1. Sistematik
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun İkinci Kitap Aile Hukuku bölümünde, evlenme
ehliyetinin koşulları arasında "Yaş" alt başlığıyla düzenlenen 124. maddesi,
evlilik birliğinin kurulabilmesi için aranan asgari yaş sınırlarını
belirlemektedir . Mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun (ZGB) 94. maddesinden esinlenerek hazırlanan bu hükmün temelindeki *ratio legis*, evlilik gibi ağır sorumluluklar getiren bir kurumun kurulabilmesi için kişilerin biyolojik, psikolojik ve sosyal açılardan belirli bir bedeni ve fikri olgunluk eşiğine ulaşmalarını sağlamaktır `,`. Yasa koyucu, çocuk yaştaki evliliklerin olumsuz etkilerini engellemek amacıyla asgari yaş sınırlarını emredici bir kuralla güvence altına almıştır .
Bu hükmün, kişiliğin başlangıcı ve erginliği düzenleyen TMK m. 11 ile doğrudan
ve organik bir bağlantısı bulunmaktadır. TMK m. 11 gereğince "Evlenme kişiyi
ergin kılar" ``. Buna göre, kural olarak 17 yaşını doldurarak olağan yolla
evlenen veya olağanüstü durumlarda hâkim izniyle 16 yaşında evlenen bir kişi,
evlilik akdinin gerçekleştiği andan itibaren kanunen ergin (reşit) sayılır
,. Bu durum, yaş küçüklüğüne rağmen kişinin evlilikle birlikte tam
ehliyetlilerin sahip olduğu hukuki işlem ehliyetini kazanması gibi son derece
önemli bir hukuki sonuç doğurmaktadır.
2. Kavramlar
17 yaş — genel kural
Türk Medeni Kanunu m. 124/1 uyarınca, erkek veya kadın on yedi yaşını
doldurmadıkça olağan yollarla evlenemez . Kanun koyucu, önceki Medeni Kanun döneminde var olan cinsiyete dayalı yaş farkını ortadan kaldırmış ve her iki cinsiyet için de eşit bir evlenme yaşı alt sınırı getirerek hukuki bir denge sağlamıştır .
16 yaşında olağanüstü izin
Asgari yaş kuralına getirilen istisnai bir düzenleme olarak, on altı yaşını
tamamlamış kadın veya erkeğin evlenmesine, belirli ağır ve istisnai koşulların
varlığı halinde mahkeme kararıyla (kazaî izin) cevaz verilmesidir . Bu iznin verilebilmesi için kişinin on yedinci yaş gününden gün almış olması mutlak bir ön şarttır .
"Olağanüstü durum"
Kanunda tahdidi olarak sayılmayan, hâkimin takdir yetkisine bırakılan;
evlenmeyi zorunlu ve acele kılan fevkalade hallerdir. İlgilinin ağır ve ölümcül
bir hastalığa yakalanması, gebelik, kızın kaçırılması veya ana-babasını
kaybederek kimsesiz kalması gibi telafisi güç zararlar doğurabilecek durumlar
bu kapsama girer ,.
Ana-baba veya vasinin dinlenmesi
TMK m. 124/2 uyarınca, hâkimin evlenme izni vermeden önce küçüğün yasal
temsilcilerini dinlemesi öngörülmüşse de, bu durum "olanak bulundukça"
ibaresiyle esnetilmiştir ``. Yani yasal temsilcilerin dinlenmesi mutlak bir
geçerlilik şartı (zorunluluk) olmayıp, ulaşılamamaları veya nerede olduklarının
bilinmemesi gibi hallerde hâkim, onları dinlemeden de karar verebilecek
esnekliğe sahiptir ,.
Evlenmenin erginlik sağlaması
TMK m. 11 hükmü çerçevesinde, evlilik akdinin kurulmasıyla birlikte kişinin yaş
yönünden sahip olduğu hukuki yetersizliğin ortadan kalkarak, tam fiil
ehliyetini kazanmasıdır ``. Bu kural, mahkeme izniyle 16 yaşında evlenen
bireyler için de aynen geçerli olup, onları yasal temsilcinin vesayetinden veya
velayetinden çıkararak bağımsız birer birey haline getirir ,.
3. Sistematik İlişkiler
- TMK m. 11 (evlenmenin erginlik sağlaması)
- TMK m. 145 (evlenme engellerinden yaşa ilişkin — butlan bağlantısı)
- TMK m. 131-135 (mutlak butlan — yaş engelini ihlalle kurulan evlilik)
- BM Çocuk Hakları Sözleşmesi m. 1 (18 yaşına kadar çocukluk — TMK ile gerilim)
- AİHM içtihadı (küçük yaşta zorla evlilik)
4. Yargıtay İçtihadı
scraper'dan karar yok, ileride güncelle
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: 16 yaşını doldurmuş olan lise öğrencisi (A) erkek arkadaşı (B) ile
yaşadığı birliktelik sonucunda gebe kalmış ve ailelerin de baskısıyla evlenmek
için aile mahkemesine başvurmuştur. Hâkim, bu başvuruyu incelerken salt gebelik
unsurunu tek başına yeterli bir "olağanüstü durum" ve "pek önemli sebep" olarak
görmemeli, bu durumun küçüğün hayatını nasıl etkileyeceğini geniş bir
perspektifte değerlendirmelidir ``. Evliliğin küçüğün eğitim hakkını
elinden alıp almayacağı ve üstün yararına hizmet edip etmeyeceği pedagoglar
eşliğinde incelenmelidir ,. Eğer evlilik küçüğü daha kötü bir hayata
sürükleyecekse, objektif şartlar (gebelik) oluşsa bile sübjektif menfaat şartı
eksik olduğundan hâkim evlenme izni talebini reddetmelidir ,.
Olay 2: 16 yaşındaki (X) anne ve babasının tam rızasını ve muvafakatnamesini
alarak, kendisinden yaşça büyük (Y) ile evlenmek üzere doğrudan evlendirme
dairesine başvurmuştur. Evlendirme memuru, TMK m. 124/2 uyarınca olağanüstü
evlenme yaşının (16 yaş) ancak mahkeme kararı (hâkim izni) ile
kullanılabileceği kuralı gereğince bu başvuruyu reddetmek zorundadır ``.
Zira 17 yaşını doldurmamış kişilerin evliliğinde, yasal temsilcilerin rızası
kendi başına hukuki bir geçerlilik sağlamaz; kazaî izin mutlak bir ön şarttır
,. Taraflar ancak yetkili aile mahkemesinden izin kararını aldıktan
sonra evlendirme memuruna gidebilirler.
6. Pratik Notlar
- Hâkimin takdir yetkisinin geniş olması — "pek önemli sebep" sınırlı sayılmaz.
Kanun metni, hangi hallerin evlenmeye izin verecek ağırlıkta olduğunu tek tek
saymamış olup, hâkimin somut olayın ahlaki, sosyal ve ekonomik koşullarını
değerlendirerek karar vermesini öngörmüştür ``.
- 16 yaşından küçük için mutlak yasak — hiçbir koşulda evlenemez. Kişi,
mahkemece ergin kılınmış olsa dahi (kazai rüşt) 16 yaşını doldurmadığı
müddetçe hâkim izniyle de evlenmesi hukuken ve fiilen imkânsızdır; bu durum
kesin bir emredici normdur ``.
- İzin kararının kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı. Hâkim tarafından
verilen evlenme izni kararı, bir edanın ifasını emretmeyen, sadece evlenme
ehliyetinin varlığını belirten (tespit edici) bir nitelik taşır ve olağan bir
ilam gibi icraya konulamaz ``.
- Türkiye'de erken evliliklerin istatistiki boyutu. Yapılan demografik ve
sosyolojik araştırmalar, özellikle belirli bölgelerde kadınların erken yaşta
evlendirilme oranlarının hala yüksek olduğunu ve bunun yasal istisnaların
sınırlarını zorladığını göstermektedir ``.
- AYM ve AİHM'in Türkiye aleyhine erken evlilik kararları. Küçük yaşta
evliliklerin, bireylerin maddi ve manevi gelişim haklarını zedelediği
tespitiyle hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hem de Anayasa Mahkemesi
kararlarında, devletin bu evlilikleri engelleme pozitif yükümlülüğü
vurgulanmaktadır ``.
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk Medeni Kanunu m. 124 ile uluslararası sözleşmeler arasındaki en belirgin
gerilim, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (ÇHS) ekseninde ortaya
çıkmaktadır. ÇHS'nin 1. maddesi ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 18 yaşına
kadar her bireyi "çocuk" olarak kabul etmekteyken, TMK m. 124'ün 17 ve
olağanüstü hallerde 16 yaşında evliliğe izin vermesi ciddi bir paradokstur
``. Erken yaşta evlenmesine izin verilen kişiler, uluslararası hukuk
normlarına göre hala korunması gereken birer çocuk statüsündedir. Bu
uyumsuzluk, çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimleri tamamlanmadan ağır
ailevi sorumluluklar altına girmelerine zemin hazırlamakta ve devletin çocuk
haklarını koruma yükümlülüğünün ihlali anlamına gelmektedir ,.
Diğer taraftan, 16 yaşındaki kişilere "olağanüstü durum" gerekçesiyle verilen
hâkim izni, uygulamada çoğu zaman zorla evliliklerin (çocuk gelinlerin) yasal
bir kılıfı haline dönüşme riski taşımaktadır ,. Kırsal bölgelerde,
eğitimden koparılan kız çocuklarının aile baskısıyla ve "namus" veya "gebelik"
gibi gerekçelerle mahkemeye yönlendirilmesi, aslında yasanın koruyucu amacının
kötüye kullanılmasına neden olmaktadır. Hâkimlerin bu talepleri incelerken
yalnızca biyolojik vakıalara (örneğin hamileliğe) dayanarak izin vermeleri,
çocuğun üstün yararını zedelemekte; onu, maruz kaldığı baskı veya
istismarcısıyla ömür boyu sürecek bir birliğe yasal olarak hapsetmektedir
,.
Modern hukuk sistemlerindeki güncel eğilimler, evlenme yaşının istisnasız
olarak 18'e yükseltilmesi gerektiği yönündedir. Örneğin, Türk Medeni Kanunu'nun
mehazı olan İsviçre Medeni Kanunu'nda (ZGB) yakın zamanda yapılan reformlarla
olağanüstü evlenme yaşı kurumu tamamen mülga edilmiş ve evlilik için mutlak
surette 18 yaşın doldurulması şartı getirilmiştir ,. Türk hukuk
öğretisinde de Akıntürk/Ateş Karaman ve Dural/Öğüz/Gümüş gibi yazarların altını
çizdiği üzere, çağdaş insan hakları standartlarına uyum sağlamak ve toplumsal
vicdanı rahatlatmak adına, TMK m. 124'teki istisnaların kaldırılarak evlenme
ehliyetinin doğrudan 18 yaş ile eşitlenmesini sağlayacak bütüncül bir yasal
revizyon kaçınılmaz bir gerekliliktir ``.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt I — Temel Kavramlar ve Medeni Kanunun Başlangıç Hükümleri; Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Türk Özel Hukuku Cilt II — Kişiler Hukuku; Şener Akyol, Medeni Hukuk — Şahsın Hukuku; Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar; Turgut Akıntürk / Derya Ateş Karaman, Türk Medeni Hukuku — Aile Hukuku; Ahmet M. Kılıçoğlu, Aile Hukuku.
- Yargı kararları: Türk Medeni Kanunu m. 124'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Medeni Kanunu (Schweizerisches Zivilgesetzbuch — ZGB) Art. 94.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 124. madde metnine dayanır.
Görüş: Evlenme yaşının uluslararası standartlar doğrultusunda 18'e yükseltilmesi; 16 yaşındaki istisna iznin dar yorumlanması gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.