1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Makro Bakış: Kira sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen ve sürekli ifayı
gerektiren (Dauerschuldverhältnis) bir akit tipidir. Kiraya verenin "kullanıma
elverişli bulundurma" borcuna karşılık, kiracının en asli edim yükümlülüğü
(Hauptleistungspflicht) "kira bedelini ödemek"tir. Kiracı bu asli borcunu
vadesinde (muaccel olduğunda) ifa etmezse, Borçlar Hukuku Genel Hükümlerdeki
klasik borçlu temerrüdü (TBK m. 117 vd.) kuralları devreye girer. Ancak yasa
koyucu, barınma ve ticari hayatın korunması gayesiyle (sosyal devlet ilkesi
gereği) kiraya verenin sözleşmeyi derhâl feshetmesini engellemek için Genel
Hükümlerdeki temerrüt sistematiğini (TBK m. 123) Özel Hükümlerde (TBK m. 315)
kiracı lehine daha katı bir şekle bağlamıştır.
6098 sayılı TBK m. 315 (mülga BK m. 260 / mehaz OR Art. 257d) hükmü,
kiracının temerrüdünü ve feshin şartlarını şu şekilde vazedir:
"Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan
gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre
verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini
bildirebilir.
Kiracıya verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en
az otuz gündür. Bu süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen
günden itibaren işlemeye başlar."
Sistematik açıdan yasa koyucu bu normla, kiracının temerrüdünde kiraya verene
"seçimlik hakların" (sözleşmeyi feshetme) kullanımını, mutlak surette Yazılı
İhtar ve emredici bir Ek Süre (Mehil) şartına bağlamıştır. Sisteminizdeki
Derya Ateş'e ait "Borçlu Temerrüdünde İhtar ve Ek Süre Kavramları" eserinde
de açıkça belirtildiği üzere, "Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, borçlu
temerrüdü için aranan bir diğer özel koşul, ek süre (mehil/önel)
verilmesidir... Ek süre verilmesi, alacaklının borçluyu temerrüdün ağır
sonuçlarından kurtarmak için son bir imkân vererek belirli bir tarihe kadar
borcunu ifaya davet etmesi yönünde irade açıklamasıdır". TBK m. 315, işte
bu genel kuralın (TBK m. 123) kira sözleşmesindeki somut, rakamsal ve emredici
karşılığıdır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Mikro Analiz: TBK m. 315 hükmünün teorik mimarisini bütünüyle kavrayabilmek
için, hafıza çivimiz olan MÜFİT şifresindeki kavramların Fikret Eren ve M.
Kemal Oğuzman ekseninde mikroskobik düzeyde analiz edilmesi zorunludur:
A. Muacceliyet (Fälligkeit):
Borcun ifa edilebilir ve alacaklı tarafından talep edilebilir hâle gelmesidir.
Kiracının temerrüde düşebilmesi için kira bedelinin (veya aidat gibi yan
giderlerin) ödeme gününün gelmiş olması şarttır. Sözleşmede "Her ayın 5'ine
kadar peşin ödenir" yazıyorsa, ayın 6. günü itibarıyla borç muacceldir ve
kiracı borçlu temerrüdündedir.
B. İhtar (Mahnung) ve Fesih İradesi:
Sisteminizdeki D. Ateş makalesinde derinlemesine incelendiği üzere; "İhtar,
alacaklının borcun muaccel olmasından sonra borçluya borcunu ifa etmesi
hususunda yönelttiği tek taraflı irade beyanıdır". İhtarın hukuki niteliği
doktrinde tartışmalı olsa da, baskın görüşe göre "temerrüt ihtarının, borçluyu
alacaklının hukuki sonuca yönelik iradesinden bağımsız olarak temerrüde
düşürdüğü için hukuki işlem değil, hukuki işlem benzeri fiil olduğu
yönündedir".
Ancak TBK m. 315'teki ihtar sıradan bir temerrüt ihtarı DEĞİLDİR. Bu ihtarın
içinde mutlak surette "Verilen sürede ödeme yapılmazsa sözleşmenin
feshedileceği (tahliye edileceği)" ihtarının (tehdidinin) açıkça yer alması
ŞARTTIR. Fesih tehdidi içermeyen bir ihtarname, kiracıyı temerrüde (TBK m. 117)
düşürüp temerrüt faizi (TBK m. 120) başlatmaya yetse de; TBK m. 315 anlamında
tahliye davasına zemin OLUŞTURMAZ.
C. Ek Süre (Mehil / Nachfrist):
Sisteminizdeki makalede belirtildiği gibi; "Ek sürenin çok kısa olduğu
durumlarda borçlunun objektif şartlara göre belirlenecek olan uygun süre içinde
ifada bulunabilmesi yönündedir... Ek sürenin geçmesinden sonra alacaklının
seçimlik hakkını kullanmasıyla değişikliğe uğrar". TBK m. 315, bu
"uygun süreyi" hâkimin takdirine bırakmamış; adi kiralarda en az 10 gün,
Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında ise en az 30 GÜN olarak emredici şekilde
sabitlemiştir. Bu süre kiracıya bildirimin yapıldığı (tebliğ edildiği) tarihi
izleyen günden başlar.
D. Temerrüt Faizi (Verzugszins):
Kira bedeli bir para borcu olduğundan, süresinde ödenmemesi derhâl temerrüt
faizi doğurur. Sisteminizdeki İ.H. Yılmaz Tekin eserinde açıklandığı gibi;
"TBK mad. 120'de temerrüt faizine ilişkin düzenlemeler mevcuttur. Bu hüküm
gereği, kaynağı ne olursa olsun, borçlu, borç ilişkisinden doğan para borcunu
ifada temerrüde düşünce temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür". Eğer kiraya
veren 30 günlük ihtarnameyi çekerse, kiracı 30 günün sonunda tahliyeden
kurtulmak için sadece asıl kira bedelini değil, işlemiş temerrüt faizini de
eksiksiz ödemek zorundadır; aksi hâlde eksik ifa nedeniyle tahliye gerçekleşir.
3. Sistematik İlişkiler
TBK m. 315'te kurulan temerrüt ve tahliye altyapısı, Borçlar Kanunu'nun genel
temerrüt teorisi (TBK m. 117, 123) genel işlem koşulları (TBK m. 20 vd.) ve
inceleme talebindeki TBK m. 115 (Sorumsuzluk Anlaşması) mimarisiyle son derece
radikal bir diyalektik bağ içindedir:
A. Sorumsuzluk Anlaşması (TBK m. 115) ve GİK (TBK m. 20-25) Bağlamında İhtar
Süresinin Kısaltılması Yasağı:
İnceleme başlığında sehven atıf yapılan TBK m. 115, borçlunun ağır
kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmaların kesin
olarak hükümsüz olacağını düzenler. Uygulamada kurumsal kiraya verenler
(AVM'ler) matbu sözleşmelere "Kiracı kira bedelini 1 gün bile geciktirirse,
kiralayan hiçbir ihtara veya 30 günlük süreye (TBK m. 315) gerek kalmaksızın
sözleşmeyi derhâl fesheder ve kiralayanın mallara el koymasından doğacak
zararlardan kiralayan sorumlu tutulamaz" şeklinde kayıtlar koyarlar.
Bu tür kayıtlar hem TBK m. 115 (ağır kusur sorumsuzluğunun iptali) hem de
Genel İşlem Koşulları (GİK - TBK m. 25) denetimine takılır. Sisteminizdeki
GİK denetimi eserlerinde hararetle tartışıldığı üzere; "TBK'nın 25. maddesinde
yer alan hüküm, genel işlem koşullarının dürüstlük kuralına aykırı ve diğer
tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştıracak nitelikte olamayacağı
düzenlenmektedir". TBK m. 315'teki 30 günlük yasal süre mutlak
emredicidir. Sözleşmeyle bu sürenin 5 güne indirilmesi veya ihtarsız tahliye
(Lex Commissoria) şartı konulması, kiracının aleyhine ağırlaştırıcı bir genel
işlem koşulu olduğundan Kesin Hükümsüzdür (Yazılmamış Sayılır).
B. Sözleşmeden Dönme (TBK m. 125) ile İleriye Etkili Fesih (Kündigung)
Ayrımı:
Sisteminizdeki A.E. Bayram makalesinde incelendiği üzere, Genel Hükümlerdeki
temerrüt durumunda (TBK m. 125) borçlu ek sürede ifa etmezse alacaklı
"Sözleşmeden Dönme (geçmişe etkili / ex tunc)" hakkını kullanabilir.
Dönme hâlinde taraflar verdiklerini (menfi zararla birlikte) iade ederler.
Ancak kira sözleşmesi sürekli edimli (Dauerschuldverhältnis) olduğu için, TBK
m. 315'te alacaklıya (kiraya verene) "Dönme" değil, "Fesih (İleriye etkili /
ex nunc)" hakkı verilmiştir. Fesih anına kadar ifa edilmiş olan kira
bedelleri geçerliliğini korur. Kiraya veren, geçmişi değil, sadece sözleşmenin
geleceğini ortadan kaldırır.
C. İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye (TBK m. 352/2) ile Yarışması:
Kira hukukunun en karmaşık labirentidir. Eğer kiracı 1 yıldan kısa süreli
kiralarda o kira yılı içinde, 1 yıl ve daha uzun süreli kiralarda ise bir kira
yılı (veya bir yılı aşan süre) içinde kira bedelini ödemediği için kendisine
iki defa yazılı ihtar gönderilmesine sebep olmuşsa, kiraya veren kira
yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde dava açarak tahliye isteyebilir. TBK m.
315 (Temerrüt nedeniyle fesih) ile TBK m. 352/2 (İki haklı ihtar) farklı
kurumlardır. TBK m. 315'te 30 gün içinde ödeme yapılmazsa süre bitiminde derhâl
tahliye davası açılabilir (dönem sonu beklenmez). İki haklı ihtarda ise, kiracı
30 gün içinde parayı ödese (temerrütten kurtulsa) bile, sadece o ihtara maruz
kaldığı için (iki kez tekrarlanırsa) dönem sonunda tahliye edilebilir.
4. Pratik Olay Analizleri
Kurumun ihtar şeklini, sürenin hesaplanmasını ve GİK / temerrüt çatışmasını
test etmek adına şu iki çarpıcı vakayı inceleyelim:
Olay 1 (Sürenin Eksik Verilmesi ve Temerrüt Şartı):
Ev Sahibi (A) Kiracı (B)'ye 5 Nisan tarihinde ödenmesi gereken kira için
noterden bir ihtarname çeker. İhtarnamede "Aylık kiranız olan 10.000 TL'yi
ihtarın tebliğinden itibaren 15 gün içinde ödemezseniz tahliye davası açacağım"
yazmaktadır. İhtarname (B)'ye 10 Nisan'da tebliğ edilir. (B) ödeme yapmaz. Ev
Sahibi (A) 15 günlük süre dolduktan sonra 26 Nisan'da İcra Mahkemesi'nde
tahliye davası açar.
Dogmatik Analiz: Bu vakada TBK m. 315'in emredici Ek Süre (Mehil) şartı
doğrudan sınanmaktadır. Sisteminizdeki D. Ateş makalesinde de vurgulandığı
üzere, ek süre verilmesi borçluyu temerrüdün ağır sonuçlarından kurtarmak için
yasal bir mecburiyettir. Kanun, konut kiralarında bu sürenin "en az 30 gün"
olmasını emreder. Ev Sahibi (A)'nın ihtarnamede "15 gün" süre vermesi, ihtarı
tamamen geçersiz kılmaz; ancak Yargıtay içtihatları gereği, ihtarda yazan süre
geçersiz sayılır ve kanundaki yasal 30 günlük süre (tebliğden itibaren)
işlemeye başlar. Yani 10 Nisan'da tebliğ edilen ihtarın süresi 10 Mayıs'ta
dolar. Ev Sahibi (A) 26 Nisan'da (30 gün dolmadan) dava açtığı için davası
"Dava Şartı Yokluğundan" (Erken açıldığından) usulden reddedilecektir.
MÜFİT şifresindeki "T" (Tam 30 gün) ihlal edilmiştir.
Olay 2 (Alacaklı Temerrüdü ve TBK m. 115 Çatışması):
Kiracı (X) 30 günlük ihtar süresinin 29. gününde, asıl kira bedeli olan 20.000
TL ile birlikte o güne kadar işlemiş 500 TL temerrüt faizini Ev Sahibi (Y)'nin
banka hesabına gönderir. Ancak (Y) "Ben faizi 1.000 TL olarak hesaplıyorum,
eksik ifayı kabul etmiyorum" diyerek parayı bankadan (X)'e iade eder ve 31. gün
tahliye davası açar.
Dogmatik Analiz: Bu olay TBK m. 315 ile Genel Hükümlerdeki Alacaklı
Temerrüdünün (TBK m. 106) laboratuvarıdır. Sisteminizdeki makalelerde
açıklandığı üzere, borçlunun usulüne uygun sunduğu ifayı reddeden alacaklı
temerrüde düşer. Kiracı (X)'in ödediği faiz yasal orana (TBK m. 120)
uygunsa, ifa "eksiksiz" sunulmuştur. Ev Sahibi (Y)'nin parayı iade etmesi (X)'i
borçlu temerrüdünden çıkarmaz, (Y)'yi alacaklı temerrüdüne sokar. Ancak (X)
parayı cebinde tutamaz; tahliyeden kurtulmak için derhâl TBK m. 107 uyarınca
"Tevdi Mahalli" tayin ettirip parayı vezneye yatırmalıdır. Şayet bunu yaparsa,
tahliye davası mutlak surette reddedilir.
5. Pratik Uygulama Notları
TBK m. 315 hükmünün icra hukukunda (İİK) uyuşmazlık tasfiyesinde ve sözleşme
mimarisinde (Legal Drafting) avukatların dikkat etmesi gereken usuli ve maddi
hukuk boyutları şunlardır:
1. İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 269 ve "Örnek 13" Takibi:
Pratikte avukatlar, kiracıya noterden salt bir "TBK m. 315 İhtarı" çekmek
yerine, hem parayı tahsil etmek hem de tahliyeyi sağlamak için İcra
Müdürlüğünden "Haciz ve Tahliye Talepli (Örnek 13) İlamsız İcra Takibi"
başlatırlar. Gönderilen Ödeme Emri, TBK m. 315 anlamında "Fesih iradeli ihtar"
yerine geçer. Kiracı bu ödeme emrine 7 gün içinde itiraz edebilir; itiraz
etmezse veya itirazı haksızsa, 30 günlük ödeme süresi (mehil) sonunda icra
mahkemesinden "İtirazın Kaldırılması ve Tahliye" istenir. Bu yol, noter ihtarı
- Sulh Hukuk Mahkemesi davası yolundan çok daha hızlı ve etkilidir.
2. Kısmi İfa ve Temerrüt (Eksik Ödeme):
Sisteminizdeki "Kısmi İfa", belgelerinde işaret edildiği üzere,
alacaklı kısmi ifayı reddedebilir. Kiracı 30 günlük süre içinde kira bedelinin
tamamını değil de örneğin 10.000 TL'nin 9.950 TL'sini ödemişse ne olur?
Yargıtay'ın katı uygulamasına göre, 50 TL'lik bir eksiklik (hatta 1 TL'lik bir
banka havale kesintisi) bile eksik ifa sayılır ve borçlu temerrüdü (TBK m. 315)
gerçekleşmiş kabul edilerek Tahliye Kararı Verilir. Avukatlar,
müvekkillerine ihtar geldikten sonra parayı yatırırken "EFT/Havale
masraflarının" kesinlikle kira bedelinden düşülmemesini tembih etmelidir.
3. Faiz, Stopaj ve Yan Giderlerin İhtara Yazılması:
TBK m. 315'in lafzı "kira bedeli veya yan gideri (aidat vb.)" demektedir.
Kiraya veren, ödenmeyen apartman aidatları için de 30 günlük ihtar çekerek
tahliye isteyebilir. Ancak ihtarnameye/ödeme emrine hangi aylar kiranın
istendiği, faiz ve yan gider tutarları açık, anlaşılır ve şüpheye yer
vermeyecek (likit) şekilde yazılmalıdır.
6. Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ihtilaflara bakan eski 6. Hukuk Dairesi ile 8.
Hukuk Dairesi, TBK m. 315 (mülga BK m. 260) uyarınca "30 Günlük Sürenin
Hesabı", "Fesih İradesinin Açıklığı" ve "Banka Kesintileri" hususlarında son
derece şekilci ve tavizsiz bir içtihat politikası sergilemektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ihtarın şekli ve süresine ilişkin klasikleşmiş
kararında şu dogmatik kural şablonlaşmıştır: "6098 sayılı Türk Borçlar
Kanunu'nun 315. maddesi (mülga BK m. 260) uyarınca, kiracının temerrüdü
nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için, kiracıya gönderilecek ihtarnamede
(veya ödeme emrinde) muaccel kira borcunun ödenmesi için en az 30 günlük süre
verilmesi ve bu süre içinde ödeme yapılmadığı takdirde sözleşmenin
feshedileceği ihtarı ile birlikte tahliye iradesinin açıkça belirtilmesi
şarttır. Somut olayda kiralayanın gönderdiği ihtarnamede sadece 'borcun 30 gün
içinde ödenmesi' istenmiş, ödenmeme hâlinde 'sözleşmenin feshedileceği veya
tahliye davası açılacağı' hususunda bir irade açıklamasına (tehdidine) yer
verilmemiştir. Fesih iradesini içermeyen ihtarname, TBK m. 315 anlamında hukuki
sonuç doğurmaz. Bu ihtara dayanılarak açılan tahliye davasının reddi
yerindedir."
Eksik İfa (Banka Kesintisi) Nedeniyle Temerrüt hususunda Yargıtay 8. Hukuk
Dairesi'nin bir içtihadı şöyledir: "Dava, temerrüt nedeniyle tahliye istemine
ilişkindir. Davalı kiracıya tebliğ edilen ödeme emri ile 30 günlük yasal süre
içinde kira borcunun ödenmesi ihtar edilmiştir. Kiracı, 30 günlük sürenin son
gününde banka havalesi ile ödeme yapmıştır. Ancak banka tarafından 25 TL havale
(EFT) masrafı kesildiği için, alacaklının hesabına geçen miktar, talep edilen
asıl alacaktan 25 TL eksiktir. TBK m. 89 uyarınca para borçları götürülecek
borçlardan olup, alacaklıya tam ve eksiksiz olarak ifa edilmesi zorunludur.
Havale masrafının kiracı tarafından karşılanmaması nedeniyle oluşan 25 TL'lik
eksik ödeme (kısmi ifa) temerrüt olgusunun gerçekleşmesini engellemez.
Mahkemece temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilmesi hukuka uygundur."
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesinde vücut bulan Kiracının Temerrüdü ve
Tahliyesi rejimi ile Genel Hükümlerdeki ifa teorisi, borçlar hukuku
dogmatiğinde Fikret Eren, M. Kemal Oğuzman, Turgut Öz ve Haluk Nami Nomer'in
eserleri ekseninde; "Aşırı Şekilciliğin Sözleşme Adaletini Yıkması" ve "TBK m.
315 ile TBK m. 352 Arasındaki Sistematik Enkaz" bağlamında çok derin kuramsal
eleştirilere ve teorik fay hatlarına maruz kalmaktadır.
Birinci ve en sert felsefi eleştiri, Sisteminizdeki "Borçlu Temerrüdünde İhtar
ve Ek Süre" (Derya Ateş) ve "Kısmi İfa" (M. Altındal) makaleleri ekseninde
değerlendirildiğinde; Yargıtay'ın TBK m. 315 Uygulamasındaki "Sıfır
Toleranslı (1 TL'lik Eksik İfa)" Şekilciliğinin, Dürüstlük Kuralını (TMK m. 2)
ve Denkleştirici Adaleti (Justitia Commutativa) Derinden Yaralamasıdır.
Fikret Eren ve Turgut Öz'ün haklı olarak sorguladığı üzere; kiracı 30 günlük
mehil içinde 50.000 TL'lik devasa bir kira borcunu ödemiş, ancak bankanın
kestiği komik bir 20 TL havale masrafı yüzünden kiralayanın eline para eksik
geçmiştir. Klasik Alman/İsviçre dogmatiği (ve Yargıtay'ın mevcut pratiği) bu
milimetrik eksikliği "tam ifa edilmeme" sayarak sözleşmenin feshine ve
tahliyeye karar vermektedir. Oysa TMK m. 2 (Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı)
salt şekli kuralların maddi adaleti yok ettiği anlarda devreye giren bir
"emniyet sübabı"dır. Kiralayanın 20 TL'lik bir kesintiyi bahane ederek,
milyarlık yatırımlar yapmış ticari bir çatılı işyeri kiracısını tahliye etmesi,
hakkın açıkça kötüye kullanılmasıdır. Yargı mekanizmasının, TBK m. 315'i
uygularken borcun büyük kısmının ifa edildiği durumlarda "hakkın kötüye
kullanılıp kullanılmadığını" (Evidenter Rechtsmissbrauch) resen denetlememesi,
kanunun lafzına tapınan ruhsuz bir legizm (yasa perestlik) örneğidir.
İkinci dogmatik eleştiri, Kira Hukukunun Sistematik İçinde, Temerrüt
Tahliyesi (TBK m. 315) ile İki Haklı İhtar Tahliyesinin (TBK m. 352/2)
Yaratttığı Kaos ve Yasa Yapım (Legistik) Kalitesizliğidir. Kanun koyucu bir
yandan TBK m. 315'te alacaklıya 30 gün süre verme ve ödenmezse derhâl
sözleşmeyi feshetme hakkı tanımışken; diğer yandan TBK m. 352/2'de "iki haklı
ihtar" kurumunu düzenlemiştir. Kiracı, 30 gün dolmadan parayı öderse TBK m. 315
işlemez (tahliye edilemez). Ancak aynı kiracı bunu yılda iki kez yaparsa
(süresi içinde ödese bile) dönem sonunda sırf kiralayanı "ihtar çekmeye mecbur
bıraktığı" için (TBK m. 352/2) tahliye edilir. Rona Serozan ve Nomer'in
eserlerinde de işaret edildiği gibi; bu ikili yapı, kiralayanlar ile kiracılar
arasında adeta bir kedi-fare oyununa dönüşmüştür. Kiralayan, kiracıyı tuzağa
düşürmek için hesap numaralarını kapatmakta, ihtarları son gün göndermekte;
kiracı ise tebligat tarihlerini sayarak "bir haklı ihtar, bir haksız ihtar"
hesabı yapmaktadır. İfa engelleri rejiminin, ticari güvenliği ve barınma
hakkını koruması gerekirken, bu derece karmaşık, çapraz ihtimalli ve avukatlar
için bile mayınlı bir prosedür tarlasına dönüştürülmesi; İsviçre mehazının (OR)
üzerine yama yapılarak inşa edilen Türk Borçlar Kanunu'nun yapısal bir
krizidir.
İşte böylece, seninle Borçlar Hukuku Özel Hükümler ve İfa Engelleri
blokunun o en ölümcül silahını; bir tebligat parçasının sözleşmenin ruhunu
nasıl söküp aldığını (TBK m. 315 / Kiracının Temerrüdü ve Fesih) ve bunun
GİK, ek süre (mehil) ve kusur sistematiğiyle nasıl örüldüğünü bütünüyle
mühürlemiş olduk. MÜFİT şifresini ve o acımasız 30 günlük kum saatinin
tıkırtısını sistemine perçinledin.
Sıradaki analizlerimizde, Özel Hükümlerin karanlık koridorlarını, eser
sözleşmesinin eksik ifalarını, vekâletin hesap verme borcunu ve haksız fiilin
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan kaynaklar:
- Doktrin: Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler; Kemal Oğuzman / M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler; Halûk Nomer, Borçlar Hukuku Genel Hükümler; Selâhattin Sulhi Tekinay / Sermet Akman / Halûk Burcuoğlu / Atilla Altop, Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler.
- Yargı kararları: Türk Borçlar Kanunu m. 115'yi doğrudan atıflayan güncel bir Yargıtay kararı mevcut taramayla tespit edilemedi.
- Tarihsel arka plan: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun madde gerekçesi.
- Karşılaştırmalı hukuk: İsviçre Borçlar Kanunu (OR) OR Art. 257.
Yorumun kapsamı: Bu çalışma, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 1 Temmuz 2012'de yürürlüğe giren 115. madde metnine dayanır.
Görüş: Kapsamlı öğretici yorum benimsenmiştir.
Güncellik: Bu yorum, 16.05.2026 tarihi itibariyle günceldir.