1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 5. maddesi, kanunun Birinci Kısım — Genel Hükümler / Birinci Bölüm — Borç İlişkisinin Kaynakları / Birinci Ayrım — Sözleşmeden Doğan Borç İlişkileri sistematiğinde, m. 4'ün (hazır olanlar arasında öneri) simetrik karşıtı olarak hazır olmayanlar arasında yapılan süresiz öneri rejimini düzenler. Madde, taraflar arasında doğrudan iletişimin bulunmadığı durumlarda (mektup, e-mail, faks vb.) öneren ile kabul eden arasındaki bekleme süresini ve geç gelen kabulün hukuki sonuçlarını üç fıkrada ortaya koyar.
Düzenlemenin amacı (ratio legis), hazır olmayanlar arasında sözleşme görüşmelerinde bir tarafın diğerini sınırsız süreye sokmasını engelleyerek hukuki güvenlik sağlamaktır. Aynı zamanda muhatabın zamanında verdiği yanıtın iletişim kanalındaki gecikme nedeniyle geç ulaşması hâlinde kabul edenin korunması amaçlanmıştır.
Tarihsel olarak, 6098 sayılı yeni TBK 1 Temmuz 2012'de yürürlüğe girmiş; m. 5, eski 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun aynı numaralı maddesinin yeniden yazımıdır. İçerik olarak özdeş bir düzenleme korunmuş; modern dile uyarlanmıştır.
Karşılaştırmalı hukuk perspektifinden bakıldığında, TBK m. 5, İsviçre Borçlar Kanunu (Schweizerisches Obligationenrecht — OR/CO) Madde 5'in doğrudan tercümesidir. Bu hüküm, klasik mektup-haberleşmesi çağında öneri-kabul rejiminin temel düzenleyicisi olarak doğmuş; günümüzde elektronik iletişim çağında da geçerliliğini korumaktadır.
Sistematik açıdan Madde 5, TBK m. 3 (süreli öneri) ve TBK m. 4 (hazır olanlar arasında süresiz öneri) ile birlikte sözleşme öneri-kabul rejiminin üç temel boyutunu tamamlar. Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler eserinde, bu üç maddenin "öneri matrisi" oluşturduğunu ve sözleşme görüşmelerinin pratik akışını eksiksiz kapsadığını vurgular.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. "Hazır Olmayanlar" (Absentes) Kavramı
Hazır olmayanlar, tarafların gerçek zamanlı iletişim hâlinde olmadığı, sözleşme görüşmesi sırasında fiziksel veya teknik olarak doğrudan temas kurmadığı durumdur. Tipik örnekler:
- Mektup ile yapılan sözleşme önerisi
- Faks ile gönderilen ticari teklif
- E-mail (özellikle anlık iletişim niteliği taşımayan)
- SMS, WhatsApp gibi mesajlar (anlık değilse)
- Posta veya kargo ile gönderilen sözleşme metinleri
Bu durumlar, iletişim kanalının doğası gereği araya zaman giren süreçlerdir. Muhatap mesajı geç alabilir, geç değerlendirebilir, geç yanıtlayabilir. Bu yapısal gecikme, m. 5'in uygulanma sebebidir.
Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Borçlar Hukuku Genel Hükümleri eserinde "hazır olmayanlar" kavramının modern dünyada sınırlarının değiştiğine dikkat çeker. E-mail bazen anında okunup yanıtlanabilirken bazen günlerce beklenebilir. Hâkim, somut iletişim biçiminin gerçek zamanlı olup olmadığını her olayda değerlendirmelidir.
2.2. Bekleme Süresi — "Yanıtın Ulaşmasının Beklenebileceği An"
Madde 5/1'in temel düzenlemesi, öneren tarafının ne kadar süre önerisiyle bağlı kalacağını belirler. Bu süre, "zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar"dır.
Bu bekleme süresi üç ayrı zaman dilimini kapsar:
a) Önerinin muhataba ulaşması süresi: Mektup için 2-3 iş günü, faks için anında, e-mail için kural olarak birkaç saat içinde.
b) Muhatabın değerlendirme süresi: Önerinin niteliğine bağlıdır. Basit bir öneri için saatler, karmaşık ticari teklifler için birkaç iş günü, çok kapsamlı sözleşme önerileri için haftalar.
c) Kabulün önerene ulaşması süresi: Aynı iletişim kanalı genellikle kullanılır.
Toplam beklenebilir süre somut olayın koşullarına göre değişir. Doktrindeki yerleşik yaklaşım, bu sürenin objektif olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgular: aynı durumdaki makul bir öneren, bir yanıt için ne kadar süre beklemesi gerektiğini düşünür.
Kocayusufpaşaoğlu/Hatemi/Serozan/Arpacı, Borçlar Hukuku Genel Bölüm eserinde bu sürenin sektörel teamüller, iletişim kanalının niteliği ve önerinin önemi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgular.
2.3. "Zamanında ve Usulüne Uygun" Gönderim
Madde 5/1'deki "zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş" ifadesi iki ayrı koşulu içerir:
a) Zamanında gönderim: Muhatap, önerinin sağladığı makul süre içinde kabulünü göndermelidir. Süre dolduktan sonra gönderilen kabul "geç" sayılır.
b) Usulüne uygun gönderim: Kabul, somut olayda makul olan bir iletişim kanalıyla gönderilmelidir. Tarafların önceki iletişimi posta üzerinden ise, kabulün de posta veya benzer hızdaki bir kanalla gönderilmesi beklenir. Çok yavaş veya alışılmadık bir kanal (örneğin "iletilebilirse" havalı mektupla) seçilirse, gecikme muhatabın aleyhine yorumlanabilir.
2.4. "Zamanında Ulaşmış Sayma" Yetkisi (Madde 5/2)
Madde 5/2 öneren tarafa özel bir yetki tanır: önerisini zamanında ulaşmış sayabilir. Bu, doktrinde bir miktar tartışmalı bir hükümdür çünkü ne işlev görür sorusu net değildir.
Doktrindeki yorumu: Hüküm, öneren tarafının önerisinin muhataba ulaşma zamanına ilişkin belirsizliğini çözmesini sağlar. Yani, öneren mektubu gönderdiyse ama muhataba ulaşıp ulaşmadığını bilmiyorsa, önerinin ulaştığını farzedip bağlılığı saymaya başlayabilir. Bu, önerenin pasif beklemesini önler.
2.5. Geç Gelen Kabul Rejimi (Madde 5/3)
Madde 5/3, hükmün en pratik ve en sık uygulanan kısmıdır. Düzenleme şöyledir: kabul zamanında gönderilmiş ancak iletişim kanalındaki gecikme nedeniyle önerene geç ulaşmışsa, ve öneren bu kabulle bağlı olmak istemiyorsa, durumu hemen kabul edene bildirmek zorundadır.
Hukuki niteliği:
a) Bu, öneren için bildirim yükümlülüğü doğuran bir hükümdür. Klasik öneri-kabul rejiminden ayrılan, kabul edeni koruyan bir kuraldır.
b) Eğer öneren bildirim yapmazsa, geç gelen kabul geçerli sayılır ve sözleşme kurulmuş olur. Bu, kabul edenin makul güvenini koruyan bir mekanizmadır.
c) Bildirim hemen yapılmalıdır. Geç bir bildirim, kabul edenin haklı güveninin oluşmasına olanak vermiş olur.
Uygulamadaki önemi: Bu hüküm, posta gecikmeleri çağında özellikle kritik olmuştur. Modern e-mail çağında da uygulaması vardır: muhatap zamanında kabul gönderdiyse ama iletişim altyapısındaki bir sorun (spam klasörüne düşme, sunucu gecikmesi vb.) nedeniyle kabul geç ulaştıysa, öneren ya kabulü kabul etmek ya da hemen reddetmek durumundadır.
3. Sistematik İlişkiler
TBK m. 5, öneri-kabul rejiminin bir parçasıdır ve aşağıdaki maddelerle birlikte okunmalıdır:
- TBK m. 1 — Sözleşmenin kuruluşu. Temel mekanizma.
- TBK m. 2 — Esaslı noktalarda uyuşma. Geç gelen kabulün ne kadar uyuştuğu önemlidir.
- TBK m. 3 — Süreli öneri. M. 5'in karşıt durumu.
- TBK m. 4 — Hazır olanlar arasında süresiz öneri. M. 5'in simetrik karşıtı.
- TBK m. 6 — Örtülü kabul. Bildirim yokluğunda kabulün geçerli sayılması, örtülü kabul mantığının özel bir görünümüdür.
- TBK m. 7 — Bağlayıcı olmayan öneri (icaba davet).
- TBK m. 10 — İlk önerinin geri alınması.
- TBK m. 11 — İrade açıklamalarının ulaşma zamanı. M. 5'in temel kavramının yorumu.
- TMK m. 2 — Dürüstlük kuralı. Geç gelen kabulün bildirilmesinde etik temel.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Türk yargı uygulaması, TBK m. 5'i hazır olmayanlar arasındaki sözleşme görüşmelerinde temel referans olarak kullanmıştır. Aşağıda gerçek karar künyeleri ile birlikte hükmün uygulama görünümü sunulmaktadır.
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda scraper'dan çekilebilen yeterli sayıda doğrudan karar tespit edilemedi; çünkü m. 5'in uygulaması genelde diğer öneri-kabul hükümleriyle birlikte yargısal değerlendirmeye girer. Bununla birlikte, yargı uygulamasının istikrarlı çizgisi doktriner literatür üzerinden şu şekilde özetlenebilir:
4.1. Yargıtay İçtihadının Sentezi
TBK m. 5 uygulamasında yargısal yaklaşımın istikrarlı çizgisi şu şekilde özetlenebilir:
- "Beklenebileceği an" objektif olarak değerlendirilir: Hâkim, somut iletişim kanalının özelliklerini, sektörel teamülleri ve önerinin niteliğini birlikte tartar.
- Bildirim yükümlülüğü önemlidir: Öneren, kendi bildirimini yapmadan geç gelen kabulü reddedemez. Bu, kabul edenin haklı güvenini koruyan kritik bir mekanizmadır.
- Zamanında gönderim ispat sorunudur: Kabul edenin "ben zamanında gönderdim" iddiası, posta alındısı, e-mail tarihleri gibi delillerle ispatlanmalıdır.
- E-mail ve modern iletişim kanalları için kısa süreler beklenir: Mektup için günler söz konusuyken, e-mail için saatler veya iş günü çerçevesinde değerlendirme yapılır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo):
A, bir mimari proje firmasıdır. B'ye e-mail ile "Şehir merkezindeki ofis tasarımı için 80.000 TL ücretle hizmet verebilirim" diye bir teklif gönderir. B, e-postayı aynı gün açar; ancak değerlendirmek için 5 iş günü bekler. 5. iş gününde "Kabul ediyorum" yanıtını gönderir. A, "Bu kadar uzun süre bekleyemem, başka bir mimara verdim" der.
Hukuki analiz: TBK m. 5/1 uyarınca, A'nın önerisi "yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar" geçerlidir. Mimari proje tasarımı gibi nitelikli bir teklif için 5 iş günü makul bir değerlendirme süresi sayılabilir; özellikle proje karmaşıksa. Bu durumda B'nin yanıtı zamanında sayılır ve sözleşme kurulmuş olur. A'nın "başka mimara verdim" beyanı, sözleşme kurulduktan sonra geçersiz bir cayma teşebbüsüdür. Eğer A süreyi çok kısa tutmak istiyorsa, süreli öneri (TBK m. 3) yapısı kullanmalıydı; örneğin "Yanıtınızı 2 iş günü içinde bekliyorum" gibi.
Olay 2 (kurmaca senaryo):
C, ürün satış firmasıdır. D, müşteri olarak posta ile "Belirtilen ürünleri 250.000 TL'ye almak istiyorum" diye sipariş gönderir (öneri). Posta gecikmesi nedeniyle siparişin C'ye ulaşması 10 gün sürer. C, siparişi aldığında stoğun tükendiğini fark eder. C, D'ye herhangi bir bildirim yapmaz; sessiz kalır. D, 2 hafta sonra C'yi arar ve "Ürünleri ne zaman gönderiyorsunuz?" diye sorar. C, "Siparişiniz çok geç ulaştı, kabul etmedim" der.
Hukuki analiz: Burada D'nin siparişi öneridir. Posta gecikmesi nedeniyle C'ye geç ulaşmıştır. Eğer C bu öneriyi reddetmek istiyorsa, TBK m. 5/3 gereği hemen durumu D'ye bildirmesi gerekirdi. C'nin sessiz kalması — özellikle önerinin geç ulaşmasının dış faktörlere bağlı olduğu durumda — D'nin haklı güvenini koruyacak bir mekanizmayı tetikler. Yargısal yorumda, C'nin sessiz kalmasının önerinin kabul edildiği yorumuna yol açabileceği değerlendirilebilir. C'nin geç bildirim yapması, bu yükümlülüğün ihlali sayılır ve geç gelen siparişin geçerli kabul edildiği sonucunu doğurabilir.
6. Pratik Uygulama Notları
İspat yükü: Kabulün zamanında gönderildiğini iddia eden taraf bunu ispatla yükümlüdür. Posta alındısı, e-mail "gönderildi" tarihi, faks gönderim onay belgesi gibi araçlar kritik öneme sahiptir.
Bildirim yükümlülüğünün ihlali: Öneren, geç gelen kabulü reddetmek istiyorsa gecikmesiz bildirim yapmalıdır. Bu yükümlülüğün ihlali, geç gelen kabulün geçerli sayılması sonucunu doğurur. Avukat olarak, müvekkilin geç gelen kabulü reddetmek için derhal yazılı bildirim yapmasını sağlamak kritiktir.
Yanıt süresinin belirsizliği: Eğer öneren süre belirtmemiş ve hazır olmayanlar arasında olduğu için m. 5 uygulanıyorsa, belirsizliği önlemek için süreli öneri (m. 3) tercih edilmelidir. "Yanıtınızı X tarihine kadar bekliyorum" ifadesi belirsizliği ortadan kaldırır.
E-mail için kısa süre beklentisi: Modern iletişim ortamında, e-mail ile yapılan önerilere yanıt için birkaç iş günü makul bir bekleme süresi sayılır. Bu süre içinde kabul yoksa öneri kural olarak süresi dolmuş kabul edilir.
İletişim kanalı seçiminin önemi: Tarafların seçtiği iletişim kanalı süre belirlenmesinde belirleyicidir. Posta seçildiyse yavaş süreçler beklenir; e-mail seçildiyse hızlı yanıt beklenir.
Yaygın uygulama hataları: (i) Geç gelen kabul karşısında öneren tarafından bildirim yapılmaması; (ii) "yanıtın ulaşmasının beklenebileceği an" kavramının çok katı veya çok esnek yorumlanması; (iii) hazır olanlar - olmayanlar ayrımının yapılmaması ve TBK m. 4 yerine m. 5'in (veya tersi) yanlış uygulanması; (iv) kabul edenin gönderim delilini saklamaması.
7. Eleştirel Değerlendirme
TBK m. 5, klasik posta çağında doğmuş ancak modern e-iletişim çağında yeni uygulama soruları yaratan bir hükümdür.
Doktrindeki görüş ayrılıkları: "Yanıtın ulaşmasının beklenebileceği an" kavramının yorumu doktrinde tartışmalıdır. Dar yorum taraftarları, sıkı süreler ve mekanik standartlar isterken; geniş yorum taraftarları somut olayın esnekliğini öne çıkarır. Türk doktrinde Eren ve Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop esnek-objektif yaklaşımı destekler: ölçü objektif, ancak somut bağlamda yorumlanmalıdır.
Uygulamada görünen sorunlar: E-mail çağında "geç gelen kabul" senaryosu farklı şekilde görünür. Bir e-mail sunucusunun arızası nedeniyle 3 saatlik bir gecikme yaşandı diyelim — bu m. 5/3 anlamında "geç gelen kabul" mü? Doktrindeki modern eğilim, dijital iletişim altyapısındaki teknik gecikmelerin de m. 5/3 koruma alanına gireceği yönündedir.
Reform önerileri: Bazı yazarlar, m. 5'in modern iletişim çağına daha açık biçimde uyarlanması gerektiğini önermektedir. Özellikle "beklenebilir süre" kavramının dijital iletişim için somut süreler içerecek şekilde standartlaştırılması (örneğin e-mail için 3 iş günü, faks için 1 iş günü) önerilebilir. Karşı görüş, esnek bir formülün modern iletişimin değişkenliğine daha uygun olduğunu savunur.
Yazarın değerlendirmesi: TBK m. 5, avukatlık pratiğinde özellikle ticari uyuşmazlıklarda kritik bir hükümdür. Müvekkilin "ben zamanında yanıt gönderdim" iddiası ile öneren'in "bağlı değilim" itirazı arasındaki gerilim, m. 5'in doğru yorumuyla çözülür. Stratejik olarak, müvekkilin süreli öneri (m. 3) tercih etmesi, m. 5'in belirsizliklerini önlemenin en etkili yoludur.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler; Selahattin Sulhi Tekinay / Sermet Akman / Halûk Burcuoğlu / Atilla Altop, Borçlar Hukuku Genel Hükümleri; Necip Kocayusufpaşaoğlu / Hüseyin Hatemi / Rona Serozan / Abdülkadir Arpacı, Borçlar Hukuku Genel Bölüm.
- Yargıtay kararları:
karararama.yargitay.gov.tr üzerinden 14.05.2026 tarihinde yapılan taramada, m. 5'i doğrudan atıflayan az sayıda karar bulunmuş; içtihadi yaklaşım doktriner literatür üzerinden sentezlenmiştir.
- Tarihsel arka plan: 6098 sayılı TBK'nın madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Borçlar Kanunu (Schweizerisches Obligationenrecht — OR/CO) Art. 5.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 1 Temmuz 2012'de yürürlüğe giren 5. madde metnine dayanır.
Görüş: "Beklenebilir süre" kavramının yorumunda objektif-esnek yaklaşım benimsenmiştir: ölçüt objektifdir, ancak somut olay bağlamında (iletişim kanalı, sektör, önerinin karmaşıklığı) yorumlanır. Bu, Türk-İsviçre öğretisindeki hakim yaklaşımdır.
Güncellik: Bu yorum, 14.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.