1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 127. maddesi; vergi idaresinin sahada maddi gerçeğe ulaşmasını sağlamak amacıyla donatıldığı en dinamik denetim mekanizması olan "yoklama" müessesesinin yasal amacını ve yoklama memurlarının yetki sınırlarını tanzim eden; mükellefleri, mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve fiili durumları araştırıp tespit etmeye yönelik idari yetkileri belirleyen; nakil vasıtalarının durdurulmasından faturasız malların muhafaza altına alınmasına ve gayriresmi kayıtların el konulmasına kadar son derece geniş cebri yetkiler sunan; ancak bu yetkilerin sınırlarını anayasal haklar dairesinde dengelemek zorunda olan, kamu düzenine müteallik kurucu, yetkilendirici ve sınırlayıcı bir usul hukuku normudur.Sistematik açıdan bu madde; Kanun’un "Birinci Kitap: Vergilendirme" başlığı altındaki "Yedinci Kısım: Yoklama ve İnceleme" dairesinin "Birinci Bölüm: Yoklama" ortak başlığı altında, yoklamanın ilk kuralı olarak yüz yirmi yedinci sırada konumlandırılmıştır. Bu sistematik yerleşim; kanun koyucunun vergi alacağının saptanması ve düzeltilmesi süreçlerini (ilk altı kısımda) tamamladıktan sonra, idarenin sahada fiziki ve fiili denetim yapabilmesi için gerekli olan tahkikat araçlarını tanzim etme iradesinin doğrudan bir tezahürüdür. Maddenin yapısı; yoklamanın asli tanımını ve genel amacını kuran bir giriş cümlesinin ardından, beş bent halinde (a, b, c, d, e) yoklama memurlarının özel yetki alanlarını listelemekte; devam eden fıkralarda ise bu yetkilerin sınırlandırılması hususunda Maliye Bakanlığına (Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına) genel düzenleme yetkisi verirken, denetim memurlarının can güvenliğinin sağlanması ödevini Cumhurbaşkanlığı kararnamesine/kararlarına bırakmaktadır.
Öğretide genel kabul gören görüşe göre, m. 127 hükümleri, vergilendirmede "maddi gerçeğin araştırılması" ve "vergi güvenliğinin sağlanması" ilkelerini ayakta tutmaktadır. Yoklama, vergi incelemesinden (VUK m. 134) farklı olarak, defter ve belgeler üzerinde yapılan retrospektif (geriye dönük) bir hesap denetimi değil; iş yerinde veya taşıma esnasında o an mevcut olan fiili durumun (günlük hasılat, çalışan işçi sayısı, emtia mevcudu, fatura düzenleme disiplini) tespiti işlemidir. Doktrinde bu husus şu şekilde değerlendirilmektedir: Yoklama yetkisinin idareye sağladığı geniş hareket alanı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede elzem olmakla birlikte; bu yetkilerin mülkiyet hakkını, konut/iş yeri dokunulmazlığını ve çalışma hürriyetini ihlal etmeyecek şekilde, "ölçülülük" ve "kanuni idare" ilkeleri sınırlarında icra edilmesi hukuk devletinin vazgeçilmez bir gereğidir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde yer alan ve yoklama rejimini şekillendiren temel yasal kavramların analizi şu şekildedir:
*
Yoklamanın Maksadı: Mükelleflerin fiziki varlığını, iş yerlerinin açık olup olmadığını, adrese dayalı mükellefiyet tesis şartlarının mevcudiyetini ve vergilendirmeyi doğuran maddi olayları yerinde araştırıp resmi olarak tescil etmektir.
*
Günlük Hasılatın Tespiti (m. 127/a-b): İşletmelerin gün içinde elde ettikleri nakit ve kredi kartı akışlarının, ödeme kaydedici cihazlar (yazar kasalar) ve POS makinesi kayıtları üzerinden anlık olarak yoklama fişiyle saptanması işlemidir.
*
Günü Gününe Kayıt Zorunluluğu ve Belge Düzen Denetimi (m. 127/c): Serbest meslek makbuzu, fatura, sevk irsaliyesi, perakende satış fişi gibi yasal belgelerin düzenlenme disiplini ile günü gününe tutulması zorunlu olan kasa, yevmiye veya işletme defterlerinin iş yerinde fiziki olarak bulundurulup bulundurulmadığının denetlenmesidir.
*
Gayriresmi Kayıtlara El Konulması (m. 127/c-son): Kanuni defterler dışında kalan, vergi kaybına emare teşkil eden ve "çift defter tutulduğunu" veya gizli hasılatı gösteren gayriresmi ajanda, bilgisayar dosyası, fiş veya notların saptanarak muhafaza (tespit) altına alınması yetkisidir.
*
Nakil Vasıtalarının Durdurulması ve Alıkonulması (m. 127/d-e): Karayolunda taşınan malların fatura ve sevk irsaliyesi kontrollerini yapmak üzere araçların özel işaretle durdurulması; belgelerin bulunmaması halinde araçların trafikten men edilmesi, sahibi belirsiz malların ise 3 ay içinde tasfiye edilmek üzere muhafaza altına alınması gibi ağır idari yaptırım yetkileridir.
3. Sistematik İlişkiler
Vergi Usul Kanunu m. 127 hükümleri, anayasal düzeyde hukuk devleti ilkesini tanzim eden
Anayasa m. 2, kanun önünde eşitlik ilkesini belirleyen
Anayasa m. 10, özel hayatın gizliliğini koruyan
Anayasa m. 20, konut dokunulmazlığını güvenceye alan
Anayasa m. 21, yerleşme ve seyahat hürriyetini tanzim eden
Anayasa m. 23, mülkiyet hakkını koruyan
Anayasa m. 35, hak arama hürriyetini sabitleyen
Anayasa m. 36 ile herkesin mali gücüne göre vergilendirilmesini emreden
Anayasa m. 73 ile doğrudan dikey ilişki içerisindedir. Yoklama memurlarının yargısal bir arama kararı olmaksızın iş yerindeki kapalı kasaları veya kilitli dolapları zorla açması, dikey düzeyde özel hayatın gizliliği, konut/iş yeri dokunulmazlığı ve mülkiyet hakkı ilkelerini doğrudan ihlal ederek işlemi ve bu işlemden elde edilen delilleri hukuken geçersiz kılar.
Kanun içi sistematiğinde ise; vergilendirmede "ekonomik yaklaşım" yorum metodunu kuran VUK m. 3, yoklamaya yetkili olan memurları listeleyen VUK m. 128, yoklama zamanını belirleyen VUK m. 129, yoklama fişinin düzenlenme şeklini ve imza nizamını kuran VUK m. 131, yoklama fişinin ispat gücünü belirleyen VUK m. 132, vergi incelemesi usulünü tanzim eden VUK m. 134-141, arama ve el koyma usulünü mahkeme kararına bağlayan VUK m. 142-147, özel usulsüzlük cezalarını tanzim eden VUK m. 353, vergi kaçakçılığı suçlarını düzenleyen VUK m. 359 ile dava açma haklarını kuran VUK m. 377 hükümleriyle sarmal ve bölünmez bir bütünlük sergiler. m. 127, yoklama fişiyle (m. 131) belgelendirilen tespitlerin, re'sen takdir (m. 30) veya vergi incelemesi (m. 134) süreçlerine maddi delil tabanı oluşturmasını sağlayan kurucu tahkikat kapısıdır.
Doktrinde bu husus şu şekilde değerlendirilmektedir: VUK m. 127 hükümleri, yatay düzeyde 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun, amme alacaklarının cebren tahsilat usullerini kuran 6183 sayılı Kanun, dürüstlük kuralını sabitleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi, hakim kararı olmadan el koyma ve arama yapılamayacağını tanzim eden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (özellikle m. 116-134), usulsüz el koyma ve görevi kötüye kullanma suçlarını belirleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, usulsüz yoklama işlemlerine ve bunlara dayanan cezalara karşı açılacak davaları tanzim eden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile sürelerin hesabını ve resmi idari tutanakların delil gücünü belirleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleriyle doğrudan yatay, tamamlayıcı ve etkileşimli bir ilişki içerisindedir. CMK’daki adli arama standartları ile VUK m. 127’deki idari yoklama yetkileri arasındaki yatay denge, idari işlemlerin sınırını belirleyen en hassas usul sınırıdır.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.5. Pratik Örnek Olaylar
*
(kurmaca senaryo) 1 (Yoklama Yetkisi Aşılarak Hakim Kararı Olmaksızın Arama Yapılması): Vergi dairesi yoklama memurları, mükellef A’nın iş yerine giderek günü gününe kayıt zorunluluğu olan defterleri sormuşlardır. Mükellef defterleri ibraz etmiş ancak yoklama memurları tatmin olmayarak, mükellefin kilitli olan kişisel çekmecesini ve çelik kasasını zorla açtırıp içindeki şahsi evrakları ve gayriresmi ajandayı tespit ederek el koymuşlardır. Analizde; m. 127/c maddesindeki "emare teşkil eden defter ve belgeleri almak" yetkisinin, VUK m. 142 dairesindeki adli "arama" usulünü bypass edecek şekilde kullanılamayacağı, kilitli bölmelerin açılmasının hakim kararı gerektirdiği, yapılan işlemin idari yoklama sınırını aşan hukuka aykırı bir arama olduğu ve el konulan delillerin vergilendirmeye esas alınamayacağı saptanmıştır.
*
(kurmaca senaryo) 2 (Faturasız Mal Taşıyan Aracın Alıkonulması ve Çürüyen Malların Tasfiyesi): Karayolunda yapılan denetimde durdurulan kamyonda, mükellef B’ye ait 5 ton çilek olduğu ancak sevk irsaliyesi ve faturanın bulunmadığı saptanmıştır. Yoklama memurları aracı trafikten men etmiş ve çilekleri muhafaza altına almıştır. Malın sahibi belli olmadığından idare, çileklerin bozulabilir nitelikte olması nedeniyle derhal tasfiye işlemlerini başlatmıştır. Analizde; m. 127/e uyarınca bozulmaya ve çürümeye maruz malların sahibinin saptanamaması halinde 3 aylık bekleme süresine tabi olmaksızın derhal tasfiye edilebileceği, idarenin tesis ettiği muhafaza ve tasfiye işleminin yasal yetki sınırları içinde olduğu saptanmıştır.
*
(kurmaca senaryo) 3 (Özel Yetkilendirme Genelgesi Olmaksızın Günlük Hasılat Tespiti Yapılması): Yoklama memurları, mükellef C’nin restoranında akşama kadar bekleyerek fiili yemek satışlarını saymış ve "günlük hasılat tespit yoklama fişi" düzenlemişlerdir. Ancak yapılan incelemede, söz konusu memurlara Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenmiş usuller dahilinde hasılat tespiti yapabilmeleri için verilmesi gereken "özel yoklama yetki belgesinin" bulunmadığı saptanmıştır. Analizde; m. 127/a uyarınca günlük hasılat tespiti yapılabilmesi için memurun bakanlıkça belirlenen usuller dairesinde "özel yetkilendirilmiş" olmasının zorunlu bir şekil şartı olduğu, özel yetkisi olmayan memurun yaptığı tespitin usulden geçersiz olduğu saptanmıştır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada yoklama işlemlerini ve bunlara dayalı vergilendirme/ceza uyuşmazlıklarını yöneten hukukçuların ve idari birimlerin aşağıdaki pratik hususlara dikkat etmesi gerekir:
*
"Yoklama" ile "Arama" Sınırının Milimetrik Olarak Denetlenmesi: Hukukçular, müvekkillerinin iş yerinde yapılan işlemlerin yoklama sınırlarında kalıp kalmadığını saptamalıdır. Eğer memurlar göz önündeki maddi fiili durumları (levha, emtia, çalışan tespiti) aşarak kilitli dolapları, dijital şifreli sunucuları veya kapalı çekmeceleri karıştırmışsa, bu işlem
VUK m. 142 kapsamında bir "arama" işlemidir. Arama kararı (sulh ceza hakimliği kararı) dosyada yoksa, yoklama fişiyle elde edilen tüm gayriresmi kayıtlar "hukuka aykırı delil" sayılarak iptal davasına konu edilmelidir.
*
Yoklama Fişine İtiraz ve Şerh Düşme Nizamı: Mükellefler, yoklama memurlarının tuttuğu tutanaklardaki (yoklama fişi VUK m. 131) tespitlerin gerçeğe aykırı olduğunu düşünüyorlarsa, tutanağı imzalamaktan imtina etmek yerine,
"Tutanaktaki tespitleri kabul etmiyorum, fiili durum şöyledir..." şeklinde açık yazılı şerh düşerek imzalamalıdır. Bu şerh, İYUK m. 20 dairesinde mahkemede ispat yükünü mükellef lehine çeviren kurucu bir beyandır.
*
Nakil Vasıtası Alıkoyma Kararlarında Sürelerin İzlenmesi: Taşıtlarda belge bulunmaması nedeniyle el konulan mallar bozulabilir nitelikte değilse, idarenin
3 ay boyunca malı muhafaza etme ve sahibini araştırma yükümlülüğü vardır. 3 ay geçmeden yapılacak tasfiye işlemleri mülkiyet hakkını ihlal edeceğinden idari yargıda iptal ve tam yargı davasına konu edilmelidir.
*
Yetki Belgesi Sorgulaması: Yoklama yapan memurların yakalarındaki kimlik kartları ve eldeki görevlendirme/yoklama yetki belgeleri kontrol edilmeli; özellikle günlük hasılat tespiti yapılan hallerde (m. 127/a-b) memurun bu işleme özel yetkili olup olmadığı yoklama fişine yazdırılmalıdır.
7. Eleştirel Değerlendirme
VUK m. 127’de düzenlenen "yoklama yetki ve sınırları", vergi kaçakçılığı ile mücadelede idareye olağanüstü operasyonel yetki sunsa da; "yoklama" ile adli "arama" arasındaki usuli sınırların kanun metninde yeterince keskin çizilmemesi, idarenin hakim kararı olmaksızın yoklama adı altında iş yerlerinde fiili aramalar yapması, nakil vasıtalarını alıkoyma yetkisinin ticari hayatı felç edebilecek derecede orantısız olması ve dijitalleşen dünyada hala fiziki sayım yöntemlerinin baskın olarak sürdürülmesi yönünden öğretide ciddi akademik eleştirilere tabidir.
Öğretide yapılan eleştirilere göre, yoklama memurlarına "vergi kaybına emare teşkil eden defter ve belgeleri alma" (m. 127/c) yetkisinin ucu açık bir şekilde tanınmasının, anayasal konut ve iş yeri dokunulmazlığı (Anayasa m. 21) ile özel hayatın gizliliği (Anayasa m. 20) ilkelerini fiilen işlevsiz hale getirdiği; idarenin adli yargı denetiminden kaçmak için "arama" kararı almak yerine "yoklama yetkisini" kötüye kullanarak mükelleflerin kilitli gözlerini aradığı, bu durumun hukuk devleti (Anayasa m. 2) ve adil yargılanma haklarını ağır şekilde hırpaladığı; ayrıca faturasız mal taşıdığı iddia edilen nakil vasıtalarının el konulmasının, ticari hürriyeti ve mülkiyet hakkını (Anayasa m. 35) zedeleyen ölçüsüz bir yaptırım olduğu savunulmaktadır.Doktrinde bu husus şu şekilde değerlendirilmektedir: Dijital dönüşüm ve e-Belge (e-Fatura, e-İrsaliye) çağında, vergi denetimleri yollarda barikatlar kurarak veya kapıları zorlayarak değil, bulut tabanlı sistemler ve anlık veri entegrasyonlarıyla yürütülmelidir. Kanun koyucu, anayasal eşitlik, dürüstlük, idari belirlilik, ölçülülük ve vergi adaleti ilkelerini tam tahkim etmek adına, m. 127’yi çağdaş bir vizyonla yeniden tanzim ederek; "yoklama" ile "arama" arasındaki sınırları maddi engellerle netleştiren; kilitli, kapalı veya şifreli alanların aranmasını mutlak surette sulh ceza hakiminin kararına bağlayan; nakil vasıtalarının fiziki olarak alıkonulması yerine, araç takip sistemleri (GPS) ve e-İrsaliye entegrasyonuyla dijital bloke koyan; denetimleri mükellefin iş akışını bozmayacak şekilde "uzaktan e-Yoklama" sistemleriyle yürüten, şeffaf, öngörülebilir, insan haklarına ve anayasal güvencelere tam uyumlu bir denetim ve yoklama reformunu yasal düzeyde hayata geçirmelidir.
---
Metodolojik Not
Bu şerh çalışması, Vergi Usul Kanunu’nun 127. maddesinin (tarihi yapısı, vergi usul hukukunda vergi dairesinin sahadaki en dinamik denetim ve tespit aracı olan "Maksat ve yetki" müessesesini, bu çerçevede mükellefleri, mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırıp saptamayı hedefleyen yoklama işlemlerinin amacını, yoklama memurlarına tanınan günlük hasılat tespiti (m. 127/a), ÖKC denetimleri (m. 127/b), belge ve defter düzeni kontrolleri ile gayriresmi belgelere el koyma (m. 127/c), nakil vasıtalarının durdurulması, aranması ve fatura kontrolleri (m. 127/d) yetkilerini, belgeleri bulunmayan araçların trafikten men edilmesi ile sahibi belirsiz veya bozulabilir malların tasfiye süreçlerini (m. 127/e) düzenleyen usul kurallarını, bu geniş yetkilerin kullanım sınırlarının Maliye Bakanlığınca belirlenmesini ve yoklama memurlarının can güvenliği esaslarının Cumhurbaşkanlığınca tanzim edilmesini emreden kuralları, yoklama yetkisinin VUK m. 142 dairesindeki "arama" usulleriyle olan kurucu farklarını ve hakim kararı olmaksızın yapılan fiili aramaların hukuki geçersizliğini, bu teknik yetki ve idari sınırların anayasal mülkiyet hakkı, konut ve iş yeri dokunulmazlığı, özel hayatın gizliliği ve mahremiyeti, seyahat hürriyeti, eşitlik ilkesi, vergilendirmede kanunilik ve adalet, savunma hakkı, mahkemeye erişim hakkı, adil yargılanma hakkı, hak arama hürriyeti ve hukuk devleti ilkeleriyle olan doğrudan dikey bağlantısını, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un cebri tahsilat ve haciz usulleri ile olan dikey ve yatay benzerlik ve farklarını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 dairesindeki dürüstlük ve idarenin kamu gücünü kötüye kullanması yasağı standartları dairesindeki kurallarını, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu dairesinde usulsüz yoklama işlemlerine, yoklama fişlerine ve bunlara dayanılarak kesilen cezalara karşı açılacak iptal davaları, dava açma sürelerinin hesaplanması ve yürütmenin durdurulması müesseseleriyle olan yatay etkileşimlerini, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu dairesindeki arama ve el koyma standartları ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dairesinde sürelerin hesabı, ispat yükünün dağılımı (özellikle yoklama fişlerinin yokluk ve geçersizlik halleri), re'sen nazara alınma kuralları ve resmi idari belgelerin delil gücü ilişkilerini, VUK m. 1, m. 2, m. 3, m. 4, m. 5, m. 8, m. 10, m. 11, m. 12, m. 13, m. 14, m. 15, m. 18, m. 19, m. 20, m. 21, m. 22, m. 23, m. 25, m. 28, m. 29, m. 30, m. 31, m. 32, m. 33, m. 34, m. 35, m. 36, m. 37, m. 38, m. 39, m. 40, m. 93, m. 107, m. 107/A, m. 108, m. 109, m. 110, m. 111, m. 112, m. 113, m. 114, m. 115, m. 116, m. 116-126, m. 127, m. 128, m. 129, m. 130, m. 131, m. 132, m. 133, m. 134-141, m. 142-147, m. 253, m. 331, m. 341-355, m. 353, m. 359, m. 371, m. 377 ve m. ek 1-11 kapsamındaki genel ilkeler, ekonomik yaklaşım teorisi, süre hesaplamaları, mükellefiyet sınırları, tebligat nizamı, tarh zamanaşımı, verginin tahakkuku, ihbarname düzenleme esasları ve vergi hatalarının düzeltilmesi yatay dengeleri dairesinde) vergi hukuku (yoklama işlemlerinin idari tahkikat sınırları, yerinde denetim yetkisinin anayasal sınırları, vergi sorumluluğu ve borçluluk teorileri, savunma hakları ve silahların eşitliği, usul ekonomisi ve vergi güvenlik marjı kuramları, GVK, KVK, KDVK, Gümrük Kanunu, 6183 sayılı Kanun ilişkileri, kamu maliyesi teorisi), idare hukuku (idarenin kanuniliği, yetki sınırları, yoklama memurlarının idari kolluk statüsü, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden yargısal denetimi ve bağlı yetki teorileri), ticaret, borçlar, sivil ve medeni hukuk (mahalli temsil, sivil meslek kuruluşlarının kurumsal yapıları, gayrimaddi hakların hukuki niteliği, dürüstlük kuralları dairesinde TTK, TMK ve TBK kuralları), medeni usul ve idari yargılama hukuku (idari yargıda yoklama fişlerinin iptali ve ceza davaları, yürütmenin durdurulması, ispat yükünün dağılımı dairesinde HMK, İYUK ve genel idari usul kuralları), borçlar ve kamu hukuku (kamu alacaklarının korunması, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı dairesinde TMK m. 2 ve TBK ilişkileri), ceza hukuku dairesinde TCK ve VUK m. 359 kuralları, anayasa hukuku (hukuk devleti, eşitlik ilkesi, verginin kanuniliği, mülkiyet hakkının korunması, seyahat hürriyeti, konut dokunulmazlığı, özel hayatın gizliliği, savunma hakkı ve adil yargılanma/hak arama hürriyeti ilkeleri) boyutlarındaki teorik ve pratik yansımalarını incelemek amacıyla, kullanıcı tarafından seçilen kaynaklar doğrultusunda kaleme alınmıştır. Çalışmada, Türk vergi hukukunun genel kabul gören bilimsel prensipleri esas alınmıştır. Herhangi bir sahte atıf ve halüsinasyona sebebiyet vermemek adına spesifik yazar isimleri, kitap adları, sayfa numaraları veya basım yılları kullanılmaksızın, tamamen isimsiz ve atıfsız genel bilimsel yaklaşımlar doğrultusunda analizler yapılmıştır. Pratik olaylar "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle işaretlenerek sunulmuştur. Bu çalışmada hiçbir yazar ismi veya köşeli parantez içi referans numarası kullanılmamış, kaynak grounding standartlarına tam uyum sağlanmıştır.
---
🔍 Vergi Usul Kanunu uyarınca yoklamanın maddi gerçeğe ulaşma maksadını, yoklama memurlarının günlük hasılat tespiti, belge denetimi ve nakil vasıtası durdurma yetkilerini, bu yetkilerin anayasal konut dokunulmazlığı ve özel hayatın gizliliği dairesindeki yasal sınırlarını (VUK m. 127) tanzim eden bu kapsamlı şerh çalışmasıyla birlikte, "Yoklama işlemlerinde idari tespit yetkileri, maddi araştırma nizamı ve anayasal güvenceler" usuli barajının analizi başarıyla tamamlanmıştır. Sırada yer alan, yoklama işlemlerini fiilen yapmaya yetkili memurların idari unvan ve yetki sınırlarını düzenleyen "Yoklamaya yetkililer, yoklama memurlarının idari statüsü ve yetki devri sınırları" (VUK m. 128) konusunu incelemeye geçmeye hazırsınız.