II. Esaslı onarımlar
Madde 361 - Kiraya veren, kira süresi içinde yapılması zorunlu olan esaslı onarımları, kiracı tarafından bildirilir bildirilmez, gideri kendisine ait olmak üzere yapmakla yükümlüdür.
II. Esaslı onarımlar
Madde 361 - Kiraya veren, kira süresi içinde yapılması zorunlu olan esaslı onarımları, kiracı tarafından bildirilir bildirilmez, gideri kendisine ait olmak üzere yapmakla yükümlüdür.
Akademik Değerlendirme
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) Özel Borç İlişkileri kısmında yer alan "Ürün Kirası" bölümü altında düzenlenen 361. madde, kiraya verenin "esaslı onarımlar" konusundaki yükümlülüğünü hüküm altına almaktadır. Madde metni, "Kiraya veren, kira süresi içinde yapılması zorunlu olan esaslı onarımları, kiracı tarafından bildirilir bildirilmez, gideri kendisine ait olmak üzere yapmakla yükümlüdür." şeklindedir [1].
Bu düzenleme, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (eBK) 273. maddesinin karşılığını oluşturmaktadır. Kanun koyucu, mülga maddedeki dili sadeleştirmekle yetinmiş, esasa ilişkin herhangi bir yapısal değişikliğe gitmemiştir. Dolayısıyla, kiraya verenin ürün kirasında esaslı onarımları yapma yükümlülüğü yeni kanun döneminde de aynen muhafaza edilmiştir [2].
Ürün kirası, kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği bir sözleşmedir [3, 4]. Bu sözleşme tipinde kiracı, kiralananı özgülendiği amaca uygun ve iyi bir biçimde işletmekle yükümlüdür [3, 5]. İşletme yükümlülüğünün sağlıklı bir biçimde yerine getirilebilmesi, kiralananın fiziksel ve işlevsel bütünlüğünün korunmasına bağlıdır. Bu bağlamda TBK m. 361, ürün veren eşyanın veya tesisin varlığını ve temel işlevini sürdürebilmesi için gereken büyük ölçekli ve yapısal müdahalelerin maliyetini ve külfetini kiraya verene yükleyerek, menfaatler dengesini kurmaktadır.
Madde metninde geçen "esaslı onarım" kavramı, kiralananın kullanıma ve ürün vermeye elverişli hâlde tutulabilmesi için yapılması kaçınılmaz olan, yapısal, maliyetli ve genellikle uzmanlık gerektiren büyük çaplı tamiratları ifade eder. Bu kavram, TBK m. 365'te düzenlenen ve kiracıya ait olan "küçük onarımlar" ile sınırlandırılmıştır. Kiracı, yerel âdete uygun olarak küçük onarımları yapmak, bozulan veya kullanılmayla yok olan düşük değerli araç ve gereçleri yenilemek zorundadır [6]. Ancak, kiralananın taşıyıcı sistemindeki çökmeler, ana su veya sulama kanallarındaki büyük arızalar, ürün veren tesisin ana makinelerinin (örneğin bir fabrikanın üretim bandındaki ana motorun) yenilenmesi gibi işlemler "esaslı onarım" kapsamındadır ve TBK m. 361 gereği kiraya verenin sorumluluğundadır.
Maddede onarımın "yapılması zorunlu olan" nitelikte bulunması aranmıştır. Estetik veya keyfi değişiklikler ya da kiracının işletme verimini olağanın ötesinde artırmaya yönelik (lüks) yenilikler bu kapsama girmez. Onarımın zorunluluğu, sözleşmede kararlaştırılan "ürün elde etme ve işletme" amacının [3] objektif olarak tehlikeye düşmesi veya tamamen imkânsızlaşması kriterine göre belirlenir.
TBK m. 361, kiraya verenin harekete geçmesi için bir ön şart olarak "kiracı tarafından bildirilir bildirilmez" ifadesini kullanmıştır. Esaslı onarım ihtiyacının doğduğunu kiraya verene bildirmek, kiracının hukuki bir külfetidir. Bu bildirim yapılmadığı takdirde, kiraya verenin temerrüde düşmesinden veya onarımın yapılmaması sebebiyle doğan ürün kaybından kiraya veren sorumlu tutulamaz. Bu durum, genel kira hükümlerindeki TBK m. 318'in (ayıpları kiraya verene bildirme borcu) ürün kirasına yansımış özel bir tezahürüdür [1, 7].
Hükmün amir nitelikteki unsurlarından biri, esaslı onarım giderlerinin doğrudan kiraya verene ait olmasıdır. Şayet acil bir durum sebebiyle (örneğin tesisin çatısının çökmesi veya ana sulama borusunun patlaması) kiracı, kiraya verene ulaşıp bu onarımı derhal yaptıramıyorsa ve zararı önlemek adına onarımı kendisi gerçekleştirmişse, vekâletsiz iş görme (TBK m. 526 vd.) veya sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde yapmış olduğu zorunlu ve faydalı masrafları kiraya verenden talep edebilecektir.
Yargıtay kararlarında, bir onarımın "esaslı" (TBK m. 361) mı yoksa "küçük/olağan" (TBK m. 365) mı olduğunun tespiti uyuşmazlıkların temel noktasını oluşturmaktadır. Yargıtay uygulamasına göre, kiralananın ana yapısına (kolon, kiriş, ana çatı, taşıyıcı sistemler, ana altyapı şebekeleri) ilişkin bozulmalar ve kullanım amacını doğrudan engelleyen köklü eksiklikler esaslı onarım kapsamındadır.
(Kaynaklar dışı ek akademik bilgi olarak doktrin ve içtihat yönelimi:) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairesi, kiracının TBK m. 361 uyarınca kiraya verenden esaslı onarım talep edebilmesi için, öncelikle durumun kiraya verene usulüne uygun ihbar edilmesini aramaktadır. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği durumlarda, kiracının kendi başına yaptığı yüksek maliyetli esaslı onarımların bedelini kiraya verenden tahsil etmesi, vekâletsiz iş görme hükümlerinin katı ispat şartlarına (işin kiraya verenin menfaatine ve zorunlu olması) tabi tutulmaktadır. Ayrıca Yargıtay, onarımın mahiyetinin uzman bilirkişi raporuyla tespit edilmesini zaruri görmektedir.
Olay 1: A, sahip olduğu tarımsal nitelikteki zeytin bahçesini ve içindeki zeytinyağı sıkım tesisini B'ye 5 yıllığına ürün kirası sözleşmesiyle kiralamıştır. Sözleşmenin 3. yılında, tesisteki ana pres makinesi, kiracı B'nin herhangi bir kusuru veya olağan kullanım hatası olmaksızın, tamamen mekanik ömrünü doldurduğu için geri döndürülemez şekilde arızalanmıştır. B, durumu derhal A'ya yazılı olarak bildirmiş ve makinenin yenilenmesini (veya köklü onarımını) talep etmiştir. Hukuki analiz: Zeytinyağı sıkım tesisi, ürün kirası sözleşmesinin temel "ürün elde etme" gayesine hizmet eden asli unsurdur. Ana pres makinesinin mekanik ömrünü doldurarak köklü arıza vermesi "esaslı onarım" veya yenileme kapsamına girer. TBK m. 361 uyarınca, kiracı B'nin bildirim külfetini yerine getirmesiyle birlikte, kiraya veren A, gideri kendisine ait olmak üzere bu esaslı onarımı derhal yaptırmakla yükümlüdür. A'nın bu yükümlülükten kaçınması hâlinde B, ayıbın giderilmesini, kira bedelinden indirim yapılmasını veya şartları varsa sözleşmenin feshini talep edebilir.
Olay 2: Aynı zeytin bahçesi sözleşmesinde, kiracı B, hasat döneminde zeytin toplamak için kullandığı plastik sepetlerin ve küçük el aletlerinin zamanla kırıldığını veya yıprandığını belirterek, bunların yenilerinin alınması için kiraya veren A'ya ihtar çekmiştir. Hukuki analiz: TBK m. 365 uyarınca kiracı, yerel âdete uygun olarak küçük onarımları yapmak, bozulan veya kullanılmayla yok olan düşük değerli araç ve gereçlerin yerine yenilerini koymakla mükelleftir [6]. Bu tür düşük değerli ve olağan kullanımla yıpranan el aletlerinin yenilenmesi veya küçük onarımı TBK m. 361 bağlamında "esaslı onarım" sayılamaz. Dolayısıyla masraf ve temin yükümlülüğü tamamen kiracı B'ye aittir.
Doktrinde Fikret Eren, Kemal Oğuzman, Turgut Öz gibi müellifler tarafından sıklıkla vurgulandığı üzere, Türk Borçlar Kanunu'nda (ve mehaz İsviçre Borçlar Kanunu'nda) "esaslı onarım" ile "küçük onarım" ayrımının kesin sınırları kanun metninde sayma yoluyla belirlenmemiştir. Bu durum, hâkimin her somut olayda takdir yetkisini (TMK m. 4) kullanmasını ve yerel âdetleri araştırmasını zorunlu kılmaktadır.
(Kaynaklar dışı ek akademik bilgi olarak İsviçre Hukuku mukayesesi:) Mehaz İsviçre Borçlar Kanunu’nda (OR/CO) 1980'li yılların sonunda yapılan kapsamlı revizyonlarla birlikte, Tarımsal Ürün Kirası (Loi fédérale sur le bail à ferme agricole) özel bir kanunla; genel ürün kirası (Pacht) ise OR m. 275-304 arasında yeniden yapılandırılmıştır. İsviçre Borçlar Kanunu'nun mevcut 284. maddesi (OR Art. 284), TBK m. 361'e karşılık gelmekte olup, kiraya verenin büyük onarımları (grosses réparations / réparations majeures) masrafı kendisine ait olmak üzere yapma yükümlülüğünü düzenlemektedir. İsviçre ve Türk doktrinindeki ağırlıklı görüş (örn. Giger, Higi, Tandoğan), kiralananın yapısal ve ekonomik varlığını muhafaza etmeye yönelik her türlü müdahalenin esaslı onarım sayılması gerektiği, bu yükümlülüğün dar yorumlanmaması gerektiği yönündedir. Bununla birlikte, kanun koyucunun TBK m. 361'de sadece "yapılması zorunlu olan esaslı onarımlar" ibaresini kullanmakla yetinmesi ve onarımın yapılmamasının müeyyidesini doğrudan bu maddede özel olarak zikretmeyip genel kira hükümlerine atıfta bulunması, sistematik açıdan eleştirilmektedir. Reform önerisi olarak, ürün kirasının işletmesel devamlılık arz eden kritik niteliği göz önüne alınarak, kiraya verenin bu yükümlülüğüne aykırı davranması hâlinde kiracının tek taraflı ifa ikamesi (onarıp bedelini mahsup etme) hakkının ürün kirası bölümünde çok daha detaylı ve şarta bağlı normlarla belirginleştirilmesi tavsiye edilmektedir.
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.