1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) "Özel Borç İlişkileri" başlıklı ikinci kısmında yer alan taksitle satış sözleşmesi, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda yalnızca üç madde (m. 222-224) ile oldukça sınırlı bir biçimde düzenlenmişken, 6098 sayılı TBK’da on bir madde (m. 253-263) ile son derece kapsamlı ve detaylı bir sisteme kavuşturulmuştur [1, 2]. Bu ayrıntılı düzenlemenin temelinde, İsviçre Borçlar Kanunu'na da etki eden 23 Mart 2001 tarihli Tüketici Kredilerine İlişkin Federal Kanun'un çağdaş normlarının Türk hukukuna aktarılması yatmaktadır [3, 4].
TBK m. 253, taksitle satış sözleşmesinin hukuki tanımını, geçerlilik şartı olan şekil zorunluluğunu ve özellikle satıcının ticari faaliyeti kapsamında hareket ettiği durumlarda sözleşmede bulunması gereken on bir bendi içeren zorunlu içeriği düzenleyen kurucu nitelikte bir maddedir [5]. Modern tüketim ekonomisinde alım gücü sınırlı olan kitlelerin yoğun şekilde başvurduğu taksitle satış kurumu, bu madde ile bir yandan satıcının ifa riskine karşı korunmasını sağlarken, diğer yandan ekonomik açıdan zayıf konumda olan alıcıyı, satıcının dayatabileceği ağır şartlara karşı emredici hükümlerle muhafaza altına almaktadır [6, 7].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Taksitle Satış Sözleşmesinin Tanımı ve Hukuki Niteliği
TBK m. 253/1 uyarınca taksitle satış, satıcının satılan taşınırı satış bedelinin ödenmesinden önce alıcıya teslim etmeyi, alıcının ise satış bedelini kısım kısım ödemeyi üstlendiği satıştır [4, 8, 9]. Bu tanım çerçevesinde taksitle satış, rızai, ivazlı ve iki tarafa tam borç yükleyen (sinallagmatik) bir sözleşmedir [10]. Alacaklının kural olarak kısmi ifayı reddetme hakkı (TBK m. 84) bulunmasına karşın, bu sözleşme türünde bedelin kısım kısım ödenmesi sözleşmenin asli ve belirleyici (kurucu) bir unsurudur ve alacaklı (satıcı) kısmi ifayı reddedemez [11, 12].
2.2. Sözleşmenin Konusu: "Taşınır Mal" Unsuru
Kanun koyucu, taksitle satış sözleşmesinin konusunu "taşınır mal" (menkul) olarak açıkça sınırlandırmıştır [9, 13-15]. Türk Medeni Kanunu m. 762 bağlamında nitelikleri itibarıyla taşınabilen maddi şeyler ile edinmeye elverişli doğal güçler bu kapsama girer [16]. Taşınmazlar (gayrimenkuller), tapuya kayıtlı olsun veya olmasın, taksitle satış sözleşmesine konu edilemezler [13-15]. Doktrindeki baskın görüş ve Yargıtay uygulaması, tapusuz taşınmazların da taşınır niteliğinde olmadığını, TMK m. 763 gereğince mülkiyet tesliminin alıcısına geçmeyeceğini kabul ederek, bu tür satışların TBK m. 253 vd. hükümlerine tabi tutulamayacağını kesin olarak vurgulamaktadır [10, 15].
2.3. Teslimin Önceden Yapılması (Ön Edim Yükümlülüğü)
Taksitle satışı diğer veresiye veya ön ödemeli satış türlerinden ayıran en temel unsur, satıcının satım bedeli tamamen ödenmeden önce satım konusunu (malı) alıcıya teslim etmek suretiyle asli edimini ifa etmesidir [17-19]. Alıcı, henüz bedelin tamamını ödememişken malın zilyetliğini ve kullanma yararını elde etmektedir [20].
2.4. Bedelin Taksitler Halinde (Kısım Kısım) Ödenmesi
Satış bedelinin bir defada değil, ileriye yönelik vadelerle birden fazla parça halinde ödenmesi zorunludur [21]. Taksitlerin birbirine eşit olması gerekmediği gibi, vadeler arasındaki sürenin de birebir aynı olması şart değildir [22, 23]. TBK m. 253/3-b.7 hükmü, taksit sayısının ikiden az olamayacağını (en az iki taksit) kesin bir unsur olarak belirlemiştir [24-26].
2.5. Geçerlilik Şekli ve Zorunlu Sözleşme İçeriği (Şekle Aykırılığın Sonuçları)
TBK m. 253/2 uyarınca, taksitle satış sözleşmesi "yazılı şekilde" yapılmadıkça geçerli olmaz [9, 27, 28]. Bu şekil, bir ispat şartı değil, mutlak bir geçerlilik (sıhhat) şartıdır [29, 30]. Alıcıyı koruma ve sözleşme şartlarını somutlaştırma amacıyla öngörülen bu emredici hükme uyulmaması, TBK m. 27 bağlamında kesin hükümsüzlük (batıl) sonucunu doğurur [29, 30].
Satıcının sözleşmeyi kendi ticari faaliyeti kapsamında yapması durumunda, TBK m. 253/3 gereği sözleşmede 11 bendin açıkça yer alması şarttır [5, 27, 31]. Bu zorunlu unsurlar şunlardır:
- Tarafların adı ve yerleşimi, satışın konusu [9].
- Peşin satış bedeli, taksitle ödeme sebebiyle alınan ilave bedel ve toplam satış bedeli [9, 26].
- Peşinat ve en az iki olmak üzere taksitlerin tutarı ile vadesi [25, 26].
- Alıcının 7 gün içindeki "geri alma hakkı" (cayma) ve varsa mülkiyeti saklı tutma kayıtları [26].
- Temerrüt halinde uygulanacak faizin yasal faizin %30 fazlasını geçemeyeceğine dair kısıtlama [26, 27, 32].
3. Sistematik İlişkiler
- TBK m. 255 (Sözleşmenin Hüküm Doğurması ve Geri Alma Hakkı): Taksitle satış sözleşmesi her ne kadar TBK m. 253'teki şekil ve içerik unsurlarıyla kurulsa da, alıcı bakımından bağlayıcılığı, sözleşme nüshasının eline geçmesinden itibaren 7 gün boyunca "askıda geçerlilik" konumundadır [33-36]. TBK m. 255, m. 253'te zorunlu unsur olarak öngörülen (m.253/3-b.8) yedi günlük irade açıklamasını geri alma (cayma) hakkının maddi temelini oluşturur.
- TBK m. 256 (Peşinat Ödeme Borcu): TBK m. 253'te zorunlu unsur olarak gösterilen peşinat bedeli, TBK m. 256 uyarınca asgari olarak satış bedelinin onda biri (1/10) olarak belirlenmiştir ve en geç teslim anında ödenmelidir [23, 37].
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK m. 17 vd.): Alıcının tüketici, satıcının mesleki veya ticari amaçla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olduğu hallerde özel kanun olan TKHK uygulanır. Ancak TKHK m. 83'ün yollamasıyla ve TKHK'da hüküm bulunmayan hallerde TBK'nın taksitle satışa ilişkin (m. 253 vd.) hükümleri tüketici işlemlerinde de devreye girer [38-40].
- TBK m. 27 (Kesin Hükümsüzlük): TBK m. 253'te düzenlenen yazılı şekil ve asgari içerik kuralları emredici nitelikte olduğundan, bunlara aykırılık sözleşmeyi baştan itibaren batıl kılar (TBK m. 27/1) [29, 30].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay kararlarında TBK m. 253'te sayılan şekil şartı ve sözleşmenin konusuna ilişkin çok katı bir tutum izlenmektedir.
- Taşınmazların Kapsam Dışı Olması: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (04.11.2009 T., 2009/8-405 E., 2009/477 K.), tapusuz taşınmazların da TMK m. 763 gereğince mülkiyet mülkiyeti tescille kazanılacağından, bunların taşınır mal vasfında olmadıklarını ve dolayısıyla taksitle satım hükümlerine konu edilemeyeceklerini açıkça karara bağlamıştır [10].
- Şekle Aykırılık ve Hakkın Kötüye Kullanılması (TMK m. 2): Yargıtay (örneğin 13. HD, 30.10.2000 T., 2000/8390 E., 2000/9258 K.), Kanun'un emredici hükümlerinde aranan yasal zorunlu unsurların (toplam satış fiyatı, ilave bedel, geri alma hakkı vs.) sözleşmede yazılı olarak bulunmaması halinde sözleşmenin geçersiz olacağını belirtmiştir [41]. Ancak, taraflar sözleşmedeki edimlerini bilerek ve isteyerek (taksitleri ödeyerek ve malı teslim ederek) tamamen yerine getirmişlerse, şekil eksikliğini ileri sürmenin TMK m. 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceğinden bu itirazı dinlememektedir [41, 42].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1:
Bir beyaz eşya mağazası işleten (S), tüketici (A)'ya 15.000 TL değerinde bir buzdolabını, 15 ay taksitle satmış ve buzdolabını derhal teslim etmiştir. Ancak (S), ticari işlemlerinde hızı artırmak adına yazılı bir sözleşme hazırlamamış, yalnızca (A)'dan 15 adet emre yazılı senet almıştır. (A), 3. taksiti ödedikten sonra ürünün gereğinden fazla pahalı olduğunu düşünerek sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmüştür.
Hukuki analiz: TBK m. 253/2 uyarınca taksitle satış sözleşmesi yazılı yapılmak zorundadır [9, 27, 28]. Ayrıca ticari faaliyet kapsamında yapıldığı için m. 253/3’teki 11 adet unsurun (örneğin 7 günlük geri alma hakkı bildiriminin) metinde yer alması gerekir [5]. Sadece kambiyo senedi düzenlenmesi şekil şartını yerine getirmez. Dolayısıyla sözleşme mutlak butlanla batıldır. Edimler tam olarak ifa edilmediği için (A)'nın şekil eksikliğini ileri sürmesi dürüstlük kuralına da aykırı düşmez. Taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aldıklarını iade etmelidirler.
Olay 2:
Bir inşaat şirketi olan (M), mülkiyetindeki tapulu bir arsayı (B)'ye 24 ay taksitle satmak üzere kendi aralarında yazılı bir "Taksitli Arsa Satış Sözleşmesi" imzalamıştır. Sözleşmede TBK m. 253/3'te aranan peşinat, taksit bedeli ve geri alma hakkı gibi tüm unsurlar harfiyen yazılmıştır. (B), arsanın zilyetliğini devralmış ancak 5. taksitte temerrüde düşmüştür.
Hukuki analiz: TBK m. 253/1 uyarınca taksitle satış sözleşmesinin konusu sadece "taşınır" (menkul) mallardır [10, 16]. Taşınmazların satışı ise Türk Medeni Kanunu m. 706 ve TBK m. 237 gereğince resmi şekilde (tapu memuru önünde) yapılmak zorundadır [43]. Taşınmazlar taksitle satış sözleşmesinin kapsamına girmediğinden, tarafların kendi aralarında yazılı şekilde yaptıkları bu sözleşme, resmi şekle uyulmadığından kesin hükümsüzdür. (M), taksitlerin ödenmemesi sebebiyle TBK'nın taksitli satışa özgü temerrüt haklarını kullanamaz.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat yükü: Sözleşmenin yazılı olarak yapıldığı ve taraflarca imzalanmış bir nüshasının, TBK m. 253/3-b.8 gereği geri alma hakkı bildirimini içerir şekilde alıcıya teslim edildiğinin ispat külfeti bütünüyle satıcıya aittir [44, 45]. Aksi halde 7 günlük geri alma (cayma) süresi işlemeye başlamaz.
- Zamanaşımı / Süreler: Alıcının sözleşme kurulduktan sonra iradesini geri alma (cayma) hakkı 7 gündür ve bu süre hak düşürücü süredir [33, 46]. Bu bildirim yedi gün içinde postaya verilirse geçerli kabul edilir [47, 48]. Öte yandan, temerrüt faizine ilişkin TBK m. 253/3-b.10'da yer alan kanuni üst sınır (yasal faiz oranının yüzde otuz fazlası) aşılırsa, aşan kısımlar yönünden sözleşme kısmi butlanla geçersiz sayılır [27, 32].
- Görevli/yetkili mahkeme: Taksitle satış sözleşmesi uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, TBK m. 262'nin açık ve emredici hükmü gereği Türkiye'de yerleşim yeri bulunan alıcının yerleşim yeri mahkemesidir ve bundan önceden feragat edilemez veya tahkim şartı konulamaz [49, 50]. Görevli mahkeme ise, alıcının tüketici olduğu hallerde Tüketici Mahkemeleri, taraf sıfatlarına ve işin mahiyetine göre aksi durumlarda Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemeleridir.
- Yaygın uygulama hataları: Piyasada sıkça rastlandığı üzere, taksitli satışlarda yazılı sözleşme olmaksızın sadece kambiyo senedi (bono) alınması işlemi TBK m. 253 karşısında geçersizliği doğurur [30, 51]. Ayrıca zorunlu sözleşme içeriğinde "toplam fiyat" ve "taksitle ödeme sebebiyle ilave edilen bedel" (vade farkı) ayrımının gösterilmemesi (TBK m. 253/3-b.4 ve 5) ciddi hukuki yaptırımlara neden olmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
TBK m. 253, alıcıyı (özellikle tüketiciyi) aşırı borçlanmadan ve ani, düşünülmeden alınan kararlardan korumak amacıyla son derece katı şekil ve içerik şartları ihdas etmiştir. Modern tüketim toplumunda satıcının agresif pazarlama taktiklerine karşı "7 günlük geri alma hakkı" ve "yazılı zorunlu unsurlar" getirilmesi doktrinde (özellikle Fikret Eren, Turgut Öz ve Cevdet Yavuz gibi müelliflerce) zayıfı koruma ilkesi bağlamında olumlu karşılanmaktadır [7, 20, 52].
Ne var ki, kanun koyucunun İsviçre Federal Kanunu'ndan tercüme yoluyla aktardığı bu hükümler, ticari hayatın pratik hızıyla her zaman bağdaşmamaktadır [53]. TBK m. 253/3’teki on bir adet zorunlu unsurdan sadece birinin dahi eksik olması halinde teorik olarak sözleşmenin kesin hükümsüzlük (butlan) yaptırımıyla karşılaşması, dürüstlük kuralı (TMK m. 2) sınırları dışında satıcıyı savunmasız bırakabilmektedir. Ayrıca, hükmün yalnızca "taşınır mallarla" sınırlandırılması, tapusuz taşınmazların ve hatta inşaat halindeki bazı yapı veya bağımsız bölüm devirlerinin kapsam dışında kalarak alıcı mağduriyetlerine yol açabileceği yönünde haklı akademik eleştirilere konu olmaktadır [15, 54, 55].
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.