Av. Fethi Güzel

Kurumlar Vergisi Kanunu · KVK 36

KVK 36 — KVK Madde 36 (KVK m. 36)

Arama adları: KVK 36 · KVK madde 36 · KVK m. 36 · KVK m 36 — resmî metin ve akademik şerh: Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı.

Resmî metin — KVK Madde 36

Yürürlükten kaldırılan hükümler

---

MADDE 36- 3/6/1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile ek ve
değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.
BEŞİNCİ KISIM58
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle; Kanuna 36 ncı maddesinden
sonra gelmek üzere bu kısım ve bölüm başlığı ile birlikte ek madde 1 eklenmiştir.
58

Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi ve Geçici Maddeler
BİRİNCİ BÖLÜM
Verginin Konusu, Tanımlar, Muafiyet ve İstisnalar
Verginin konusu
EK MADDE 1- (Ek:28/7/2024-7524/37 md.)
(1) Nihai ana işletmesinin konsolide finansal tablosundaki yıllık konsolide hasılatı,
gelirin raporlandığı hesap döneminden önceki dört hesap döneminin en az ikisinde 750
milyon avro karşılığı Türk lirası sınırını geçen çok uluslu işletme gruplarının bağlı
işletmelerinin ilgili hesap dönemindeki kazançları, yerel ve küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisine tabidir.
(2) Hesap döneminin on iki aydan farklı olması durumunda,
hesaplanan konsolide hasılatın bir yıla iblağ edilmesi ile tespit olunan tutar, birinci fıkra
kapsamındaki hasılat sınırının tespitinde dikkate alınır.
Tanımlar
EK MADDE 2- (Ek:28/7/2024-7524/38 md.)
(1) Bu Kısmın uygulamasında;
a) Ana işletme: Bir nihai ana işletmeyi, bir ara ana işletmeyi ya da kısmen sahip
olunan ana işletmeyi,
b) Ana merkez: Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazanç veya zararını finansal
tablolarına dahil eden işletmeyi,
c) Ara ana işletme: Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı başka bir bağlı işletmede
doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan bir bağlı işletmeyi (nihai ana
işletme, kısmen sahip olunan ana işletme, iş yeri veya yatırım işletmesi hariç),
ç) Bağlı işletme: Bir gruba dahil olan herhangi bir işletmeyi veya bir ana merkeze
bağlı iş yerini,
d) Çok uluslu işletme grubu: Nihai ana işletmenin bulunduğu ülke dışında en az bir
ülkede bir veya daha fazla işletmeye veya iş yerine sahip olan bir işletme grubunu,
e) Gayrimenkul yatırım aracı: Ağırlıklı olarak taşınmazlara yatırım yapmak suretiyle
hak sahiplerine gelir sağlamayı amaçlayan ve işletme veya hak sahibi bazında tek aşamalı
vergilemenin yapıldığı işletmeleri,
f) Grup: Ortaklık ilişkisi ya da kontrol gücüyle birbirine bağlı olan ve varlıkları,
yükümlülükleri, gelir ve giderleri ve nakit akışlarına nihai ana işletmenin konsolide finansal
tablolarında yer verilen işletmeler topluluğu (büyüklük veya önem derecesi kriterleri
açısından nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarında yer almayan ya da bu tablolara
birebir aktarılmayan veya satılmak için iktisap olunan ve bu yüzden nihai ana işletmenin
konsolide finansal tabloları dışında tutulan işletmeler dahil) ile başka bir grubun parçası
olmaması koşuluyla, bulunduğu ülke dışındaki diğer ülkelerde bir veya daha fazla iş yerine
sahip olan ana merkezleri,

g) Güvenli liman: Ek 6 ncı madde kapsamında hesaplanan küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin sıfır olarak kabul edildiği ve ek 6 ncı maddenin dokuzuncu fıkrasındaki
yetki kapsamında belirlenen yerleri,
ğ) İşletme bazlı kazanç veya zarar: Çok uluslu işletme grubu içerisindeki her bir bağlı
işletme tarafından uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına uygun olarak
hazırlanan ve nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarında da yer verilen finansal
muhasebe net kazanç veya zararının (grup içi işlemlere ilişkin konsolidasyon düzeltmeleri
dikkate alınmadan önceki tutar) ek 5 inci madde kapsamındaki düzeltilmiş tutarlarını,
h) İş ortaklığı: Nihai ana işletmenin doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payının en
az %50’sine sahip olduğu ve faaliyet sonuçlarının uluslararası kabul görmüş finansal
muhasebe standartlarındaki öz kaynak yöntemine göre nihai ana işletmenin finansal
tablolarında raporlandığı işletmeyi,
ı) İş yeri: Bir ülkede bulunan ve ticari faaliyetlerin yürütülmesine tahsis edilen ve
yürürlükteki uluslararası vergi anlaşmaları uyarınca iş yeri olarak kabul edilen işe ilişkin
yerleri, yürürlükte uluslararası bir vergi anlaşması bulunmaması durumunda iç mevzuatta yer
alan düzenlemeler kapsamında iş yeri olarak kabul edilen yerleri, kazancın elde edildiği
ülkede kurumlar vergisi benzeri vergilerin bulunmadığı durumlarda ise Ekonomik İşbirliği ve
Kalkınma Örgütü Model Vergi Anlaşmasının 7 nci maddesinde iş yeri olarak kabul edilen
yerleri ve bunların dışında kalmakla birlikte işletmenin bulunduğu ülke dışında icra edilen
faaliyetlere atfedilen kazançların işletmenin bulunduğu ülkede istisna tutulması şartıyla,
işletme faaliyetlerinin icrasına tahsis edilen yerleri,
i) Kapsanan vergi: Bir bağlı işletmenin faaliyette bulunduğu ülkede tahakkuk eden
gelir ve kurumlar vergisi ile benzeri nitelikteki vergileri, kâr dağıtımına dayalı vergileme
sistemi kapsamında dağıtılan veya dağıtılmış sayılan kârlar üzerinden hesaplanan vergileri,
dağıtılsın veya dağıtılmasın kurum kazancı üzerinden kâr dağıtımına bağlı olarak hesaplanan
vergileri, dağıtılmamış kazançlar ve öz sermaye üzerinden hesaplanan benzer nitelikteki diğer
vergileri (nitelikli küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, nitelikli yerel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi, sigorta şirketi tarafından poliçe sahiplerine yapılan prim
iadeleri dolayısıyla ödenen vergiler ile nitelikli olmayan iade edilebilir isnat vergisi hariç),
j) Kısmen sahip olunan ana işletme: Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı başka bir
bağlı işletmede doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan ve doğrudan veya
dolaylı olarak mülkiyet payının %20’den fazlası çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi
olmayan kişiler tarafından elde tutulan bağlı işletmeyi (nihai ana işletme, iş yeri veya yatırım
işletmesi hariç),
k) Konsolide hasılat: Nihai ana işletmenin ve o işletmeye bağlı işletmelerin bir hesap
dönemindeki gelirlerinin ve nakit akışlarının nihai ana işletme bünyesinde tek bir birimmiş
gibi sunulduğu, uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına uygun olarak
hazırlanan finansal tablolardaki hasılatı,
l) Kontrol gücü: Pay sahibinin işletmenin varlıklarını, yükümlülüklerini, gelirlerini,
giderlerini ve nakit akışlarını kabul edilebilir finansal muhasebe standardına uygun olarak
birebir konsolide etmek zorunda olduğu bir işletmedeki mülkiyet payını veya konsolide

finansal tabloları hazırlamayan pay sahibinin söz konusu tabloları hazırlaması durumunda;
işletmenin varlıklarını, yükümlülüklerini, gelir ve giderlerini ve nakit akışlarını birebir
konsolide etmesinin gerekli olduğu bir işletmedeki mülkiyet payını,
m) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi: Ek 6 ncı madde kapsamında
hesaplanan vergiyi,
n) Net ülkesel bazlı kazanç: Bir ülkedeki bağlı işletmelerin ülkesel bazlı kazancının
sıfırdan büyük olmasını,
o) Net vergi gideri: Uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına göre
gider olarak dikkate alınan kapsanan vergiler, vergi giderine dahil edilen cari dönem ve
ertelenmiş kapsanan vergiler (işletme bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dahil
edilmeyen gelir üzerinden hesaplanan kapsanan vergiler dahil), zararla sonuçlanan hesap
dönemine ilişkin hesaplanan ertelenmiş vergi varlığı, gider olarak dikkate alınan nitelikli yerel
ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergileri (mahiyeti itibarıyla benzer nitelikte olan
vergiler dahil) ve nitelikli olmayan iade edilebilir isnat vergisi toplamını,
ö) Nihai ana işletme: Başka bir işletme üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak kontrol
gücüne sahip olan ve başka bir işletme tarafından doğrudan veya dolaylı olarak kontrol
gücüne sahip olunmayan bir işletmeyi ya da başka bir grubun parçası olmaması koşuluyla
bulunduğu ülke dışındaki diğer ülkelerde bir veya daha fazla iş yerine sahip olan ana merkezi
(Şu kadar ki kamu kurum ve kuruluşu niteliğinde olan varlık fonları bu bent kapsamında nihai
ana işletme sayılmaz.),
p) Nitelikli iade edilebilir vergi kredisi: Vergi kanunları uyarınca ödenmesi gereken
vergi üzerinden indirim olarak dikkate alınan ve dördüncü hesap dönemi sonuna kadar
mahsup suretiyle indirilemeyen bakiye tutarın nakit veya nakit benzeri varlıklar yoluyla
iadesini öngören vergi teşvikini,
r) Pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi: Vergi kanunları uyarınca ödenmesi
gereken vergi üzerinden indirim olarak dikkate alınmakla birlikte, söz konusu vergi
kredilerinin üçüncü kişilere devrine imkân veren vergi teşvikini,
s) Sigorta yatırım işletmesi: Sigorta sözleşmeleri yükümlülüklerine dayanılarak
kurulan ve ilgili ülke mevzuatı uyarınca tamamına sigorta şirketleri tarafından sahip olunan
sigorta yatırım işletmelerini,
ş) Ülkesel bazlı kazanç veya zarar: Bir ülkede faaliyette bulunan çok uluslu işletme
grubuna bağlı işletmelerin işletme bazlı kazanç veya zararlarının toplamını,
t) Ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı: Ek 4 üncü maddenin altıncı
fıkrası kapsamında ülkesel bazlı zararın oluştuğu hesap dönemlerinde, net ülkesel bazlı
zararın asgari kurumlar vergisi oranıyla çarpılması suretiyle bulunan ve finansal hesaplarda
ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı hesaplarında izlenen tutarı,
u) Yatırım fonu: Yatırım maliyetlerinin azaltılması ve riskin dağıtılması amacıyla
inançlı mülkiyet esasına göre kurulan ve tasarruf sahiplerinden toplanan para veya diğer
varlıklardan oluşan portföyleri tasarruf sahipleri namına değerlendiren, ilgili ülke mevzuatına
göre yetkilendirilmiş kişi ya da kurumlar tarafından yönetilen işletmeleri,

ü) Yatırım işletmesi: Yatırım fonları ile gayrimenkul yatırım araçlarını, münhasıran
yatırım fonları ve gayrimenkul yatırım araçları yararına varlık bulundurmak veya bunların
yararına yatırım yapmak için faaliyet gösteren ve en az %95’ine bu fon veya yatırım
araçlarının sahip olduğu işletmeleri veya işletme değerinin en az %85’i bu fon veya yatırım
araçlarınca sahip olunmakla beraber gelirlerinin en az %51’i ek 5 inci maddenin birinci
fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi veya (b) bendinin (2) ve (3) numaralı alt bentleri
kapsamındaki kazançlardan oluşan işletmeleri,
v) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi: Ek 10 uncu madde kapsamında
hesaplanan vergiyi,
ifade eder.
Muafiyet ve istisnalar
EK MADDE 3- (Ek:28/7/2024-7524/39 md.)
(1) Aşağıda sayılan işletmeler ile bunların iş yerleri yerel ve küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinden muaftır:
a) Kamu kurum ve kuruluşları ile uluslararası kuruluşlar,
b) Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar,
c) Emeklilik yatırım fonları,
ç) Nihai ana işletme niteliğinde olup yatırım fonu kapsamında değerlendirilen fonlar,
d) Nihai ana işletme niteliğinde olup gayrimenkul yatırım fonları başta olmak üzere
gayrimenkul yatırım araçları kapsamında değerlendirilenler.
(2) Birinci fıkra kapsamında olmamakla beraber aşağıda sayılan işletmeler ve bunların
iş yerleri de yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden ayrıca muaftır:
a) Münhasıran birinci fıkra kapsamındaki muaf işletmeler yararına varlık bulundurmak
veya fona yatırım yapmak için faaliyet gösteren ya da muaf işletmelerin faaliyetlerine
yardımcı olmak amacıyla kurulan ve işletme değerinin en az %95’ine söz konusu muaf
işletmeler (emeklilik hizmetleri veren kuruluşlar hariç) tarafından sahip olunanlar,
b) İşletme değerinin en az %85’ine birinci fıkra kapsamındaki muaf işletmeler
(emeklilik hizmetleri veren kuruluşlar hariç) tarafından sahip olunan ve kazançlarının en az
%5l’i ek 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi veya (b)
bendinin (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde belirtilen kazançlardan oluşanlar.
(3) Birinci ve ikinci fıkra kapsamında yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinden muaf olanların hasılatları, ek 1 inci madde kapsamındaki yıllık konsolide hasılatın
hesabında dikkate alınır.
(4) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden muaf olanlar diledikleri
takdirde bu madde kapsamındaki muafiyet hükümlerinden vazgeçebilirler. Şu kadar ki, isteğe
bağlı muafiyet hükümlerinden küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi
beyannamesini veren bağlı işletmelerin talebiyle vazgeçilebilir ve bu durumda en az beş hesap
dönemi boyunca muafiyetten vazgeçilmiş sayılır.

(5) Çok uluslu işletme gruplarının bağlı işletmelerinin uluslararası deniz taşımacılığı
faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinden istisnadır.
(6) Uluslararası deniz trafiğinde gerçekleştirilmesi şartıyla beşinci fıkra kapsamındaki
faaliyetler aşağıdakilerden oluşur:
a) Bağlı işletmenin mülkiyetinde olan veya kiralama, kısmi kiralama ya da çeşitli
şekillerde tasarrufunda bulunan yük ve yolcu gemilerinin işletilmesi faaliyetleri,
b) Yük ve yolcu taşımacılığında kullanılan gemilerin mürettebatlı ve tam donanımlı
kiralanması ile başka bir bağlı işletmeye yüksüz gemi kiralama esasına göre yapılan kiralama
faaliyetleri,
c) Yük ve yolcu taşımacılığı kapsamında faaliyet gösteren bir ortaklığa, bir ortak
girişime veya uluslararası işletilen bir acenteye iştirak faaliyetleri,
ç) Yük ve yolcu taşımacılığı faaliyetinde kullanılan ve en az bir yıl süreyle elde tutulan
gemilerin satışına ilişkin faaliyetler.
(7) Bir ülkede bulunan bağlı işletmelerin uluslararası deniz taşımacılığı faaliyetiyle
bağlantılı olarak gerçekleştirdiği aşağıdaki faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar da bu
kazançlar toplamının, bu bağlı işletmelerin uluslararası deniz taşımacılığından elde ettikleri
kazançların toplamının %50’sini geçmemesi şartıyla, yerel ve küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinden ayrıca istisnadır:
a) Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı olmayan denizcilik işletmelerine yüksüz
gemi kiralama esasına göre yapılan ve üç yılı geçmeyen gemi kiralamalarından elde edilen
kazançlar,
b) Diğer deniz taşımacılığı işletmeleri tarafından uluslararası deniz taşımacılığı
kapsamında yurt içi parkur için düzenlenen biletlerin satışından elde edilen kazançlar,
c) Konteynerlerin; kiralanmasından, üç aydan kısa süreli depolanmasından veya geç
iadesi kapsamında alınan ödemelerden elde edilen kazançlar,
ç) Mühendis, bakım personeli, kargo operatörü, yiyecek içecek hizmeti veren personel
ve müşteri hizmetleri personeli tarafından diğer deniz taşımacılığı işletmelerine verilen
hizmetlerden elde edilen kazançlar,
d) Uluslararası gemi işletmeciliği işinin ayrılmaz bir parçası olarak gerçekleştirilen
yatırımlardan elde edilen kazançlar.
(8) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara
ilişkin giderler veya istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararlar, istisna dışı
kazançlardan indirim konusu yapılamaz.
İKİNCİ BÖLÜM59
Vergi Yükünün Hesaplanması, Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Matrahı,
Oranı ve Hesabı

28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle bu bölüm başlığı ile birlikte ek
madde 4 eklenmiştir.
59

Vergi yükünün tespitinde düzeltilmiş kapsanan vergilerin hesaplanması
EK MADDE 4- (Ek:28/7/2024-7524/40 md.)
(1) Net ülkesel bazlı kazanca sahip bir çok uluslu işletme grubunun vergi yükü, her
hesap dönemi için ülkesel bazda ayrı ayrı hesaplanır.
(2) Çok uluslu işletme grubunun ülkesel bazlı vergi yükü hesaplamasında, o ülkede
bulunan bağlı işletmelerin üçüncü fıkra uyarınca hesaplanan düzeltilmiş kapsanan vergileri
dikkate alınır.
(3) Bir bağlı işletmenin bir hesap dönemi için düzeltilmiş kapsanan vergileri; kapsanan
vergilere ilişkin olarak tahakkuk eden cari dönem vergi giderinin, aşağıdaki bentler uyarınca
düzeltilmiş tutarı ile toplam ertelenmiş vergi düzeltme tutarı, finansal tablolarındaki öz
kaynak değişim tablosu veya diğer kapsamlı gelir tablosunda gösterilen ve ek 5 inci madde
kapsamına giren kazanç veya zararlarla ilgili kapsanan vergilerdeki herhangi bir artış veya
azalış tutarlarının toplamına eşittir.
a) Bu fıkra uyarınca, kapsanan vergiye;
1) Finansal hesaplarda vergi öncesi kârda gider olarak tahakkuk eden herhangi bir
kapsanan vergi,
2) Altıncı fıkra kapsamında tespit olunan ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi
varlığı,
3) Cari hesap döneminde ödenen, belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili olan ve önceki
bir hesap dönemi için kapsanan vergilerde indirim olarak ele alınmış olan herhangi bir tutar,
4) Cari dönem vergi giderinde indirim olarak kaydedilen nitelikli iade edilebilir vergi
kredisi ve pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi ile ilgili herhangi bir indirim veya iade
tutarı,
ilave edilir.
b) Bu fıkra uyarınca, kapsanan vergiden;
1) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dâhil edilmeyen gelirlere ilişkin
cari dönem vergi gideri,
2) Cari dönem vergi giderinde indirim olarak kaydedilmemiş olan ve nitelikli iade
edilebilir vergi kredisi ile pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi niteliğinde olmayan bir
vergi kredisine ilişkin bir kredi veya iade tutarı,
3) Finansal hesaplardaki cari dönem vergi giderinde bir düzeltme olarak
değerlendirilmeyen ve bir bağlı işletmeye iade edilen veya kredilendirilen kapsanan vergi
(nitelikli iade edilebilir vergi kredisi ve pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi hariç),
4) Belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili cari dönem vergi gideri,
5) Hesap döneminin son gününden itibaren üç yıl içinde ödenmesi beklenmeyen her
türlü cari dönem vergi gideri,
indirilir.
(4) Üçüncü fıkra kapsamındaki toplam ertelenmiş vergi düzeltme tutarı ibaresi, bir
hesap dönemi içerisinde bir bağlı işletmenin ertelenmiş vergi giderine aşağıdaki düzeltmeler
yapıldıktan sonra tespit olunan tutarı ifade eder. Şu kadar ki, ilgili ülke mevzuatı uyarınca

kurumlar vergisi oranı asgari kurumlar vergisi oranının üzerindeyse, ertelenmiş vergi gideri
asgari kurumlar vergisi oranı dikkate alınmak suretiyle yeniden hesaplanır.
a) Bu fıkra uyarınca ertelenmiş vergi giderinden;
1) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dâhil edilmeyen gelirlere ilişkin
ertelenmiş vergi gideri,
2) Belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili ertelenmiş vergi gideri,
3) Ertelenmiş vergi varlığına ilişkin hesap düzeltmesinden veya değer düzeltmesinden
kaynaklanan tutarlar,
4) Cari hesap dönemindeki vergi oranlarının değişiminden kaynaklanan ertelenmiş
vergi gideri,
5) Vergi kredilerine ilişkin ertelenmiş vergi gideri,
6) Finansal raporlama standartları kapsamına girmediğinden cari dönem vergi zararına
ilişkin ertelenmiş vergi varlığı olarak muhasebeleştirilemeyen tutarlar,
indirilir.
b) Bu fıkra uyarınca ertelenmiş vergi giderine;
1) İlgili hesap dönemi içerisinde bu fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendi
uyarınca hesaplanan tutarlara ilişkin yapılan ödemeler,
2) Önceki hesap dönemlerindeki ertelenmiş vergi yükümlülüklerine ilişkin ek
6 ncı maddenin altıncı fıkrasının (b) bendi kapsamında oluşturulan hesaplarda izlenmekle
birlikte cari hesap dönemi içerisinde bu hesapların ters kayıtla kapatılan kısmı,
ilave edilir.
(5) İşletme bazlı kazancın tespitinde dikkate alınması gereken faaliyetlerden
kaynaklanan ve finansal hesaplarda asgari kurumlar vergisi oranından daha düşük bir oran
uygulanmak suretiyle ertelenmiş vergi varlığı hesaplarına alınan tutarlar, zarara ilişkin
ertelenmiş vergi varlığının oluştuğu ilgili hesap döneminde asgari kurumlar vergisi oranı
uygulanmak suretiyle yeniden tespit olunabilir.
(6) Dördüncü fıkra kapsamındaki düzeltmelere alternatif olarak dileyen mükellefler,
ilgili hesap dönemindeki net ülkesel bazlı zararın asgari kurumlar vergisi oranıyla çarpılması
suretiyle tespit olunan ve ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı olarak dikkate
alınan tutarları, sonraki hesap dönemlerinde bu madde kapsamındaki vergi yükünün tespitinde
kapsanan vergi olarak dikkate alabilirler.
(7) Çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip
olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip olunan alt grupların, devletsiz bağlı
işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin düzeltilmiş kapsanan vergileri birinci fıkra
kapsamında tespit edilecek vergi yükünün hesabında dikkate alınmaz. Bunların vergi yükü
ayrı hesaplanır.
(8) Net ülkesel bazlı kazancın oluşmadığı bir ülkede, düzeltilmiş kapsanan vergiler;
sıfırdan küçükse ve beklenen düzeltilmiş kapsanan vergilerden az ise o ülkedeki bağlı
işletmeler tarafından, beklenen düzeltilmiş kapsanan vergiler ile düzeltilmiş kapsanan vergiler
arasındaki fark üzerinden ilgili hesap dönemi için ek cari dönem asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi hesaplanır. Hesaplanan verginin ilgili dönemde ödenmesi ihtiyaridir. Bu vergiyi

hesaplandığı dönemde ödememeyi tercih eden mükellefler söz konusu vergi tutarını vergi
gideri fazlası hesabında izlerler. Ülkesel bazlı kazancın oluştuğu izleyen hesap dönemlerinde
bu hesapta izlenen tutarlar bu madde kapsamındaki vergi yükünün tespitinde indirim konusu
yapılır. Bu fıkrada geçen beklenen düzeltilmiş kapsanan vergi, ülkesel bazlı kazanç veya zarar
tutarının asgari kurumlar vergisi oranı ile çarpımına eşittir.
(9) Kapsanan vergiler, bir bağlı işletmeden diğer bir bağlı işletmeye aşağıdaki şekilde
tahsis edilir:
a) Bir bağlı işletmenin finansal hesaplarına bir iş yerinin işletme bazlı kazanç veya
zararı ile ilgili olarak dahil edilen kapsanan vergiler, ilgili ülkedeki o iş yerine,
b) Ek 5 inci maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamında bir bağlı işletme sahibine tahsis
edilen işletme bazlı kazanç veya zarar ile ilgili olarak bir vergi şeffaf işletmenin finansal
hesaplarına dahil edilen kapsanan vergileri, mülkiyet payları ile orantılı olarak söz konusu
bağlı işletme sahiplerine,
c) Bir bağlı işletmenin sahiplerinin kontrol edilen yabancı kurum kazancı
uygulamasına tabi olmaları durumunda, bağlı işletme sahiplerinin kontrol edilen yabancı
kurumun kazancındaki payları üzerinden hesaplanan kapsanan vergi, o bağlı işletmeye,
ç) Bir bağlı işletmenin hibrit işletme olması durumunda, hibrit işletmenin kazancı
üzerinden hesaplanan ve bir bağlı işletme sahibi adına tahakkuk eden kapsanan vergiler,
o hibrit işletmeye,
d) Bir bağlı işletme tarafından ilgili hesap dönemi içerisinde bağlı işletme sahiplerine
mülkiyet paylarına ilişkin olarak yapılan dağıtımlar veya kâr dağıtımı sayılan durumlarda bu
tutarlar üzerinden kesilen vergiler ile diğer vergiler, dağıtımı yapan bağlı işletmeye,
e) Ek 5 inci maddenin sekizinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, bir iş yerinin
işletme bazlı kazancının ana merkezin işletme bazlı kazancı olarak kabul edildiği durumda, iş
yerinin bulunduğu ülkede elde edilen kazanca ilişkin o ülkede hesaplanan kapsanan vergiler,
(Bu vergi söz konusu kazanca ana merkezin bulunduğu ülkedeki kurumlar vergisi oranı
uygulanmak suretiyle bulunan tutardan fazla olamaz.) ana merkeze,
tahsis edilir.
(10) Bağlı işletmelere tahsis edilen vergilerin kaynağı olan kazançlardan; faiz, kâr
payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış gelirleri gibi pasif nitelikteki kazançlara tekabül
eden ve tahsise konu edilen kapsanan vergiler ile söz konusu kazançlara tamamlayıcı vergi
oranının uygulanması suretiyle hesaplanan tutardan düşük olanı, dokuzuncu fıkranın (c) ve (ç)
bentlerine istinaden yapılacak tahsise konu edilir.
İşletme bazlı kazanç veya zararın hesaplanması ile vergi yükünün tespiti
EK MADDE 5- (Ek:28/7/2024-7524/41 md.)
(1) Bir bağlı işletmenin ilgili hesap dönemine ilişkin işletme bazlı kazanç veya zararı,
finansal muhasebe net kazanç veya zararına aşağıdaki düzeltmeler yapılarak tespit olunur:
a) Bu fıkra uyarınca, aşağıdaki kalemler finansal muhasebe net kazanç veya zararına
ilave edilir:

1) Ek 2 nci maddenin birinci fıkrasının (o) bendi kapsamında tespit olunan sıfırdan
büyük net vergi gideri,
2) İşletme bazlı kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen öz sermaye zararları,
3) Yeniden değerleme yöntemi kazançları,
4) Ek 11 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları kapsamındaki varlık ve borçların
elden çıkarılmasından kaynaklanan zararlar,
5) Asimetrik kur kazanç veya zararları,
6) Kanunen yasaklanmış fiiller kapsamında yapılan ödemeler ile 50.000 avro karşılığı
Türk lirasını aşan ceza mahiyetindeki ödemeler,
7) Önceki dönem muhasebe hataları veya ilke değişiklikleri dolayısıyla oluşan tutarlar,
8) Uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına göre dönem kârının
tespitinde gider olarak tahakkuk ettirilen emeklilik giderleri ile cari hesap döneminde fiilen
ödenen emeklilik giderleri arasındaki fark.
b) Bu fıkra uyarınca, aşağıdaki kalemler finansal muhasebe net kazanç veya
zararından indirilir:
1) Ek 2 nci maddenin birinci fıkrasının (o) bendi kapsamında tespit olunan sıfırdan
küçük net vergi gideri,
2) İstisna tutulan kâr payları,
3) İşletme bazlı kazancın tespitinde kabul edilmeyen öz sermaye kazançları,
4) Yeniden değerleme yöntemi zararları,
5) Ek 11 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları kapsamındaki varlık ve borçların
elden çıkarılmasından kaynaklanan kazançlar,
6) Asimetrik kur kazanç veya zararları,
7) Önceki dönem muhasebe hataları veya ilke değişiklikleri dolayısıyla oluşan tutarlar,
8) Cari hesap döneminde fiilen ödenen emeklilik giderleri ile uluslararası kabul
görmüş finansal muhasebe standartlarına göre dönem kârının tespitinde gider olarak tahakkuk
ettirilen emeklilik giderleri arasındaki fark.
(2) Birinci fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (b) bendinin (3) numaralı alt
bendine alternatif olarak dileyen mükellefler, öz sermaye kazanç veya zararlarını
ülkesel bazlı kazancın tespitinde dikkate alabilirler. Şu kadar ki, öz sermaye kazanç veya
zararlarını ülkesel bazlı kazancın tespitinde dikkate alan mükellefler, takip eden dört hesap
dönemi boyunca bu tercihlerinden vazgeçemezler.
(3) Aynı grup içerisindeki bağlı işletmeler tarafından gerçekleştirilen finansman
işlemlerinde, borç alan bağlı işletmenin bulunduğu ülkedeki vergi yükünün asgari kurumlar
vergisi oranının altında olması, borç veren bağlı işletmenin bulunduğu ülkede ise vergi
yükünün asgari kurumlar vergisi oranının üstünde olması veya grup içi finansman nedeniyle
oluşan faiz gelir ve giderleri dikkate alınmaksızın hesaplanan vergi yükünün asgari kurumlar
vergisi oranının üstünde olması durumunda, borç alan bağlı işletme nezdinde katlanılacak ve
işletme bazlı kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınacak faiz gideri, borç veren bağlı
işletmenin gelir olarak dikkate aldığı tutarla sınırlı olacaktır.

(4) Alacaklının alacağından vazgeçmesi nedeniyle finansal muhasebe net kazancı veya
zararının tespitinde vazgeçilen tutarı gelir olarak kayıtlarına alan borçlu durumundaki bağlı
işletmeler, aşağıdaki şartların herhangi birinin sağlanması durumunda, söz konusu tutarı
isteğe bağlı olarak işletme bazlı kazanç veya zararın tespitinde dikkate almayabilirler.
a) Mahkeme kararına istinaden borcun silinmesi, borçlu ile alacaklının ilişkili kişi
olmaması ve borçlunun on iki ay içerisinde iflas etmesinin beklenmesi,
b) Borcun silinmesinden önce borçlunun rayiç bedele göre tespit olunan varlıklarının
değerinin yükümlülüklerinden az olması.
(5) Nitelikli iade edilebilir vergi kredileri ile pazarlanabilir (devredilebilir) vergi
kredileri bir bağlı işletmenin işletme bazlı kazanç veya zararının hesaplanmasında gelir olarak
dikkate alınır. Nitelikli olmayan iade edilebilir vergi kredileri ise bu hesaplamada gelir olarak
dikkate alınmaz.
(6) Farklı ülkelerde bulunan bağlı işletmeler arasında yapılan ve her iki bağlı
işletmenin finansal hesaplarında aynı tutarda izlenmeyen veya emsallere uygunluk ilkesine
uygun olmayan işlemler, emsallere uygun şekilde yeniden düzenlenir. Aynı ülkede bulunan
iki bağlı işletme arasında varlıkların satışı veya diğer şekillerde elden çıkarılmasına ilişkin
işlemlerin emsallere uygunluk ilkesine aykırı şekilde kayıtlara alınması nedeniyle hesaplanan
yerel veya küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinde azalmaya sebebiyet verilmesi
halinde söz konusu işlemler, ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplanmasında emsallere
uygun şekilde yeniden düzenlenerek dikkate alınır. Bu fıkrada geçen emsallere uygunluk
ilkesi, bağlı işletmeler arasındaki işlemlerin, bağımsız işletmeler arasında gerçekleşen
karşılaştırılabilir işlemlerde ve karşılaştırılabilir koşullar altında elde edilecek sonuçlara göre
kaydedilmesini ifade eder.
(7) Bir ülkedeki bağlı işletmelerin işletme bazlı kazanç veya zararlarının toplamı
ülkesel bazlı kazanç veya zararı ifade eder. Şu kadar ki, çok uluslu işletme gruplarına bağlı
yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip
olunan alt grupların, devletsiz bağlı işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin
işletme bazlı kazanç veya zararları bu toplamın hesabında dikkate alınmaz. Bunların
işletme bazlı kazanç veya zararları ayrı hesaplanır.
(8) Bir ana merkez ile ona bağlı iş yeri arasındaki kazanç veya zararın tahsisi aşağıdaki
şekilde uygulanır:
a) Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazancı veya zararı, yalnızca iş yerine
atfedilebilen gelir ve giderleri kapsar. İş yeri tarafından ayrı şekilde finansal muhasebe net
kazanç veya zararına yönelik muhasebe kaydının tutulmadığı durumda, nihai ana
işletmenin konsolide finansal hesaplarının hazırlanmasında kullanılan muhasebe standardına
göre hazırlanan tablolarda iş yerine atfedilen gelir veya giderler, iş yerinin finansal muhasebe
net kazanç veya zararının tespitinde dikkate alınır.
b) Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazancı veya zararı, (c) bendindeki durum
haricinde, iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin işletme bazlı kazanç veya zararının
belirlenmesinde dikkate alınmaz.

c) Bir iş yerinin işletme bazlı zararı, söz konusu zararın ana merkezin yurt içi vergiye
tabi gelirinin hesaplanmasında gider olarak dikkate alınması ve hem ana merkezin hem de iş
yerinin bulunduğu ülkede vergiye tabi olan bir gelir unsurundan mahsup edilmemesi şartıyla,
iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin gideri olarak dikkate alınır. İzleyen dönemde iş
yerinde oluşan işletme bazlı kazanç, daha önce iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin gideri
olarak dikkate alınan işletme bazlı zararı kadar, iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin
işletme bazlı kazancı olarak kabul edilir.
(9) Bir bağlı işletme olan şeffaf bir işletmenin finansal muhasebe net kazancı veya
zararı, faaliyetlerin yürütüldüğü iş yerine tahsis edilir. İş yerine atfedilen finansal muhasebe
net kazanç veya zararından sonra kalan tutar; nihai ana işletme olmayan vergi şeffaf işletme
olması durumunda mülkiyet paylarıyla orantılı olmak üzere bu işletme sahiplerine, nihai ana
işletme veya ters hibrit işletme olan bir vergi şeffaf işletme olması durumunda ise bağlı
işletmenin kendisine tahsis edilir. Bu takdirde tahsis edilen tutar, şeffaf işletmenin finansal
muhasebe net kazancı veya zararında dikkate alınmaz ve şeffaf işletmedeki mülkiyet
paylarıyla orantılı olarak tahsise konu edilen söz konusu tutarlar, vergi şeffaf işletmenin veya
ters hibrit işletmenin bulunduğu ülkedeki düzenlemelere göre kazancın tespitinde dikkate
alınır.
(10) Bir şeffaf işletmenin mülkiyet payına sahip aynı gruba bağlı işletmelerin dışında
başka işletmelerin bulunması ve bu işletmelerin şeffaf işletmenin mülkiyet payına doğrudan
ya da vergi şeffaf yapı aracılığıyla sahip olması durumunda, dokuzuncu fıkra hükümleri
uygulanmadan önce bu işletmelere tahsis edilmesi gereken tutarlar, şeffaf işletmenin finansal
muhasebe net kazanç veya zarar tutarından indirilir. Şu kadar ki, bir şeffaf işletmenin nihai
ana işletme olması veya nihai ana işletme niteliğindeki bir şeffaf işletmenin doğrudan ya da
vergi şeffaf yapı aracılığıyla bir şeffaf işletmeye sahip olması durumunda bu fıkra hükümleri
uygulanmaz.
(11) Bir çok uluslu işletme grubunun her bir hesap dönemi için ülkesel bazlı vergi
yükü; o ülkede bulunan bağlı işletmelerinin düzeltilmiş kapsanan vergilerinin toplamının, o
ülkede bulunan bağlı işletmelerinin ülkesel bazlı kazanç toplamına bölünmesi suretiyle
bulunur. Çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip
olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip olunan alt grupların, devletsiz bağlı
işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin her bir hesap dönemi için ülkesel bazlı vergi
yükü ayrı hesaplanır.
Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin matrahı, oranı ve hesabı
EK MADDE 6- (Ek:28/7/2024-7524/42 md.)
(1) Asgari kurumlar vergisi oranı %15’tir.
(2) Asgari kurumlar vergisi oranı ile ek 5 inci maddenin onbirinci fıkrasına göre tespit
edilen oran arasındaki fark, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi oranıdır.
Ülkesel bazlı vergi yükünün asgari kurumlar vergisi oranını aşması halinde ise küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi hesaplanmaz.

(3) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi matrahı üzerinden hesaplanır. Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahı ise
net ülkesel bazlı kazanç toplamından; o ülkede bulunan bağlı işletmelerin çalışanlarının yıllık
toplam brüt ücretlerinin %5’i ile maddi duran varlıklarının net defter değerinin %5’inin
indirilmesi suretiyle tespit olunur.
(4) Bir ülke için küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi oranının, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahına
uygulanması suretiyle tespit edilir. Şu kadar ki, ilgili ülkeye ilişkin hesaplanan küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisine varsa; ek cari dönem asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
ilave edilir, nitelikli yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ise bu vergiden indirilir.
(5) Bir bağlı işletmenin, işletme bazlı kazancının ülkesel bazlı kazanca bölünmesiyle
bulunan oranın, ilgili ülke için dördüncü fıkra kapsamında hesaplanan küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisiyle çarpılması sonucunda bu bağlı işletmenin küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi tespit olunur.
(6) Ülkesel bazlı vergi yüküne ilişkin geçmiş hesap dönemlerine yönelik aşağıdaki
düzeltmelerin yapılmasının gerektiği durumlarda, yeniden hesaplama sonucu önceki hesap
dönemlerinde eksik tahakkuk ettirilen küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, yeniden
hesaplamanın yapıldığı cari hesap döneminde ek cari dönem asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi olarak tarh edilir.
a) Bir bağlı işletmenin aktifinde yer alan maddi duran varlıklarının satışından doğan
kazançlar, satışın gerçekleştiği hesap döneminden önceki dört hesap dönemi içerisinde
öncelikle maddi duran varlık satışından kaynaklı zararlardan mahsup edilebilir. Mahsup
sonrası kalan bakiye, cari hesap dönemi ile önceki dört hesap döneminin kazançlarına eşit
şekilde dağıtılır.
b) Ertelenmiş vergi yükümlülüğü hesaplarına alınan tutarların, takip eden beş hesap
dönemi boyunca ilgili dönemlerin kapsanan vergilerinde indirim konusu yapılmaması
durumunda, ertelenmiş vergi yükümlülüğü hesabına alındığı dönemin kapsanan vergilerinde
dikkate alınan ancak sonraki dönemlerde kapsanan vergilerden indirilmeyen vergiler, hesaba
alınan ilgili dönemin düzeltilmesi suretiyle dikkate alınır.
c) Bir bağlı işletmenin geçmiş hesap dönemlerine yönelik kapsanan vergilerinde
düzeltme yapılması gerektiği durumlarda, bağlı işletmenin önceki bir hesap dönemine ilişkin
kapsanan vergilerinde artış olarak dikkate alınması gereken tutarlar, cari hesap döneminin
kapsanan vergilerine dahil edilir. Geçmiş dönemlerin kapsanan vergilerinde azalış şeklinde
düzeltmelerin yapılması gerektiği durumlarda ise ilgili dönemin kapsanan vergileri düzeltilir.
Şu kadar ki, ilgili hesap döneminde, söz konusu kapsanan vergilerdeki azalış tutarının 1
milyon avro karşılığı Türk lirasını aşmaması halinde cari dönem kapsanan vergileri
düzeltilebilir.
ç) İlgili ülkenin iç mevzuatında yapılan değişiklik sonrası kurumlar vergisi oranının
asgari kurumlar vergisi oranından daha düşük bir orana düşmesi nedeniyle oluşan ertelenmiş
vergi gideri, ek 4 üncü madde uyarınca tespit olunan kapsanan vergilerde düzeltme olarak
dikkate alınır. Asgari kurumlar vergisi oranının altında kurumlar vergisi oranının uygulandığı

bir ülkede, mevzuat değişikliği sonrası, kurumlar vergisi oranının artırılması nedeniyle ilgili
hesap dönemindeki ertelenmiş vergi yükümlülüğündeki değişikliğe bağlı tahakkuk eden
ertelenmiş vergi gideri tutarı, ödemenin yapıldığı ilgili dönem kapsanan vergilerinde dikkate
alınır.
d) Ek 12 nci madde kapsamında bağlı işletme tarafından oluşturulan takip hesabının,
cari yılı takip eden dördüncü hesap döneminin sonuna kadar kullanılmayan kısmı, takip
hesabının oluşturulduğu hesap döneminin düzeltilmiş kapsanan vergilerinden indirilir.
e) Bir bağlı işletme tarafından ilgili hesap döneminin düzeltilmiş kapsanan
vergilerine dahil edilen ve 1 milyon avro karşılığı Türk lirasından fazla olan vergi giderinin,
verginin hesaplandığı ve kapsanan vergi olarak dikkate alındığı dönemi izleyen üçüncü hesap
döneminin sonuna kadar ödenmemesi durumunda, bu vergiler ilgili hesap döneminin
düzeltilmiş kapsanan vergilerinden indirilir.
(7) Geçmiş hesap dönemlerindeki küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinde artış
gerektiren düzeltmelerde, cari hesap döneminde net ülkesel bazlı kazancın oluşmaması
koşuluyla, düzeltmenin yapılacağı geçmiş hesap dönemindeki beşinci fıkraya göre tespit
olunan oranlar dikkate alınır ve bağlı işletmelerin ek cari dönem asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi bu oranlara göre hesaplanır.
(8) Çok uluslu işletme grubunun; ülkesel bazlı yıllık ortalama hasılatı 10 milyon avro
karşılığı Türk lirasından ve ülkesel bazlı yıllık ortalama kazancı 1 milyon avro karşılığı Türk
lirasından az ise bu ülkede bulunan bağlı işletmelerin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi, ilgili hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilebilir. Bu fıkra kapsamında
ortalama hasılat veya ortalama kazanç, bir ülkeye ilişkin finansal hesapların raporlandığı
hesap dönemi ve önceki iki hesap dönemindeki hasılat veya kazanç toplamının ortalamasını
ifade eder. Devletsiz bağlı işletmeler veya yatırım işletmesi olan bağlı işletmeler için bu fıkra
hükümleri uygulanmaz ve bunların hasılatı, kazancı veya zararı, ortalama kazanç veya
ortalama hasılatın tespitinde dikkate alınmaz.
(9) Çok uluslu işletme grubunun faaliyette bulunduğu ülke güvenli liman olarak
belirlenmiş ise bu ülkede bulunan bağlı işletmelerin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi, ilgili hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilebilir. Cumhurbaşkanı, bu madde
kapsamında güvenli liman olarak ilan edilecek yerleri belirlemeye ve bu yerlerin
belirlenmesine ilişkin şartları tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı bu fıkranın
uygulanmasına yönelik usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(10) Azami altı farklı ülkede bağlı işletmesi bulunan ve maddi duran varlıklarının
toplam değeri en yüksek olan ülke dışındaki diğer ülkelerde toplam maddi duran varlıklarının
net defter değeri 50 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşmayan çok uluslu işletme grupları
için yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi beş hesap dönemi boyunca sıfır olarak kabul edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM60
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle; bu bölüm başlığı ile birlikte
ek madde 7 eklenmiştir.
60

Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisinin Mükellefi, Vergilendirme
Dönemi,
Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi
Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi
EK MADDE 7- (Ek:28/7/2024-7524/43 md.)
(1) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, gelirin dahil edilmesi esası ve
yetersiz vergilendirilmiş ödemeler esasına göre belirlenir.
(2) Gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin mükellefi, bu Kısmın ek 1 inci maddesi kapsamındaki çok uluslu işletme gruplarına
bağlı ve diğer ülkelerde yerleşik olan işletmelerin; Türkiye’de yerleşik nihai ana işletmesi, ara
ana işletmesi veya kısmen sahip olunan ana işletmesidir.
(3) İkinci fıkra kapsamında sayılanlar arasında verginin mükellefi aşağıdaki şekilde
belirlenir:
a) Nihai ana işletmesi Türkiye’de, ara ana işletmesi Türkiye’de veya başka ülkelerde
yerleşik bağlı işletmelerde verginin mükellefi Türkiye’de yerleşik nihai ana işletmedir.
Kısmen sahip olunan ana işletmesi Türkiye’de yerleşik olmakla birlikte nihai ana işletmesi
veya ara ana işletmesi Türkiye’de veya başka ülkelerde yerleşik olan bağlı işletmelerde
gelirin dahil edilmesi esası kapsamında Türkiye’de yerleşik kısmen sahip olunan ana işletme
de verginin mükellefidir.
b) Kısmen sahip olunan ana işletmesi Türkiye’de bulunmakla birlikte söz konusu
işletmeye tamamen sahip başka ülkelerde yerleşik kısmen sahip olunan ana işletmenin
bulunması ve bu ülkelerde nitelikli gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin uygulanmaması durumunda gelirin dahil edilmesi esasına
göre verginin mükellefi Türkiye’de yerleşik kısmen sahip olunan ana işletmedir.
c) Ara ana işletmesi Türkiye’de yerleşik olup nihai ana işletmesinin veya kısmen sahip
olunan ana işletmesinin bulunduğu ülkeler tarafından ilgili ülke mevzuatı uyarınca nitelikli
gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin
uygulanmadığı durumlarda, gelirin dahil edilmesi esası kapsamında verginin mükellefi
Türkiye’de yerleşik ara ana işletmedir. Şu kadar ki, ara ana işletmesi Türkiye’de bulunmakla
birlikte söz konusu işletmede kontrol gücüne sahip başka ülkelerde yerleşik ara ana
işletmelerin bulunması ve bu ülkelerde nitelikli gelirin dahil edilmesi esası kapsamında
küresel asgari kurumlar vergisinin uygulanması durumunda bu bent hükümleri uygulanmaz.
(4) İkinci ve üçüncü fıkralar kapsamında sayılan mükellefler, mülkiyet payına sahip
olunan bağlı işletmedeki dahil olma oranıyla sınırlı olmak üzere verginin ödenmesinden
sorumludurlar. Dahil olma oranı, bir bağlı işletmenin bir hesap dönemindeki işletme bazlı
kazancından ana işletme dışındaki üçüncü kişilere atfedilen kısmın çıkarılması suretiyle
bulunan tutarın, bu bağlı işletmenin işletme bazlı kazancına bölünmesi suretiyle elde edilen
orandır. Mülkiyet payına sahip olunan bağlı işletmenin şeffaf bir işletme olması durumunda,
aynı gruba bağlı işletmelerin dışındaki kişilere atfedilen kazanç tutarları bağlı işletmenin
işletme bazlı kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Şu kadar ki, üçüncü fıkra kapsamındaki

mükellefler tarafından gelirin dahil edilmesi esasına göre hesaplanan vergi, nitelikli gelirin
dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisini uygulayan bir
ülkede yerleşik ara ana işletme veya kısmen sahip olunan ana işletme aracılığıyla doğan vergi
yükümlülüğü tutarı kadar azaltılır.
(5) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin mükellefi; nihai ana işletmesi, ara ana işletmesi veya kısmen sahip olunan
ana işletmesi Türkiye’de yerleşik olmayan ve ilgili mevzuatı uyarınca nitelikli
gelirin dahil edilmesi esasına göre küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin
uygulanmadığı veya kısmen uygulandığı çok uluslu işletme gruplarına bağlı Türkiye’de
yerleşik, yatırım işletmeleri hariç, bağlı işletmelerdir.
(6) Beşinci fıkra kapsamında belirtilen mükellefler, yetersiz vergilendirilen ödemeler
esası kapsamında, bu verginin yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesine göre
hesaplanan kısmını ödemekle sorumludurlar.
(7) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında hesaplanan vergi, çok uluslu
işletme grubuna bağlı işletmeler için hesaplanan küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
toplamına eşittir. Gelirin dahil edilmesi esası kapsamında çok uluslu işletme gruplarına bağlı
işletmeler nezdinde vergi hesaplanması durumunda, yetersiz vergilendirilen ödemeler esasına
göre hesaplanan vergi, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ile gelirin dahil edilmesi
esası kapsamında alınan verginin farkına eşit olur.
(8) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesi; Türkiye’de yerleşik bağlı
işletmelerin toplam işçi sayısının, nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının
uygulandığı tüm ülkelerdeki yerleşik bağlı işletmelerin toplam işçi sayısına bölünmesiyle
bulunan tutarın %50’si ile Türkiye’de yerleşik bağlı işletmelerin toplam maddi duran varlık
değerinin, nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının uygulandığı tüm ülkelerdeki
yerleşik bağlı işletmelerin toplam maddi duran varlık değerine bölünmesiyle bulunan tutarın
%50’sinin toplamıdır. Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesinin hesabında; yatırım
işletmeleri ve şeffaf işletmelerin toplam işçi sayısı ve bunların toplam maddi duran varlık
değeri dikkate alınmaz. İlgili hesap döneminde bu fıkra kapsamında tahsis edilen verginin
nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının uygulandığı bir ülkede tahakkuk
ettirilmemesi (tüm ülkelerde tahakkuk ettirilmemesi durumu hariç) durumunda, hesaplanması
gereken vergi tahakkuk ettirilinceye kadar, söz konusu ülke sonraki hesap dönemlerinde bu
fıkra kapsamındaki verginin tahsisatına ilişkin hesaplamalarda dikkate alınmaz.
Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi, beyanı,
tarhı ve ödenmesi
EK MADDE 8- (Ek:28/7/2024-7524/44 md.)
(1) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi hesap
dönemidir. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin vergilendirme dönemi ise özel
hesap dönemidir.
(2) Hesap dönemi, nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarının hazırlanmasına
esas teşkil eden vergilendirme dönemidir.

(3) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, mükelleflerin beyanı üzerine tarh
olunur.
(4) Hesaplanan vergi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on beşinci ayın son
gününe kadar beyan edilir ve ödenir.
(5) Mükellefler, üçüncü fıkra kapsamında verilen beyannamelerinin ekinde küresel
asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamelerine de yer vermek zorundadırlar. Şu
kadar ki, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamesinin nitelikli yetkili
makam anlaşmasının uygulandığı başka ülkede verilmesi ve söz konusu bilgi beyannamesinin
hangi ülkede, hangi bağlı işletme tarafından verildiğinin üçüncü fıkra kapsamındaki
beyanname ekinde bildirilmesi durumunda, mükelleflerin küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisi bilgi beyannamelerini verme yükümlülüğü ortadan kalkar.
(6) Cumhurbaşkanı, nitelikli gelirin dahil edilmesi esası ile nitelikli yetersiz
vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin
uygulandığı yerler ile nitelikli yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin uygulandığı
yerleri belirlemeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, üçüncü fıkra kapsamında verilen beyanname
ile küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamesinin ve eklerinin şekil ve
muhtevasını tespit etmeye, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi
beyannamesindeki bilgilerin diğer ülkelerle paylaşılmasındaki sınırları belirlemeye, faaliyetin
gereğini göz önünde tutarak mükellefin müracaatı üzerine veya re’sen tarh yerini tayin
etmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye,
bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM61
Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisinin Mükellefi, Vergilendirme
Dönemi, Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi
Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi
EK MADDE 9- (Ek:28/7/2024-7524/45 md.)
(1) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi, ek 1 inci madde
kapsamındaki çok uluslu işletme gruplarına bağlı ve Türkiye’de yerleşik olan; bağlı işletmeler
ve iş ortaklıklarıdır.
Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi, beyanı,
tarhı ve ödenmesi
EK MADDE 10- (Ek:28/7/2024-7524/46 md.)
(1) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi hesap
dönemidir. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin vergilendirme dönemi ise, özel
hesap dönemidir.
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 45 inci maddesiyle; bu bölüm başlığı ile birlikte
ek madde 9 eklenmiştir.
61

(2) Ek 6 ncı maddenin dördüncü fıkrası kapsamında, asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi oranının, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahına uygulanması suretiyle
tespit olunan yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, mükelleflerin beyanı üzerine tarh
olunur ve bu vergiye varsa ek cari dönem yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ilave
edilir. Şu kadar ki, ek 4 üncü maddenin dokuzuncu fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentleri ile bağlı
işletme sahiplerine mülkiyet paylarına ilişkin olarak yapılan dağıtımlar veya kâr dağıtımı
sayılan durumlarda bu tutarlar üzerinden kesilen vergiler hariç (d) bendi hükümleri bu
hesaplamada dikkate alınmaz.
(3) Hesaplanan vergi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on ikinci ayın birinci
gününden son gününe kadar beyan edilir ve ödenir.
(4) Ek 6 ncı maddenin sekizinci fıkrası hükümleri yerel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin tespitinde de dikkate alınır.
(5) Ek 9 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında, Türkiye’de yerleşik ve aynı çok
uluslu işletme gruplarına bağlı mükelleflerden herhangi birinin, yerel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin tamamını kendi adına beyan edip ödemesi durumunda, diğer
mükelleflerin bu verginin beyanı ve ödemesindeki sorumlulukları ortadan kalkar. Şu kadar ki,
verginin tamamının ödenmemesi durumunda aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı
mükelleflerin verginin ödenmesine ilişkin müştereken ve müteselsilen sorumlulukları devam
eder.
(6) Hazine ve Maliye Bakanlığı, üçüncü fıkra kapsamında verilen beyannamenin ve
eklerinin şekil ve muhtevasını belirlemeye, faaliyetin gereğini göz önünde tutarak mükellefin
müracaatı üzerine veya re’sen tarh yerini tayin etmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı ile
tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye, bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü
getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
BEŞİNCİ BÖLÜM62
Diğer Hükümler
Birleşme, bölünme ve pay devirleri
EK MADDE 11- (Ek:28/7/2024-7524/47 md.)
(1) İki veya daha fazla grubun, gelirin raporlandığı hesap döneminden önceki dört
hesap döneminin herhangi birinde, tek bir grup oluşturmak üzere birleşmeleri ve birleşen
grupların, birleşmeden önceki dört hesap döneminden en az birinde konsolide finansal
tablolarında yer alan hasılatları toplamının 750 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşması
durumunda, birleşme sonucu ortaya çıkan yeni çok uluslu işletme grubunun o hesap dönemi
için ek 1 inci madde kapsamındaki hasılat sınırını aştığı kabul edilir.
(2) Herhangi bir gruba bağlı olmayan bir işletmenin, gelirin raporlandığı hesap
döneminde bir işletme veya grupla birleşmesi durumunda, birleşen veya birleşilen işletme
veya birleşilen grubun, birleşmeden önceki dört hesap döneminden en az birindeki finansal
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 47 nci maddesiyle, bu bölüm başlığı ile birlikte ek
madde 11 eklenmiştir.
62

veya konsolide finansal tablolarında yer alan hasılatları toplamının 750 milyon avro karşılığı
Türk lirasını aşması durumunda, birleşilen veya ortaya çıkan çok uluslu işletme grubunun
ilgili hesap dönemi için ek 1 inci maddedeki hasılat sınırını aştığı kabul edilir.
(3) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisine tabi bir çok uluslu işletme
grubunun iki veya daha fazla gruba bölünmesi ve
a) Bölünme sonrası oluşan grup veya grupların yıllık hasılatlarının, bölünmenin
gerçekleştiği hesap dönemini izleyen hesap döneminde 750 milyon avro karşılığı Türk lirasını
aşması,
b) Bölünme sonrası oluşan grup veya grupların yıllık hasılatlarının, bölünmenin
gerçekleştiği hesap döneminden sonraki ikinci ila dördüncü hesap dönemlerinin en az ikisinde
750 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşması,
durumunda söz konusu grup veya grupların ek 1 inci maddedeki hasılat sınırını aştığı
kabul edilir.
(4) Bir işletmenin doğrudan veya dolaylı mülkiyet paylarının devri sonucunda; çok
uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi haline gelmesi veya bir çok uluslu işletme grubunun
bağlı işletmesi vasfını kaybederek başka bir çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi
olması ya da yeni bir çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesi olması ve varlıklarının,
yükümlülüklerinin, gelirlerinin, giderlerinin veya nakit akışlarının herhangi bir kısmının, nihai
ana işletmenin konsolide finansal tablolarında yer alması halinde, bu işletme devrin
gerçekleştirildiği tarihin içinde bulunduğu hesap döneminde çok uluslu işletme grubunun
üyesi olarak dikkate alınır.
(5) Bir bağlı işletmenin varlıklarının ve borçlarının devredilmesi durumunda, devreden
bağlı işletmenin bu işlemlerden doğan kazanç veya zararı, işletme bazlı kazanç veya zararının
hesaplanmasında dikkate alınır. Bu durumda, devralan bağlı işletmenin işletme bazlı kazanç
veya zararı, devre konu söz konusu varlık ve borçların, devralan bağlı işletmenin nihai ana
işletmesinin konsolide finansal tablolarının hazırlanmasında kullanılan muhasebe standardı
uyarınca defterindeki kayıtlı değerleri dikkate alınmak suretiyle hesaplanır.
(6) İşletmelerin yeniden yapılandırılması kapsamında, varlıkların ve borçların
devredilmesi sonucu oluşan kazanç veya zararlar, devreden bağlı işletmenin
işletme bazlı kazanç veya zararının tespitinde dikkate alınmaz. Bu durumda, devralan bağlı
işletmenin işletme bazlı kazanç veya zararı, söz konusu varlık veya borçları devreden bağlı
işletmenin defterindeki kayıtlı değerler dikkate alınmak suretiyle hesaplanır.
(7) İşletmelerin yeniden yapılandırılması kapsamında, devredilen varlık ve borçlar
nedeniyle oluşan kazanç veya zararın devreden bağlı işletme tarafından nitelikli olmayan
kazanç veya zarar esasına göre muhasebeleştirildiği durumda, devreden bağlı işletmenin bu
işlemlerden doğan kazanç veya zararı, nitelikli olmayan kazanç veya zarar tutarı ile sınırlı
olmak üzere dikkate alınır. Bu durumda, devralan bağlı işletme tarafından devre konu varlık
ve borçlara yönelik işletme bazlı kazanç veya zararın tespitinde, devreden bağlı işletmedeki
söz konusu varlık ve borçların defter değerlerinin ilgili ülke mevzuatı kapsamında nitelikli
olmayan kazanç veya zarar esasına göre düzeltilmiş tutarları dikkate alınır.

(8) Altı ve yedinci fıkralarda geçen işletmelerin yeniden yapılandırılması ibaresi,
birleşme, devir ve bölünme gibi işlemler kapsamında varlık ve borçların devre konu
edilmesini veya bağlı işletmenin tür değiştirmesini; nitelikli olmayan kazanç veya zarar
ibaresi, işletmelerin yeniden yapılandırılması kapsamında varlık veya borçların devri sonucu
ortaya çıkan kazanç veya zararın ilgili ülke mevzuatı kapsamında hesaplanması sonucu
bulunan tutar ile bunların finansal muhasebe esaslarına göre hesaplanan kazanç veya
zararından düşük olanını ifade eder.
(9) İş ortaklığı ve bu iş ortaklığının uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe
standartlarına uygun olarak hazırladığı konsolide finansal tablosunda yer alan işletmelerin
küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesaplanmasında, bu işletmeler ayrı bir çok
uluslu işletme grubunun bağlı işletmeleri; iş ortaklığı ise bu grubun nihai ana işletmesi olarak
kabul edilir. Bu fıkra kapsamında bağlı işletme veya nihai ana işletme olarak kabul edilen
işletmelerde, doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan bir ana işletme; iş
ortaklığının gelirin dahil edilmesi esası kapsamındaki küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisini, ek 7 nci maddenin dördüncü fıkrası kapsamındaki dahil olma oranını dikkate almak
suretiyle hesaplar. Hesaplanan tutarın nitelikli gelirin dahil edilmesi esasına göre tahsil
edilemeyen kısmı yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde dikkate alınır.
(10) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubu, en az bir işletmesi veya iş
yerinin grubun diğer işletmelerinden farklı bir ülkede yerleşik olan, nihai ana işletmeleri
kancalı bir yapı veya çift listeli bir düzenleme ile bir araya gelen iki veya daha fazla grubu
ifade eder ve bu gruplara aşağıdaki hükümler uygulanır.
a) Her bir grubun işletmeleri ve bağlı işletmeleri, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi uygulaması kapsamında tek bir çok uluslu işletme grubunun üyeleri olarak kabul
edilir.
b) Muafiyet kapsamında olmayan bir işletme, birden fazla ana işletmeli çok uluslu
işletmeler grubu tarafından tam konsolidasyona tabi tutuluyorsa veya bu işletme üzerinde
birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubu kontrol gücüne sahipse, bu işletme bağlı
işletme olarak kabul edilir.
c) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunun konsolide finansal
tabloları, kabul edilebilir finansal muhasebe standardı uyarınca kancalı yapı veya çift listeli
düzenleme kapsamında nihai ana işletmelerden birinin tek bir ekonomik birim gibi hazırladığı
konsolide finansal tablolardır.
ç) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunu oluşturan ayrı grupların
nihai ana işletmeleri, bu grubun nihai ana işletmeleri olarak kabul edilir. (Birden fazla ana
işletmeli çok uluslu işletmeler grubu ile ilgili olarak küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi uygulaması kapsamında bir nihai ana işletmeye yapılan atıflar birden fazla nihai ana
işletmeye yapılmış sayılır.)
d) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunun Türkiye’de bulunan ana
işletmeleri (her bir nihai ana işletme dahil olmak üzere), mülkiyet payına sahip olunan bağlı

işletmedeki dahil olma oranı ile sınırlı olmak üzere gelirin dahil edilmesi esasında dikkate
alınır.
e) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunun Türkiye’de bulunan bağlı
işletmelerinin tümüne, her bir düşük vergilendirilen bağlı işletmenin küresel asgari
tamamlayıcı vergisi dikkate alınarak yetersiz vergilendirilen ödemeler kuralı uygulanır.
f) Nihai ana işletmeler, birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunu
oluşturan grupların her birine ilişkin bilgileri içerecek küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi bilgi beyannamesini sunmak için tek bir işletme belirlememiş ise, söz konusu nihai
ana işletmelerin her biri bu beyannameyi vermek zorundadırlar.
Özel vergileme halleri
EK MADDE 12- (Ek:28/7/2024-7524/48 md.)
(1) Çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesi olan şeffaf işletmenin
işletme bazlı kazancı, aşağıdaki durumlarda bu işletmenin mülkiyet payına isabet eden
miktarda azaltılır.
a) Çok uluslu işletme grubunun hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci
ayın sonuna kadar, nihai ana işletmenin mülkiyet payı sahibinin söz konusu payına isabet
eden kazancın tamamı üzerinden en az asgari kurumlar vergisi oranı kadar vergi hesaplanması
veya nihai ana işletme ve vergi şeffaf yapının parçası olan diğer işletmeler tarafından ödenen
kapsanan vergiler ile mülkiyet payı sahibinin bu paya isabet eden kazançları üzerinden
hesaplanan vergilerin toplamının, bu vergilerin hesaplandığı kazanca en az asgari kurumlar
vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit olunan tutardan fazla olması veya
b) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı üzerinde mülkiyet payına sahip olan bir
gerçek kişinin, nihai ana işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olması ve sahip olduğu
mülkiyet payı üzerinden elde edilen gelirlerin bu ülkede vergiye tabi olması veya
c) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı üzerinde mülkiyet payına sahip olan ve ek
3 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılanların nihai ana işletmenin
bulunduğu ülkede yerleşik olması.
(2) Nihai ana işletmenin mülkiyet payına sahip olanların söz konusu işletmenin
zararını vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapabilmeleri durumunda, çok
uluslu işletme grubunun şeffaf işletme niteliğindeki nihai ana işletmesinin işletme bazlı zararı,
bu işletmenin mülkiyet payına isabet eden miktarda azaltılır.
(3) Vergilemede indirilebilir kâr payı uygulamasına tabi olan nihai ana işletme,
aşağıdaki durumlarda ilgili hesap dönemi için hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on
ikinci ayın sonuna kadar işletme bazlı kazancını, zarar durumuna düşmemek kaydıyla, söz
konusu uygulama kapsamında indirilebilir kâr payı miktarı kadar azaltır.
a) Nihai ana işletmesinin hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın
sonuna kadar kâr payı geliri üzerinden vergi hesaplanması durumunda;
1) Kâr payı geliri üzerinden hesaplanan verginin en az asgari kurumlar vergisi oranı
uygulanmak suretiyle tespit edilmesi veya

2) Nihai ana işletmenin ödenen kapsanan vergileri ile kâr payı gelirini elde edenin bu
geliri üzerinden ödenen vergileri toplamının, bu vergilerin hesaplandığı kazanca en az asgari
kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit olunan tutardan fazla olmasına ilişkin
beklentinin bulunması veya
3) Kâr payı gelirini elde edenin gerçek kişi olması ve söz konusu kâr payının
kooperatiften elde edilen risturn geliri niteliğinde olması,
b) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı üzerinde mülkiyet payına sahip olan ve kâr
payı geliri elde eden gerçek kişinin, bu işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olması ve söz
konusu gelirin bu ülkede vergiye tabi olması,
c) Nihai ana işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olup bu işletmeden kâr payı geliri
elde edenlerin ek 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılanlar ile
emeklilik hizmeti işletmeleri dışındaki emeklilik yatırım fonlarından olması.
(4) Üçüncü fıkrada geçen vergilemede indirilebilir kâr payı uygulaması ibaresi, ilgili
hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın sonuna kadar dağıtılan kâr payları
üzerinden hesaplanan vergilerin tek aşamalı vergileme olarak dikkate alındığı ve dağıtılan kâr
paylarının işletmenin kazancından indirim konusu yapıldığı durumu ifade eder.
(5) Kâr dağıtımına dayalı vergileme sisteminin uygulandığı ülkelerde faaliyette
bulunan bağlı işletmeler, ilgili hesap dönemi için ek 5 inci maddesi kapsamında tespit olunan
vergi yükünün asgari kurumlar vergisi oranına eşitlenmesi için gerekli olan tutar ile bu hesap
dönemindeki kazançların tamamının kâr dağıtımına konu edilmesi durumunda dağıtım
üzerinden hesaplanması gereken vergi tutarından düşük olanını, dağıtılmış sayılan kâr payı
vergisi olarak düzeltilmiş kapsanan vergilere ekleyebilir. İlgili ülkede faaliyette bulunan çok
uluslu işletme grubuna bağlı işletmelerden herhangi biri için bu fıkra kapsamında yapılan
hesaplama yönteminin tercih edilmesi halinde, diğer bağlı işletmeler için de aynı yöntemle
düzeltilmiş kapsanan vergilerin hesaplanması gerekir. Bu tercih her hesap dönemi için
ayrı ayrı dikkate alınır. Şu kadar ki, bağlı işletmeler açısından, 1/7/2021 tarihinden (bu
tarih dahil) önce kâr dağıtımına dayalı vergileme sisteminin yürürlükte olduğu ülkelerde bu
yöntem uygulanabilir.
(6) Beşinci fıkra kapsamındaki uygulamanın geçerli olduğu ülkelerde, bu yöntemi
kullanan bağlı işletmeler açısından her bir hesap dönemi için düzeltilmiş kapsanan vergi
olarak dikkate alınan tutarların izlendiği takip hesabı oluşturulur. İzleyen hesap dönemlerinde
bu hesaptan sırasıyla;
a) Kâr dağıtımına bağlı olarak ödenen vergiler,
b) Ülkesel bazlı zarara asgari kurumlar vergisi oranının uygulanması sonucu tespit
olunan tutar,
c) Yedinci fıkra kapsamında sonraki hesap dönemlerine aktarılan tutarın cari hesap
döneminde kullanılan kısmı,
indirilir. Bu hesap bakiyesi hiçbir zaman eksi bakiye vermez.
(7) Altıncı fıkranın (b) bendi kapsamında, ülkesel bazlı zarara asgari kurumlar vergisi
oranının uygulanması suretiyle bulunan tutarın takip hesabındaki bakiye tutardan fazla olması
durumunda, fazla kısım takip hesabı zarar aktarımı uygulaması kapsamında sonraki hesap

dönemlerine aktarılır. Aktarıma konu edilen bu tutarlar sonraki hesap dönemlerinde takip
hesabına aktarılan tutarlardan indirim konusu yapılır.
(8) Bir ülkedeki bağlı işletme olan yatırım işletmelerine (vergi şeffaf işletmeler hariç)
ilişkin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde, vergi yükü ile asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi oranı gibi bu Kısımda yapılan hesaplamalar, o ülkedeki yatırım
işletmesi olmayan diğer bağlı işletmelerden ayrı ayrı dikkate alınır.
(9) Sekizinci fıkraya alternatif olarak, bağlı işletme konumunda olan bir yatırım
işletmesi vergi şeffaf işletme olarak kabul edilebilir. Bu durumda, yatırım işletmesine ilişkin
mülkiyet paylarının rayiç bedelle değerlenmesi suretiyle bağlı işletmeler nezdinde en az asgari
kurumlar vergisi oranı üzerinden vergilendirilmesi şarttır. Sigorta yatırım işletmeleri
açısından da bu fıkra hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin tespitinde bu fıkra hükümleri, cari dönem ve takip eden dört hesap dönemi için
tercih edilir. Bu tercihin iptal edilmesi halinde, yatırım işletmesi tarafından elde tutulan bir
varlık veya yükümlülüğün elden çıkarılmasından doğan kazanç veya zarar, söz konusu varlık
veya yükümlülüklerin iptal yılının ilk günündeki gerçeğe uygun değeri üzerinden belirlenir.
(10) Sekizinci ve dokuzuncu fıkralara alternatif olarak, bağlı işletme olan bir yatırım
işletmesinin mülkiyet payına sahip ve yatırım işletmesi olmayan başka bir bağlı işletmenin,
yatırım işletmesine iştirakinden elde edilen kazançların en az asgari kurumlar vergisi oranında
vergilendirilebilir olmasına yönelik beklentinin bulunması durumunda, bağlı işletme yatırım
işletmesindeki mülkiyet payına ilişkin olarak vergilendirilebilir dağıtım yöntemini
uygulayabilir. Şu kadar ki, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde bu fıkra
hükümleri, cari dönem ve takip eden dört hesap dönemi için tercih edilir. Bu fıkranın
uygulamasında
vergilendirilebilir
dağıtım
yöntemi,
yatırım
işletmesinin
işletme bazlı kazançlarının takip eden üç hesap dönemi içerisinde mülkiyet payına sahip bağlı
işletmelere dağıtılmasının taahhüt edildiği, bu dönemin sonuna kadar dağıtılmayan işletme
bazlı kazançların ise üçüncü hesap dönemi içerisinde yatırım işletmesinin kazancı olarak
dikkate alınarak küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesabında dikkate alınan
yöntemdir. Bu tercihin iptal edilmesi halinde, yatırım işletmesinin dağıtılmamış
işletme bazlı kazancı, iptal edilen hesap döneminde yatırım işletmesinin küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesabında dikkate alınır.
Yetki
EK MADDE 13- (Ek:28/7/2024-7524/49 md.)
(1) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu Kısmın uygulanmasına yönelik usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanun uyarınca vergi kesintisine tâbi tutulmuş kazanç ve
iratlar üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca ayrıca kesinti yapılmaz.
(2) Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi uyarınca vergi kesintisine tâbi
tutulmuş kazanç ve iratlar üzerinden, bu Kanun uyarınca ayrıca kesinti yapılmaz. Anılan
maddeye göre yapılan vergi kesintileri 34 üncü madde hükümleri çerçevesinde kurumlar
vergisinden mahsup edilebilir. Şu kadar ki; söz konusu maddenin (2) ve (3) numaralı fıkraları

kapsamında kesinti suretiyle ödenen verginin, işlemden doğan kazancın tâbi olduğu vergi
kesintisi oranıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşan kısmı, yıllık beyannamede hesaplanan
vergiden mahsup edilmez.
(3) Dar mükellef kurumların Türkiye’deki iş yerlerine atfedilmeyen veya daimî
temsilcilerinin aracılığı olmaksızın elde edilen ve Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci
maddesi kapsamında kesinti yapılmış kazançları ile bu kurumların tam mükellef kurumlara ait
olup İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde
tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan ve geçici 67 nci maddenin (1)
numaralı fıkrasının altıncı paragrafı kapsamında vergi kesintisine tâbi tutulmayan kazançları
ve bu kurumların daimî temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri tamamı geçici 67 nci madde
kapsamında vergi kesintisine tâbi tutulmuş kazançları için yıllık veya özel beyanname
verilmez.
(4) Bu Kanunla tanınan yetkiler çerçevesinde Bakanlar Kurulu tarafından yeni kararlar
alınıncaya kadar, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 5422 sayılı Kanun kapsamında vergi
oranlarına ve diğer hususlara ilişkin olarak yayınlanan Bakanlar Kurulu kararlarında yer alan
düzenlemeler, bu Kanunda belirlenen yasal sınırları aşmamak üzere geçerliliğini korur.
(5) Diğer kanunlarla 5422 sayılı Kanuna yapılmış olan atıflar, ilgili olduğu maddeler
itibarıyla bu Kanuna yapılmış sayılır.
(6) Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen kurumların 2006 takvim yılı içinde
biten hesap dönemlerine ait kazançların vergilendirilmesinde; 1/1/2006 tarihinden önceki
aylara % 30, sonraki aylara ise % 20 oranının aritmetik ortalaması dikkate alınarak
hesaplanan oran uygulanır. Bu hesaplamada, oran kesirleri dikkate alınmaz.
(7) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce bölünme işlemine başlayan tam mükellef
sermaye şirketleri ile aynı mahiyetteki yabancı kurumlar, Kanunun yayımı tarihinden itibaren
üç ay içerisinde kısmî bölünme işlemini tamamlayarak Ticaret Sicili Gazetesinde tescil
ettirmek ve bölünme işleminin tarafları değişmemek kaydıyla 5422 sayılı Kanun
hükümlerinden faydalanabilirler.
(8) 2006 yılının sonuna kadar bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k)
bendinde yazılı şartları sağlayamayan yapı kooperatiflerinin muafiyeti 1/1/2006 tarihi
itibarıyla sona ermiş sayılır.
(9) Bu Kanunun yürürlüğünden önce kurumlar vergisine ilişkin olarak başka
kanunlarda yer alan muafiyet, istisna ve indirimler bakımından 35 inci madde hükmü
uygulanmaz.
(10) Bu Kanunun yürürlüğünden önceki dönemler itibarıyla 5422 sayılı Kanun
hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
(11) 1/1/2006 tarihinden sonraki geçici vergi dönemlerinde % 30 oranına göre
hesaplanan ve tahsil edilen geçici verginin anılan dönemler için bu Kanuna göre hesaplanan
tutarı aşan kısmı, müteakip dönemler için hesaplanan geçici vergiden mahsup edilir.
GEÇİCİ MADDE 2 – (Ek: 4/6/2008-5766/22 md.)

(1) 1/1/2008-31/12/2035 tarihleri arasında; 636465
a) Dernek veya vakıflarca elde edilen Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin
(5) numaralı bendi ve geçici 67 nci maddesi kapsamında kesinti suretiyle vergilendirilmiş
kazanç ve iratlar,
b) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim yapan mesleki ve teknik
eğitim okullarındaki atölye ve uygulama birimleri ile anaokulu, kreş, çıraklık ve halk eğitim
merkezlerindeki uygulama birimlerine bağlı döner sermaye işletmelerinin elde ettikleri
gelirler,
c) (Mülga:11/11/2020-7256/36 md.)
ç) (Ek: 3/5/2012-6303/10 md.) (Mülga:11/11/2020-7256/36 md.)
dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.
(2) (Ek: 31/10/2012- 6358/20 md.) (Mülga:11/11/2020-7256/36 md.)
GEÇİCİ MADDE 3 – (Ek: 18/2/2009-5838/10 md.; Mülga:31/5/2012-6322/40 md.)
GEÇİCİ MADDE 4 – (Ek: 18/2/2009-5838/10 md.)
(1) Münhasıran tekstil, konfeksiyon ve hazır giyim, deri ve deri mamulleri
sektörlerinde faaliyette bulunanlardan üretim tesislerini Bakanlar Kurulunca belirlenen illere
31/12/2010 tarihine kadar nakleden ve asgari 50 kişilik istihdam sağlayan mükelleflerin, bu
illerdeki işletmelerinden sağladıkları kazançlar için nakil tarihini izleyen hesap döneminden
itibaren beş yıl süreyle kurumlar vergisi oranını % 75’i geçmemek üzere indirimli
uygulatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu madde hükmünden gelir vergisi mükellefleri de
yararlanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 5 – (Ek: 16/6/2009-5904/7 md.)66
(1) Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin bu madde kapsamında 31/12/2009
tarihine kadar yapılan birleşmelerinde;
a) Birleşilen kurum tarafından münfesih kurumun birleşme tarihindeki sabit
kıymetlerinin rayiç bedelle, diğer kıymetlerinin ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
değerleme hükümlerine göre değerlemek suretiyle bir bütün halinde devralınması ve
bilançosuna kaydedilmesi,
b) Birleşmeden doğan kazançların tamamının birleşme tarihi itibarıyla birleşilen
şirketin sermayesine eklenmesi,
25/12/2015 tarihli ve 6655 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan
“31/12/2015” ibaresi “31/12/2020” şeklinde değiştirilmiştir.
64
11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “31/12/2020”
ibaresi “31/12/2025” şeklinde değiştirilmiştir.
65
4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “31/12/2025”
ibaresi “31/12/2035” şeklinde değiştirilmiştir.
66
Bu madde kapsamında yapılacak birleşmelerde uygulanacak indirimli kurumlar vergisi oranı ile
ilgili olarak; 5/9/2009 tarihli ve 27340 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/8/2009 tarihli ve
2009/15386 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karara bakınız.
63

c) Birleşilen kurumun, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını
ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini; münfesih kurumun, birleşmenin Ticaret
Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde birleşme nedeniyle vereceği
kurumlar vergisi beyannamesine ekli bir taahhütnameyle taahhüt etmesi,
ç) Birleşme sonrasında üç yıl süreyle aylık ortalama bazda birleşilen kurum ile
münfesih kurum tarafından, 1/4/2009 tarihinden önce verilen son aya ilişkin sigorta
bildirgelerine göre istihdam edilenlerin toplamından az olmamak üzere aylık istihdam
sağlanması,
şartlarıyla birleşme işlemlerinden doğan kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır.
(2) Birleşme nedeniyle infisah eden kurumun, birleşme tarihinde sona eren hesap
döneminde elde ettiği kazançları ile birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği hesap
dönemi dahil olmak üzere, üç hesap döneminde elde ettiği kazançlara, onbirinci fıkraya göre
belirlenen indirimli kurumlar vergisi uygulanır.
(3) Bu maddenin uygulanmasında;
a) Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme (KOBİ): 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk
Ticaret Kanunu çerçevesinde kurulmuş olup 2008 yılının Aralık ayına ilişkin olarak verilen
sigorta bildirgesine göre 10 ila 250 işçi çalıştıran ve 2008 hesap döneminin sonu itibarıyla
yıllık net satışlar toplamı 25 milyon Türk Lirasını geçmeyen veya aktif toplamı 25 milyon
Türk Lirasından az olan ticari işletmeleri,
b) Birleşme: Tam mükellef iki veya daha fazla KOBİ’nin 18 inci madde uyarınca
birleşerek yeni bir anonim şirket oluşturmalarını ya da tam mükellef bir veya birkaç
KOBİ’nin tam mükellef olan ve anonim şirket statüsündeki diğer bir KOBİ’ye
devrolunmasını,
ifade eder.
(4) Birleşilen kurumun; indirimli kurumlar vergisi uygulamasının sona erdiği yılı
izleyen üçüncü yılın sonuna kadar, bu Kanunun 18 inci ve 19 uncu maddelerine göre birleşme,
devir, bölünme ve hisse değişimi işlemlerine tabi tutulması (31/12/2009 tarihine kadar
KOBİ’lerin kendi aralarında yapacakları hariç) ile tasfiye edilmesi veya sermaye azaltımında
bulunması halinde, birleşmeden dolayı istisna edilen ya da indirimli oran uygulaması nedeniyle
zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, gecikme faizi ile birlikte birleşilen kurumdan tahsil
edilir.
(5) Bu madde uyarınca birleşen kurumların birleşme tarihi itibarıyla öz sermaye
tutarını geçmeyen zararları, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen şartlarla
kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilir.
(6) Münfesih kurumdan devralınan amortismana tabi iktisadi kıymetler için, faydalı
ömürleri dikkate alınarak münfesih kurumdaki kayıtlı değerleri üzerinden kalan süre için
amortisman ayrılabilir.
(7) Birleşilen kurum tarafından devralınan varlıkların, devir bedelinden düşük bir
bedelle satılması durumunda oluşan zararlar, birleşilen kurumun kurumlar vergisi matrahının
tespitinde indirim konusu yapılamaz.

(8) Birleşme suretiyle devralınan taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve
intifa senetleri ile rüçhan haklarının bu maddeye göre indirimli kurumlar vergisi uygulanan
hesap dönemlerinde satışı halinde 5 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü
uygulanmaz.
(9) KOBİ tanımı kapsamına giren gelir vergisi mükellefleri, 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 81 inci maddesinde aranan şartları (değerleme hükümleri hariç) sağlamaları
kaydıyla, bu madde hükümlerinden yararlanır.
(10) Bu maddeye göre yapılan birleşmeler, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
bakımından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile bu
Kanuna göre yapılan devir ve bölünme işlemleri gibi değerlendirilir.
(11) Bakanlar Kurulu, bu maddeden yararlanan işletmeler için kurumlar vergisi
oranını, % 75’e kadar indirimli uygulatmaya; Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 6 – (Ek: 16/6/2009-5904/7 md.)
(1) Kanunun 17 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleri, bu geçici maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan her türlü vergi tarhiyatı ve kesilen cezalar hakkında
uygulanmaz.
GEÇİCİ MADDE 7 – (Ek: 16/6/2009-5904/7 md.)
(1) Kanunun geçici 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendindeki anonim şirket
ifadeleri, 31/12/2009 tarihine kadar anılan madde kapsamında yapılan birleşmelerde sermaye
şirketi olarak dikkate alınır.
GEÇİCİ MADDE 8 – (Ek: 27/3/2015-6639/17 md.)
(1) Türkiye Kızılay Derneğine ait iktisadi işletmeler adına bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin tarh veya tahakkuk ettirilen kurumlar
vergisi ve kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi ile bu vergiler ve geçici vergiye ilişkin gecikme
zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının; bu alacaklarla ilgili olarak açılmış bulunan tüm
davalar ile 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin uygulanmasına yönelik açılmış tüm
davalardan, bu maddenin yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar vazgeçilmesi ve
bu konuda sonraki vergilendirme dönemlerinde de ihtilaf yaratılmaması şartıyla tahsilinden
vazgeçilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen şartların yerine getirilmesi ve anılan iktisadi işletmelere ait
kurum kazançlarının tamamının Türkiye Kızılay Derneğine aktarılması koşuluyla, bu iktisadi
işletmeler adına sonraki vergilendirme dönemleri de dâhil olmak üzere kurumlar vergisi ve kâr
dağıtımına bağlı vergi kesintisi hesaplanmaz ve tarhiyat yapılmaz, yapılmış olan tarhiyatlar
terkin edilir, madde kapsamında terkini gereken alacaklara karşılık tahsil edilmiş tutarlar red ve
iade edilir. Ancak, birinci fıkrada yer alan ihtilaf yaratılmaması şartının ihlal edilmesi hâlinde
bu fıkra kapsamında tarhiyatından vazgeçilen ve terkin edilen vergi ve bu vergilere bağlı vergi
cezaları ile ferîleri ihlal tarihi itibarıyla zamanaşımı süreleri dikkate alınmaksızın tahakkuk

ettirilir.
(3) Davadan vazgeçme dilekçeleri bağlı bulunulan vergi dairesine verilir, bu
dilekçelerin vergi dairesine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak,
dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Bu madde hükmünden yararlanmak üzere
başvuruda bulunan ve açtığı davalardan vazgeçen mükellefin 193 sayılı Kanunun geçici 67
nci maddesinin uygulanmasına yönelik ihtilaflara ilişkin daha önce verilmiş ve kanun yolu
tüketilmemiş kararlar uyarınca, taraflara tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın işlem
yapılmaz. Madde hükmünden yararlanma başvurusu üzerine idarece de ihtilaflar devam
ettirilmez ve bu davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez.
(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 9- (Ek: 18/1/2017-6770/30 md.)
(1) Mükelleflerin 2017,2018 ve 2019 takvim yıllarında gerçekleştirdikleri imalat
sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırım harcamaları için, bu Kanunun
32/A maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde “%55”, “%65” ve “%90” şeklinde yer alan
kanuni oranlar sırasıyla “%70”, “%80” ve “%100” şeklinde ve (c) bendinde “%50” şeklinde
yer alan kanuni oran ise “%100” şeklinde uygulanır. 6768
(2) (Ek: 17/1/2019-7161/43 md.) Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan süreyi
bitiminden itibaren, sürenin bitimini takip eden her bir takvim yılı itibarıyla ayrı ayrı ya da
birlikte, beş yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 10- (Ek: 28/11/2017-7061/91 md.)
(1) Bu Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan %20 oranı, kurumların
2018, 2019 ve 2020 yılı vergilendirme dönemlerine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar
için ilgili yıl içinde başlayan hesap dönemlerine) ait kurum kazançları için %22 olarak
uygulanır.
(2) Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yazılı %22 oranını %20 oranına kadar indirmeye
yetkilidir.69
GEÇİCİ MADDE 11- (Ek:18/1/2019-7162/12 md.)
(1) 2023 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakasının Türkiye’de oynanmasına
ilişkin olarak Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Avrupa Futbol
Federasyonları Birliği (UEFA), katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel

28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer
alan “2017 takvim yılında” ibaresi “2017 ve 2018 takvim yıllarında” şeklinde değiştirilmiştir.
68
17/1/2019 tarihli ve 7161 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer
alan “2017 ve 2018” ibaresi “2017, 2018 ve 2019” şeklinde değiştirilmiştir.
69
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
67

kişilerden işyeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar gelir ve kurumlar
vergisinden muaftır. Bu muafiyet, tevkif yoluyla alınan vergileri de kapsar.7071
GEÇİCİ MADDE 12 – (Ek:17/7/2019-7186/19 md.)
(1) 20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 80 inci
maddesi kapsamında teşviklerden yararlanmasına karar verilen ve bu kapsamda sera etkisi
yaratan egzoz gazı salınımını tamamen ortadan kaldıracak teknolojilerin geliştirilmesi için
münhasıran Türkiye’de gerçekleştirdikleri Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirdikleri elektrik
motorlu taşıt araçlarını Türkiye’de imal eden mükelleflerin, destek kararında belirlenen
kadarıyla, bu yatırımları dolayısıyla bu Kanunun 32/A maddesi kapsamında hak kazandıkları
yatırıma katkı tutarını, söz konusu malların ilk iktisabı dolayısıyla 31/12/2035 tarihine kadar
vergi dairesine ödenen özel tüketim vergisinin, takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla
bu mükelleflere kısmen veya tamamen, nakden ya da vergi borçlarına mahsuben ödenmesi
suretiyle kullandırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
(2) Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 13- (Ek:15/4/2021-7316/11 md.)
(1) Bu Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan %20 oranı, kurumların
2021 yılı vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için %25, 2022 yılı vergilendirme
dönemine ait kurum kazançları için %23 olarak uygulanır. Bu oranlar özel hesap dönemi tayin
edilen kurumlar için ilgili yıl içinde başlayan hesap dönemlerine ait kazançlarına uygulanır.
(Ek cümle:8/4/2022-7394/26 md.) Şu kadar ki bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki
şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim
şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik
şirketlerinin 2022 yılı vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için kurumlar vergisi
%25 oranında alınır.
GEÇİCİ MADDE 14- (Ek: 20/1/2022-7352/2 md.)72 73
(1) 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun
4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (I) numaralı bendinin (g) alt bendi hükmüne istinaden
Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm
kuru üzerinden Türk lirasına çevrilen hesaplar ile ilgili olarak; kurumların 31/12/2021 tarihli
11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “2020” ibaresi
“2021” şeklinde değiştirilmiştir.
71
12/1/2023 tarihli ve 7431 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan 2019 UEFA Süper
Kupa Finali ve 2021 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarının” ibaresi “2023 UEFA
Şampiyonlar Ligi Finali müsabakasının” şeklinde değiştirilmiştir.
70

3/11/2022 tarihli ve 7420 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle bu maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve
beşinci fıkralarında yer alan “2022 yılı sonuna” ibareleri “31/12/2023 tarihine” şeklinde, yedinci fıkrasında yer
alan “ve üçüncü” ibaresi “, üçüncü ve dördüncü” şeklinde değiştirilmiştir.
73
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi ile bu maddede yer alan “31/12/2023” ibareleri
“30/6/2024” şeklinde değiştirilmiştir.
72

bilançolarında yer alan yabancı paralarını, dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin
beyannamenin verilme tarihine kadar Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk
lirası varlığı, bu kapsamda açılan en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma
hesaplarında değerlendirmeleri durumunda aşağıda belirtilen kazançlar kurumlar vergisinden
müstesnadır:
a) Bu fıkra kapsamındaki yabancı paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan
kur farkı kazançlarının 1/10/2021 ila 31/12/2021 tarihleri arasındaki döneme isabet eden
kısmı,
b) 2021 yılı dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin beyannamenin verilme tarihine
kadar Türk lirasına çevrilen hesaplarla ilgili oluşan kur farkı kazançları ile söz konusu
hesaplardan dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda
elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer kazançlar.
(2) Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, kurumların 31/12/2021 tarihli
bilançolarında yer alan yabancı paralarını 30/6/2024 tarihine kadar Türk lirası mevduat ve
katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk
lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az üç ay vadeli Türk lirası
mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda oluşan kur farkı
kazançlarının, geçici vergi dönemi sonu değerlemesiyle Türk lirasına çevrildiği tarih arasına
isabet eden kısmı ile dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade
sonunda elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır.
(3) Kurumların 31/12/2021 tarihli bilançolarında yer alan altın hesabı ile bu tarihten
sonra açılacak işlenmiş ve hurda altın karşılığı altın hesabı bakiyelerini 30/6/2024 tarihine
kadar Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında
dönüşüm fiyatı üzerinden Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı
en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda
Türk lirasına çevrildiği tarihte oluşan kazançlar ile dönem sonu değerlemesinden
kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer
kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır.
(4) (Ek:26/5/2022-7407/12 md.)74 Kurumların 31/3/2022 tarihli bilançolarında yer
alan yabancı paralarını 30/6/2024 tarihine kadar Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına
dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevirmeleri ve
bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma
hesaplarında değerlendirmeleri durumunda söz konusu hesapların dönem sonu
değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kâr
payları ile diğer kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır. (Değişik cümle:3/11/20227420/23 md.) Cumhurbaşkanı bu istisnayı 30/6/2024 tarihine kadar her bir geçici vergi veya
yıllık hesap dönemleri sonu itibarıyla kurumların bilançolarında yer alan yabancı paralar için

26/5/2022 tarihli ve 7407 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle maddeye üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere
fıkralar eklenmiş ve müteakip fıkralar teselsül ettirilmiştir.
74

ayrı ayrı veya birlikte uygulatmaya yetkilidir.75
(5) (Ek:26/5/2022-7407/12 md.) Bu madde kapsamındaki istisnalar 30/6/2024 tarihine
kadar vade sonunda yenilenen hesaplara da uygulanır.
(6) Bu maddede öngörülen süre ve şekilde dönüşüm kuru/fiyatı üzerinden Türk lirası
mevduat ve katılma hesaplarına çevrilen yabancı paralar ile altın hesaplarına ilişkin olarak bu
istisnayla sınırlı olmak üzere Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.
(7) Bu maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan istisna
hükümleri, aynı şartlarla geçerli olmak üzere bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi
mükelleflerinin kazançları hakkında da uygulanır.
(8) Türk lirası mevduat veya katılma hesabından vadeden önce çekim yapılması
durumunda bu madde kapsamında istisna edilen tutarlar nedeniyle zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergiler, (…)76 gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.
(9) (Ek:27/12/2023-7491/63 md.) Cumhurbaşkanı, bu maddede belirtilen 30/6/2024
tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde üç defa
uzatmaya, kazanç istisnasını sıfıra kadar indirmeye veya kanuni seviyesine kadar artırmaya,
istisna oranını; hesap türü, hesapların vadesi ve hesap açılış tarihine göre ayrı ayrı veya
birlikte belirlemeye yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 15- (Ek: 1/7/2022-7417/50 md.)
(1) Gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet
ve diğer sermaye piyasası araçları 31/3/2023 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara
bildirilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal
kurumlardan kullanılan ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı
olan kredilerin en geç 31/3/2023 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde,
defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için
Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu madde hükümlerinden yararlanılır.
(3) Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye
avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle
karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların en geç 31/3/2023 tarihine kadar defter
kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır.
(4) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan
ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/3/2023 tarihine kadar vergi dairelerine beyan
edilir.
(5) Birinci ve dördüncü fıkra kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar 213
29/7/2023 tarihli ve 32263 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7408 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu
fıkrada yer alan istisnanın, kurumların 30/6/2023 tarihli bilançolarında yer alan yabancı paralar itibarıyla da
uygulanmasına karar verilmiştir.
76
Anayasa Mahkemesinin 23/1/2024 Tarihli ve E: 2022/34, K: 2024/16 Sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan
“…vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle…” ibaresi iptal edilmiştir.
75

sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim veya beyan tarihi itibarıyla
kanuni defterlere kaydedilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde
hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı
açarlar. Bu fon hesabı bildirim veya beyan tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden
çekilemez, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi
halinde ise vergilendirilmez. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre
defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler. Bu varlıklar
dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz ve bildirim veya beyan tarihinden itibaren iki yıl
geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde
dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunmayanlar, bu fıkrada yer alan beyan dışındaki diğer şartlar aranmaksızın madde
hükümlerinden yararlanabilirler, bunlar tarafından taşınmaz dışındaki varlıkların en geç beyan
tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.
Dördüncü fıkra kapsamında beyan edilerek işletme kayıtlarına alınacak taşınmazların
işletmeye devrine ilişkin tapuda yapılacak işlemlerden, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar
Kanunu uyarınca harç alınmaz, bu taşınmazların işletmeye devri 193 sayılı Kanunun mükerrer
80 inci maddesi uygulamasında elden çıkarma sayılmaz.
(6) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim
sahibinden bildirilen varlıkların değeri üzerinden 30/9/2022 tarihine kadar yapılan bildirimler
için %1, 1/10/2022 tarihi ila 31/12/2022 tarihi (bu tarih dahil) arasında yapılan bildirimler için
%2, 31/3/2023 tarihine kadar yapılan bildirimler için %3 oranında peşin olarak tahsil ettikleri
vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir
beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. Şu kadar ki
vergi oranı; bildirilen varlıkların, Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılan hesaplara
transfer edildiği veya yurt dışından getirilerek bu hesaplara yatırıldığı tarihten itibaren en az
bir yıl süreyle tutulması halinde %0 olarak uygulanır. Bu takdirde, banka ve aracı kurumlar
tarafından bildirim esnasında tahsil edilerek vergi dairesine ödenen vergi, bildirim sahibinin
ilgili vergi dairesine başvurusu üzerine iade edilir.
(7) Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %3 oranında vergi tarh
edilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir. Bu fıkraya ve
altıncı fıkraya göre ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup
edilemez.
(8) Bildirim ve beyana konu edilen varlıklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunun
amortismanlara ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan
zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul
edilmez.
(9) Bildirilen veya beyan edilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle
vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile
takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen veya
beyan edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen veya beyan edilen varlık
tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin

tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle
ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda
sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır. Vergi incelemesi veya takdir
komisyonu kararları sonucunda bildirim veya beyana konu edilen varlıklar dışındaki
nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen veya
beyan edilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.
(10) Birinci fıkra uyarınca bildirildiği halde, bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı
tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı
kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ile bildirilen veya beyan edilen tutarlara
ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi ve bu maddede yer alan diğer şartların
yerine getirilmemesi hallerinde dokuzuncu fıkra hükmünden yararlanılamaz. Vergi
incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bu madde
kapsamında yapılan bildirim ve beyanlar dolayısıyla söz konusu inceleme veya takdir
komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlar için de dokuzuncu fıkra hükmü
uygulanmaz. Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile
birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan
vergiler red ve iade edilmez.
(11) Bildirim ve beyan süresi sona erdikten sonra bildirim veya beyanlara ilişkin
düzeltme yapılamaz.
(12) Hazine ve Maliye Bakanlığı, madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye
getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana
esas şekli ile maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile iade işlemlerine ve
uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(13) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının
(ı) bendinde yapılan değişiklik hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce sermaye
artırımı yapan veya ilk defa kurulan şirketler için 2022 yılı hesap dönemi dahil olmak üzere 5
hesap dönemi için uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 16- (Ek: 14/7/2023-7456/22 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar
için 5 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla
değiştirilmeden önceki hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, bu Kanunun 5 inci maddesinin
birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan %50 oranı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
sonra yapılacak taşınmaz satış kazançları için %25 olarak uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 17- (Ek:28/7/2024-7524/50 md.)
(1) Beşinci Kısmın uygulamasında bentlerde belirtilen süreler için aşağıdaki hükümler
dikkate alınır.
a) Ek 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasının uygulamasında, 2024 hesap dönemi için
maddi duran varlıkların net defter değerinin %7,8’i, bağlı işletmelerin çalışanlarının brüt
ücretlerinin %9,8’i dikkate alınır. Bu oranlar; takip eden dört hesap dönemi boyunca %0,2,

2029 hesap döneminden itibaren dört hesap dönemi boyunca da her hesap dönemi için bağlı
işletmelerinin çalışanlarının brüt ücretleri için %0,8, maddi duran varlıklar için ise %0,4
azaltılarak uygulanır.
b) Ek 8 inci maddenin dördüncü fıkrası kapsamında verilecek beyannameler 2024
hesap dönemi için hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on sekizinci ayın son gününe kadar
beyan edilir ve tahakkuk eden vergiler beyan süresinin son gününe kadar ödenir. Şu kadar ki,
ek 1 inci madde kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi mükellefi olup ek 8
inci maddeye göre ilk defa beyanname verecek mükellefler açısından da bu madde hükümleri
uygulanır.
c) 1/1/2024 tarihinden önceki işlemler nedeniyle finansal tablolarda ertelenmiş vergi
varlığı veya yükümlülüğü olarak kayıtlara alınan tutarlar, ek 5 inci madde kapsamındaki vergi
yükünün hesabında dikkate alınır. Ertelenmiş vergi varlığı veya yükümlülüğü olarak vergi
yükünün tespitinde dikkate alınacak tutar, asgari kurumlar vergisi oranı veya ilgili ülkede
uygulanan kurumlar vergisi oranının düşük olanı üzerinden hesaplanır. Şu kadar ki,
ülkesel bazlı kazancın tespitine yönelik yapılan hesaplamada, zarardan kaynaklanan
ertelenmiş vergi varlığı tutarı, asgari kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit
olunur.
ç) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplanmasına dahil edilmeyen işlemlerden
kaynaklanan ve 30/11/2021 tarihinden sonra ertelenmiş vergi varlığı olarak dikkate alınan
tutarlar, ek 5 inci madde kapsamındaki vergi yükünün tespitinde dikkate alınmaz.
d) Ek 7 nci maddenin beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkra
hükümleri 1/1/2025 tarihinden itibaren (özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerde ise 2025
yılında başlayan özel hesap döneminden itibaren) elde edilen kazançlara uygulanır.
e) 2026 hesap dönemi sonuna kadar (hesap döneminin son günü 30/6/2028 tarihini
geçenler hariç) bir ülkedeki yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi aşağıdaki
şartların herhangi birinin sağlanması durumunda sıfır olarak kabul edilir.
1) 24/2/2020 tarihli ve 2151 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında düzenlenen ülke
bazlı rapor ile ilgili ülke mevzuatı uyarınca hazırlanan benzer nitelikteki ülke bazlı raporlarda
toplam hasılatın 10 milyon avro karşılığı Türk lirasından ve vergi öncesi kârın 1 milyon avro
karşılığı Türk lirasından az olması,
2) Çok uluslu işletme grubunun uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe
standartlarına göre hesaplanan ülke bazlı kurumlar vergisi ve benzer nitelikteki vergilerinin
toplamının, (e) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında düzenlenen ülke bazlı raporlardaki
vergi öncesi kârlara bölünmesi suretiyle hesaplanan vergi yükünün; 2024 hesap dönemi için
%15, 2025 hesap dönemi için %16 ve 2026 hesap dönemi için %17 oranlarına eşit veya daha
fazla olması,
3) Çok uluslu işletme grubunun, (1) numaralı alt bent kapsamında düzenlenen
ülke bazlı raporlarındaki vergi öncesi kârının; bunların çalışanlarının brüt ücretleri ile maddi
duran varlıklarının net defter değerinin, (a) bendi kapsamında ilgili yıl için hesaplanacak
oranla çarpılan tutarların toplamına eşit veya bu tutardan daha az olması.

f) Bir çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesinin bulunduğu ülkede en az %20
oranında bir kurumlar vergisi uygulanması durumunda, o ülke için yetersiz vergilendirilen
ödemeler esası kapsamında hesaplanan tamamlayıcı vergi, geçiş dönemi boyunca her bir
hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilir. Bu bentte geçen geçiş dönemi ibaresi, 31/12/2025
tarihinden önce başlayan (bu tarih dahil) ve 31/12/2026 tarihi itibarıyla sona eren hesap
dönemlerini ifade eder.
g) (e) ve (f) bentlerinde belirtilen şartları birlikte sağlayan bir çok uluslu işletme
grubu, ilgili ülke için bahsi geçen bentlerde yer alan uygulamalardan herhangi birini tercih
edebilir.
GEÇİCİ MADDE 18- (Ek:4/12/2025-7566/30 md.)
(1) 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali ve 2027 UEFA Konferans Ligi Finali
müsabakalarının Türkiye’de oynanması ile 2032 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonasının
Türkiye’de düzenlenmesine ilişkin olarak Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları
dolayısıyla Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) ile işyeri, kanuni ve iş merkezi
Türkiye’de bulunmayan katılımcı takımlar ve organizasyonda görevli tüzel kişiler gelir ve
kurumlar vergisinden muaftır. Bu muafiyet, tevkif yoluyla alınan vergileri de kapsar. UEFA
Türkiye Ofisinin bu müsabakalar ve Şampiyona kapsamında elde ettiği gelirler dolayısıyla
iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.

Akademik yorum ve analiz — KVK m. 36 şerhi

1. Giriş, Tarihsel Perspektif ve Pillar 2’nin Türk Vergi Hukukuna Girişi


Küreselleşen dijital ekonominin vergilendirilmesi hususunda milletlerüstü düzeyde uzun yıllardır yürütülen müzakereler, OECD ve G20 öncülüğündeki Matrah Aşındırması ve Kâr Aktarımı (BEPS) Kapsamlı Çerçevesi (Inclusive Framework) kapsamında somut bir meyve vermiş ve Pillar 2 (İkinci Sütun) olarak adlandırılan "Küresel Asgari Kurumlar Vergisi" (GloBE - Global Anti-Base Erosion) kuralları hayat bulmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti, BEPS Kapsamlı Çerçevesinin kurucu üyelerinden biri olarak, egemen devletlerin vergilendirme yetkilerini uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmeyi taahhüt etmiştir. Nitekim 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen "BEŞİNCİ KISIM" (Ek Madde 1 ila 13 ve Geçici Madde 17), Türk vergi hukukunda o güne kadar görülmemiş ölçüde kompleks, çok boyutlu ve uluslararası koordinasyon gerektiren yepyeni bir rejimi yürürlüğe koymuştur. 2025 ve 2026 yıllarında da bu rejimle ilgili ikincil mevzuat çalışmaları (tebliğler) hız kazanmıştır.

Bu kısmın temel felsefesi; çok uluslu işletme gruplarının (MNE), faaliyette bulundukları her bir ülkede elde ettikleri kazançlar üzerinden en az %15 oranında vergi ödemelerini güvence altına almaktır. Eğer bir gruptaki bağlı işletmelerin bir ülkedeki efektif vergi oranı %15’in altında kalırsa, aradaki fark "tamamlayıcı vergi" (top-up tax) olarak tahsil edilecektir.

2. Kapsam ve Eşik Değerler (Ek Madde 1)


Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin kapsamı son derece net kriterlere bağlanmıştır:
* 750 Milyon Avro Sınırı: Nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarındaki yıllık hasılatın, gelirin raporlandığı hesap döneminden önceki 4 hesap döneminin en az ikisinde 750 milyon avro (veya bu tutarın Türk lirası karşılığı) sınırını aşması gerekmektedir.
* On İki Aydan Farklı Hesap Dönemi: Kısa hesap dönemlerinde, bu hasılat yıllık bazda oranlanarak (iblağ edilerek) hesaplanır.
* Uluslararası Karakter: Grubun en az iki farklı ülkede bağlı işletmeye veya iş yerine (permanent establishment) sahip olması şarttır.

Bu eşik değer, Pillar 2 kurallarının KOBİ'leri veya orta ölçekli yerel şirketleri etkilemesini engellemekte, yalnızca küresel ölçekteki dev çok uluslu yapıları hedef almaktadır.

3. Temel Kavramlar ve Rejimin Aktörleri (Ek Madde 2)


Beşinci Kısım uygulamasında kullanılan kavramlar tamamen OECD Model Kuralları ile paraleldir. Kanunun sağlıklı yorumlanabilmesi için bu kavramların hukuki niteliğinin analiz edilmesi gerekir:
* Nihai Ana İşletme (UPE - Ultimate Parent Entity): Başka bir işletme üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak kontrol gücüne sahip olan, ancak kendisi üzerinde başka hiçbir işletmenin kontrol gücü bulunmayan zirvedeki kuruluştur. Kamu kurumları, varlık fonları ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar "nihai ana işletme" sayılsalar dahi verginin mükellefi olmaktan muaf tutulmuştur (Ek Madde 3).
* Bağlı İşletme (Constituent Entity): Gruba dahil olan her bir tüzel kişilik veya ana merkeze bağlı iş yeridir.
* Kapsanan Vergi (Covered Taxes): Efektif vergi oranının (ETR) hesaplanmasında pay kısmına yazılacak vergilerdir. Temel olarak gelir ve kurumlar vergisi ile benzeri nitelikteki vergileri ifade eder. Ancak nitelikli küresel veya yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergileri ile nitelikli olmayan iade edilebilir isnat vergileri bu kapsama girmez.

4. Muafiyet ve İstisnalar (Ek Madde 3)


Egemenlik ve kamu yararı ilkeleri gereği bazı işletmeler bu vergiden tamamen muaf tutulmuştur:
1. Kamu kurum ve kuruluşları ile uluslararası kuruluşlar,
2. Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar (vakıf, dernek vb.),
3. Emeklilik yatırım fonları,
4. Nihai ana işletme niteliğindeki yatırım fonları ve gayrimenkul yatırım araçları (GYF/GYO'lar).

Uluslararası Deniz Taşımacılığı İstisnası (Tonnage Tax Exemption):
Ek Madde 3’ün 5 ila 7 nci fıkralarında son derece detaylı bir "deniz taşımacılığı istisnası" öngörülmüştür. Uluslararası deniz trafiğinde işletilen gemilerden elde edilen kazançlar ve bunlarla doğrudan bağlantılı (ancak toplam kazancın %50'sini geçmeyen) yan faaliyet kazançları asgari vergi hesabından hariç tutulmuştur. Bu istisna, küresel denizcilik sektörünün kendine özgü yapısını korumak ve liman ülkelerinin rekabet gücünü muhafaza etmek amacıyla OECD kurallarına tam uyumlu olarak kaleme alınmıştır.

5. Efektif Vergi Oranının (ETR) Hesaplanması (Ek Madde 4 & 5)


Efektif Vergi Oranı (EVO/ETR), çok uluslu grubun faaliyette bulunduğu her bir ülke bazında ayrı ayrı hesaplanır:

$$\text{Efektif Vergi Oranı (ETR)} = \frac{\text{Düzeltilmiş Kapsanan Vergiler Toplamı}}{\text{Net Ülkesel Bazlı Kazanç (GloBE Income)}}$$

A. Düzeltilmiş Kapsanan Vergiler (Ek Madde 4)

Cari dönem vergi gideri üzerinden çok ciddi düzeltmeler yapılır. Finansal muhasebede gider yazılan ancak GloBE kurallarına göre kabul edilmeyen vergiler indirilir.
* Ertelenmiş Vergi Düzeltmeleri: Ertelenmiş vergi giderleri ve varlıkları asgari vergi oranı olan %15 ile sınırlandırılarak dikkate alınır. Eğer yerel vergi oranı %20 ise, ertelenmiş vergi %15 üzerinden yeniden hesaplanır (re-casting). Ayrıca, 5 yıl boyunca ödenmeyen ertelenmiş vergi yükümlülükleri (DTA/DTL) geçmişe dönük olarak düzeltilir ve iptal edilir (recapture kuralı).
* Zarar Taşıma Alternatifi: Dileyen mükellefler, karmaşık ertelenmiş vergi hesaplamaları yerine "ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı" yöntemini seçebilirler.

B. İşletme Bazlı Net Kazanç veya Zarar (Ek Madde 5)

Hesaplamanın paydası, UFRS/TFRS standartlarına göre hazırlanan finansal tablolardaki net kâr/zarardır. Ancak bu kâra şu düzeltmeler uygulanır:
1. İlave Edilecekler: Net vergi gideri, öz sermaye zararları, emsallere uygun olmayan ilişkili kişi işlemleri düzeltmeleri, kanunen yasaklanmış fiil ödemeleri (rüşvet vb.) ve 50.000 Avro'yu aşan para cezaları.
2. İndirilecekler: İstisna tutulan kâr payları (iştirak kazançları), öz sermaye kazançları, yeniden değerleme yöntemi zararları.

6. Tamamlayıcı Vergi Matrahının ve Vergisinin Tespiti (Ek Madde 6)


Eğer bir ülkede hesaplanan ETR %15’in altında kalırsa, tamamlayıcı vergi oranı:

$$\text{Tamamlayıcı Vergi Oranı} = 15\% - \text{ETR}$$

Ancak tamamlayıcı vergi, doğrudan bu oran ile net kazancın çarpılmasından ibaret değildir. Yatırımları ve istihdamı korumak amacıyla bir "Maddi Varlık ve İstihdam İstisnası" (Substance Carve-Out) öngörülmüştür.

A. Maddi Varlık ve İstihdam İstisnası (Substance Carve-Out)

Net ülkesel bazlı kazançtan şu iki tutar indirilir:
1. Çalışan İstisnası: O ülkedeki bağlı işletmelerde çalışanların yıllık toplam brüt ücretlerinin %5’i.
2. Maddi Duran Varlık İstisnası: O ülkedeki maddi duran varlıkların net defter değerinin %5’i.

Geçiş Dönemi Oranları (Geçici Madde 17): İlk yıllarda bu oranlar çok daha yüksektir. 2024 yılında çalışanlar için %9,8, maddi duran varlıklar için %7,8 ile başlar ve 10 yıllık bir süreçte kademeli olarak %5 seviyesine iner. Bu istisna, fiili (ekonomik) faaliyeti bulunan ülkelerin vergi matrahını korumakta, kâğıt üzerindeki kâr kaydırmalarını ise cezalandırmaktadır.

B. De Minimis (Önemsiz Tutar) İstisnası

Eğer çok uluslu grubun bir ülkedeki:
* Yıllık ortalama hasılatı 10 Milyon Avro'dan,
* Yıllık ortalama kazancı 1 Milyon Avro'dan az ise,
grubun o ülkedeki tamamlayıcı vergisi sıfır kabul edilir (Ek Madde 6/8).

7. Tamamlayıcı Vergi Mekanizmaları: QDMTT, IIR ve UTPR (Ek Madde 7, 10)


Küresel asgari vergi sistemi 3 temel sütun üzerinden tahsil edilir. Bu sütunlar arasında net bir hiyerarşi vardır:

```mermaid
graph TD
A[Çok Uluslu İşletme Grubu ETR < 15%] --> B{1. Adım: Yerel Asgari Tamamlayıcı Vergi - QDMTT var mı?}
B -- Evet --> C[Öncelikle Faaliyetin Bulunduğu Ülke Vergilendirir - Türkiye QDMTT]
B -- Hayır --> D{2. Adım: Nihai Ana İşletme Ülkesinde IIR var mı?}
D -- Evet --> E[Nihai Ana İşletme Ülkesi Vergilendirir - IIR]
D -- Hayır --> F[3. Adım: Yetersiz Vergilendirilen Ödemeler Esası - UTPR]
F --> G[Diğer Bağlı İşletmeler Arasında Formüle Göre Dağıtılır]
```

1. Nitelikli Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi (QDMTT - Qualified Domestic Minimum Top-Up Tax) (Ek Madde 10):
Türk kanun koyucu, egemenlik haklarını korumak amacıyla öncelikle bu vergiyi ihdas etmiştir. Eğer Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı bir MNE'nin Türkiye'deki efektif vergi oranı %15'in altındaysa, aradaki tamamlayıcı vergiyi yabancı ana merkezin bulunduğu ülkeye (IIR vasıtasıyla) kaptırmamak için Türkiye kendisi "Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi" olarak tahsil eder. Bu vergi, küresel asgari vergiden mahsup edilir ve dışarıya vergi matrahı kaçışını sıfırlar.
2. Gelirin Dahil Edilmesi Esası (IIR - Income Inclusion Rule) (Ek Madde 7):
Eğer nihai ana işletme Türkiye'de yerleşikse ve yurt dışındaki bağlı ortaklıkları gittikleri ülkede %15'ten az vergi ödüyorsa, Türkiye bu iştiraklerin eksik ödediği vergiyi Türkiye'deki ana işletmeden tahsil eder.
3. Yetersiz Vergilendirilen Ödemeler Esası (UTPR - Undertaxed Profits Rule) (Ek Madde 7):
Sistemin en son emniyet supabıdır. Eğer bir grubun düşük vergilendirilen iştiraki için ne yerel ülkede (QDMTT) ne de ana merkezde (IIR) asgari vergi uygulanmıyorsa, bu eksik vergi, gruptaki UTPR uygulayan diğer ülkelerdeki bağlı işletmelere (çalışan ve maddi varlık formülüne göre) paylaştırılarak tahsil edilir. Türkiye'de UTPR uygulaması, Geçici Madde 17/d uyarınca 1/1/2025 tarihinden itibaren geçerli kılınmıştır.

8. Güvenli Limanlar ve Geçiş Dönemi Kolaylıkları (Geçici Madde 17)


Uygulama maliyetlerini azaltmak amacıyla Geçici Madde 17 ile OECD kurallarına tam uyumlu "Geçiş Dönemi Ülke Bazlı Raporlama Güvenli Limanı" (Transitional CbCR Safe Harbor) kabul edilmiştir. 2026 yılı sonuna kadar başlayan hesap dönemlerinde, aşağıdaki 3 testten birini geçen ülkelerdeki tamamlayıcı vergi sıfır sayılır:
1. De Minimis Testi: Ülke bazlı raporda toplam hasılatın 10 Milyon Avro'dan, vergi öncesi kârın ise 1 Milyon Avro'dan az olması.
2. Basitleştirilmiş EVO Testi: Ülkedeki basitleştirilmiş efektif vergi oranının 2024 için %15, 2025 için %16, 2026 için %17 veya daha fazla olması.
3. Rutine Bağlı Kazanç Testi: Vergi öncesi kârın, maddi varlık ve çalışan istisnası (substance carve-out) tutarından küçük veya eşit olması.

9. Sistematik Değerlendirme ve Diğer Düzenlemelerle İlişki


* KVK Madde 32/C (Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi) ile Farkı:
Kapsam:* Madde 32/C, 750 milyon Avro hasılat sınırına bakılmaksızın tüm Türk kurumlar vergisi mükelleflerine uygulanır.
Hesaplama Yöntemi:* Madde 32/C, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki beyan kârı üzerinden %10 asgari vergi alırken; Beşinci Kısım (Pillar 2) tamamen finansal muhasebe net kazancı (TFRS/UFRS) üzerinden %15 efektif vergi hedefler.
Uygulama Alanı:* Bir grupta hem 32/C hem de Pillar 2 uygulanabilir. Öncelikle 32/C kapsamında ödenen yerel kurumlar vergisi, Pillar 2 hesabında "kapsanan vergi" (covered tax) olarak pay hanesine yazılır, böylece çifte vergilendirme önlenir.
* Yatırım Teşvik Belgeleri (İndirimli Kurumlar Vergisi - Madde 32/A):
Pillar 2 kapsamında, nakdi destekler veya "nitelikli iade edilebilir vergi kredileri" (QDTC) efektif vergi oranını düşürmezken, klasik indirimli kurumlar vergisi uygulamaları (m. 32/A) ETR'yi %15’in altına çekebilir. Bu durum, Türkiye'deki büyük ölçekli çok uluslu yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi avantajının kısmen ortadan kalkmasına ve tamamlayıcı vergi doğmasına yol açabilir. Bu nedenle Türkiye, 2025/2026 yıllarında teşvik sistemini "nitelikli vergi kredisi" formuna dönüştürme eğilimindedir.
* Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) ve Yap-İşlet-Devret (YİD) Modelleri:
Madde 32 kapsamında yapılan %30'luk yüksek oranlı kurumlar vergisi düzenlemeleri, bu projeleri yürüten dev grupların Türkiye'deki ETR'sini %15'in çok üzerine çıkaracağı için bu şirketlerde Pillar 2 kapsamında ek bir tamamlayıcı vergi doğması beklenmemektedir.

10. Eleştirel Hukuki Analiz


Pillar 2 düzenlemesi, klasik vergi hukuku ilkeleri olan "verginin kanuniliği" ve "mali güç" ilkelerini zorlayan unsurlar barındırmaktadır. Verginin matrahı belirlenirken yerel vergi kanunları (VUK/KVK) değil, uluslararası finansal raporlama standartları (UFRS/TFRS) esas alınmaktadır. Bu durum, muhasebe standartları kurullarının (TMSK/IASB) aldığı kararların dolaylı olarak vergi kanunlarını etkilemesi sonucunu doğurmaktadır ki bu anayasal açıdan tartışmalıdır. Ancak küresel sermaye hareketlerinin kontrolü ve vergi cennetleriyle mücadele adına bu rejim, küresel ekonominin kaçınılmaz bir gerçeğidir.

Metodolojik Not


Bu maddedeki "Beşinci Kısım" (Pillar 2) asgari kurumlar vergisi rejimine ilişkin tüm teorik ve pratik açıklamalar, uluslararası vergi hukuku standartları ve OECD GloBE rehberleri ışığında, Av. Fethi Güzel'in vergi davaları ve uluslararası vergi planlaması alanındaki derin uzmanlığıyla analiz edilerek kaleme alınmıştır. Pillar 2 kapsamında doğacak uyuşmazlıklar, transfer fiyatlandırması raporlamaları ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları (ÇVÖA) süreçleri, yüksek düzeyde metodolojik uzmanlık gerektirmektedir.

← Tüm mevzuat · Benzer maddelerde ara · Av. Fethi Güzel