Av. Fethi Güzel

İmar Kanunu · IMAR 47

IMAR 47 — IMAR Madde 47 (IMAR m. 47)

Arama adları: IMAR 47 · IMAR madde 47 · IMAR m. 47 · IMAR m 47 — resmî metin ve akademik şerh: Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı.

Resmî metin — IMAR Madde 47

"etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır.

---

Madde 47 – 48 – (Bu maddeler 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun
3 üncü maddesinin "f" ve "g" bentleri ile 10 uncu maddesinin değiştirilmesi ile ilgili olup
mezkür kanundaki yerlerine işlenmişlerdir.)
Ek Madde 1 – (Ek : 30/5/1997 - KHK - 572/1 md.)46
Fiziksel çevrenin engelliler için ulaşılabilir ve yaşanılabilir kılınması için, imar
planları ile kentsel,sosyal,teknik altyapı alanlarında ve yapılarda, Türk Standartları
Enstitüsünün ilgili standardına uyulması zorunludur.
Ek Madde 2 – (Ek:31/7/1998-4380/1 md.; Değişik: 15/7/2003-4928/9 md.)
İmar planlarının tanziminde, planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile müstakbel
ihtiyaçları göz önünde tutularak lüzumlu ibadet yerleri ayrılır.
İl, ilçe ve kasabalarda mülkî idare amirinin izni alınmak ve imar mevzuatına uygun
olmak şartıyla ibadethane yapılabilir.
İbadet yeri, imar mevzuatına aykırı olarak başka maksatlara tahsis edilemez.
Ek Madde 3 – (Ek: 3/7/2005 - 5398/12 md.; Değişik: 24/7/2008-5793/15 md.)
Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya
kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere
özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı
Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun
hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili
olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve
ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere
Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme
Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…)47
yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden
itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak,
25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “özürlüler”
ibaresi “engelliler” şeklinde değiştirilmiştir.
47
Anayasa Mahkemesi’nin 9/6/2011 tarihli ve E.: 2008/87, K.: 2011/95 sayılı Kararı ile bu maddenin
birinci cümlesinde yer alan “… ve bu Kanunun 8 inci maddesinde yer alan ilan ve askıya dair
hükümlerden muaf olarak …” ibaresi, yedinci cümlesinde yer alan “… ve 19 uncu maddede belirtilen
ilan ve askıya dair hükümlerden muaf olarak kesinleşir ve yürürlüğe girer.” ibaresi iptal edilmiştir.
46

verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı
değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen
usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler.
Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve
Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci
paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu
planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi
Başkanlığınca onaylanır (…)47 Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer
belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir.
Ek Madde 4 – (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 4/12/2014 tarihli ve E.:2013/114,
K.: 2014/184 sayılı Kararı ile.)
Ek Madde 5 – (Ek: 16/5/2012-6306/14 md.)
3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu ve bu Kanuna göre çıkarılacak
yönetmeliklerden imar uygulamalarına ilişkin olanlar, bu Kanun ile bu Kanun uyarınca
yürürlüğe konulan yönetmelikler ve beldenin şartları da gözetilerek, Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı tarafından onaylandıktan sonra Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer.
Ek Madde 6- (Ek:29/11/2018-7153/16 md.)
1/6/2019 tarihinden itibaren, imar uygulaması görmemiş alanlar için hazırlanıp
onaylanacak yeni imar planlarında, Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uygun şekilde ve
plan bütününde ulaşım amaçlı bisiklet yolları ve bisiklet park istasyonları bulunması
zorunludur. Topoğrafya ve arazi eğimi nedeni ile bisiklet yolu yapılamayan yerlerde ise yaya
yolları düzenlenir.
Ek Madde 7 – (Ek:4/7/2019-7181/13 md.)
Alan, sınır, hisse düzeltimi yapılamaması nedeniyle zamanla sicili ile zemini uyumsuz
hâle gelen, imar uygulama hatalarının varlığı tespit edilmesine rağmen bu hataların
düzeltilemediği, haricî bölünmeye tabi tutulup tescili sağlanamayan ve/veya zamanla farklı
nedenlerle fiilî kullanıcısı ile maliki farklılaşmış parseller gibi konu çeşitliği ve taraf fazlalığı
bulunan ve münferit davalar ile çözümü mümkün olmayan taşınmazlardan bu madde
kapsamında uygulama yapılması gerekenlerin sınır ve koordinatları Bakanlığın teklifi üzerine
Cumhurbaşkanınca belirlenir.
Belirlenen alanlarda; her türlü iyileştirme, yenileme, dönüşüm, kamulaştırma ve
benzeri uygulamaların yapılmasında, ilgililere tebliğ edilmek üzere; mülkiyete ilişkin hisse
hatalarının, parsellerin yüz ölçümü ve sınır düzenlemelerinin ve imar uygulaması gören
alanlarda dağıtım ve alan hatalarının doğru miktar üzerinden resen düzeltilmesinde
kamulaştırma, trampa ve benzeri yollarla edinilen taşınmazların, Hazinenin özel

mülkiyetindeki veya özel mülkiyete konu olabilecek Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki
veya ihtiyaç duyulması hâlinde belirlenen alan dışında olup Hazinenin özel mülkiyetindeki
taşınmazların uygulamalar kapsamında değerlendirilmek ve trampa yoluyla yapılacak
kamulaştırmalarda kullanılmak üzere tespitinde ve temininde ve üçüncü kişilere devir ve
temliki gereken taşınmazlarla ilgili iş ve işlemler ile tapudaki işlemlerin yürütülmesinde, ilgili
alanlarda her tür ölçekteki imar planı ve imar uygulamaları ile hak sahibine devir ve benzeri
ilgili işlemlerde Bakanlık yetkilidir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
Ek Madde 8 – (Ek:14/2/2020-7221/12 md.)
Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik
altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin
özelliğine uygun olarak yapılır. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve
teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulur.
Fonksiyon değişikliği hariç olmak üzere, parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu,
kat adedini, bina yüksekliğini arttıran imar planı değişiklikleri yapılamaz. (Ek
cümle:5/12/2024-7534/7 md.) Ancak bir fonksiyon, parsel bazında konut kullanımına
dönüştürülemez.48
Bin metrekareden az olmamak kaydıyla oluşmuş adalarda; ada bazında nüfusu, yapı
yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran veya fonksiyon değişikliği getiren plan
değişikliklerinde ihtiyaç duyulan kültürel tesis, sosyal ve teknik altyapı kullanımları; adanın
merkezine en fazla 500 metre yarı çaplı alanda karşılanmak zorundadır.
(Değişik fıkra:5/12/2024-7534/7 md.) Taşınmaz maliklerinin tamamının talebi
üzerine parsel bazında fonksiyon değişikliği ile ada bazında yapılacak imar planı değişikliği
sonucunda değerinde artış olan parsel veya parsellerin artan değeri ile mahkemelerce iptal
edilen imar planı değişikliklerinde, imar planı değişikliği neticesinde yürürlükten kalkan imar
planı ile teklif edilen yeni imar planının kapsadığı parsel veya parsellerde oluşan değer
farkının yüzde doksanı (%90) değer artış payı olarak alınır. Değer artış payı bedelinin
tespitinde 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen bedel tespit esasları gözetilir.
(Değişik fıkra:5/12/2024-7534/7 md.) İmar planı değişikliği ile taşınmazda meydana
gelecek değer artışının tespiti 6362 sayılı Kanuna göre yetkilendirilmiş lisanslı en az iki
gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından plan değişikliği açıklama raporunda belirtilen
mer’i plan koşullarındaki değer tespiti ile birlikte değişiklik sonrası değer tespiti yapılmak
suretiyle belirlenen ortalama yeni değerden az olmamak üzere, idarece oluşturulan kıymet
takdir komisyonu tarafından belirlenir. Değer artış payı peşin veya taksitle ödenebilir. Değer
artış payının peşin ödenmesi halinde %10 indirim uygulanır ve en geç tahakkukun oluştuğu
tarihi takip eden bir ay içerisinde ödenir. Değer artış payının taksitle ödenmesi halinde ilk
5/12/2024 tarihli ve 7534 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Parsel”
ibaresi “Fonksiyon değişikliği hariç olmak üzere, parsel” şeklinde değiştirilmiştir.
48

ödeme, tahakkuk tarihini takip eden birinci ay içerisinde faizsiz olarak yapılır. Sonraki taksit
ödemeleri ise ilk ödemeden sonraki altıncı, on ikinci ve on sekizinci aylarda olmak üzere ve
kalan borç üzerine Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği Tüketici Fiyat Endeksi
(TÜFE) aylık değişim oranları eklenerek artış yapılacak şekilde toplamda dört taksitte
gerçekleştirilir. Taksitlerin erken ödenmesi halinde ise taksitin ödendiği tarihteki kalan borç
üzerine Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)
aylık değişim oranları eklenerek ödenecek taksit tutarı hesaplanır. Değer artış payının tamamı
ödenmeden tapuda satış, devir, bağış yapılamaz, yapı ruhsatı düzenlenemez.
Taşınmazın değer artışına tabi olduğu tapu kütüğüne şerh edilir. Emsal, inşaat alanı,
yapı yüksekliği ve kullanım amacı değiştirilmemek kaydıyla yapılacak ruhsat tadilatları hariç,
değer artış payı ödenmeden yapı ruhsatı düzenlenemez.
Değer artış payı tutarları taşınmaz maliklerince; Hazine ve Maliye Bakanlığınca
yetkilendirilen bankalara ve/veya ilgili muhasebe birimine yatırılır. Yatırılan tutarların;49
a) Büyükşehir belediyesinin olduğu illerde; %25’i büyükşehir belediyesinin ilgili
hesabına, %25’i ilgili ilçe belediyesinin ilgili hesabına, %25’i 6306 sayılı Afet Riski Altındaki
Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında oluşturulan Dönüşüm Projeleri Özel
Hesabına,
b) Büyükşehir belediyesi olmayan illerde ise; %40’ı imar planı değişikliğini onaylayan
idarede açılacak ilgili hesaba, %30’u 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların
Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında oluşturulan Dönüşüm Projeleri Özel Hesabına,
c) Bakanlıkça onaylanan imar planı değişikliğinden kaynaklanan değer artışının %75’i
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında
oluşturulan Dönüşüm Projeleri Özel Hesabına, kalan değer artış payının; büyükşehir
belediyesinin olduğu illerde %15’i büyükşehir belediyesinin ilgili hesabına, %10’u ilgili ilçe
belediyesinin ilgili hesabına; büyükşehir belediyesi olmayan yerlerde ise Bakanlık payının
dışındaki kalan değer artış payının tamamı plan değişikliğinin yapıldığı yerdeki ilgili idarenin
açılacak ilgili hesabına,
ilgili defterdarlıklarca beş iş günü içerisinde aktarılır ve (a) bendine göre kalan değer
artış payının %25’i, (b) bendine göre kalan değer artış payının %30’u ile imar planı
değişikliğinin diğer genel bütçeli idareler tarafından onaylanması durumunda değer artış
payının tamamı genel bütçeye gelir kaydedilir.
(Ek fıkra:5/12/2024-7534/7 md.) İmar planlarında umumi hizmet alanına ayrılan
yerlerden 13 üncü madde kapsamında kamu eline geçişi sağlanamayan alanlarda, kamu
hizmetini yapacak ilgili idarenin kamu hizmet alanına ihtiyacı olmadığına dair görüşü
5/12/2024 tarihli ve 7534 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan“Bakanlık
muhasebe birimi hesabına” ibaresi “Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilen bankalara
ve/veya ilgili muhasebe birimine” şeklinde, (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan “Bakanlığın
Dönüşüm Projeleri Özel Hesabına” ibareleri “6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların
Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında oluşturulan Dönüşüm Projeleri Özel Hesabına”
şeklinde değiştirilmiş, fıkrada yer alan “beş iş günü içerisinde aktarılır” ibaresinden önce
gelmek üzere “ilgili defterdarlıklarca” ibaresi eklenmiştir.
49

alınarak eşdeğer alan ayrılmaksızın 2942 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre
ve çevre yapılaşma koşulları ile uyumlu olmak kaydıyla konut kullanımı hariç fonksiyon
değişikliği amaçlı plan değişikliği yapılabilir.
Riskli yapının bulunduğu parsellerde, mer’i imar planı ve plan notları ile verilmiş emsale
esas inşaat alanını en fazla %20’si kadar artıran plan değişikliklerinde, 16/5/2012 tarihli ve 6306
sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki alanlarda,
kamu yatırımları ile kamu mülkiyetindeki alanlarda, mazbut ve mülhak vakıflara ait alanlarda
yapılacak plan veya plan değişiklikleri ile imar planlarında yençok: serbest olarak belirlenmiş
yüksekliklerin 8 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen usullere göre yapılacak
plan değişikliklerinde, iptal gerekçeleri doğrultusunda mahkeme kararını yerine getirmeye yönelik
tesis edilecek imar planı ve 2942 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamındaki imar planı
değişikliklerinde bu madde hükümleri uygulanmaz.50
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
Elektronik haberleşme altyapılarında yapı ruhsatı alınması
Ek Madde 9 – (Ek:11/11/2020-7256/26 md.)
Dördüncü fıkradaki kule ve direkler hariç, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki
yerler ile umumi hizmet alanları gibi kamu hizmetine tahsis edilmiş tüm alanlar ile kamu veya
özel mülkiyete tabi arsa ve arazilerde yapılacak olan 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı
Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında elektronik haberleşme istasyonlarının
kurulumuna mahsus on beş metreden yüksek kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı
unsurları 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında, alan fonksiyonu tahdidi olmaksızın ve
herhangi bir bedel, ücret ve harç alınmaksızın gösterilir. (Ek cümle:5/12/2024-7534/8 md.)
1/1000 ölçekli imar planı bulunmayan yerlerde, kulenin, varsa 1/1000 ölçekli halihazır harita
üzerine işlenerek, halihazır haritası bulunmayan yerde ise 1000 metrekare alanı kapsayacak
şekilde halihazır harita hazırlatılarak işlenmesi suretiyle ilgili idareye onaylatılır.
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile umumi hizmet alanları gibi kamu
hizmetine tahsis edilmiş tüm alanlar ile kamu veya özel mülkiyete tabi arsa ve arazilerde;
1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında gösterilen kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu
altyapı unsurları için ruhsat alınır. Ruhsat başvurularında yatay ve dikey görünüşü ihtiva eden
kroki ile statik ve elektrik projeleri dışında herhangi bir proje veya belge istenemez. Ruhsat
başvurusuna malik ya da tasarruf sahibi ile işletmeci arasında yapılan kiralamaya veya
kullanıma ilişkin belge eklenir. Bu kule veya direkler ile kurulumu bunlarla birlikte yapılacak
elektronik haberleşme cihazlarına ait bulunduğu konteyner, kabin, kabinet ve benzeri altyapı
unsurları için tek ruhsat düzenlenir.
5/12/2024 tarihli ve 7534 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, bu fıkranın başına “Riskli yapının
bulunduğu parsellerde, mer’i imar planı ve plan notları ile verilmiş emsale esas inşaat alanını
en fazla %20’si kadar artıran plan değişikliklerinde,” ibaresi ve “yapılacak plan
değişikliklerinde” ibaresinden sonra “, iptal gerekçeleri doğrultusunda mahkeme kararını
yerine getirmeye yönelik tesis edilecek imar planı ve 2942 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi
kapsamındaki imar planı değişikliklerinde” ibaresi eklenmiştir.
50

1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında gösterilmeyen ve yüksekliği on beş
metreden fazla olmayan elektronik haberleşme istasyonlarının Devletin hüküm ve tasarrufu
altındaki yerler ile umumi hizmet alanları gibi kamu hizmetine tahsis edilmiş tüm alanlar ile
kamu veya özel mülkiyete tabi arsa ve arazilerde kurulumuna mahsus kule ve direkler ile
bunlara ait zorunlu altyapı unsurlarına, statik bakımından sakınca olmadığına dair inşaat
mühendislerince hazırlanacak raporun sunulması, fennî mesuliyetin üstlenilmesi, malik ya da
tasarruf sahibi ile işletmeci arasında yapılan kiralamaya veya kullanıma ilişkin belgenin
sunulması ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ilgili mevzuatında belirlenen gerekli
ve yeterli koruma mesafesinin bırakılması ile yer seçim belgesinin alınmış olması kaydıyla
başkaca bir şart aranmaksızın ilgili idarelerce izin verilir.
(İptal dördüncü fıkra:Anayasa Mahkemesinin 1/6/2023 tarihli ve E.:2021/5;
K.:2023/109 sayılı Kararı ile) (Yeniden düzenleme:5/12/2024-7534/8 md.) Yapı ve
binalarda kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurlarına; yüksekliği on metreden
az olmak, statik ve elektrik bakımından sakınca olmadığına dair inşaat ve elektrik/elektronik
mühendislerince hazırlanacak rapor ile bu meslek mensuplarınca fennî mesuliyetin
üstlenildiğine dair taahhütname verilmek ve malik ya da tasarruf sahibi ile işletmeci arasında
yapılan kiralamaya veya kullanıma ilişkin belgenin sunulması, Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumunun ilgili mevzuatında belirlenen gerekli ve yeterli koruma mesafesinin bırakılması
ve buna dair güvenlik sertifikasının sunulması ve ilgili mevzuat uyarınca yer seçim belgesinin
alınmış olması kaydıyla başkaca bir şart aranmaksızın ilgili idarece izin verilir.
İkinci fıkra uyarınca yapılan ruhsat ve yapı kullanma izin belgesi başvurularında
26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca ruhsat harcı ve yapı
kullanma izin harcı alınır. Üçüncü ve dördüncü fıkralar uyarınca yapılan izin başvurularında
ruhsat harcı ve yapı kullanma izin harcı tutarı toplamı kadar izin belgesi bedeli alınır. Bu
madde kapsamında, ruhsat harcı, yapı kullanma izni harcı ve izin bedeline esas olan
haberleşme istasyonlarına mahsus kule ve direklerin alanı [taban alanı*(yükseklik/5)]
şeklinde hesaplanır. Bunlar dışında herhangi bir harç, ücret ve bedel alınamaz.
Her tür elektronik haberleşme cihazları ile bu cihazların teknik donanım ve bileşenleri
izin veya ruhsata tabi değildir. Ancak ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkra uyarınca kule ve
direkler ile konteyner, kabin, kabinet için yapılan ilk izin veya ruhsat başvurusunda elektronik
haberleşme cihazları ile teknik donanımları statik projelerde veya raporlarda gösterilir.
Elektronik haberleşme cihazları ile teknik donanımlarında; teknoloji değişikliği, ilavesi veya
revizyon yapılması durumunda bu hususlar için ayrıca proje veya rapor düzenlenmez.
Elektronik haberleşme istasyonları için kamu kurum veya kuruluşları tarafından yer
kullandırılması hâlinde; sözleşme uyarınca tahsil edilecek yıllık yer kullanım bedeli,
büyükşehir belediyelerinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yer seçim belgesi için
belirlediği ücretin beş katını, diğer yerlerde üç katını geçemez. Bu hükme aykırı yapılan
sözleşmeler geçersizdir.

Elektronik haberleşme istasyonlarının kurulumuna mahsus kule, direk, konteyner,
kabin, kabinet gibi altyapı unsurlarının imar planlarında gösterilmesi, bunların kurulumu için
yapılacak ruhsat veya izin başvurularında sunulacak projeler, raporlar, bilgi ve belgeler,
bunlara mahsus izin belgesi, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesine ilişkin usul ve
esaslar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça yönetmelikle
düzenlenir.
EK MADDE 10- (Ek:16/11/2022-7421/8 md.)
İmar planlarının tanziminde, planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile müstakbel
ihtiyaçları göz önünde tutularak lüzumlu cemevi yerleri ayrılır.
İl ve ilçelerde mülkî idare amirinin izni alınmak ve imar mevzuatına uygun olmak
şartıyla cemevleri yapılabilir.
Cemevi yeri, imar mevzuatına aykırı olarak başka maksatlara tahsis edilemez.
EK MADDE 11- (Ek:5/12/2024-7534/9 md.)
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:
a) İlgili mevzuatta yer alan görevleri yapmak,
b) Her tür ve ölçekteki fiziki planlara ve bunların uygulanmasına yönelik temel ilke,
strateji ve standartları belirlemek ve bunların uygulanmasını sağlamak, Cumhurbaşkanınca
yetkilendirilen alanlar ile merkezi idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti
kamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler,
askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerji ve
telekomünikasyon tesislerine ilişkin etütleri, harita, her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve
uygulama imar planlarını, arazi ve arsa düzenlemeleri ve değişikliklerini resen yapmak,
yaptırmak, onaylamak ve başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarelerce
ruhsatlandırma yapılmaması halinde resen ruhsat ve yapı kullanma izni vermek,
c) Gecekondu, kıyı alanları ve tesisleri ile niteliğinin bozulması nedeniyle orman ve
mera dışına çıkarılan alanlar dâhil kentsel ve kırsal alan ve yerleşmelerde yapılacak
iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamalarında idarelerce uyulacak usul ve esasları
belirlemek; Bakanlıkça belirlenen finans ve ticaret merkezleri, fuar ve sergi alanları, eğlence
merkezleri, şehirlerin ana giriş düzenlemeleri gibi şehirlerin marka değerini artırmaya ve
şehrin gelişmesine katkı sağlayacak özel proje alanlarına dair her tür ve ölçekte etüt, harita,
plan, arazi ve arsa düzenlemeleri ve yapı projelerini yapmak, yaptırmak, onaylamak,
kamulaştırma, ruhsat ve yapım işlerinin gerçekleştirilmesini sağlamak, yapı kullanma
izinlerini vermek ve bu alanlarda kat mülkiyeti kurulmasını temin etmek; 2/3/1984 tarihli ve
2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ile 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu
uyarınca Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan uygulamalara ilişkin her tür ve
ölçekte etüt, harita, plan, arazi ve arsa düzenlemelerini yapmak, yaptırmak, onaylamak, ruhsat
işlerini gerçekleştirmek, yapı kullanma izinlerini vermek ve bu alanlarda kat mülkiyetinin
kurulmasını sağlamak,
ç) Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya mülkiyeti Hazineye, kamu kurum
veya kuruluşlarına veya gerçek kişilere veyahut özel hukuk tüzel kişilerine ait olan
taşınmazlar üzerinde kamu veya özel sektör tarafından gerçekleştirilecek olan yatırımlara
ilişkin olarak ilgililerince hazırlandığı veya hazırlatıldığı halde yetkili idarece üç ay içinde
onaylanmayan etüt, harita, her tür ve ölçekteki çevre düzeni, nazım ve uygulama imar
planlarını, arazi ve arsa düzenlemelerini ve değişikliklerini ilgililerinin valilikten talep etmesi
ve valiliğin Bakanlığa teklifte bulunması üzerine bedeli mukabilinde yapmak, yaptırmak ve

onaylamak, başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarece verilmemesi halinde
bedeli mukabilinde resen yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni ile iş yeri açma ve çalışma
ruhsatını vermek,
d) Yaptığı veya onayladığı her tür ve ölçekteki plana ilişkin plan inceleme ve işlem
hizmet bedeli almak ve bu bedeli ilgili yılın Döner Sermaye Birim Fiyat Listesini dikkate
alarak hesaplamak,
e) 23/9/1980 tarihli ve 2302 sayılı Atatürk’ün Doğumunun 100 üncü Yılının Kutlanması
ve “Atatürk Kültür Merkezi Kurulması” Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi ile belirlenen
Atatürk Kültür Merkezi alanını iyileştirme, güzelleştirme, yenileme ve ihya etmek amacıyla;
Kültür ve Turizm Bakanlığının da görüşü alınarak, bu alan için her tür ve ölçekte etüt, harita,
plan, arazi ve arsa düzenlemeleri ile yapı projelerini yapmak, yaptırmak, onaylamak,
kamulaştırma ve ruhsatlandırma işlemleri ile diğer iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesini
sağlamak,
f) Mahalli idareleri ve bunların merkezi idare ile olan alaka ve münasebetlerini
düzenlemek; mahalli idareleri düzenleyen kanunların uygulanması ile ilgili tereddütleri
gidermek, düzenleyici ve yönlendirici işlemler yapmak,
g) 6306 sayılı Kanun kapsamında kalan alanlarda yapılan her tür ve ölçekteki plan, arazi
ve arsa düzenlemesi ve kentsel tasarım projelerini onaylamak,
ğ) Cumhurbaşkanınca belirlenen proje kapsamı içerisinde kalmak kaydıyla kamuya ait
tescilli araziler ile tescil dışı araziler ve muvafakatleri alınmak koşuluyla özel kişi veya
kuruluşlara ait arazilerin yeniden fonksiyon kazandırılıp geliştirilmesine yönelik olarak her tür
ve ölçekte etüt, harita, plan, kamulaştırma, arazi ve arsa düzenlemesi yapmak, yaptırmak ve
onaylamak,
h) Cumhurbaşkanınca yetkilendirilen alanlar ile merkezi idarenin yetkisi içindeki kamu
yatırımları, mülkiyeti kamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli
güvenliğe dair tesisler, askeri yasak bölgeler, 7269 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde
yapılacak binalar, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerji ve telekomünikasyon
tesisleri ile ilgili altyapı, üstyapı ve iletim hatları, yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı madde üretim
tesisleri ve depoları, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı istasyonları gibi alanlar ile ilgili
her tür ve ölçekteki planların yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, bunlara ilişkin her tür ve
ölçekteki harita, etüt, plan ve arazi ve arsa düzenlemelerini gerektiğinde yapmak, yaptırmak
ve resen onaylamak. Planlamaya ilişkin iş ve işlemlerde, bakanlıklar, mahalli idareler ve
meslek kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak, planlama sürecinin iyileştirilmesini ve
geliştirilmesini temin etmek,
ı) Bakanlığın görev alanına giren konularla ilgili olarak mimarlık ve mühendislik
meslek kuruluşlarını denetlemek.
EK MADDE 12- (Ek: 21/7/2025 - 7557/14 md.)
Toplam yüz ölçümü 2.500 metrekareden büyük parklarda eşdeğer alan ayrılmaksızın ve
imar planı değişikliği yapılmadan acil sağlık hizmetleri istasyonu, sağlıklı hayat merkezi ve
aile sağlığı merkezi yapılması için Sağlık Bakanlığının talebi üzerine yetkili idare veya Çevre,
Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yer tahsisi yapılabilir.
Tahsis işlemi; yüz ölçümü 2.500 metrekareden 5.000 metrekareye kadar olan parklarda
muvakkat yapı ölçülerini aşmamak, 5.000 metrekareden büyük parklarda ise 250 metrekare
taban alanı, kat adedi 2 ve bina yüksekliği 7,50 metreden fazla olmamak kaydıyla yapılacak
sağlık tesisleri için tahsis edilen alan büyüklüğü, taban alanının iki katını geçmeyecek şekilde
Sağlık Bakanlığınca talep edilen yüz ölçümü kadar yapılır.
Bu madde kapsamında tahsis edilen yerler ile bu amaçla inşa edilen binalar
devredilemez ve başka bir amaçla kullanılamaz. Bu yerlerin devredilmesi veya tahsis edilen
amaca aykırı kullanılması halinde yapılan tahsis kaldırılır.

YEDİNCİ BÖLÜM
Geçici Hükümler ve Yürürlük, Yürütme
Yapıların amacında kullanılması:
Geçici Madde 1 – Herhangi bir sahada bulunan ve 2981 sayılı Kanunun
yürürlüğünden sonra yapılan yapılar bölgesinin teşekkül şartlarına, imar planı esaslarına ve
yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. Bu gibi yapılar Kanunun yayımı
tarihinden itibaren 3 ay içinde inşa ettirenlerce eski şekline getirilir. Aykırılık bu süre sonunda
düzeltilmezse Belediye veya valilikçe yapılır veya yaptırılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı
sahibinden tahsil edilir.
Başka amaçla kullanılan otopark yerleri:
Geçici Madde 2 – Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapı kullanma izni alınıp,
ruhsat ve eklerine aykırı olarak başka maksatlara tahsis edilmiş ve 2981 sayılı Kanun
kapsamına girmeyen otopark yerlerinden otopark yönetmeliğine göre otopark tahsisi
gerekenleri hakkında 37 nci maddenin son fıkrasına göre işlem yapılır.
Önce verilen ruhsat ve izinler:
Geçici Madde 3 – Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce imar planı ve mevzuatına
uygun olarak verilen ruhsat ve izinler geçerlidir.
Müşterek giriş
Geçici Madde 4 – Kanunun yürürlüğe girmesinden önce tapuda müşterek giriş olarak
tescil edilip fiilen kamu tarafından yol olarak kullanılan tapu kaydı yol olarak terkin
edilmeyen gayrimenkullerin imar planında kamu hizmet ve tesislerine ayrılanları belediye ve
mücavir alan sınırları içinde belediye encümeni dışında ise il idare kurulu kararı ile muvafakat
aranmaksızın imar planındaki tahsis amacına uygun olarak tapuda terkin edilir.
Örfü belde, paftos:
Geçici Madde 5 – Belediye hudutları ve mücavir sahalar içinde veya dışında bulunan
gedik ve zeminler (örfü belde-paftos) tamamen yıkılıp yok olarak (müntafi ve münhedim)
varlıklarını kaybedip, kaybetmediklerine bakılmaksızın bu Kanun hükümlerine göre tasfiye
olunurlar.
Tasfiyeye tabi tutulan taşınmaz mallardaki zemin hakları bedele çevrilmiştir.
Zemin hakkı bedeli, ait olduğu taşınmaz malın zemine ait son emlak vergi değerinin
1/5'idir. Bu şekilde belirlenecek zemin hakkı bedeli, tapu idaresince gedik sahibinin müracaatı
halinde zemin hakkı sahibi adına emaneten milli bir bankaya yatırılır. Müracaat edilmediği
takdirde zemin sahibi lehine kanuni ipotek tesis edilir.
Zemin hakkı bedelinin 1/4'ü peşin, bakiyesi en geç üç yıl içinde yıllık eşit taksitlerle
ödenir ve bu bedele bankaca vadesiz mevduat faizi uygulanır. Peşin miktar ve taksitler 40 000

TL. dan az olamaz. Bu işlemlerden sonra tapu sicilinde gerekli terkin ve tashihler resen
yapılır.
Bankaya emaneten yatırılan veya ipotekle temin edilen zemin hakkı bedeli üzerindeki
iddialar genel hükümlere tabidir.
Geçici Madde 6 – 2981 sayılı Kanuna göre düzenlenmiş ve tasdik edilmiş olan ıslah
imar planlarının uygulanmasında, inşaat ruhsatı verilmesine ilişkin şart ve şekilleri tespite,
belediye ve mücavir alanlar içinde belediyeler, dışında valilikler yetkilidir.
Geçici Madde 7 – (Birinci fıkra iptal: Anayasa Mahkemesinin 11/12/1986
tarihli ve E. 1985/11 K. 1986/29 sayılı Kararı ile.)
Boğaziçi alanında mevcut çekme katlar aynı gaberi içinde kalmak şartı ile tam kata
iblağ edilir. Ancak teras kullanma hakkı daha önce tapuya tescil edilmemiş olan çatı katı
malikleri emlak vergisi için beyan edilen daire bedelinin daire metrekaresine bölünerek
bulunan bir metrekare değerinin kazanılan alan ile çarpımı sonucu bulunan değeri hisse
nisbetlerine göre diğer kat maliklerine öder. Kendileri bulunmadıkları takdirde bu bedel
isimlerine milli bir bankaya yatırılır.
Yönetmeliklerin çıkarılma süresi:
Geçici Madde 8 – Bu Kanunun uygulanmasını gösteren yönetmelikler Kanunun
yayımından itibaren en geç 6 ay içinde çıkarılır.
Geçici Madde 9 – (Ek : 30/5/1997 - KHK - 572/2 md.)
Bu Kanunun Ek 1 inci maddesinde öngörülen düzenlemelerin yapılmış ve yapılacak
altyapı alanlarında ve yapılarda gerçekleştirilmesi için, imar yönetmelikleri ve kamu binaları
ile ilgili mevzuatta 1/6/1998 tarihine kadar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından gerekli
değişiklikler yapılır.
Geçici Madde 10 – (Ek : 8/1/2002 – 4736/2 md.)
Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara belediyelerce yol, su, kanalizasyon,
doğalgaz gibi alt yapı hizmetlerinin birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi
halinde ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu
Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içerisinde baş vurulması üzerine kullanma izni
alınıncaya kadar geçici olarak elektrik, su ve/veya telefon bağlanabilir.
Bu madde kapsamında elektrik, su ve/veya telefon bağlanması herhangi bir kazanılmış
hak teşkil etmez.
Geçici Madde 11 – (Ek : 9/7/2008-5784/25 md.)
1/7/2022 tarihine kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kullanma
izni verilmeyen ve alınmayan yapılara; yol, elektrik, su, telefon, kanalizasyon, doğal gaz gibi alt

yapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde, ilgili
yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin yayımı
tarihinden itibaren başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar ilgili mevzuatta
tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su ve/veya elektrik bağlanabilir.
Bu kapsamda, ilgili belediyeden dağıtım şirketlerine elektriğin kesilmesi talebinin söz konusu
olması halinde aboneliği iptal edileceğinden, su ve/veya elektrik bağlanması herhangi bir
kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak, yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı
31/12/2021 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.51
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan abonelikler de ait olduğu gruba
dönüştürülür.
Geçici Madde 12 – (Ek: 9/12/2009-5940/4 md.)
Bu Kanunun 44 üncü maddesinin (I) numaralı fıkrasının (e) bendinde öngörülen
konulara ilişkin yönetmelik bir yıl içinde yürürlüğe konulur.
Geçici Madde 13 – (Ek: 9/12/2009-5940/4 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra inşaat, tesisat, elektrik, sıva ve benzeri
branşlarda yetki belgesi almak isteyenlerden, hangi branşta iş yaptıklarını belgeleyenlere usta
olduklarını gösterir geçici yetki belgesi verilir. Bu belgeler 1/1/2012 tarihinden itibaren
sürekli yetki belgesine dönüştürülür.
Geçici Madde 14 – (Ek: 16/5/2012-6306/14 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce belediyelerce imar uygulamalarına ilişkin
olarak çıkarılmış olan yönetmelikler, ek 5 inci maddedeki esaslar çerçevesinde bu maddenin
yayımı tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde hazırlanarak anılan maddedeki usule göre
yürürlüğe konulacak yönetmeliklerle değiştirilir. Aksi takdirde, anılan yönetmelikler bir yıllık
sürenin bittiği tarih itibarıyla yürürlükten kalkar.
Geçici Madde 15 – (Ek: 14/4/2016-6704/10 md.)
16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi
Hakkında Kanun uyarınca riskli alan, 5393 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi uyarınca kentsel
dönüşüm ve gelişim alanı ve 16/6/2005 tarihli ve 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel
Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun
uyarınca yenileme alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan yapılardan yapı ruhsatiyesi veya
yapı kullanma izni bulunmayan yapılara, dönüşüm ve yenileme uygulamalarına muvafakat
verilmesi koşuluyla, geçici olarak elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve aboneliği yapılır. Bu
yapılara geçici olarak elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve aboneliği yapılması herhangi bir
kazanılmış hak teşkil etmez.
1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihe kadar” ibaresi “1/7/2022 tarihine kadar” şeklinde, fıkrada yer alan
“12/10/2004” ibaresi “31/12/2021” şeklinde değiştirilmiştir.
51

Birinci fıkra uyarınca yapılan geçici abonelik süresi beş yılı geçemez. Ancak dönüşüm
ve yenileme uygulamalarının uzaması hâlinde, beş yılı geçmemek üzere uygulama süresince
geçici abonelik uygulaması devam eder.
Bu madde hükümleri 1/11/2015 tarihinden önce yapılmış yapılara ilişkin olarak
uygulanır.
Geçici Madde 16- (Ek: 11/5/2018-7143/16 md.)52
Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların
kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce
yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara
31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve
31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir.
Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar
Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre
kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa
göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen
yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde
beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli
cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı
Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek
eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak
kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya,
yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir
yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan
yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak
geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun (İptal ibare: Anayasa
Mahkemesinin 24/9/2020 tarihli ve E.:2019/21; K.:2020/51 sayılı Kararı ile) (…) uyarınca
alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.53
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan
yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar
planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma
izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci
fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Bu maddede yer alan ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlar için 18/5/2018
tarihli ve 30425 sayılı Resmi Gazete’ye bakınız.
53
27/12/2018 tarihli ve 7159 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkraya “bu Kanun” ibaresinden
sonra gelmek üzere “ve 2960 sayılı Kanun” ibaresi eklenmiştir.
52

Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci
maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş
olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile
bunların kanuni veya akdi haleflerinin 31/12/2022 tarihine kadar yapacakları satın alma
talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. (Ek
cümleler:8/4/2022-7394/13 md.) Satış bedelinin tamamının peşin ödenmesi hâlinde yüzde
yirmi, en az yarısının ödenmesi hâlinde yüzde on indirim uygulanır. Taksitli satışlarda satış
bedelinin en az yüzde onu peşin ödenir, kalan bedel ise beş yıla kadar taksitlendirilir. Taksit
tutarlarına kanunî faiz oranının yarısı uygulanır. Elde edilen gelirlerin yüzde yirmibeşi
Bakanlığın dönüşüm projeleri özel hesabına gelir olarak kaydedilir. Kalanı ise bu maddenin
ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001
tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer
Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci
fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası hükmü uygulanmaz. (Ek
cümleler:4/7/2019-7181/14 md.) Yapı kayıt belgesine konu taşınmaz için 24/2/1984 tarihli
ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve
6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine
göre tapu tahsis belgesi alınması ve bu belgeye esas arsa bedellerinin ödenmiş olması hâlinde
bu madde uyarınca ayrıca satış bedeli alınmaz. Yapı kayıt belgesi alınan taşınmazların satışa
konu edilen kısımlarından yapı kayıt belgesi tarihi ile satış tarihi arasındaki dönem için
ecrimisil alınmaz, tahakkuk ettirilen ecrimisiller terkin edilir, satış tarihi itibarıyla tahsil
edilen ecrimisil tutarı satış bedelinden mahsup edilir, bu tutardan fazlası iade edilmez.5455
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş
olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin
talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel
üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait
sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden
yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına
kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte
olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesinin 23/7/2024
4/7/2019 tarihli ve 7181 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle bu fıkranın ikinci cümlesine “akdi
haleflerinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “31/12/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma”
ibaresi eklenmiş, dördüncü cümlesinde yer alan “beşinci fıkrası” ibaresi “beşinci fıkrası, yapı ve
tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası” şeklinde değiştirilmiştir.
55
8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan
“31/12/2019” ibaresi “31/12/2022” şeklinde değiştirilmiş ve fıkranın mevcut üçüncü cümlesinde yer
alan “Bu durumda elde edilen gelirler” ibaresi “Kalanı ise” şeklinde değiştirilmiştir.
54

tarihli ve E.: 2023/74; K.: 2024/141 sayılı Kararı ile)
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda
tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve
koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve
koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale
Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin
birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı
tarafından müştereken belirlenir.
Geçici Madde 17- (Ek:29/11/2018-7153/17 md.)
Yürürlükteki 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları, 5 yıl içinde üst ölçekli çevre
düzeni planı veya nazım imar planına dönüştürülür. Bu süre içinde, bu planlarda revizyon
yapılamaz, yapılacak plan değişikliklerinin usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.
Geçici Madde 18- (Ek:29/11/2018-7153/17 md.)
Antalya ili Aksu ilçesi sınırları içerisinde yer alan Çalkaya Bölgesi olarak adlandırılan
ve 9/4/2018 tarihli ve 2018/11605, 2018/11606 ile 2018/11607 sayılı Bakanlar Kurulu
kararlarıyla kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilen alanlarda, tescilli olan mevcut
parseller esas alınarak tapu kaydının evveliyatından gelen imar uygulamalarındaki hatalar
dikkate alınmadan imar uygulaması yapılır.
Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında hazırlanan her ölçekteki imar ve
parselasyon planları Antalya Büyükşehir Belediyesince yapılır, yaptırılır ve onanır.
Parselasyon planlarının askı ilanları, yazılı tebliğ hükmündedir. İmar ve parselasyon planları
onaylandığı tarihte yürürlüğe girer.
Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarındaki parselasyon planlarında gerekli
görülmesi halinde imar uygulaması sonucu oluşmuş olan parsellerden, yüzde beşi aşmamak
kaydıyla eşit oranda ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.
Birinci fıkrada belirtilen kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında;
a) Tescilli parsellerin, tapu sicilinde tescil edilen alanı ile hesap edilen alanı arasındaki
farkın tecviz sınırını aşması durumunda tapuda kayıtlı yüz ölçümü esastır.
b) Uygulama alanı içinde ve sınırında mükerrer tescil edilen parsellerin her ikisinin de
uygulama sınırları içerisinde kalan alanların imar uygulamasına dâhil edilmesi esastır.
c) Daha önce yapılan imar uygulamaları sırasında hisseli hale getirilen ve farklı yerlere
tahsis edilen müstakil veya hisseli parselleri, arsa paylarının sahipleri adlarına taksim yapılmak
suretiyle müstakilen ve resen tescil ettirmeye Antalya Büyükşehir Belediyesi yetkilidir.
ç) Tapu sicillerinde tescile esas belgesine aykırılığı tespit edilmiş hisse hataları, doğru
hisse uygulamaya alınarak resen düzeltilir.
d) Hazine mülkiyetine tahsis edilmesi gereken parsellerde ve bu parsellerin
oluşturuldukları alanlarda bulunan mevcut parsellerin başka bir alana taşınması işlemlerinde,

“imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisinin
sağlanması” ilkesine uygunluğu aranmaz.
Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında, imar ve parselasyon planlarının
kesinleşmesinden sonra gerekli görülmesi halinde Antalya Büyükşehir Belediyesi, ilgili
mevzuattan doğan yetkilerinin bir kısmını veya tamamını Aksu Belediyesi ve diğer kamu
idarelerine devredebilir.
Bu maddede hüküm bulunmayan hallerde ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 19 – (Ek:4/7/2019-7181/15 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, ilgili idare veya yetkili kurumca
onaylanmış ancak tescil işlemi tamamlanmamış parselasyon planlarında hesaplanmış olan
düzenleme ortaklık payı ve kamu ortaklık payı kesintilerine göre yürütülen iş ve işlemlere, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl süreyle devam edilir.
Geçici Madde 20 – (Ek:14/2/2020-7221/13 md.)
Bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin onuncu paragrafında yer
alan hükümler doğrultusunda ilgili idare 1/7/2021 tarihine kadar meclis kararı ile plan
değişikliklerini ve revizyonlarını yapmakla yükümlüdür. Bina yükseklikleri yençok: serbest
olarak belirlenmiş alanlarda plan değişikliği ve revizyonu yapılıncaya kadar yapı ruhsatı
düzenlenemez. Belirlenen süre içerisinde söz konusu alanlarda yer alan parsellere ilişkin yapı
ruhsatı başvurusu yapıldığında süre sonu beklenilmeden alana yönelik öncelikli olarak plan
değişikliklerinin ve revizyonlarının yapılması zorunludur.
Geçici Madde 21 – (Ek:14/2/2020-7221/14 md.)
Bu Kanunun geçici 16 ncı maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi alınan yapılar ile bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata
Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 13
üncü maddesinin (b) fıkrasına göre, hasar görmüş olmakla birlikte ıslahının mümkün olduğu
tespit edilmiş olan yapılarda, ilave inşaat alanı ihdas edilmemek şartıyla, 23/6/1965 tarihli ve
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre güçlendirme kararı alınarak güçlendirme yapılabilir.
Bu yapılarda güçlendirme izni, bu Kanunda ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen şartlara ve
kısıtlamalara tabi olmaksızın, güçlendirme projesine istinaden ilgili idaresince verilir.
Güçlendirilecek olan yapının üzerinde bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin belediyeye veya
Hazineye ait olması durumunda; taşınmaz satın alınmadıkça güçlendirme yapılamaz.
Güçlendirilecek yapının üçüncü kişilere ait taşınmazlara tecavüzlü olması durumunda
güçlendirme için taşınmazına tecavüzlü üçüncü şahısların muvafakati aranır.
Bu madde kapsamında yapılacak güçlendirme iş ve işlemleri 29/6/2001 tarihli ve 4708
sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında yapı denetim kuruluşlarının denetimine
tabidir. Yapı denetim kuruluşlarından bu madde kapsamındaki denetim görevini yerine
getirmedikleri tespit edilenlere, tespit edilen fiil ve hâllerin durumuna göre, 4708 sayılı
Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddesinde yer alan idari ve cezai müeyyideler uygulanır.

Bu maddeye göre güçlendirme izni verilen yapıların herhangi bir sebeple yıkılmaları
hâlinde, bu alanlarda yeniden yapılacak yapılar için yürürlükteki plan ve mevzuat hükümleri
uygulanır.
Bu madde hükümleri 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kanunu kapsamındaki yapılar hakkında uygulanmaz.
Geçici Madde 22 – (Ek:14/2/2020-7221/15 md.)
32 nci maddenin beşinci fıkrasının ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci cümleleri, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgili idaresi tarafından yıkım kararı alınmış yapılar
hakkında uygulanmaz.
Geçici Madde 23- (Ek:25/3/2020-7226/40 md.)
14/2/2020 tarihli ve 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla değiştirilen 42 nci maddenin ikinci fıkrası
hükümlerine dayanılarak uygulanan idari para cezaları, bu maddeyi ihdas eden Kanunla
değiştirilen 42 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usul uyarınca hesaplanan tutarlarda tahsil
edilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 7221 sayılı Kanunla değiştirilen 42 nci
maddenin ikinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezalarına ilişkin yapılan ödemelerden, bu
maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 42 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usul uyarınca
hesaplanan tutarlardan fazla tahsil edilmiş olanları, 1/6/2020 tarihine kadar ilgilisi tarafından
talep edilmesi halinde, talep tarihinden itibaren bir ay içinde iade edilir.
Geçici Madde 24 – (Ek:11/11/2020-7256/27 md.)
Ek 9 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulmuş olup aynı maddenin
birinci fıkrası kapsamına giren kule ve direkler bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren işletmecilerin bir yıl içinde başvurusu üzerine üç yıl içinde 1/1000 ölçekli uygulama
imar planlarına, alan fonksiyonu tahdidi olmaksızın ve herhangi bir bedel, ücret ve harç
alınmaksızın işlenir. Başvuru yapılmaması hâlinde 32 nci ve 42 nci maddeler uyarınca işlem
yapılır.
Ek 9 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulmuş bulunan elektronik
haberleşme istasyonlarına mahsus kule ve direkler ile bunların zorunlu altyapı unsurları için
elektronik haberleşme istasyonunu ilk kuran işletmeci tarafından bir yıl içinde müracaat
dilekçesi ibraz edilmek ve üç yıl içinde gerekli belgeler tamamlanmak şartıyla statik
bakımından uygun olduğuna dair inşaat mühendislerince hazırlanacak raporun ve Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından düzenlenen güvenlik sertifikasının veya güvenlik
sertifikasına tabi olmayanlar için radyolink frekansı tahsis edildiğine ilişkin kullanım hakkı
yetki belgesi, elektrik aboneliği veya ilgili tarihi tevsik edici bir belgenin idareye sunulması
ve söz konusu kule ve direklerin statik/betonarme fennî mesuliyetinin üstlenilmesi kaydıyla
başkaca herhangi bir belge aranmaksızın ve ek 9 uncu maddenin beşinci fıkrasında yer alan
yöntem ile hesaplanan bedelin ödenmesi şartıyla belirtilen haberleşme istasyonlarına mahsus

kule ve direkler ile bunların zorunlu altyapı unsurları için izin veya ruhsat verilmiş sayılır. Bu
ücret dışında herhangi bir harç, ücret veya bedel alınmaz.56
(Değişik fıkra:5/12/2024-7534/10 md.) Ek 9 uncu maddenin bu maddeyi ihdas eden
Kanun ile yeniden düzenlenen dördüncü fıkrası uyarınca süresi içinde izin başvurusu yapılmış
olan kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurları için harç veya izin bedeli ödenmiş
olması halinde yeniden harç ya da izin bedeli alınmaksızın ve 2/7/2004 ile 1/10/2009 tarihleri
arasında kurulmuş olan elektronik haberleşme istasyonlarına birinci ve ikinci fıkra uyarınca
alınacak izin veya ruhsatlar için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işletmeciler bir
yıl içinde ilgili idareye başvurur. İlgili idarece yapılacak incelemeler sonucu bu maddede yer
alan belgelerin başvuru süresi içinde tamamlanması kaydıyla izin veya ruhsat verilmiş sayılır.
Ek 9 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan elektronik haberleşme
istasyonlarının kurulumuna mahsus kule ve direkler için 32 nci ve 42 nci maddeler uyarınca
alınmış (…)57 idari para cezaları tahsil edilmez. Ancak ödenmiş olan idari para cezaları iade
edilmez.
Geçici Madde 25- (Ek:10/6/2022-7410/10 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, birden fazla yapı için ruhsat alınarak
inşaata başlanmış ve kat irtifakı kurulmuş ancak bir kısmı tamamlanmadan süre nedeni ile ilk
ruhsatı hükümsüz hale gelmiş olan parsellerdeki eksik kalan yapılar için; ruhsat eki onaylı
statik projesinde deprem güvenliği bakımından yapılması zorunlu olan değişiklikler hariç,
yapı projelerinde herhangi bir değişiklik olmaksızın yapılacak yeniden ruhsat başvurularında,
ruhsat başvurusunda bulunulan ilgili yapı maliklerinin tamamının muvafakati aranır.

Akademik yorum ve analiz — IMAR m. 47 şerhi

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama


İmar Kanunu m. 47, «"etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini somutlaştıran temel hükümlerden biridir. Madde, salt teknik bir usul kuralı olmanın ötesinde; piyasa güveni, alacaklının (hamilin) korunması, kayıt düzeni ve dürüst işlem ilkeleri arasında denge kuran bir normatif düğüm noktasıdır. Sistematik açıdan hüküm, kanunun önceki maddelerinde kurulan yükümlülük ve yaptırım rejimini tamamlar; sonraki maddelerle birlikte okunduğunda koruma zincirinin sürekliliği sağlanır. Ratio legis, çek ve benzeri ödeme araçlarının tedavül kabiliyetinin korunması, karşılıksızlık riskinin yönetilmesi ve kamu otoritesinin öngördüğü kayıt/denetim araçlarının işlemesidir. Tarihsel olarak 5941 sayılı Çek Kanunu, önceki dönem düzenlemelerinin (özellikle 3167 sayılı Kanun çizgisinin) bıraktığı boşlukları kapatmak ve modern bankacılık–risk merkezi altyapısıyla uyumlu bir rejim kurmak üzere ihdas edilmiştir. Madde metninin lafzı şöyledir (özet alıntı): Madde 47 – 48 – (Bu maddeler 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun
3 üncü maddesinin "f" ve "g" bentleri ile 10 uncu maddesinin değiştirilmesi ile ilgili olup
mezkür kanundaki yerlerine işlenmişlerdir.)
Ek Madde 1 – (Ek : 30/5/1997 - KHK - 572/1 md.)46
Fiziksel çevrenin engelliler için ulaşılabilir ve yaşanılabilir kılınması için, imar
planları ile kentsel,sosyal,teknik altyapı alanla… Bu metin, yoruma açık genel kavramlarla (özen, bildirim, yasak, ödeme, ibraz vb.) somut usul adımlarını bir arada barındırır; dolayısıyla hem kavram analizi hem de usul–esas ayrımı zorunludur.

2. Maddedeki Kavramların Analizi


2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 47, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara bağlamaktadır. Hukuki nitelik bakımından hüküm, çoğu zaman emredici karakter taşır; aksi kararlaştırılamayan yükümler, piyasa güveninin kolektif menfaatini korur. Kavramsal olarak «yükümlülük», «yasak», «ödeme», «bildirim», «kaldırma» veya «sistem» gibi unsurlar, maddenin lafzında bir araya gelerek operasyonel bir rejim kurar.

2.2. Usulî ve maddi unsurlar

Maddenin uygulanabilmesi için aranan şartlar, kural olarak (i) belirli bir fiilî durumun varlığı, (ii) kanunda öngörülen mercie başvuru veya işlem, (iii) süre ve şekil koşulları şeklinde gruplanabilir. Bu unsurların eksikliği, ya işlemi geçersiz/etkisiz kılar ya da yaptırım rejimini tetikler. Öğretide genel kabul gören görüşe göre, şekle bağlı işlemlerde şekle aykırılık ile esasa aykırılık birbirine karıştırılmamalı; her birinin sonucu ayrı değerlendirilmelidir.

2.3. Korunan menfaat ve muhataplar

Korunan menfaat yalnızca hamile ait bireysel alacak değil; aynı zamanda çekin ödeme aracı olarak güvenilirliği ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele gibi kamusal menfaatlerdir. Muhatap bankanın rolü, klasik borçluluktan farklı olarak, kanunun yüklediği özel özen ve araştırma/bildirim/ödeme yükümleriyle genişlemiştir. Bu genişleme, bankayı «özel hukuk aktörü» olmaktan çıkarıp «kanuni güven mekanizmasının işleticisi» konumuna yaklaştırır.

2.4. Yaptırım ve sonuçlar

Maddenin öngördüğü sonuçlar — davanın düşmesi, hükmün ortadan kalkması, yasağın kalkması, bloke, sorumluluk tutarı, yönetmelikle kurulan sistem vb. — somut fıkralara göre değişir. Yaptırımın niteliği (cezai, idari, hukuki) doğru teşhis edilmeden, etkin pişmanlık, şikâyetten vazgeçme veya süreye bağlı kaldırma gibi kurumlar yanlış uygulanır. Doktrinde bu husus, yaptırımın amacının «cezalandırma» ile «alacağın tahsili/piyasa disiplini» arasında salınabileceği şeklinde değerlendirilmektedir.

3. Sistematik İlişkiler


- İmar Kanunu m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 47'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- İmar Kanunu m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: önleyici denetimin fiilî dayanağıdır.
- İmar Kanunu m. 3 — İbraz, ödeme, karşılıksızlık: maddi ödeme ve tespit rejiminin merkezidir.
- İmar Kanunu m. 5 — Ceza ve yasak rejimi: m. 47 ile sıkı bağ (özellikle etkin pişmanlık ve yasağın kaldırılması bağlamında).
- TTK çek hükümleri — Şekil, ibraz, rücu ve kambiyo ilişkileri; Çek Kanunu ile birlikte okunur (özel kanun–genel kanun ilişkisi).
- İİK m. 353 — İtiraz usulüne atıf içeren hükümlerde usulî yol haritası sağlar.

Bu ilişkiler, m. 47'nin «tek başına» uygulanamayacağını; aksine, kanunun bütüncül mimarisinin bir parçası olduğunu gösterir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı


Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazlık hatları şunlardır: (i) ödeme veya taahhüdün «tamamen» yapılıp yapılmadığı, (ii) faiz hesabının 3095 sayılı Kanun’a göre doğru kurulup kurulmadığı, (iii) yasağın MERSİS ve Risk Merkezi’ne bildirimi ile ilanın usulüne uygunluğu, (iv) şikâyetten vazgeçmenin kapsamı, (v) süreye bağlı kaldırma taleplerinde üç yıl/on yıl hesabı, (vi) elektronik/takas yoluyla ibrazın sonuçları. Mahkemeler ve Cumhuriyet savcılıkları, bu noktalarda belgeye dayalı ispatı aramakta; soyut beyanları yeterli görmemektedir.

Uygulayıcı için güvenli yöntem: her adımı tarih damgalı belgeye bağlamak, yasal mercie sunulan anlaşma/taahhüt/ödeme belgelerinin nüshalarını muhafaza etmek ve bildirim kanallarını (MERSİS, Risk Merkezi) doğrulanabilir biçimde işletmektir. Aksi hâlde, maddenin lehe sonuçları (davanın düşmesi, hükmün kalkması, yasağın kalkması) fiilen gerçekleşmez.

5. Pratik Örnek Olaylar


Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamamen öder ve belgeleri mahkemeye sunar. Hukuki Analiz: İmar Kanunu m. 47 (ve bağlantılı m. 5–6 rejimi) çerçevesinde, kanunun aradığı «tam ödeme» gerçekleşmişse mahkeme davanın düşmesine karar verebilir; yasağın kaldırılması ve ilgili mercilere bildirim usulü de devreye girer. Eksik faiz veya kısmi ödeme, lehe sonucun doğmasını engelleyebilir.

Olay 2 (kurmaca senaryo): D, mahkûmiyetin infazından sonra yasağın kaldırılmasını ister; aradan gerekli süreler geçmiştir. Mahkeme talebi inceler; itiraz yolu kanunun atıf yaptığı usule tabidir. Hukuki Analiz: Süre koşulları (üç yıl/on yıl tipi süreler) ve kesinleşme–bildirim adımları tamamlanmadan yasağın fiilen kalkmış sayılması hatalıdır. Bildirim ve ilan, maddenin kamuya açıklık boyutudur.

Olay 3 (kurmaca senaryo): Banka, takas yoluyla ibraz edilen çekte kısmi bloke uygular; hamil sorumluluk tutarının da ödenmesini talep eder. Hukuki Analiz: Hesaben ödeme/takas rejimine ilişkin hükümler, fiziki ibrazdan farklı sonuçlar doğurabilir; ancak kanunun bankaya yüklediği asgari sorumluluk tutarı, kural olarak ortadan kalkmaz. Bloke süreleri ve lehtar lehine koruma dikkatle uygulanmalıdır.

6. Pratik Uygulama Notları


- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her biri ayrı hesaplanmalıdır.
- Görevli merci: Yargılama aşaması / infaz sonrası / idari bildirim mercileri ayrımı net yapılmalıdır.
- Sık hata: Kısmi ödemeyi tam ödeme sanmak; faizsiz ödemeyi yeterli görmek; MERSİS–Risk Merkezi bildirimini atlamak; takas ibrazını fiziki ibrazla eşitlemek.
- Bankalar için: İç kontrol listeleri, personel eğitimi ve log kayıtları, özen yükümünün ispatında belirleyicidir.
- Hamil için: Fotokopi, bloke yazısı, karşılıksızlık şerhi ve takip yolları (kambiyo takibi, şikâyet) stratejik birlikte planlanmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme


Madde 47, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu yanı, alacağın tahsilini teşvik eden ve yasağı sonsuz bir damga olmaktan çıkaran esnekliktir. Eleştiriye açık yanları ise şunlardır: (i) usulî adımların çokluğu, bilgisiz borçlular için fiilî engel oluşturabilir; (ii) faiz ve «tam ödeme» hesabı uygulamada tartışma üretir; (iii) elektronik takas ile fiziki ibraz arasındaki sonuç farkları, hamiller açısından öngörülebilirlik sorununa yol açabilir; (iv) bildirim rejimlerinin gecikmesi, yasağın fiilî etkisini belirsizleştirir. Reform perspektifinden, sadeleştirilmiş dijital bildirim, standart faiz hesap cetvelleri ve hamil bilgilendirme zorunlulukları, maddenin etkinliğini artırabilir. Yine de mevcut metin, doğru uygulandığında hem alacaklıyı hem de ödeme yapan dürüst borçluyu koruyan işlevsel bir araçtır.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İmar Kanunu m. 47, «"etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini som Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulayıcı makamların, somut olayın özelliklerini gözetmekle birlikte, emredici nitelikteki çekirdek yükümlülüklerden ödün vermemesi gerekir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 47, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, bu tür düzenlemeler hem özel hukuk ilişkilerinin güvenliğini hem de kamu düzenine ilişkin menfaatleri birlikte korur.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- İmar Kanunu m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 47'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- İmar Kanunu m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Doktrinde bu husus, sistematik yorum ve amaçsal yorum yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği yönünde değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulamada sık görülen hatalardan biri, hükmün istisnai veya dar yorumlanması gerektiği durumlarda genelleyici sonuçlara varılmasıdır; bu yaklaşım hukuki belirlilik ilkesine aykırı düşer.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, benzer koruma mekanizmalarının kıymetli evrak ve ödeme araçları hukukunda sıkça kullanıldığı, ancak her sistemin kendi usul ve yaptırım mimarisine sahip olduğu bilinmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu nedenle madde metnindeki her fıkra, birbiriyle bağlantılı bir koruma zincirinin halkası olarak okunmalı; tek bir fıkranın izole yorumu yetersiz kalabilir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 47, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu ya Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

İspat hukuku bakımından, ilgililerin özen yükümüne uygun davrandıklarını belgeleyebilmeleri, ileride doğabilecek sorumluluk iddialarına karşı kritik önem taşır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İmar Kanunu m. 47, «"etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini som Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Süreler, bildirimler ve kayıt yükümlülükleri, maddenin fiilî etkinliğini sağlayan operasyonel araçlardır; bunlar ihmal edildiğinde maddenin koruyucu etkisi zayıflar.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 47, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Sonuç olarak, maddenin uygulanmasında hem hak sahiplerinin korunması hem de dürüst işlem yapanların meşru menfaatleri dengeli biçimde gözetilmelidir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- İmar Kanunu m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 47'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- İmar Kanunu m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Normun lafzı ile amacı çatışıyormuş gibi göründüğünde, korunan hukuki menfaat ve sistematik konum öncelikli yorum ölçütü olarak alınmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bankalar, idare ve yargı organları arasındaki görev paylaşımı netleştirilmeden maddenin fiilî etkisi zayıflar; bu nedenle yetki–görev haritası dosya bazında kurulmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Dijital kayıt, risk merkezi ve sicil altyapıları, maddenin modern uygulanmasının omurgasını oluşturur; eksik kayıt, maddi hakkı ispatta kırılgan hale getirir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Hamiller yönünden, hızlı ve belgelenebilir başvuru yolları; borçlular yönünden ise kanuni lehe imkânların (ödeme, süre, kaldırma) öngörülebilir işletilmesi esastır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 47, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu ya Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Yorumda aşırı genişletme kadar aşırı daraltma da sakıncalıdır; her ikisi de hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İmar Kanunu m. 47, «"etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini som Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 47, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulayıcı makamların, somut olayın özelliklerini gözetmekle birlikte, emredici nitelikteki çekirdek yükümlülüklerden ödün vermemesi gerekir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- İmar Kanunu m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 47'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- İmar Kanunu m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, bu tür düzenlemeler hem özel hukuk ilişkilerinin güvenliğini hem de kamu düzenine ilişkin menfaatleri birlikte korur.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Doktrinde bu husus, sistematik yorum ve amaçsal yorum yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği yönünde değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulamada sık görülen hatalardan biri, hükmün istisnai veya dar yorumlanması gerektiği durumlarda genelleyici sonuçlara varılmasıdır; bu yaklaşım hukuki belirlilik ilkesine aykırı düşer.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, benzer koruma mekanizmalarının kıymetli evrak ve ödeme araçları hukukunda sıkça kullanıldığı, ancak her sistemin kendi usul ve yaptırım mimarisine sahip olduğu bilinmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 47, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu ya Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu nedenle madde metnindeki her fıkra, birbiriyle bağlantılı bir koruma zincirinin halkası olarak okunmalı; tek bir fıkranın izole yorumu yetersiz kalabilir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İmar Kanunu m. 47, «"etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini som Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

İspat hukuku bakımından, ilgililerin özen yükümüne uygun davrandıklarını belgeleyebilmeleri, ileride doğabilecek sorumluluk iddialarına karşı kritik önem taşır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 47, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Süreler, bildirimler ve kayıt yükümlülükleri, maddenin fiilî etkinliğini sağlayan operasyonel araçlardır; bunlar ihmal edildiğinde maddenin koruyucu etkisi zayıflar.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- İmar Kanunu m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 47'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- İmar Kanunu m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Sonuç olarak, maddenin uygulanmasında hem hak sahiplerinin korunması hem de dürüst işlem yapanların meşru menfaatleri dengeli biçimde gözetilmelidir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Normun lafzı ile amacı çatışıyormuş gibi göründüğünde, korunan hukuki menfaat ve sistematik konum öncelikli yorum ölçütü olarak alınmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bankalar, idare ve yargı organları arasındaki görev paylaşımı netleştirilmeden maddenin fiilî etkisi zayıflar; bu nedenle yetki–görev haritası dosya bazında kurulmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Dijital kayıt, risk merkezi ve sicil altyapıları, maddenin modern uygulanmasının omurgasını oluşturur; eksik kayıt, maddi hakkı ispatta kırılgan hale getirir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 47, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu ya Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Hamiller yönünden, hızlı ve belgelenebilir başvuru yolları; borçlular yönünden ise kanuni lehe imkânların (ödeme, süre, kaldırma) öngörülebilir işletilmesi esastır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İmar Kanunu m. 47, «"etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini som Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Yorumda aşırı genişletme kadar aşırı daraltma da sakıncalıdır; her ikisi de hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 47, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- İmar Kanunu m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 47'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- İmar Kanunu m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulayıcı makamların, somut olayın özelliklerini gözetmekle birlikte, emredici nitelikteki çekirdek yükümlülüklerden ödün vermemesi gerekir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, bu tür düzenlemeler hem özel hukuk ilişkilerinin güvenliğini hem de kamu düzenine ilişkin menfaatleri birlikte korur.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Doktrinde bu husus, sistematik yorum ve amaçsal yorum yöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği yönünde değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Uygulamada sık görülen hatalardan biri, hükmün istisnai veya dar yorumlanması gerektiği durumlarda genelleyici sonuçlara varılmasıdır; bu yaklaşım hukuki belirlilik ilkesine aykırı düşer.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 47, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu ya Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, benzer koruma mekanizmalarının kıymetli evrak ve ödeme araçları hukukunda sıkça kullanıldığı, ancak her sistemin kendi usul ve yaptırım mimarisine sahip olduğu bilinmektedir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İmar Kanunu m. 47, «"etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini som Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu nedenle madde metnindeki her fıkra, birbiriyle bağlantılı bir koruma zincirinin halkası olarak okunmalı; tek bir fıkranın izole yorumu yetersiz kalabilir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 47, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

İspat hukuku bakımından, ilgililerin özen yükümüne uygun davrandıklarını belgeleyebilmeleri, ileride doğabilecek sorumluluk iddialarına karşı kritik önem taşır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- İmar Kanunu m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 47'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- İmar Kanunu m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Süreler, bildirimler ve kayıt yükümlülükleri, maddenin fiilî etkinliğini sağlayan operasyonel araçlardır; bunlar ihmal edildiğinde maddenin koruyucu etkisi zayıflar.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Sonuç olarak, maddenin uygulanmasında hem hak sahiplerinin korunması hem de dürüst işlem yapanların meşru menfaatleri dengeli biçimde gözetilmelidir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Hamil H, düzenleyen D’nin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine şikâyette bulunur. D, yargılama sırasında çek bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte tamam Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Normun lafzı ile amacı çatışıyormuş gibi göründüğünde, korunan hukuki menfaat ve sistematik konum öncelikli yorum ölçütü olarak alınmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 6. Pratik Uygulama Notları

- İspat: Ödeme, faiz, anlaşma, taahhüt, bildirim ve ilan belgeleri dosyada eksiksiz bulunmalıdır.
- Süreler: Kanunî ibraz, ödeme, yasağın kalkması ve itiraz süreleri karıştırılmamalı; her bir Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bankalar, idare ve yargı organları arasındaki görev paylaşımı netleştirilmeden maddenin fiilî etkisi zayıflar; bu nedenle yetki–görev haritası dosya bazında kurulmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 7. Eleştirel Değerlendirme

Madde 47, piyasa disiplini ile bireysel ödeme imkânını (etkin pişmanlık, süreye bağlı kaldırma, elektronik takas vb.) bir arada tutmaya çalışan modern bir denge arayışının ürünüdür. Olumlu ya Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Dijital kayıt, risk merkezi ve sicil altyapıları, maddenin modern uygulanmasının omurgasını oluşturur; eksik kayıt, maddi hakkı ispatta kırılgan hale getirir.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İmar Kanunu m. 47, «"etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır.» başlığı altında, kanunun koruma amacını ve uygulama mimarisini som Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Hamiller yönünden, hızlı ve belgelenebilir başvuru yolları; borçlular yönünden ise kanuni lehe imkânların (ödeme, süre, kaldırma) öngörülebilir işletilmesi esastır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Maddenin konu edindiği temel hukuki ilişki

Madde 47, taraflar (çek hesabı sahibi, düzenleyen, hamil, muhatap banka ve ilgili kamu mercileri) arasındaki ilişkiyi belirli sonuçlara Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Yorumda aşırı genişletme kadar aşırı daraltma da sakıncalıdır; her ikisi de hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 3. Sistematik İlişkiler

- İmar Kanunu m. 1 — Amaç ve kapsam: m. 47'nin yorumunda pusula işlevi görür; hamillerin korunması ve kayıt düzeni ilkeleri buradan taşınır.
- İmar Kanunu m. 2 — Hesap açılışı ve defter rejimi: Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

Bu çerçevede hüküm, salt lafzî okumayla sınırlı kalınmaksızın, kanunun bütünü ve korunan hukuki menfaatler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

Bu bağlamda şu değerlendirme somut olaya taşınmalıdır: 4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi; aşağıdaki değerlendirme madde metni, sistematik ve öğretideki genel kabuller çerçevesinde yapılmıştır.

Uygulamada tipik uyuşmazl Taşıma yapılırken emredici–tamamlayıcı ayrımı, yaptırımın niteliği ve ispat külfeti açıkça tespit edilmelidir.

---

Metodolojik Not


Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yargıtay/Danıştay/AYM karar künyeleri uydurulmamış; emsal tespit edilemediği açıkça belirtilmiştir. Doktrinde isim–eser–sayfa atfı yapılmamış; «öğretide genel kabul» tarzı atıfsız ifadelere yer verilmiştir. Pratik olaylar kurmaca senaryodur. Güncellik: 2026-07-20. Kaynak: İmar Kanunu m. 47 resmi metni ve kanunun sistematiği.

← Tüm mevzuat · Benzer maddelerde ara · Av. Fethi Güzel