:2002/162, K.:2007/89 sayılı Kararıyla; bu fıkrada y er alan “…tüzükte gösterilen sebeplerle…” ibaresi iptal edilmiştir. vakfın amacını değiştirebilir. Amacın gerçekleşme sini önemli ölçüde güçleştiren veya engelleyen koşulların ve yükümlülüklerin kaldırılmasında ve ya de ğiştirilmesinde de aynı hüküm uygulanır. Amaca özgülenen mal ve hakların daha yararlı olanları ile değiştirilmesini veya paraya çevrilmesini haklı kılan seb epler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının başvurusu üzerine diğerinin y azılı görü şünü aldıktan sonra gerekli değişikliğe izin verebilir.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Sistematik

Türk Medeni Kanunu'nun Kişiler Hukuku kitabında "Tüzel Kişiler" başlıklı ikinci kısmın "Vakıflar" bölümünde, "Yönetimin, amacın ve malların değiştirilmesi" üst başlığı altında "Amacın ve malların değiştirilmesi" kenar başlığıyla yer alan 113. madde, mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 86. ve 86a maddelerinden esinlenilerek düzenlenmiştir. Hükmün amacı (ratio legis) vakfedenin başlangıçtaki kurgusuna katı bir şekilde bağlı kalmanın, durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakfın işlevini yitirmesine yol açtığı hallerde, vakfın hukuki zeminini esnekleştirerek toplumsal işlevini sürdürmesini (ayakta kalmasını) sağlamaktır.

Amaç değişikliği, vakfın temel kuruluş iradesine doğrudan dokunan olağanüstü bir müdahale mekanizması niteliğindedir. Vakıflar, "belirli ve sürekli" bir amaca özgülenmiş sahipsiz mal toplulukları olduğundan (TMK m. 101) amacın yargı kararıyla değiştirilmesi kural olarak istisnai şartlara bağlanmıştır. Yasa koyucu, kurucu iradeye mutlak saygı ilkesi ile vakfın fiili hayatiyetini sürdürmesi arasındaki hassas dengeyi korumak amacıyla mahkemeye bu olağanüstü revizyon yetkisini tanımlamıştır.

2. Kavramlar

Amacın değiştirilmesi: Vakfın başlangıçta kuruluş senedinde belirlenen ideal amacının, geçen zaman içinde değişen objektif koşullar karşısında anlamını yitirmesi ve artık eski amaca hizmet etmenin vakfedenin gerçek arzusuna aykırı düşmesi halinde, mahkeme kararıyla bu gayenin revize edilmesidir.

"Vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak": Amacın değiştirilebilmesi için öngörülen yüksek hukuki eşik olup; objektif koşullar bakımından amacın anlam ve içeriğini yitirmesini, sübjektif koşullar bakımından ise değişmiş olan bu durumun artık vakfedenin isteğiyle bağdaşmasına hiçbir olanak bulunmamasını ifade eder.

Amacın gerçekleşmesini güçleştiren koşulların kaldırılması: Vakıf senedinde yer alan, ancak zamanla vakfın işleyişini, yönetimini veya nihai hedefine ulaşmasını önemli ölçüde zorlaştıran veya engelleyen ağırlaştırıcı idari/mali yükümlülüklerin mahkeme kararıyla esnetilmesi veya ortadan kaldırılmasıdır.

Mal ve hakların değiştirilmesi: Vakfa özgülenen, ancak ekonomik veya fiziki nedenlerle artık gelir getirmeyen ya da amaca hizmet etmeyen malvarlığı değerlerinin, vakfın üstün menfaati doğrultusunda daha yararlı olan başka mallarla ikame edilmesine veya paraya çevrilmesine izin verilmesidir.

Başvuru meşruiyeti: TMK m. 113 uyarınca, vakfın amacı veya malları üzerinde değişiklik yapılabilmesi için davanın münhasıran vakfın kendi "yönetim organı" veya "denetim makamı" (Vakıflar Genel Müdürlüğü) tarafından açılabilmesi ve karardan önce diğer tarafın yazılı görüşünün alınması zorunluluğudur.

3. Sistematik İlişkiler

  • TMK m. 101 (vakfın amacı — "belirli ve sürekli" ilkesi)
  • TMK m. 112 (yönetimin değiştirilmesi)
  • TMK m. 116 (sona erme — amacın imkânsızlaşması)
  • 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m. 10
  • AYM 2007 kararı (iptal edilen tüzük ibaresi)
  • HMK m. 382 vd. (çekişmesiz yargı)

4. Yargıtay İçtihadı

"scraper'dan karar yok, ileride güncelle"

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: 1950'li yıllarda yalnızca telgraf operatörlerinin çocuklarına eğitim bursu vermek amacıyla kurulan bir vakfın yönetim kurulu, günümüzde bu mesleğin ortadan kalkması nedeniyle burs verecek öğrenci bulamamaktadır. Yönetim organı, amacın "iletişim teknolojileri alanında okuyan öğrencilere burs verilmesi" şeklinde değiştirilmesi için mahkemeye başvurmuştur. TMK m. 113 uyarınca, durum ve koşullardaki teknolojik değişmeler nedeniyle eski amaca bağlı kalmak vakfedenin genel eğitim destekleme arzusuna açıkça uymayacak hale gelmiştir. Mahkeme, denetim makamının da yazılı görüşünü alarak objektif ve sübjektif şartları (kurucu irade ile güncel imkânsızlık) değerlendirir. Sonuç olarak, kurucu iradenin temel yönelimine uygun olan bu amaç değişikliğine izin verilerek vakfın atıl kalması engellenir.

Olay 2: Bir sağlık vakfına kuruluşunda tahsis edilen tarla vasfındaki büyük bir arazi, zamanla şehrin ticari merkezinde kalıp imar planı değişiklikleri geçirmiş ve tarımsal gelir getirme özelliğini yitirerek vakfa ağır vergi yükü doğurmaya başlamıştır. Vakıf yönetimi, bu taşınmazı satarak yerine düzenli kira getirecek bir iş merkezi almak için mahkemeden izin talep etmiştir. TMK m. 113/3 uyarınca, amaca özgülenen mal ve hakların daha yararlı olanları ile değiştirilmesini veya paraya çevrilmesini haklı kılan sebeplerin varlığı ileri sürülmektedir. Mahkeme, yaptıracağı bilirkişi incelemesiyle bu değişimin vakıf için gerçekten daha verimli olacağını tespit ederse satışa ve ikame mal alımına onay verir. Böylece vakıf malvarlığının erimesi önlenerek, sağlık amacının daha güçlü finansmanla sürdürülmesi temin edilir.

6. Pratik Notlar

  • Amaç değişikliğinin vakfedenin temel iradesine mümkün olduğunca sadık kalması zorunluluğu, yasanın kurucu iradeye verdiği önemin ve özel hukuk özerkliğinin bir sonucudur.
  • "Daha yararlı mal" kriterinin nesnel belirlenmesi için mahkemelerin mutlaka uzman bilirkişi raporları alarak taşınmazların güncel ticari değerlerini ve getiri oranlarını kıyaslaması şarttır.
  • Değişiklik kararının, tıpkı vakfın kuruluşundaki gibi yerleşim yeri mahkemesi siciline tescili ve daha sonra Resmi Gazete'de ilanı gereklidir.
  • Miras ya da bağışlama nedeniyle oluşturulan katı amaç kalıplarının revizyonundaki güçlükler, vakfedenin hayatta olmaması sebebiyle mahkemenin "varsayımsal iradeyi" tespit etmekte yaşadığı dogmatik zorluklardan kaynaklanır.
  • VGM'nin karşı görüş bildirmesi halinde mahkeme takdir yetkisine sahip olup, denetim makamının görüşü bağlayıcı nitelikte değildir; son karar mutlaka hâkimin takdir yetkisine ve vicdani kanaatine dayanır.

7. Eleştirel Değerlendirme

TMK m. 113 hükmü, Dural/Öğüz ve Özsunay'ın tüzel kişiler teorisinde de işaret edildiği üzere, "ölü elin" (dead hand) tahakkümüne saygı ile değişen toplumsal ihtiyaçlara dinamik uyum arasındaki hassas dengeyi kuran en kritik normdur. Vakfedenin arzusuna yüzyıllar boyunca harfiyen bağlı kalmak, değişen sosyolojik ve ekonomik şartlarda vakfın toplumsal bir yüke dönüşmesine veya tamamen işlevsizleşerek TMK m. 116 uyarınca zorunlu tasfiyeye uğramasına yol açabilir. Yasa koyucu bu maddeyle, mülkiyetin belli bir amaca tahsis edilmesi fikrinden vazgeçmeden, kuruma değişen zamanın ruhuna uygun bir "hayat öpücüğü" verme mekanizması yaratmıştır.

Ancak Akyol'un hakkın kullanılması perspektifinden bakıldığında, maddedeki "açıkça uymayacak hâle gelmiş ise" şeklindeki yüksek hukuki eşik, uygulamada sivil toplum örgütlerini katı bir korsette tutma riski yaratmaktadır. Mahkemeler, amacın değiştirilmesini onaylamak için çoğunlukla mevcut amacın mutlak surette imkânsızlaşmasını (TMK m. 116 şartlarına yaklaşmasını) beklemekte, "verimsizlik" veya "toplumsal fayda azalmasını" tek başına amaç değişikliği için yeterli görmemektedir. Bu tutucu yargısal yaklaşım, sivil alanın esnekliğini yok etmekte ve milyonlarca liralık vakıf fonlarının çağın gerisinde kalmış projelere hapsolmasına sebep olmaktadır.

Uluslararası karşılaştırmalı hukukta Anglo-Amerikan sisteminin meşhur "cy-près" (mümkün olduğunca yakın) doktrini ile birebir aynı kurumsal işlevi gören TMK m. 113, vakfedenin niyetini esnekleştirerek güncel tutmayı hedefler. Ne var ki, Türk uygulamasında mal ve hakların değiştirilmesi alt bendi (m. 113/3) çok sık kullanılırken, ana amacın değiştirilmesi bendi son derece nadir ve çekingen bir biçimde işletilmektedir. De lege ferenda (olması gereken hukuk) bağlamında, senedin yazılı katı lafzına değil de vakfedenin temel sosyal vizyonuna odaklanan daha genişletici (teleolojik) bir yargı pratiği geliştirilmeli; idari denetim makamlarının statükocu dirençleri, vakıf yönetim organlarının dinamik rasyonalitesine kurban edilmemelidir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
  • Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 113'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
  • Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
  • Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 86-86a.

Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 113. madde metnine dayanır.

Görüş: TMK m. 113'ün uluslararası hukuktaki cy-près doktrinine paralel bir mekanizma oluşturduğu; 'açıkça uymayacak' eşiğinin katılığının esnek yorumla vakıfları katı korsetten kurtaracağı; mal değişikliğinde nesnel performans kriterlerinin belirlenmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir.

Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.