Av. Fethi Güzel

Kurumlar Vergisi Kanunu · KVK 13

KVK 13 — KVK Madde 13 (KVK m. 13)

Arama adları: KVK 13 · KVK madde 13 · KVK m. 13 · KVK m 13 — resmî metin ve akademik şerh: Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı.

Resmî metin — KVK Madde 13

Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı

---

MADDE 13- (1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak
tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa,
kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır.
Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para
alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve
şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.
(2) İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili
bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan
veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya
kurumları ifade eder. Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü
derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır. Kazancın elde edildiği
ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı
düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz
önünde bulundurulması suretiyle Cumhurbaşkanınca ilan edilen ülkelerde veya bölgelerde
bulunan kişilerle yapılmış tüm işlemler, ilişkili kişilerle yapılmış sayılır. (Ek cümleler:
15/7/2016-6728/59 md.) İlişkinin doğrudan veya dolaylı olarak ortaklık kanalıyla oluştuğu
durumların örtülü kazanç dağıtımı kapsamında sayılması için en az %10 oranında ortaklık, oy
veya kâr payı hakkının olması şartı aranır. Ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı
olarak en az %10 oranında oy veya kâr payı hakkının olduğu durumlarda da taraflar ilişkili
kişi sayılır. İlişkili kişiler açısından bu oranlar topluca dikkate alınır.33
(3) Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da
satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması
durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade eder. Emsallere uygunluk ilkesi
doğrultusunda tespit edilen fiyat veya bedellere ilişkin hesaplamalara ait kayıt, cetvel ve
belgelerin ispat edici kâğıtlar olarak saklanması zorunludur.
(4) Kurumlar, ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri,
aşağıdaki yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit eder:
a) Karşılaştırılabilir fiyat yöntemi: Bir mükellefin uygulayacağı emsallere uygun satış
fiyatının, karşılaştırılabilir mal veya hizmet alım ya da satımında bulunan ve aralarında
herhangi bir şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilerin birbirleriyle yaptıkları
işlemlerde uygulayacağı piyasa fiyatı ile karşılaştırılarak tespit edilmesini ifade eder.
b) Maliyet artı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, ilgili mal veya hizmet maliyetlerinin
makul bir brüt kâr oranı kadar artırılması suretiyle hesaplanmasını ifade eder.
c) Yeniden satış fiyatı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, işlem konusu mal veya
hizmetlerin aralarında herhangi bir şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilere yeniden
satılması halinde uygulanacak fiyattan, makul bir brüt satış kârı düşülerek hesaplanmasını ifade
eder.
ç) (Değişik: 15/7/2016-6728/59 md.) İşlemsel kâr yöntemleri: Emsallere uygun fiyat
veya bedelin tespitinde, ilişkili kişiler arasındaki işlemden doğan kârı esas alan yöntemleri
ifade eder. Bu yöntemler, işleme dayalı net kâr marjı yöntemi ve kâr bölüşüm yöntemidir.
İşleme dayalı net kâr marjı yöntemi, mükellefin kontrol altındaki bir işlemden; maliyetler,
satışlar veya varlıklar gibi ilgili ve uygun bir temele dayanarak tespit ettiği net kâr marjının
incelenmesi esasına dayanır. Kâr bölüşüm yöntemi, ilişkili kişilerin bir veya daha fazla
sayıdaki kontrol altındaki işlemlere ilişkin toplam faaliyet kârı ya da zararının, üstlendikleri
işlevler ve yüklendikleri riskler nispetinde ilişkili kişiler arasında emsallere uygun olarak
bölüştürülmesi esasına dayanır.
d) (Ek: 15/7/2016-6728/59 md.) Emsallere uygun fiyata yukarıdaki yöntemlerden
herhangi birisi ile ulaşma olanağı yoksa mükellef, işlemin niteliğine uygun olarak kendi
belirleyeceği bir yöntemi de kullanabilir.
(5) İlişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanacak fiyat
veya bedelin tespitine ilişkin yöntemler, mükellefin talebi üzerine Maliye Bakanlığı ile
anlaşılarak belirlenebilir. Bu şekilde belirlenen yöntem, üç yılı aşmamak üzere anlaşmada
tespit edilen süre ve şartlar dahilinde kesinlik taşır. (Ek cümleler: 15/7/2016-6728/59 md.)
Mükellef ve Bakanlık, belirlenen yöntemin zamanaşımına uğramamış geçmiş vergilendirme
dönemlerine de tatbik edilmesini, Vergi Usul Kanununun pişmanlık ve ıslah hükümlerinin
uygulanmasının mümkün olması ile anlaşma koşullarının bu dönemlerde de geçerli olması

2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar
Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
33

hâlinde, anlaşma kapsamına almak suretiyle sağlayabilir. Bu durumda, imzalanan anlaşma söz
konusu hükümlerde yer alan haber verme dilekçesi yerine geçer, beyan ve ödeme işlemleri
buna göre tekemmül ettirilir. Anlaşmanın geçmiş vergilendirme dönemlerine uygulanması
sebebiyle daha önceden ödenen vergiler ret ve iade edilmez.
(6) Tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan
kazanç, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların
gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler
için ana merkeze aktarılan tutar sayılır. Daha önce yapılan vergilendirme işlemleri, taraf olan
mükellefler nezdinde buna göre düzeltilir. Şu kadar ki, bu düzeltmenin yapılması için örtülü
kazanç dağıtan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şarttır.
(7) (Ek: 4/6/2008-5766/21 md.) Tam mükellef kurumlar ile yabancı kurumların
Türkiye’deki işyeri veya daimi temsilcilerinin aralarında ilişkili kişi kapsamında
gerçekleştirdikleri yurt içindeki işlemler nedeniyle kazancın örtülü olarak dağıtıldığının
kabulü Hazine zararının doğması şartına bağlıdır. Hazine zararından kasıt, emsallere
uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen fiyat ve bedeller nedeniyle kurum ve ilişkili
kişiler adına tahakkuk ettirilmesi gereken her türlü vergi toplamının eksik veya geç tahakkuk
ettirilmesidir.
(8) Transfer fiyatlandırmasına ilişkin belgelendirme yükümlülüklerinin tam ve
zamanında yerine getirilmiş olması kaydıyla, örtülü olarak dağıtılan kazanç nedeniyle
zamanında tahakkuk ettirilmemiş veya eksik tahakkuk ettirilmiş vergiler için vergi ziyaı
cezası (Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet
verilmesi hali hariç) %50 indirimli olarak uygulanır.34
(9) (Değişik: 15/7/2016-6728/59 md.) Cumhurbaşkanı; ikinci fıkrada yer alan
oranları, gerçek kişiler, kurumlar, doğrudan veya dolaylı ortaklar itibarıyla ya da ortaklık
payının edinim şekline göre topluca veya ayrı ayrı %1’e kadar indirmeye, %25’e kadar
çıkarmaya, oran şartını kaldırmaya; beşinci fıkrada yer alan süreyi beş yıla kadar artırmaya,
belgelendirme yükümlülükleri ve bu yükümlülükler kapsamına, uluslararası anlaşmalar
doğrultusunda, yurt dışında yer alan ilişkili kişilerin faaliyetlerine ilişkin bilgilerin dâhil
edilmesi zorunluyu getirmeye; bu bilgilerin uluslararası anlaşmalar çerçevesinde diğer
ülkelerle karşılıklı olarak paylaşılmasına ilişkin usullerle transfer fiyatlandırması ile ilgili
diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.35

İKİNCİ BÖLÜM
Beyan
Beyan esası

MADDE 14- (1) Kurumlar vergisi, mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı
üzerine tarh olunur. Beyanname, ilgili bulunduğu hesap döneminin sonuçlarını içerir.
(2) Her mükellef vergiye tâbi kazancının tamamı için bir beyanname verir. Ancak,
tüzel kişiliği bulunmayan iktisadî kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadî
işletmelerden her biri için, bunların bağlı olduğu kamu tüzel kişileri ile dernek ve vakıflar
tarafından ayrı beyanname verilir.
(3) Kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü
ayın birinci gününden yirmibeşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi
dairesine verilir.
(4) Mükelleflerin şubeleri, ajansları, alım-satım büro ve mağazaları, imalâthaneleri
veya kendilerine bağlı diğer iş yerleri için, bunların bağımsız muhasebeleri ve ayrılmış
sermayeleri olsa dahi ayrı beyanname verilmez.
(5) Kooperatiflerin gelirlerinin vergi kesintisine tâbi tutulan taşınmaz kira
gelirlerinden ibaret olması halinde, bu gelirler için beyanname verilmez.
(6) Mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi, kurumun kanunî veya iş merkezinin
bulunduğu yerin vergi dairesidir.
(7) Maliye Bakanlığı, mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairelerini, kanunî veya iş
merkezlerine bakmaksızın belirlemeye yetkilidir.
(8) Beyannamelerin şekil, içerik ve ekleri Maliye Bakanlığınca belirlenir. Mükellefler
beyanlarını bu beyanname ile yapmak veya bu beyannamelerde yazılı bilgilere uygun olarak
bildirmek zorundadır.

31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle bu bentte yer alan “Türkiye Kızılay
Derneğine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine” ibaresi eklenmiştir.
25
22/4/2026 tarihli ve 7578 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle bu bende “İktisadi işletmeleri hariç,”
ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi eklenmiştir.
26
15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 58 inci maddesi ile bu maddenin birinci paragrafında yer
alan “çağrı merkezi ve veri saklama hizmeti” ibaresi “çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri
saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca
belirlenen mesleki eğitim” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin üçüncü paragrafına “hizmet
alanları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve kazanç tutarları” ibaresi eklenmiştir.
27
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi ile bu bendin birinci paragrafında yer
alan “kazancın %50’si.” ibaresi “kazancın, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi
beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar tamamının Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla,
%80’i.” şeklinde ve üçüncü paragrafında yer alan “%100’e kadar artırmaya” ibaresi “%100’e kadar
artırmaya ve Türkiye’ye transfer edilecek kazanç tutarını sıfıra kadar indirmeye veya kanuni
seviyesine kadar artırmaya” şeklinde değiştirilmiştir.
28
Bu bendin uygulanması ile ilgili olarak 30/4/2026 tarihli ve 33239 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına bakınız.
24
30
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu paragrafta yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
29
34
4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle (7) numaralı fıkra eklenmiş ve mevcut
yedinci fıkra (8) olarak teselsül ettirilmiştir. Daha sonra 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 59
uncu maddesi ile yedinci fıkrasından sonra gelmek üzere (8) numaralı fıkra eklenmiş ve mevcut
sekizinci fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir.
35
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.

Akademik yorum ve analiz — KVK m. 13 şerhi

---

I. KVK MADDE 13: TRANSFER FİYATLANDIRMASI YOLUYLA ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI


1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama


KVK Madde 13, modern işletmeler hukuku ve vergi hukukunun en karmaşık, uluslararası alanda en çok denetlenen ve küresel standardı OECD Transfer Fiyatlandırması Rehberi olan "Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı" (Transfer Pricing) müessesesini düzenlemektedir.

Maddenin temel amacı; bir şirketin, aralarında idari, sermaye veya kişisel ilişki bulunan kişilerle gerçekleştirdiği ticari işlemlerde (mal/hizmet satımı, kiralama, faiz oranı belirleme vb.) serbest piyasa koşullarına aykırı fiyatlar uygulayarak, vergilendirilmesi gereken kârı (kazancı) vergisiz veya düşük vergili bir alana (ilişkili kişiye, başka bir şirkete veya vergi cennetine) transfer etmesini engellemektir. Vergi hukuku bu durumda emsallere aykırı işlemi fiktif kabul eder ve emsal bedel ile fiili bedel arasındaki farkı "dağıtılmış kâr payı" (temettü) kabul ederek vergilendirir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi


* İlişkili Kişi ve %10 Ortaklık Barajı (m. 13/2):
İlişkili kişi tanımı son derece geniştir: Ortaklar, ortakların doğrudan/dolaylı bağlı olduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek/tüzel kişiler, ortakların eşleri, 3. derece dahil kan ve kayın hısımları.
6728 sayılı Kanun (2016) Eşiği: Ortaklık bağından kaynaklanan ilişkili kişi sayılma durumunda en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkı bulunması şarttır. Bu şart, fiktif ortaklık ilişkilerinin vergi denetiminde gereksiz yere takibini önlemiştir. Ayrıca, vergi cennetlerinde mukim kişilerle yapılan tüm işlemler yasa gereği doğrudan ilişkili işlem kabul edilir.

* Emsallere Uygunluk İlkesi (m. 13/3) ve Yöntemler (m. 13/4):
Emsallere uygunluk ilkesi (Arm's Length Principle), ilişkili kişiler arasındaki işlemin fiyatının, tamamen bağımsız iki üçüncü kişi arasındaki işlemde oluşacak piyasa fiyatıyla aynı olmasını emreder. Mükellefler, emsallere uygun fiyatı tespit etmek için aşağıdaki yasal yöntemlerden işlemin niteliğine en uygun olanını seçmek zorundadır:
1. Karşılaştırılabilir Fiyat Yöntemi (CUP - m. 13/4-a): İlişkili işlemdeki fiyatın, bağımsız piyasada gerçekleşen emsal fiyatla doğrudan karşılaştırılmasıdır. En güvenilir yöntemdir ancak tam bir ürün ve piyasa benzerliği gerektirir.
2. Maliyet Artı Yöntemi (Cost Plus - m. 13/4-b): Üretici grup şirketlerinin kullandığı, mal veya hizmetin üretim maliyetine makul bir brüt kâr marjının eklenmesi esasıdır.
3. Yeniden Satış Fiyatı Yöntemi (Resale Price - m. 13/4-c): Dağıtıcı grup şirketlerinin kullandığı, ilişkili kişiden alınan malın bağımsız kişilere satıldığı fiyattan makul bir dağıtıcı brüt kâr marjının düşülmesidir.
4. İşlemsel Kâr Yöntemleri (6728 S.K. ile OECD uyumu): İşleme Dayalı Net Kâr Marjı Yöntemi (TNMM) ve Kâr Bölüşüm Yöntemi (Profit Split). Özellikle fikri mülkiyet veya entegre operasyonlarda TNMM en yaygın kullanılan yöntem haline gelmiştir.

* Peşin Fiyat Anlaşması (APA - m. 13/5):
Mükellefler, gelecekteki ilişkili işlemlerinde uygulayacakları transfer fiyatlandırması yöntemini Vergi İdaresi (Gelir İdaresi Başkanlığı) ile müzakere ederek önceden belirleyebilirler. Anlaşma 3 yıla kadar (C.Başkanı Kararıyla 5 yıla kadar) geçerlidir.
APA Geriye Yürüme Yetkisi (Rollback): 6728 sayılı Kanunla getirilen reformla, peşin fiyat anlaşmasının zamanaşımına uğramamış geçmiş dönemlere de pişmanlık ve ıslah hükümleri çerçevesinde geriye dönük uygulanması sağlanmış; böylece mükelleflerin geçmiş vergi risklerini barışçıl yolla kapatması mümkün kılınmıştır.

* Vergisel Sonuçlar ve Karşı Taraf Düzeltmesi (m. 13/6):
Emsallere aykırı fiyatla transfer edilen kazanç, dönem sonu (31 Aralık) itibarıyla "Dağıtılmış Kâr Payı" sayılır. Karşı taraf (borç alan/kazancı alan) nezdinde kâr payının vergisel düzeltmesinin yapılabilmesi için, kazancı dağıtan (emsallere aykırı yüksek ödeme yapan) mükellef adına kesilen cezalı verginin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şarttır.

* Yurt İçi İşlemlerde "Hazine Zararı" Şartı (m. 13/7) [Reel Sektör Güvencesi]:
Tam mükellef kurumların yurt içindeki kendi aralarındaki işlemlerde örtülü kazanç dağıtımı tarhiyatı yapılabilmesi için mutlak olarak "Hazine Zararı" doğmalıdır.
Hukuki Anlamı: İki ilişkili şirket arasındaki mal alım-satımında fiyat emsallere aykırı olsa bile; iki şirketin de tabi olduğu vergi oranı aynıysa ve iki şirket de vergi ödeyen kârlı firmalarsa, devletin tahsil ettiği toplam vergi eksilmeyeceği için Hazine zararı doğmaz ve vergi idaresi transfer fiyatlandırması tarhiyatı yapamaz. Bu kural yurt içi holding içi işlemleri vergi cezası tehdidinden koruyan en büyük yasal kalkandır.

* Belgelendirme Cezai İndirimi Teşviki (m. 13/8):
Yıllık transfer fiyatlandırması raporu, yerel dosya ve genel dosya yükümlülüklerini tam ve zamanında hazırlayan mükellefler nezdinde yapılan transfer fiyatlandırması tarhiyatlarında vergi ziyaı cezası %50 indirimli (normalde %100 uygulanan ceza %50'ye düşürülerek) kesilir.

3. Pratik Örnek Olaylar (KVK m. 13)


Örnek 1 (Yurt İçi İşlemde Hazine Zararının Yokluğu):
A Holding'e bağlı X A.Ş. (%25 vergi oranına tabi) ve Y A.Ş. (%25 vergi oranına tabi), grup içi bir danışmanlık hizmetinde emsal bedeli 1.000.000 TL olan hizmeti ilişkili olarak 5.000.000 TL fatura etmiştir. Y A.Ş. bu tutarı gider yazmış, X A.Ş. ise gelir kaydetmiştir. İki şirket de o hesap döneminde kârlıdır.
- Vergi denetiminde müfettiş, işlemin emsallere aykırı olduğunu tespit etmiştir.
- Ancak Y A.Ş.'nin matrahından düşülen 5.000.000 TL nedeniyle eksilen %25 vergi, X A.Ş. nezdinde %25 vergi geliri olarak beyan edilmiştir. Devletin toplam tahsilatında hiçbir eksilme veya gecikme (Hazine Zararı) yoktur.
- KVK m. 13/7 uyarınca Hazine zararı oluşmadığından, vergi dairesi herhangi bir vergi ve ceza tarh edemez, inceleme vergisiz kapatılır.

Örnek 2 (Vergi Oranı Farklılığı ve Hazine Zararı):
Yukarıdaki örnekte X A.Ş., serbest bölgede faaliyet gösteren ve kurumlar vergisinden %100 istisna olan bir imalatçı grup şirketi olsaydı; Y A.Ş.'nin gider yazarak %25 vergi tasarrufu sağladığı 5.000.000 TL, X A.Ş. nezdinde %0 vergiye tabi olacaktı. Bu durumda vergi kaybı doğduğu için Hazine zararı gerçekleşmiş olur ve Y A.Ş. nezdinde 4.000.000 TL'lik emsallere aykırı kısım reddedilerek cezalı tarhiyat yapılırdı.

---

II. KVK MADDE 14: BEYAN ESASI


1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama


KVK Madde 14, kurumlar vergisinin tarh yöntemini "Beyan Esası" olarak belirler ve beyan sürecinin yasal sınırlarını çizer. Vergi hukukunda beyan esası, mükellefin kendi kazancını kendisinin hesaplayıp devlete bildirmesi ve bu bildirim üzerinden vergi tarh edilmesi anlamına gelir. Beyan esası, devlet ile mükellef arasındaki güven ilişkisinin yasal yansımasıdır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi


* Beyanname Verme Süresi (m. 14/3):
Kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın 1. gününden 25. günü akşamına kadar verilir.
- Özel hesap dönemi kullanan şirketler (örn: 1 Temmuz - 30 Haziran), hesap döneminin kapandığı ayı (Haziran) izleyen 4. ay olan Ekim ayının 1-25 günleri arasında beyanname vermek zorundadır.
- Takvim yılı esasına tabi normal mükellefler için bu süre 1-25 Nisan arasıdır. (Uygulamada VUK sirkülerleriyle bu süre genellikle Nisan ayının son gününe kadar uzatılmaktadır).

* Şubelerin Beyanname Birliği (m. 14/4):
Mükelleflerin şubeleri, fabrikaları, ajansları veya irtibat büroları ayrı birer hukuki kişiliğe sahip olmadıklarından, kendi bağımsız muhasebeleri veya sermayeleri olsa dahi kesinlikle ayrı beyanname veremezler. Tüm şube kâr ve zararları merkez bilançosunda konsolide edilerek tek bir kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan edilir.

* Kooperatiflerin İstisnası (m. 14/5):
Kooperatiflerin tek geliri vergi kesintisine (stopaja) tabi tutulmuş taşınmaz kira gelirlerinden ibaretse, stopaj nihai vergileme kabul edilir ve kooperatifin yıllık kurumlar vergisi beyannamesi vermesine gerek kalmaz.

* Maliye Bakanlığının Yetkili Vergi Dairesini Belirleme Yetkisi (m. 14/7):
Kanuni merkez veya iş merkezinin bulunduğu yer vergi dairesi tarha yetkilidir. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı vergi denetiminde etkinlik sağlamak amacıyla mükellefleri ciro veya faaliyet türlerine göre özel dairelere bağlayabilir (Örn: İstanbul Büyük Mükellefler Vergi Dairesi).

---

Metodolojik Not


Bu akademik yorum ve analiz; KVK'nın 13. maddesindeki transfer fiyatlandırması rejimini, OECD standartlarına uyumlu emsallere uygunluk yöntemlerini, 6728 sayılı Kanunla APA'da getirilen geriye yürüme (rollback) kolaylığını, yurt içi işlemlerde mükelleflerin en büyük güvencesi olan "Hazine Zararı" şartını ve KVK'nın 14. maddesinde düzenlenen beyanname birliği ile kanuni süreleri Av. Fethi Güzel'in uluslararası vergi hukuku ve kurumsal vergi planlaması alanındaki derin akademik müktesebatıyla analiz etmektedir.

← Tüm mevzuat · Benzer maddelerde ara · Av. Fethi Güzel